Edirne’de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda belediye CHP’nin alternatif çelenk sunumunda bando krizi yaşandı. İnsan gerçekten “Bu kadarına da gerek var mıydı?” diyor..
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en önemli günlerinden biri olan 30 Ağustosta yaşandı bu olay.
Yani, Atatürk’ün önderliğinde kazanılmış büyük bir zafer.
Ama biz neyi konuşuyoruz?
Çelengi…
Bandoyu…
Kim kimin törenine katıldı, kim katılmadı…
İşin içine siyaset girdi.
Hem de öyle böyle değil.
Şimdi bazıları diyecek ki;
“Ne var bunda? Bando bir programa gitmiş, diğerine gitmemiş.”
Benim takıldığım nokta zaten bando değil.
Bandonun neden gitmediği ve neden hemen ardından başka bir siyasi partinin programında yer aldığı.
Mesele burada başlıyor.
CHP’nin 13.00’teki çelenk sunumunda belediye bandosu yok.
CHP törenini yapıyor, İstiklal Marşı okunuyor.
Ardından bando yeniden geliyor ve YENİ Parti’nin programında yer alıyor.
Şimdi ben Edirneli olarak bunu görünce sormaz mıyım?
“Ne oldu da 13.00’te yoktunuz, 13.15’te vardınız?”
Bence sorarım.
Hatta bu soruyu sadece CHP değil, Edirne’de yaşayan herkes sorabilir.
Çünkü ortada bir belediye kurumu var.
Ve belediye kurumu siyasi partilerin üzerinde olmak zorunda.
Bakın, burada çok önemli bir ayrım var.
Bir belediye başkanı parti değiştirebilir.
Siyasetçinin siyasi tercihi değişebilir.
Meclis üyeleri başka bir partiye geçebilir.
Bunların hepsi siyasetin içinde olan şeyler.
Ama belediye?
Belediye parti değiştiremez.
Belediye dün CHP'nin belediyesi, bugün YENİ Parti'nin belediyesi olmaz.
Belediye Edirne Belediyesi'dir.
O nedenle belediyenin personeli de, bandosu da, aracı da, salonu da, kamuya ait bütün imkânları da siyasi partiler arasında eşit mesafede olmalıdır.
Benim bakış açım bu.
Kimse kusura bakmasın.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya da Edirne’de bu konuya oldukça sert tepki gösterdi.
Kaya, belediye bandosunun CHP’nin programında bulunmamasını eleştirerek, “O bando takımını saat 13.15’te niye getirdin de 13.00’teki resmi törene getirmedin?” diye sordu.
Ardından da belediye çalışanlarının veya belediye imkânlarının herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi gibi görülmemesi gerektiğini söyledi.
Ben burada Kaya’nın sözlerinin siyasi tarafını bir kenara bırakıyorum.
Çünkü söylediği şeyin özü önemli:
Kamu imkânları siyasi hesaplaşmanın parçası olmamalı.
Eğer gerçekten böyle bir durum varsa bunun açıklanması gerekiyor.
Yok eğer ortada tamamen teknik veya programdan kaynaklanan bir durum varsa, o da anlatılır.
Mesele kapanır.
Ama anlatılmazsa…
Herkes kendi yorumunu yapar.
Şimdi bir de olayın siyasi tarafına bakalım.
Filiz Gencan’ın CHP’den ayrılıp YENİ Parti’ye geçmesiyle Edirne siyasetinde zaten yeni bir dönem başladı.
CHP ile belediye arasında ciddi bir mesafe oluştu.
Mecliste yaşanan parti değişiklikleriyle birlikte dengeler değişti.
Bunların hepsini biliyoruz.
Dolayısıyla böyle bir ortamda belediye bandosunun CHP töreninde olmaması ama hemen sonrasında YENİ Parti programında görülmesi ister istemez siyasi bir anlam taşıyor.
Ben bunu görmezden gelemem.
Edirne kamuoyu da görmezden gelmez.
Çünkü siyaset sadece söylenen sözlerden ibaret değildir.
Bazen bir görüntü, uzun uzun anlatılan siyasi açıklamalardan daha fazla şey söyler.
30 Ağustosta bunları konuşmamalıydık..
İşte benim asıl üzüldüğüm yer burası.
30 Ağustos'ta biz neyi konuşmalıydık?
Atatürk'ü konuşmalıydık.
Büyük Taarruz'u konuşmalıydık.
Bu ülkenin nasıl kurulduğunu konuşmalıydık.
Gençlere bunları anlatmalıydık.
Ama biz neyi konuşuyoruz?
“Bando neden orada değildi?”
“Kim hangi saatte geldi?”
“Kim kimin törenine katıldı?”
Bence bu görüntü Edirne’ye yakışmadı.
Siyasi partiler birbirleriyle yarışabilir.
Eleştirebilir.
Birbirlerine cevap verebilir.
Ama milli bayramların ruhunu bunun dışında tutmak gerekiyor.
Yani şunu da söylemek gerekir, kimse belediye başkanından CHP’ye yakın davranmasını bekleyemez.
Çünkü artık CHP'de değil.
Aynı şekilde CHP’nin de belediye başkanının siyasi tercihlerini kabullenmek zorunda olmadığını biliyorum.
Ama bütün bu siyasi ayrışmanın bir sınırı olmalı.
O sınır da kamu kurumu.
Edirne Belediyesi hepimizin.
Ben CHP'li değilim diye belediyenin hizmetinden yararlanmayacak mıyım?
YENİ Partili değilim diye belediyenin imkânlarından faydalanamayacak mıyım?
Olmaz.
İşte aynı mantık burada da geçerli.
Bu bir işaret..
Ben bu olayı “Bando krizi” deyip geçmiyorum.
Çünkü bana göre bu olay, Edirne siyasetindeki yeni dengelerin küçük ama önemli bir göstergesi.
Daha önce aynı siyasi çatı altında olan insanlar şimdi karşı karşıya.
Eski dostluklar yerini siyasi rekabete bırakmış durumda.
Ve bu rekabetin nereye kadar gideceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Ama benim tavsiyem belli.
Kimse bu meseleyi büyütüp Edirne’yi yeni bir siyasi kavganın içine çekmesin.
CHP varsa iddiasını ortaya koysun.
Belediye varsa cevabını versin.
YENİ Parti varsa kendi tarafından olayı anlatsın.
Sonra da herkes işine baksın.
Çünkü Edirne'nin çözülmesi gereken çok daha önemli meseleleri var.
Şehrin altyapısı var, ulaşım var. Park sorunu da var. Varda var..
Burada asıl mesele çelenk değil, asıl mesele, kamu imkânlarının nasıl kullanılacağı. Asıl mesele de CHP ile YENİ Parti arasındaki siyasi kavganın bundan sonra nereye taşınacağı.



