Bir zamanlar Meriç Nehri denildiğinde akla taşkınlar, yükselen sular ve nehirde yaşanan boğulma vakaları gelirdi.
Edirne’ye hayata veren nehirlerden biri olan Meriç, uzun yıllar ne yazık ki daha çok kötü haberlerle anıldı.
Oysa yıllardır bu nehir için başka hayaller de kuruluyordu.
Su sporları yapılacak, kürek yarışları düzenlenecek, Meriç Edirne’nin önemli bir spor ve turizm merkezine dönüşecekti.
Bu hayallerin gerçeğe dönüşmesi için ise birilerinin gerçekten mücadele etmesi gerekiyordu.
İşte bu hikâyenin başında Nesim İba var.
İba, Meriç için sadece konuşmadı.
Her kapıyı çaldı, herkese anlattı, ısrar etti ve mücadele etti.
İba’nın gayretleriyle yıllardır konuşulan hayal gerçeğe dönüştü.
Bugün Meriç Nehri, Türkiye’nin önemli kürek parkurlarından biri haline döndü.
Milli takım burada antrenman yapıyor. Türkiye’nin dört bir yanından sporcular Edirne’ye geliyor.
Şimdi hedef daha büyük: 2027 Dünya Kürek Şampiyonası’nın Meriç’te yapılması için çalışmalar sürüyor.
BİR FESTİVALLE BAŞLAYAN HİKÂYE
İba Meriç’i ve kürek sporunu tanıtmak amacıyla ilk olarak kürek festivali düzenlendi. Ünlüler geldi, kürek çekti.
O gün belki bir tanıtım etkinliği olarak görülen festival, bugün geldiğimiz büyük hikâyenin ilk adımlarından biriydi.
Çok yol alındı.
Çok emek verildi.
Bugün TED Edirne Koleji Kürek Kulübü, Türkiye’nin köklü kulüpleriyle aynı parkurda mücadele ediyor, madalyalar ve kupalar kazanıyor.
Edirne’nin adı önce Türk kürek camiasında, ardından Avrupa arenasında duyulmaya başladı.
Bu küçümsenecek bir başarı değil.
Tam tersine, alkışlanması ve desteklenmesi gereken bir başarı.
Bir avuç sporcu, büyük mücadele
Türkiye Gençler Kürek Yarışları'nda da bunun en güzel örneğini gördük.
TED Edirne Kulübü yarışmalarda U 19 kategorisinde takım olarak bronz madalya kazanmayı başardı.
Podyumda yine Edirne vardı.
Ve günün en anlamlı görüntülerinden biri, TED Edirne Kulübü antrenörü Mehmet Mumcuoğlu’nun gözyaşlarıydı.
Yıllarını kürek sporuna vermiş hocanın, öğrencilerinin başarısı karşısında duygulanması…
O gözyaşlarında sabahın erken saatlerindeki antrenmanlar, fedakârlıklar ve büyük bir emek vardı.
Bu nedenle bugün sadece genç sporcuları değil, bu yolun önünü açan Nesim İba’yı, onların yanında emek veren Mehmet Mumcuoğlu’nu ve katkı sunan herkesi alkışlamak gerekiyor.
Çünkü bazı başarılar sadece madalyayla ölçülmez.
Bazen bir nehrin kötü anılan hikâyesini değiştirmek, kazanılan en büyük kupadır.
Meriç artık yalnızca taşkınlarla ve acı haberlerle anılmıyor.
Bugün Meriç’te kürek çekiliyor.
Yarışlar yapılıyor.
Gençler yetişiyor.
Milli takım antrenman yapıyor. Ve Edirne’nin adı sporla duyuluyor.
Bu değişim hikâyesinin başında ise sevgili İba var.
Bazı insanlar nehrin yönünü değiştiremez ama o nehrin şehirdeki hikâyesini değiştirebilir. Nesim İba’nın yaptığı tam da bu oldu…



