Edirne’de son günlerde konuşulan mesele aslında çok basit ama bir o kadar da düşündürücü. İddiaya göre bazı mahalle muhtarları, CHP’nin düzenlediği demokrasi yürüyüşüne katılmadıkları için Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’dan tepki gördü. Hatta muhtarların anlattığına göre iş, “Mahallenize artık nasıl hizmet alacaksınız bakalım?” noktasına kadar geldi.
İnsan ister istemez soruyor: “Bir yürüyüşe katılmadı diye bir mahalleye hizmet verilmez mi?”
Muhtar dediğiniz kişi bir partinin ilçe yöneticisi değildir. Mahallenin oyuyla seçilmiş temsilcisidir. Sabah cenazeye gider, öğlen su patlağıyla uğraşır, akşam yaşlı bir vatandaşın derdini dinler. Siyasetten önce mahallesine karşı sorumludur. Bu yüzden kimse muhtarlardan siyasi bir organizasyonda saf tutmasını bekleyemez.
Hele hele bu beklenti hizmet imasıyla birlikte geliyorsa, orada durup düşünmek gerekir.
Bakın, Edirne küçük yer. Burada insanlar birbirini tanır. Kim ne dedi, nasıl dedi; kulaktan kulağa hemen yayılır. O yüzden makamda oturanların kullandığı her kelimenin ağırlığı vardır. Bir belediye başkanı konuşurken sadece karşısındaki muhtara değil, o mahallenin tamamına konuşmuş olur.
Muhtarların yaptığı açıklamada çok ağır ama bir o kadar da net bir cümle vardı:
“Muhtarlar kimsenin siyasi askeri değildir.”
Aslında her şeyi özetleyen cümle bu.
Çünkü demokrasi dediğimiz şey sadece yürüyüş düzenlemekle olmuyor. Asıl demokrasi, yürümeyene de saygı gösterebilmektir. Aynı görüşte olmayan insanı, tehdit gibi algılanacak sözlerle sıkıştırmamaktır. Hele bunu bayramlaşma ortamında yapmak hiç yakışmıyor. Bayram dediğin gönül alma günüdür; gönül kırma değil.
Edirne’nin yıllardır en sevdiğim tarafı şu olmuştur: İnsanlar farklı düşünür ama sonunda aynı masada çay içebilir. Şimdi siyasetin dili sertleştikçe bu şehirde de gereksiz bir kutuplaşma havası oluşuyor. Olan da yine vatandaşa oluyor.
Belediye hizmeti bir lütuf değil, vatandaşın hakkıdır. Kim yürüdü, kim yürümedi diye hesap yapılırsa, yarın bu işin sonu başka yerlere gider.
Öte yandan Edirne’de hafta sonu çok güzel ve renkli bir organizasyon vardı. Meriç Nehri’nde düzenlenen kürek yarışları şehre ayrı bir hava kattı. Yaklaşık 200 yarışmacının katıldığı “Meriç Gençler Kürek Yarışları”nda dünya rekoru kırıldı. TED Edirne Kürek Takımı sporcularından Kaan Korkmaz ile Muhammed Eren Aykut, 2 çifte yarışta 6.04’lük dereceyle dünya rekoruna imza attı.
Bu, Edirne adına gerçekten sevindirici bir gelişme oldu. Kısa sürede kurulan TED Edirne Kürek Kulübü’nün böyle sporcular yetiştirmesi ayrı bir başarı. Üstelik sadece bununla da kalmadılar; diğer yarışlarda da madalyaları topladılar. En güzel tarafı ise Meriç Nehri’nin boğulma haberleriyle ya da taşkınlarla değil, böylesine güzel organizasyonlarla gündeme gelmesi oldu.
Tabii burada İş İnsanı Nesim İba’nın emeğini de unutmamak gerekir. İba, adeta bu parkuru tırnaklarıyla kazıyarak bugünlere getirdi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın destekleri de önemli… Nehir kıyısına yapılan kürek tesisleri Türkiye’de örnek gösterilecek seviyede. Türkiye Kürek Milli Takımı burada kamp yapıyor, sporcular dünya şampiyonalarına burada hazırlanıyor.
Ben de gidip gördüm; gerçekten çok güzel bir tesisleşme mükemmel olmuş. Yarışları canlı anlatırken, izleyici sayısının saatler ilerledikçe arttığını bizzat gördüm.
Bir not daha…
Cuma günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Edirne’ye geliyor. Selimiye Camii’nin açılışının ardından tamamlanan vakıf eserlerinin toplu açılışı yapılacak. Biz de orada olacağız.




