Haber: Hatice ÖZSOY
Edirne Belediyesi tarafından Karaağaç Mahallesi’nde 1. Tohum Takas Şenliği düzenlendi.
Karaağaç Bölge Yatılı Ortaokulu bahçesinde hibrit ve GDO’lu tohumlara bağlı kalmamak yerli tohum çeşitliliğinin korunması ve ekilerek çoğaltılarak paylaşımının sağlanması amacıyla tohum takan etkinliği gerçekleştirildi. Tohum Takas Şenliğine Belediye Başkanı Recep Gürkan, Ticaret Borsası Başkanı Özay Öztürk, Ziraat Odası Hüseyin Arabacı ve vatandaşlar katıldı.
Lüleburgaz Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Korosu’nun konseriyle başlayan 1. Tohum Takas Şenliğine halk büyük ilgi gösterdi. Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği (EFOD) ‘Buğdayın serüveni’ adlı fotoğraf sergisi açıldı. Programda konuşan Belediye Başkanı Recep Gürkan, şuan Türkiye’de ki tohumların yaklaşık yüzde 3’ünün sadece yerel tohum olduğunu belirterek, “Bu nedenle yerel tohumların korunması mutlaka gerekmektedir. Bio çeşitliliği ile övdüğümüz eski zamanların büyük bölümü çok uluslu şirketler tarafından üretilen tohumları kullanmaya zorlandığımız zamanları yaşıyoruz.
ilkini düzenlediğimiz yerli tohum takas şenliğine güzel ülkemizin dört bir yanından tohumla ilgili gelecek kaygısı, özlemi ve ideali olan yerli tohum üreticileri, araştırıcıları ve araştırıcı sivil toplum örgütlerine, tohumu gelecek olduğunu düşünüp buraya gelen herkese selam olsun. 2006 yılında kabul edilen tohumculuk kanunu ile kayıt altına alınmamış yerel tohumların satışı ülkemizde yasaklanmıştır. Buda yetmezmiş gibi ülkemizde 2018 yılından bu yana şirketlerin denetiminde üretilip satılan tohumlar çiftçiler için zorunlu hale getirilmiş sertifikalı tohum kullanmayan çiftçilerin destek yardımlarından yararlandırılamayacağı açıklanmıştır. Bu düzenlemeler sonucu yabancı şirketlerin mısır, şeker pancarı ve ayçiçeği tohumunda Pazar payları yüzde 90’a kadar ulaşmıştır. Bizler yerel tohumlar mirasımızdır sloganıyla yola çıkarak yerel tohumlarımızla birlikte gelenek ve göreneklerimizi de koruyup mirasımızı gelecekteki genç nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Şuan Türkiye’de ki tohumların yaklaşık yüzde 3’ü sadece yerel tohumdur. Bu nedenle yerel tohumların korunması mutlaka gerekmektedir. Bizler tohum takas etkinliği ile en büyük hazinelerimizden olan yerel tohumlarımızın özenle yetiştirilmesini, onlardan aldığımız tohumları da yine sistematik şekilde diğer tohum severlerle takasa açmayı hedefliyoruz. Yaşam dönüşümdür ve her şey tohumla başlar. Yerli tohumlar binlerce yıldır değişime uyum sağlayarak günümüze ulaşmayı başarmıştır, konuyla ilgili sağlam örnekler olduğundan yaşamın sürdürülebilirliği için birer genetik hazinedir” şeklinde konuştu.
“HİBRİT VE GDO’LU TOHUMLARA BAĞLI KALMAMAK İÇİN YERLİ TOHUMLARI ÇOĞALTMALIYIZ”
Gürkan tek tip ya da hibrit tohumu almak gıda da bağımlılığı ve sonucunda açlığı getireceğini belirterek, “Önceden bilinmeyen hastalık veya görülmeyen bir felaket o çeşidi yok edebilir. Bu nedenle çeşitlilik yaşamın güvencesidir. Yerli tohum çeşitliliğinin korunması ve ekilerek çoğaltılarak paylaşımının sağlanması gerekir. Bulundukları iklime toprağa ve coğrafyaya ait binlerce yıla uyum sağlamış güçlü fakat susuzluk hastalıklar, böcekler, iklim değişikliğine dayanıklı ve besleyici tohumlar yerine tek tip hibrit ve GDO’lu tohumlara bağlı kalmak açlığa davet çıkartmaktır. Bir tarafta dirençli ve besleyici gen kaynaklarımızı yitiriyoruz, patentli sertifikalı tohumları yaygınlaştırıp yerli tohumları tohum bankalarına hapsediyor, diğer yandan da gıda güvenliğimizi çok uluslu birkaç şirketin eline bırakıyoruz. Burada bugün yüzden fazla çeşit yerli tohumumuz var. Kısaca bir tek tohumdan örnek veriyim. Keşan ilçesinde yapılan arkeolojik kazılarda bir küp bulundu. Bu küp 2 bin 500 yıldır kapalı bir ortamda muhafaza ediliyor. O küp açıldığında içinden buğday tohumu çıkıyor. Bir buğday tohumu gerekli ortam sağlandığında tam 2 bin 500 yıl dayanabilmektedir. Bu durum bize gelecek için bir ışık tutmaktadır. Hibrit tohumlarda bugün kromozom sayısı neredeyse 48’lere yükselmişken bu tohumdaki kromozom sayısı sadece 14’tür. Bu hepimizin dikkat etmesi ve özen göstermesi gereken bir alandır. Bu belediyenin işi mi? Diyenler var. İnsanın olduğu her iş belediyenin işidir. Biz bu tohum takas şenliğini seçim derdinden yapmıyoruz, geçim derdinden yapıyoruz. Her siyasetçiye sorarlar önümüzdeki dönem en büyük projeniz nedir diye. Benim önümüzdeki dönem en büyük projem Karaağaç’ın ve Edirne’nin bereketli topraklarında elleri nasır tutmuş yüzleri güneşten kavrulmuş ama yürekleri tertemiz kardeşlerimle beraber evlatlarımıza sağlıklı doğal gıdaları yedirebilmek ve onları bunlarla büyütebilmektir. Hedefimizde amacımız da budur. Bunun dışında ne bir oy beklentimiz ya da kaygımız vardır ne de gelecek kaygımız vardır. Burası siyaset alanı değil geçim alanı. Burası evlatlarımızın gelecek kaygısının yok olduğu bir alandır. Önümüzdeki dönemde yerli tohumları daha çok bularak ve çoğaltarak çocuklarımızı sağlıklı gıdalarla besleyerek büyüteceğiz. Yabancıların genetiği ve kromozomlarıyla oynadığı tohumlarla büyütmeyeceğiz. Çok meraklılarsa kendi milletine ve ulusuna yedirsinler biz onları yemek istemiyoruz. Biz güçlü bir ülkeyiz, kimsenin ne olduğunu bilmediğimiz tohumlarla çocuklarımızı yetiştirecek bir devlet değiliz. Yerli tohumlarımızı ekerek elde ettiğimiz ürünleri kuracağımız üretici kooperatifleriyle destekleyerek, yakın gelecekte Karaağaç’ta ve Edirne’de meyveciliğin daha da gelişmesi için yapacağımız bin tonluk buzhaneyi devreye alarak yetişen ürünleri 15-20 yıl önce olduğu gibi yine her gece kamyon-kamyon doldurarak gerekirse biz başka şehirlere ihraç edeceğiz. Onlar da görsünler ki sağlıklı beslenme sağlıklı gıda nasıl olur” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından yerli tohum takası yapılarak yerli sebze fideleri de halka dağıtıldı. Ayrıca Bakan Gürkan, ata tohumundan üretilmiş domates fidesini Karaağaç üreticisine takdim etti. Ayrıca Kadın Girişimcilerin Başkanı Elmas Aslan tarafından “Kırsalın Doğal Pazarı” da şenlik alanında kuruldu.
Edirne Belediyesi tarafından Karaağaç Mahallesi’nde 1. Tohum Takas Şenliği düzenlendi.
Karaağaç Bölge Yatılı Ortaokulu bahçesinde hibrit ve GDO’lu tohumlara bağlı kalmamak yerli tohum çeşitliliğinin korunması ve ekilerek çoğaltılarak paylaşımının sağlanması amacıyla tohum takan etkinliği gerçekleştirildi. Tohum Takas Şenliğine Belediye Başkanı Recep Gürkan, Ticaret Borsası Başkanı Özay Öztürk, Ziraat Odası Hüseyin Arabacı ve vatandaşlar katıldı.
Lüleburgaz Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Korosu’nun konseriyle başlayan 1. Tohum Takas Şenliğine halk büyük ilgi gösterdi. Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği (EFOD) ‘Buğdayın serüveni’ adlı fotoğraf sergisi açıldı. Programda konuşan Belediye Başkanı Recep Gürkan, şuan Türkiye’de ki tohumların yaklaşık yüzde 3’ünün sadece yerel tohum olduğunu belirterek, “Bu nedenle yerel tohumların korunması mutlaka gerekmektedir. Bio çeşitliliği ile övdüğümüz eski zamanların büyük bölümü çok uluslu şirketler tarafından üretilen tohumları kullanmaya zorlandığımız zamanları yaşıyoruz.
ilkini düzenlediğimiz yerli tohum takas şenliğine güzel ülkemizin dört bir yanından tohumla ilgili gelecek kaygısı, özlemi ve ideali olan yerli tohum üreticileri, araştırıcıları ve araştırıcı sivil toplum örgütlerine, tohumu gelecek olduğunu düşünüp buraya gelen herkese selam olsun. 2006 yılında kabul edilen tohumculuk kanunu ile kayıt altına alınmamış yerel tohumların satışı ülkemizde yasaklanmıştır. Buda yetmezmiş gibi ülkemizde 2018 yılından bu yana şirketlerin denetiminde üretilip satılan tohumlar çiftçiler için zorunlu hale getirilmiş sertifikalı tohum kullanmayan çiftçilerin destek yardımlarından yararlandırılamayacağı açıklanmıştır. Bu düzenlemeler sonucu yabancı şirketlerin mısır, şeker pancarı ve ayçiçeği tohumunda Pazar payları yüzde 90’a kadar ulaşmıştır. Bizler yerel tohumlar mirasımızdır sloganıyla yola çıkarak yerel tohumlarımızla birlikte gelenek ve göreneklerimizi de koruyup mirasımızı gelecekteki genç nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Şuan Türkiye’de ki tohumların yaklaşık yüzde 3’ü sadece yerel tohumdur. Bu nedenle yerel tohumların korunması mutlaka gerekmektedir. Bizler tohum takas etkinliği ile en büyük hazinelerimizden olan yerel tohumlarımızın özenle yetiştirilmesini, onlardan aldığımız tohumları da yine sistematik şekilde diğer tohum severlerle takasa açmayı hedefliyoruz. Yaşam dönüşümdür ve her şey tohumla başlar. Yerli tohumlar binlerce yıldır değişime uyum sağlayarak günümüze ulaşmayı başarmıştır, konuyla ilgili sağlam örnekler olduğundan yaşamın sürdürülebilirliği için birer genetik hazinedir” şeklinde konuştu.
“HİBRİT VE GDO’LU TOHUMLARA BAĞLI KALMAMAK İÇİN YERLİ TOHUMLARI ÇOĞALTMALIYIZ”
Gürkan tek tip ya da hibrit tohumu almak gıda da bağımlılığı ve sonucunda açlığı getireceğini belirterek, “Önceden bilinmeyen hastalık veya görülmeyen bir felaket o çeşidi yok edebilir. Bu nedenle çeşitlilik yaşamın güvencesidir. Yerli tohum çeşitliliğinin korunması ve ekilerek çoğaltılarak paylaşımının sağlanması gerekir. Bulundukları iklime toprağa ve coğrafyaya ait binlerce yıla uyum sağlamış güçlü fakat susuzluk hastalıklar, böcekler, iklim değişikliğine dayanıklı ve besleyici tohumlar yerine tek tip hibrit ve GDO’lu tohumlara bağlı kalmak açlığa davet çıkartmaktır. Bir tarafta dirençli ve besleyici gen kaynaklarımızı yitiriyoruz, patentli sertifikalı tohumları yaygınlaştırıp yerli tohumları tohum bankalarına hapsediyor, diğer yandan da gıda güvenliğimizi çok uluslu birkaç şirketin eline bırakıyoruz. Burada bugün yüzden fazla çeşit yerli tohumumuz var. Kısaca bir tek tohumdan örnek veriyim. Keşan ilçesinde yapılan arkeolojik kazılarda bir küp bulundu. Bu küp 2 bin 500 yıldır kapalı bir ortamda muhafaza ediliyor. O küp açıldığında içinden buğday tohumu çıkıyor. Bir buğday tohumu gerekli ortam sağlandığında tam 2 bin 500 yıl dayanabilmektedir. Bu durum bize gelecek için bir ışık tutmaktadır. Hibrit tohumlarda bugün kromozom sayısı neredeyse 48’lere yükselmişken bu tohumdaki kromozom sayısı sadece 14’tür. Bu hepimizin dikkat etmesi ve özen göstermesi gereken bir alandır. Bu belediyenin işi mi? Diyenler var. İnsanın olduğu her iş belediyenin işidir. Biz bu tohum takas şenliğini seçim derdinden yapmıyoruz, geçim derdinden yapıyoruz. Her siyasetçiye sorarlar önümüzdeki dönem en büyük projeniz nedir diye. Benim önümüzdeki dönem en büyük projem Karaağaç’ın ve Edirne’nin bereketli topraklarında elleri nasır tutmuş yüzleri güneşten kavrulmuş ama yürekleri tertemiz kardeşlerimle beraber evlatlarımıza sağlıklı doğal gıdaları yedirebilmek ve onları bunlarla büyütebilmektir. Hedefimizde amacımız da budur. Bunun dışında ne bir oy beklentimiz ya da kaygımız vardır ne de gelecek kaygımız vardır. Burası siyaset alanı değil geçim alanı. Burası evlatlarımızın gelecek kaygısının yok olduğu bir alandır. Önümüzdeki dönemde yerli tohumları daha çok bularak ve çoğaltarak çocuklarımızı sağlıklı gıdalarla besleyerek büyüteceğiz. Yabancıların genetiği ve kromozomlarıyla oynadığı tohumlarla büyütmeyeceğiz. Çok meraklılarsa kendi milletine ve ulusuna yedirsinler biz onları yemek istemiyoruz. Biz güçlü bir ülkeyiz, kimsenin ne olduğunu bilmediğimiz tohumlarla çocuklarımızı yetiştirecek bir devlet değiliz. Yerli tohumlarımızı ekerek elde ettiğimiz ürünleri kuracağımız üretici kooperatifleriyle destekleyerek, yakın gelecekte Karaağaç’ta ve Edirne’de meyveciliğin daha da gelişmesi için yapacağımız bin tonluk buzhaneyi devreye alarak yetişen ürünleri 15-20 yıl önce olduğu gibi yine her gece kamyon-kamyon doldurarak gerekirse biz başka şehirlere ihraç edeceğiz. Onlar da görsünler ki sağlıklı beslenme sağlıklı gıda nasıl olur” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından yerli tohum takası yapılarak yerli sebze fideleri de halka dağıtıldı. Ayrıca Bakan Gürkan, ata tohumundan üretilmiş domates fidesini Karaağaç üreticisine takdim etti. Ayrıca Kadın Girişimcilerin Başkanı Elmas Aslan tarafından “Kırsalın Doğal Pazarı” da şenlik alanında kuruldu.





