Haber: Hatice ÖZSOY
Soydan, şimdilerde ulusal haber sitelerinde içerikler ürettiği gibi kendi Youtube kanalına da programlar hazırlıyor. Youtube kanalına çektiği videolarda toplumsal meselelere, tarih ve kültür konularından eğitim ve teknolojiye kadar birçok olaya yer verdiğini dile getiren Soydan, bu videolarda Edirne’ye yer vermesinin sebebini, anlatının gücü bakımından çok zengin bir kent olduğu için tercih ettiğini söyledi.
Soydan, “Programlarımda yaptığım söyleşilerde gündemden toplumsal meselelere, tarih ve kültür konularından eğitim ve teknolojiye birçok konuyu ele almaya çalışıyorum. Hikâyeler bir şeyi açıklamak ya da bir olayı açıklığa kavuşturmak için zihnimizde anlatılar dizini olarak yer tutar ve Edirne’de anlatının gücü bakımından çok zengin bir kent olduğuna inanıyorum. Örneğin 19. Yüzyılda şehir elli yıllık süre içinde iki kez İstanbul’a Ermeni patrik vermiş. Bu Edirne’nin eğitimli, çok kültürlü ve zengin bir kent olmasıyla mümkün olmuş. Öte yandan Türkiye’de eğitimin çağdaşlaşmasında Yahudi, Rum ve Ermeni okullarının çok önemli bir yeri vardır. Bir kere okullarda verilen eğitim Fransızca olduğundan bu okullarda okuyanlar Fransız İhtilali, Amerikan devrimi gibi dünyada olan önemli gelişmeleri yakından takip edebiliyorlardı. O dönem Edirne’deki bu okullarda Fransızca ve kadın-erkek karma eğitim vermekteydi. Ayrıca Rum Ortodoksların da Edirne kökenli birçok azizleri var. Bunlardan biri geçmiş videolarımda yer verdiğim Edirne kökenli Osmanlı sarayı doktoru Stefanos Karatodori; Karatodori, Osmanlı sarayı doktoru olduğu dönemde İstanbul’u vebadan kurtardığı için padişah Yeniköy’deki kilisenin yapımına izin vermiş. Trakya Üniversitesine kattığı değerlerle Prof. Dr. Mişel Kokino ve eşi Prof. Dr. Siranuş Kokino’yu da unutmamak gerek. Özetle: Bir Zamanlar Edirne’de adlı çalışmamda kent kimliğinin asli unsuru olan bu kültürleri anımsatmak istiyorum. Bu bilgileri aktararak bir medeniyet tarihi oluşturmaya çalışıyorum. Bunlar gibi bir düzine video daha gelecek” dedi.
“EDİRNE KOZMOPOLİT BİR ŞEHİR”
Edirne’nin kozmopolit bir şehir olduğunu söyleyen Soydan, bu özelliğinin biraz daha öne çıkarılması gerektiğini belirtti.
Soydan, “Amerikalı kültür gazetecisi Robert Fulford’un “az dinleyiciler, bilge hikâyeciler” diye bir sözü var. Bu söz benim motivasyonum. Öte yandan fırsat buldukça bu yayınları gerçekleştirdiğim ve gerçekten kısıtlı teknik imkânlarla hazırladığım için kanalımı biraz ihmal ettiğimde bir gerçek. Ama önümüzdeki günlerde kişisel kanalıma daha fazla vakit ayırmayı yapmayı planlıyorum. Kanalımın sloganı “Yakınan Değil, Çözüm Arayan kanal” dolayısıyla toplumsal meselelerden eğitime, eğitimden güncele soru sorup, çözüm arıyorum. Arada da aktüel içerikler üretmeye çalışıyorum. Bir Zamanlar Edirne’de adlı çalışma bu aktüel içeriklerden biri oldu. Her şeyden önce kendim Edirneliyim. Aslına bakarsanız; Edirne çok kozmopolit bir şehir ve bu özelliğinin biraz daha öne çıkarılmaması gerekiyor. Yayınlar şehrin bu tarafının öne çıkarılmasına hizmet ediyor. Eminim ilerleyen zamanlarda daha iyi teknik imkânlarda bu yönde içerikler üretilecektir” dedi.
“EDİRNE’NİN KÜLTÜRÜ ÇOK ZENGİN”
Aslen Edirneli olan Soydan Edirne’nin kültürünün çok zengin olduğunu söyleyerek uygar bir kent olduğunun altını çizdi. Edirne’nin tarihini anlattığı videosunda amacının kentin kimliğini ön plana çıkartmak olduğunu söyleyen Soydan, “Edirne kültür bakımından çok zengin bir kent, buranın çok uygar bir kent olduğunu vurgulamak için bu özelliğinin öne çıkarılması gerekiyordu. Çünkü medeniyet farklı kültürlerin kesişiminin sonucudur. Ama yapılan birçok belgesel çalışmada bu çok kültürlülüğün vurgulandığını göremiyoruz maalesef. Benim tarihe yönelmemin amacı kentin bu kimliğini ön plana çıkarmaktı. En azından teknik imkânları elverdiğinde bunu yapmaya çalıştım” dedi.
Soydan, şimdilerde ulusal haber sitelerinde içerikler ürettiği gibi kendi Youtube kanalına da programlar hazırlıyor. Youtube kanalına çektiği videolarda toplumsal meselelere, tarih ve kültür konularından eğitim ve teknolojiye kadar birçok olaya yer verdiğini dile getiren Soydan, bu videolarda Edirne’ye yer vermesinin sebebini, anlatının gücü bakımından çok zengin bir kent olduğu için tercih ettiğini söyledi.
Soydan, “Programlarımda yaptığım söyleşilerde gündemden toplumsal meselelere, tarih ve kültür konularından eğitim ve teknolojiye birçok konuyu ele almaya çalışıyorum. Hikâyeler bir şeyi açıklamak ya da bir olayı açıklığa kavuşturmak için zihnimizde anlatılar dizini olarak yer tutar ve Edirne’de anlatının gücü bakımından çok zengin bir kent olduğuna inanıyorum. Örneğin 19. Yüzyılda şehir elli yıllık süre içinde iki kez İstanbul’a Ermeni patrik vermiş. Bu Edirne’nin eğitimli, çok kültürlü ve zengin bir kent olmasıyla mümkün olmuş. Öte yandan Türkiye’de eğitimin çağdaşlaşmasında Yahudi, Rum ve Ermeni okullarının çok önemli bir yeri vardır. Bir kere okullarda verilen eğitim Fransızca olduğundan bu okullarda okuyanlar Fransız İhtilali, Amerikan devrimi gibi dünyada olan önemli gelişmeleri yakından takip edebiliyorlardı. O dönem Edirne’deki bu okullarda Fransızca ve kadın-erkek karma eğitim vermekteydi. Ayrıca Rum Ortodoksların da Edirne kökenli birçok azizleri var. Bunlardan biri geçmiş videolarımda yer verdiğim Edirne kökenli Osmanlı sarayı doktoru Stefanos Karatodori; Karatodori, Osmanlı sarayı doktoru olduğu dönemde İstanbul’u vebadan kurtardığı için padişah Yeniköy’deki kilisenin yapımına izin vermiş. Trakya Üniversitesine kattığı değerlerle Prof. Dr. Mişel Kokino ve eşi Prof. Dr. Siranuş Kokino’yu da unutmamak gerek. Özetle: Bir Zamanlar Edirne’de adlı çalışmamda kent kimliğinin asli unsuru olan bu kültürleri anımsatmak istiyorum. Bu bilgileri aktararak bir medeniyet tarihi oluşturmaya çalışıyorum. Bunlar gibi bir düzine video daha gelecek” dedi.
“EDİRNE KOZMOPOLİT BİR ŞEHİR”
Edirne’nin kozmopolit bir şehir olduğunu söyleyen Soydan, bu özelliğinin biraz daha öne çıkarılması gerektiğini belirtti.
Soydan, “Amerikalı kültür gazetecisi Robert Fulford’un “az dinleyiciler, bilge hikâyeciler” diye bir sözü var. Bu söz benim motivasyonum. Öte yandan fırsat buldukça bu yayınları gerçekleştirdiğim ve gerçekten kısıtlı teknik imkânlarla hazırladığım için kanalımı biraz ihmal ettiğimde bir gerçek. Ama önümüzdeki günlerde kişisel kanalıma daha fazla vakit ayırmayı yapmayı planlıyorum. Kanalımın sloganı “Yakınan Değil, Çözüm Arayan kanal” dolayısıyla toplumsal meselelerden eğitime, eğitimden güncele soru sorup, çözüm arıyorum. Arada da aktüel içerikler üretmeye çalışıyorum. Bir Zamanlar Edirne’de adlı çalışma bu aktüel içeriklerden biri oldu. Her şeyden önce kendim Edirneliyim. Aslına bakarsanız; Edirne çok kozmopolit bir şehir ve bu özelliğinin biraz daha öne çıkarılmaması gerekiyor. Yayınlar şehrin bu tarafının öne çıkarılmasına hizmet ediyor. Eminim ilerleyen zamanlarda daha iyi teknik imkânlarda bu yönde içerikler üretilecektir” dedi.
“EDİRNE’NİN KÜLTÜRÜ ÇOK ZENGİN”
Aslen Edirneli olan Soydan Edirne’nin kültürünün çok zengin olduğunu söyleyerek uygar bir kent olduğunun altını çizdi. Edirne’nin tarihini anlattığı videosunda amacının kentin kimliğini ön plana çıkartmak olduğunu söyleyen Soydan, “Edirne kültür bakımından çok zengin bir kent, buranın çok uygar bir kent olduğunu vurgulamak için bu özelliğinin öne çıkarılması gerekiyordu. Çünkü medeniyet farklı kültürlerin kesişiminin sonucudur. Ama yapılan birçok belgesel çalışmada bu çok kültürlülüğün vurgulandığını göremiyoruz maalesef. Benim tarihe yönelmemin amacı kentin bu kimliğini ön plana çıkarmaktı. En azından teknik imkânları elverdiğinde bunu yapmaya çalıştım” dedi.





