Hatice ÖZSOY
Bakan Selçuk, ücretli öğretmenlerin maaşlarında ve çalışma saatlerinde iyileştirme yapılacağını belirterek yılbaşından sonra bu düzenlemenin hayata geçirilmesini beklediklerini söylemişti. Aynı konu ikinci yüz günlük eylem planında da yer almıştı. Ancak aradan geçen zamana rağmen konu hakkında henüz somut bir adım atılmadı. Bunun üzerine ücretli öğretmenler kendilerine verilen sözün ne zaman tutulacağını düşünmeye başladı. Atanamayan birçok öğretmen adayı gencin sözleşmeli öğretmenliğe yönelerek aslında hakları olan çoğu şeyden mahrum kaldığını söyleyen Fırtına, “Ücretli öğretmenler derneği kurulduğunu biliyorum. Zamanla büyüyerek sendikalaşabilirler. Bu anlamda bizler de onlarla bir olur destekçileri oluruz” şeklinde konuştu.
Atanamayan birçok gencin sırf bu yüzden yaşamlarına son verdiğinin altını çizen Fırtına, daha önce ücretli öğretmenliğin kalkacağını ve herkesin kadrolu olacağını duyurduklarını fakat uygulamaya geçilmediğini söyleyerek, atanamayan gençlerin ücretli öğretmenlik yoluna başvurup birçok yasal hakkından vazgeçmek zorunda bırakıldıklarını belirtti.
Konuyla ilgili konuşan Fırtına, “Birçok genç kardeşimiz böyle bir kıskacın içerisinde. Ne olursa olsun herkesin bir hayali vardır, bu hayal doğrultusunda yaşar ve bu hayal için okur. Sonucunu alamadığında da psikolojik bunalımlar yaşaması normal. Öğretmenlerde atanamadıkları için ücretli öğretmen olma yoluna gidiyor. Ücretli öğretmen olmak daha fazla çalışmak ve daha az ücret almak demek. Daha az ücret almasa da daha fazla çalışma kısmı doğru. Çünkü ücretli öğretmen girdiği ders başına para alıyor. Yani diyor ki sistem ne kadar çalışırsan o kadar kazanırsın. İnsanlarda haliyle okullarda alabildiği kadar ders alarak programlarını dolduruyor ve ona göre maaş almak istiyor. Çalışmadığı günlerde ücret alamıyorlar, hava muhalefeti sebebiyle okulların tatil edilmesi demek onların derse girememesi ve maaşlarında kesinti olması demek. 15 tatillerde yaz tatillerinde ücretli öğretmenler para alamıyor. Gerekirse ek iş yapıyorlar. Sözleşmeli öğretmen olarak bir kurumda başladığınızda meslekte yükselmeyle ilgili herhangi bir sınava giremiyorsunuz. Sözleşme süreci boyunca adam sana ben seni burada uygun gördüm ve bu tarihe kadar sözleşmemiz var diyor. Eş durumundan faydalanamıyor atamaları olmuyor sözleşmeli öğretmenlerimizin. Yani hakkı olan birçok şeyden faydalanamıyor, hakları kısıtlanıyor. Tayin isteseler gidemiyorlar, zam isteseler alamıyor, izin isteseler gidemiyorlar. Yani dediğim gibi bir kıskacın içerisindeler. Yaklaşık 3-4 ay önce yapılan bir açıklama vardı, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk yaptığı açıklama ile sözleşmeli öğretmenlerimizin çalışma sürelerinde ve ücretlerinde iyileştirmeye gidileceğini duyurdu ve bu iyileştirmenin yılbaşından sonra yapılacağının bilgisi paylaşıldı. Yeni yıla gireli çok oldu fakat hala bir adım atılmış değil. İkinci yüz günlük eylem planının içinde yer aldı konu. Yüz günlük eylem planları falan diyorum da moda oldu zaten bu yüz günlük eylem planları da. İlk yüz gün içinde yapacağız diyorlar sorduğumuzda yüz gün daha dolmadı deniliyor. Sonra yetiştiremedik ikinci yüz günlük eylem planı diyorlar. Yani söylemek istediğim şu, sözleşmeli öğretmenlerimiz kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesini beklerken aynı zamanda haklarını da arasınlar. Ücretli öğretmenler derneği kurulduğunu biliyorum. Zamanla büyüyerek sendikalaşabilirler. Bu anlamda bizler de onlarla bir olur destekçileri oluruz” şeklinde ifadelere yer vererek ücretli öğretmenlerin haklarını arama konusunda her anlamda yanlarında olduklarını belirtti.
Bakan Selçuk, ücretli öğretmenlerin maaşlarında ve çalışma saatlerinde iyileştirme yapılacağını belirterek yılbaşından sonra bu düzenlemenin hayata geçirilmesini beklediklerini söylemişti. Aynı konu ikinci yüz günlük eylem planında da yer almıştı. Ancak aradan geçen zamana rağmen konu hakkında henüz somut bir adım atılmadı. Bunun üzerine ücretli öğretmenler kendilerine verilen sözün ne zaman tutulacağını düşünmeye başladı. Atanamayan birçok öğretmen adayı gencin sözleşmeli öğretmenliğe yönelerek aslında hakları olan çoğu şeyden mahrum kaldığını söyleyen Fırtına, “Ücretli öğretmenler derneği kurulduğunu biliyorum. Zamanla büyüyerek sendikalaşabilirler. Bu anlamda bizler de onlarla bir olur destekçileri oluruz” şeklinde konuştu.
Atanamayan birçok gencin sırf bu yüzden yaşamlarına son verdiğinin altını çizen Fırtına, daha önce ücretli öğretmenliğin kalkacağını ve herkesin kadrolu olacağını duyurduklarını fakat uygulamaya geçilmediğini söyleyerek, atanamayan gençlerin ücretli öğretmenlik yoluna başvurup birçok yasal hakkından vazgeçmek zorunda bırakıldıklarını belirtti.
Konuyla ilgili konuşan Fırtına, “Birçok genç kardeşimiz böyle bir kıskacın içerisinde. Ne olursa olsun herkesin bir hayali vardır, bu hayal doğrultusunda yaşar ve bu hayal için okur. Sonucunu alamadığında da psikolojik bunalımlar yaşaması normal. Öğretmenlerde atanamadıkları için ücretli öğretmen olma yoluna gidiyor. Ücretli öğretmen olmak daha fazla çalışmak ve daha az ücret almak demek. Daha az ücret almasa da daha fazla çalışma kısmı doğru. Çünkü ücretli öğretmen girdiği ders başına para alıyor. Yani diyor ki sistem ne kadar çalışırsan o kadar kazanırsın. İnsanlarda haliyle okullarda alabildiği kadar ders alarak programlarını dolduruyor ve ona göre maaş almak istiyor. Çalışmadığı günlerde ücret alamıyorlar, hava muhalefeti sebebiyle okulların tatil edilmesi demek onların derse girememesi ve maaşlarında kesinti olması demek. 15 tatillerde yaz tatillerinde ücretli öğretmenler para alamıyor. Gerekirse ek iş yapıyorlar. Sözleşmeli öğretmen olarak bir kurumda başladığınızda meslekte yükselmeyle ilgili herhangi bir sınava giremiyorsunuz. Sözleşme süreci boyunca adam sana ben seni burada uygun gördüm ve bu tarihe kadar sözleşmemiz var diyor. Eş durumundan faydalanamıyor atamaları olmuyor sözleşmeli öğretmenlerimizin. Yani hakkı olan birçok şeyden faydalanamıyor, hakları kısıtlanıyor. Tayin isteseler gidemiyorlar, zam isteseler alamıyor, izin isteseler gidemiyorlar. Yani dediğim gibi bir kıskacın içerisindeler. Yaklaşık 3-4 ay önce yapılan bir açıklama vardı, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk yaptığı açıklama ile sözleşmeli öğretmenlerimizin çalışma sürelerinde ve ücretlerinde iyileştirmeye gidileceğini duyurdu ve bu iyileştirmenin yılbaşından sonra yapılacağının bilgisi paylaşıldı. Yeni yıla gireli çok oldu fakat hala bir adım atılmış değil. İkinci yüz günlük eylem planının içinde yer aldı konu. Yüz günlük eylem planları falan diyorum da moda oldu zaten bu yüz günlük eylem planları da. İlk yüz gün içinde yapacağız diyorlar sorduğumuzda yüz gün daha dolmadı deniliyor. Sonra yetiştiremedik ikinci yüz günlük eylem planı diyorlar. Yani söylemek istediğim şu, sözleşmeli öğretmenlerimiz kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesini beklerken aynı zamanda haklarını da arasınlar. Ücretli öğretmenler derneği kurulduğunu biliyorum. Zamanla büyüyerek sendikalaşabilirler. Bu anlamda bizler de onlarla bir olur destekçileri oluruz” şeklinde ifadelere yer vererek ücretli öğretmenlerin haklarını arama konusunda her anlamda yanlarında olduklarını belirtti.









