Trakya Bölgesinin çevre sorunları tartışıldı

Dönem Başkanlığı’nı Trakya Üniversitesi’nin üstlendiği Trakya Üniversiteler Birliği (TÜB) tarafından düzenlenen “Trakya Bölgesinin Çevre Sorunları” konulu panel Namık Kemal Üniversitesi ev sahipliğinde Tekirdağ’da gerçekleştirildi.

Trakya Bölgesinin çevre sorunları tartışıldı

Dönem Başkanlığı’nı Trakya Üniversitesi’nin üstlendiği Trakya Üniversiteler Birliği (TÜB) tarafından düzenlenen “Trakya Bölgesinin Çevre Sorunları” konulu panel Namık Kemal Üniversitesi ev sahipliğinde Tekirdağ’da gerçekleştirildi.

Trakya Bölgesinin çevre sorunları tartışıldı
06 Aralık 2019 - 00:10

Panelin açılışında bir konuşma gerçekleştiren Namık Kemal Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Yılmaz Çakıcı, “Kardeş üniversiteler olarak TÜB çatısı altında beraber çok önemli çalışmalara imza atıyoruz. Bugün de tüm dünyanın en büyük sorunlarından biri olan çevre sorununu Trakya bölgesi ölçeğinde tartışacağız. Aslında bugün kirlilik yerine bölgenin güzellikleri hakkında konuşmalıydık.” diyerek başarılı ve verimli bir panel olmasını diledi.
Açılış konuşması ardından gerçekleştirilen panelde Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer ilk sözü alarak, “Tekirdağ’da Hava Kirliliği” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer konuşmasında, bir yıl boyunca sanayinin özellikle yoğun olduğu Çorlu ve Çerkezköy’de 180 istasyon belirlenerek örnekler alındığını, rüzgar yönlerine göre Çorlu hava kalitesinin Çerkezköy’den etkilendiğini ve organik ve inorganik kirleticilerin çoğunlukla sanayi ve kent trafiğinden etkilendiğini söyledi. Prof. Dr. Tecer ayrıca sanayi ve buraya yakın yerleşim bölgelerinde kirletici konsantrasyonlarının daha yüksek olduğunu, partikül maddelerin sanayi bölgesine yakın yerleşim yerlerinde sanayi kaynaklı olarak görülürken kent yerleşim alanlarında ise toprak ve trafik tozu kaynaklı olarak görüldüğünü belirtti.
Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Konukçu, “Trakya’da İklim Değişikliğinin Etkileri” konulu sunumunda “İklim değişikliği sonucu oluşan susuzluk insanları savaşlar kadar etkilemektedir. Bugün dünyada 1,1 milyar insan su sıkıntısı yaşıyor ve bu sayı gittikçe artıyor. Trakya bölgesinin, Türkiye’de sanayinin en yoğun olduğu 4. bölge olması, buğday üretiminin yüzde 12, ayçiçeği üretimin yüzde 40 ve çeltik üretimin yüzde 45’lik kısmının bölgeden sağlanması; limanları, karayolu bağlantıları ve enerji koridoru ile lojistik merkezi olması nedeniyle iklim değişikliğinden etkilenen bölge için tarımda arazi parçalanması, değişimi durdurulmalı ve sektörel su tahsisi yapılmalıdır. Su kaynaklarının sürdürülebilir kullanım açısından iklim değişikliğine uyum ve hassasiyetinin azaltılması için eylem planları hazırlanmalı, ekstrem iklim olaylarının etkisini azaltmak için risk haritaları oluşturulmalıdır.“ dedi.
Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Ögr. Üyesi Doç. Dr. Aydan Ercan konuşmasında, beslenme ve çevrenin birbiriyle olan etkileşimi, ekosistem korunmazsa sağlıklı ve güvenli besin elde edilemeyeceği, gıda tüketimi sonucu oluşan organik ve inorganik atıkların çevreye verdiği etkiler gibi konulardan bahsederek doğru satın alma, saklama ve alışkanlıklarımızda yapacağımız ufak değişikliklerle tüketim planları sayesinde bu etkilerin azaltılabileceğini ifade etti.
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Arş. Gör. Ersin Orak “Ergene Havzası Kirlilik Profili” adlı sunumunda, “Dünyada her gün 3 bin 800 çocuk güvenilir su kaynağı eksikliği ve kanalizasyon yokluğundan ölmekte. Yoğun sanayi ve geniş tarım alanları etkisiyle nüfusu gittikçe artan Trakya’da haritalı yapay sinir ağları (SOM) ile su kirliliği takip edilebiliyor. Ortak mülk ve yaşam için vazgeçilmez olan su kaynaklarını korumak için su demokrasisi oluşturmak gereklidir.” diyerek su kalite sınıfları hakkında bilgi verdi.
Rejeneratif tarım hakkında konuşan Trakya Üniversitesi Ögr. Gör. BegonaRodriguez, “Vücudun olduğu gibi toprağın da besinleri faydalı hale getirmesine yardımcı olan bakteri, virüs, mantar gibi mikroorganizmalara ihtiyacı var. Klasik yöntemlerle toprak sürüldüğünde ve kimyasallar kullanıldığında bu yararlı mikroorganizmalar ölür. Ayrıca toprağın karbon tutma kapasitesi ve nem miktarı azalır. Rejenere tarım ilkelerine göre az sürülerek toprağa minimal müdahale edilir, canlı ve yaşayan köklerin sürekliliği sağlanmış olur, hayvan entegrasyonu gerçekleştirilerek biyoçeşitlilik artırılır. Böylece suni gübreye ihtiyaç kalmadığından sulamada yüzde 30 tasarruf sağlanarak daha fazla karbondioksiti toprak altında tutmak mümkün olur ve su toprakta kalarak buharlaşması önlenir.” dedi.
Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belgin Elipek ise konuşmasında şu bilgilere yer verdi; “Su dünyada var olduğundan itibaren miktarı değişmemiş sadece kalitesi bozulmuştur. Kimyasal atıklar, pestisitler ya da başka nedenlerle kirletilen sular oksijen yokluğunda temizlenemez. Toprak ise bakteri ve bitkiler sayesinde kendini temizler. Ancak yapısı bilinmeden kullanılan gübreler, yanlış yapılaşma verimli toprakları yok etmektedir. Ayrıca Trakya bölgesinin ülkemizin sınırında yer alması nedeniyle nükleer santrallerden hava akımı ve rüzgârlarla gelen kirlilikler, taş ocaklarından kaynaklı tozlar da Trakya bölgesini etkileyen çevresel sorunlar arasında yer almaktadır.”
Tekirdağ Ergene Derin Deniz Deşarj A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Ceyhan, koruma, tarım verimliliğini artırma, OSB’leri bir araya getirme, Meriç’in uluslararası su olması ve Saroz körfezinin önemi gibi nedenlerle başlatılan “Tekirdağ Valiliği Ergene Havzası Koruma Eylem Planı” kapsamında Çorlu, Çerkezköy, Velimeşe, Veliköy hattında ileri atık su arıtma tesislerinde arıtılan suların birleştirilerek toplu halde Marmara denizine deşarj edilmeye başlanacağını ve Ergene’ye tehlike atık bırakılmayacağını anlattı.
Eğitim, bilinçlenme, ihbar, tasarruf, temiz üretim teknolojileri, sıfır atık ve geri dönüşüm konularına dikkat çekerek Tekirdağ ilinde yaptıkları çalışmalardan bahseden Tekirdağ Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Kaan Sinan Tohumcu ile Tekirdağ Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Daire Başkan Vekili Serap Uluç’un “Çevre Sorunlarının Çözümünde Politika Entegrasyonu “ konulu sunumu ile Bandırma 17 Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gökan Orhan’ın sunumunun ardından tamamlandı. (Haber Merkezi)
 

Bu haber 789 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum