Yaz geldi mi Edirneli'nin rotası yıllardır değişmez.
Erikli...
Eskiden yakın diye gidilirdi.
Şimdi ise yakın olmasına rağmen gitmeye insanın eli varmıyor.
Neden mi?
Çünkü fiyatlar akıl sınırlarını çoktan aşmış durumda.
Bir gecelik ev kiralamak istiyorsunuz.
Olmuyor.
"Neden?" diyorsunuz.
"En az beş gün kiralarsanız veririz."
İyi de kardeşim...
Belki benim sadece hafta sonum boş.
Belki iki gün deniz görmek istiyorum.
Belki bütçem buna yetiyor.
Yok...
Ya beş günün parasını vereceksiniz ya da başka yere bakacaksınız.
Diyelim ki beş gün kiraladınız.
Bir gecesi 7 bin 500 lira...
8 bin lira...
9 bin lira...
10 bin lira...
Üstelik ortada otel hizmeti falan da yok.
Yemeği sen yap.
Temizliği sen yap.
Alışverişi sen yap.
Çöpü sen çıkar.
Tatil diye gidiyorsun, evdeki hayatın aynısını yaşamaya devam ediyorsun.
Sonra plaja gidiyorsun.
Şezlong...
900 lira.
Biraz daha konforlu olsun dersen loca...
4 bin...
5 bin...
6 bin lira...
İnsan gerçekten şaşırıyor.
Şezlong mu kiralıyoruz, yazlık mı satın alıyoruz?
Ben gazeteciyim.
Mesleğim gereği birçok ülkeye gittim.
Bükreş'te üç gece ev kiraladım.
Geceliği yaklaşık 2 bin liraydı.
Budapeşte'de haber için bulunduğum günlerde yine ev kiraladım.
Yaklaşık 2 bin 500 liraya.
Varna'da geceliği yaklaşık 2 bin liraya kaldım.
Selanik'te ise yaklaşık 3 bin liraya.
Üstelik bu şehirler Avrupa'nın önemli turizm merkezleri.
Peki bizim Erikli'de ne oluyor?
Avrupa şehirlerinden pahalı ev kiralıyoruz.
Üstelik çoğu zaman daha az hizmet alıyoruz.
Bir de sahillere bakalım...
Romanya'da...
Bulgaristan'da...
Yunanistan'da...
Pek çok plajda şezlong ücretsiz ya da işletmeler sembolik ücretler alıyor.
Alan yerlerde ise 1-2 avro gibi rakamlarla karşılaşabiliyorsunuz.
Bizde ise neredeyse şezlong fiyatına küçük bir tatil yapılacak hale gelmiş.
Kimse yanlış anlamasın.
Kimse kimsenin kazancına karşı değil.
Esnaf elbette kazanacak.
İşletmeci elbette para kazanacak.
Ama kazanç başka şeydir, fırsatçılık algısı oluşturacak fiyat politikası başka şeydir.
"Erikli çok pahalı."
Bir turizm beldesi, deniziyle değil; fahiş fiyat söylentileriyle anılmaya başlıyorsa…
Ve artık ilgili kurumlar da bu konuya seyirci kalmamalıdır.
Günlük kiralık evler mevzuata uygun faaliyet gösteriyor mu?
Turizm amaçlı kiralama kurallarına uyuluyor mu?
Vergisel yükümlülükler yerine getiriliyor mu?
Plaj işletmelerinin ücret tarifeleri mevzuata uygun mu?
Tüketiciye sunulan hizmet ile talep edilen ücret arasında şeffaflık var mı?
Bunların tamamı acilen denetlenmelidir.
Çünkü denetim dürüst esnafın düşmanı değil, en büyük güvencesidir. Erikli’de bir fırsatçıyı aradım, “2 gece tutmak istiyorum evi” dedim biz ‘5 geceden aşağı kiraya vermiyoruz’ dedi. Pahalı değil mi? dediğim diğer fırsatçı ise “tutma o zaman. Tatil yapma” gibi küstahça cevap verdi.
Bugün birkaç kişinin "Nasıl olsa sezon kısa." anlayışıyla uyguladığı fiyat politikası, yarın bütün esnafa zarar verebilir.
Ali Can ZERAY



