Trakya Birlik’in de iyi fiyat açıklamak istediğine dikkat çeken Akgün, “Onlar da daha yukarılarda fiyat açıklamak isterler. Demek ki Trakya Birlik’in imkânları bu kadar. Ama bu kimseyi aldatmasın; ön alım fiyatı açıklandı. Trakya Birlik’in üreticisini mağdur etmeyeceğine inanıyorum.” dedi.
Trakya Birlik’in ton başına 20 bin TL olarak açıkladığı yüzde 44 ham yağ oranlı ayçiçeği ön alım fiyatı hakkında değerlendirmede bulunan Akgün, bu fiyatın çiftçiler için ne tamamen iyi ne de kötü olduğunu belirtti. "Trakya Birlik’te görev yapan arkadaşlarımızın tamamı bizim gibi çiftçidir. Onlar da daha yukarılarda fiyat açıklamak isterler. Demek ki Trakya Birlik’in imkânları bu kadar. Ama bu kimseyi aldatmasın; ön alım fiyatı açıklandı. Trakya Birlik’in üreticisini mağdur etmeyeceğine inanıyorum" diyen Akgün, üreticinin Trakya Birlik’le olan güven ilişkisine vurgu yaptı. Ancak kuraklık sorununun çözülmediğine de dikkat çekerek, "Ortaya çıkan kuraklıktan dolayı ayçiçeğimize 100 TL de verseler çiftçiyi kurtaracak değil. Kuraklık için çalışmalar mutlaka yapılmalıydı" dedi.
“TARIM ARAZİLERİNİN BAŞKALARINA DEVREDİLMESİNE YOL AÇACAK”
Akgün, basın mensuplarına yaptığı açıklamasında Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, iki yıl üst üste ekilmeyen tarım arazilerinin tarımsal amaçlı kiraya verilmesine ilişkin düzenlemesine sert tepki gösterdi. Bu yönetmeliğin, çiftçilere destek sağlamak yerine tarım arazilerinin başkalarına devredilmesine yol açtığını belirten Akgün, uygulamanın çiftçileri daha da zor durumda bırakacağını söyledi.
Akgün, açıklamasında hükümeti eleştirerek, “Bu, hiç düşünmeden yapılmış bir uygulama. AKP iktidarı, sen bu milleti tarlasını ekemeyecek duruma düşürdüysen oturup düşün. Tarlayı milletin elinden alıp başkasına verecek. Bu, son derece faşizan bir uygulamadır. Ne komünist ülkelerde, ne de dini esaslara göre yönetilen ülkelerde olur” dedi. Hükümetin, tarımsal üretimi teşvik etmek yerine, arazileri başka kişilere devretmek gibi bir yola başvurmasını eleştiren Akgün, "Demek ki insanları tarlasını ekemeyecek duruma getirmişler, ‘Senin elinden alıp başkasına veririm’ diyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama olmamıştır, olamaz" ifadelerini kullandı.
“TARIM, HAYVANCILIK BİTİYOR”
Akgün, çiftçilerin bu zor durumda desteklenmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Böyle yapacağına, tarlasını ekemeyecek duruma gelmiş çiftçiye destek versin. Devlet gibi davran. Biz, devlet gibi davranan iktidar istiyoruz. Biz, Süleyman Demirel’in, Bülent Ecevit’in iktidarını istiyoruz." diyerek, geçmişteki hükümetlerin tarıma verdiği önemi vurguladı. Tarımın ve hayvancılığın gün geçtikçe kötüye gittiğini dile getiren Akgün, "Tarımı bu kadar zor duruma soktular. Tarım, hayvancılık bitiyor. Onlar saçma sapan uygulama peşinde koşuyorlar" şeklinde konuştu.
Akgün, ayrıca hükümeti vicdanlı olmaya çağırarak, “AKP iktidarını vicdanlı davranmaya davet ediyorum. İktidar olabilirler ama bir türlü devlet gibi davranamadılar” dedi. Çiftçilerin üretimde karşılaştıkları zorlukları hatırlatan Akgün, geçmişte devletin çiftçiye olan desteğini örnek gösterdi: "Yıllar önce bizim bölgemizde buğdayın, tohumluk vasfını kaybettiğine dair Tarım İl Müdürlüğümüz ve Zirai Araştırma Enstitümüzün yaptığı çalışmalardan bizim haberimiz yokken, devletimizin yetkilileri köyümüzdeydi. ‘Devlet size tohumluk verecek’ dediler ve o yıl bütün çiftçilerimize devlet üretme çiftliklerinde üretilen buğday tohumunu hediye ettiler."
YAVAŞ VE MAÇOĞLU ÖRNEĞİ
Akgün, bu konuda örnek alınması gereken uygulamalara da değinerek, Mansur Yavaş ve Mehmet Fatih Maçoğlu’nun tarımsal projelerini hatırlattı: "Ankara’da Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş bunu çok güzel uyguladı. Milletin ekemediği tarım arazilerini aldı; nohut, mercimek, fasulye ekti. Bunlar da o bölge insanına ucuz mamul olarak geri döndü. Tunceli eski Belediye Başkanı da aynı uygulamaları yapmıştı. İnşallah onları örnek alırlar."
Son olarak Türkiye’de tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanların dışlanmış olduğunu söyleyen Akgün, "İnşallah en kısa sürede AKP iktidarından kurtulup, Türk tarımının önünün açılmasını umuyorum" diyerek sözlerini tamamladı.(Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





