Çiğ sütün kilogram fiyatının 7,5 lira olduğunu hatırlatan CHP’li vekil, artan girdi maliyetleri dolasıyla 1 kilogram yemin fiyatının 8 liraya yükseldiğini söyledi. 50 kuruş olan destek priminin en az 1,5 liraya çıkarılması gerektiğinin altını çizen Gaytancıoğlu, çiğ süt fiyatının da 10,5 lira olması gerektiğini belirtti.
Edirne’nin Karaağaç Mahallesi’nde bulunan bir işletmede süt fiyatları ile ilgili açıklamalarda bulunan CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, üreticinin en büyük beklentisinin yem fiyatlarının düşürülmesi olduğunu ifade etti.
Yem maliyetlerinin süt fiyatını geçtiğini söyleyen Gaytancıoğlu, “Süt fiyatlarının artmasını inanın üretici de istemiyor. Üreticinin en büyük beklentisi yem fiyatlarının düşürülmesi, maliyetlerin düşürülmesi. Bir defa süt hayvancılığında olsun, et hayvancılığında olsun, en önemli maliyet gideri yem gideri. Maliyetlerin yüzde 70'i yemdir. Şimdi 1 litre süt 7.5 lira. Peki 1 kilogram yem kaç para? 1 çuval yem nereden bakarsanız bakın, aşağı yukarı 360 - 380 - 400 lira arasında değişiyor. Yani 1 litre sütten pahalı. Yaklaşık 7.5 - 8 lira aralığında 1 kilogram yemin maliyeti var. Böyle olduğunda teknik ve ekonomik olarak hayvancılık yapamaz. Üretici 1 litre süt satarak en az 2 kilogram yem alabilmeli. Bu bütün ziraat fakültelerinin hayvan yetiştirme - hayvan besleme derslerinde okutulur.” diye konuştu.
“1 LİTRE SÜT SATARAK 2 KİLO YEM ALMASI GEREKİR”
Üreticinin 1 lite süt satarak 2 kilo yem alması gerektiğini belirten Gaytancıoğlu, “Sağlıklı, nitelikli bir hayvancılık yapmak istiyorsa süt işletmesi, 1 litre süt satarak 2 kilogram yem alabilmelidir. 1.5 liraya kadar taşıyabilir ama onun altına düştüğünde buradaki işletmede gördüğünüz gibi 30 hayvandan 7 hayvana düşersiniz. Çünkü bu hayvanlar sütü para etmediği için bakılmaz, eti para ettiği için mezbahaya götürülüp satılır. Böylelikle işletme küçülerek yaşamına devam eder. Bu iyi bir şey değil çünkü Türkiye genelinde bütün işletmeler böyle olduğu takdirde Türkiye'deki süt hayvanı sayısı azalır ki azalıyor, son 2 yıldan beri hükümetin uyguladığı yanlış politikadan dolayı. Çünkü dışarıdan hayvan ithalatı var, kemiksiz lop et imalatı var. Besicilik de şu an kârlı değil, süt hayvancılığı da kârlı değil. Çünkü aynı zamanda buzağı maması adı altında Türkiye'ye süt tozu da geliyor. Bununla büyük işletmeler peynir yapıyorlar, yoğurt yapıyorlar. Bu hayvanların sütünü ondan dolayı almak istemiyorlar.” İfadelerini kullandı.
“SÜT HAYVANCILIĞI İŞLETMELERİ CAN ÇEKİŞİYOR”
Fabrikaların yemi vererek süt aldığını kaydeden CHP’li vekil, “Süt hayvancılığı işletmeleri can çekişiyor. Bizim bölgemizin dışındaki bölgelerde neredeyse yemi vererek sütünü alıyor fabrikalar, yani para da ortada yok. Biz de para da var ama işletmeler para kazanamıyor. Dolayısıyla buzağıyı, erkek olduğu zaman bakmak, beslemek için ciddi anlamda yem takviyesi lazım. Dişi olduğu zaman da süt olduğu zamana kadar geçen zaman çok uzun olduğu için en iyisi işletme süt hayvanlarını kesiyor. Bizim hesaplarımıza göre Türkiye'de son 2 yılda 2 - 2.5 milyon civarında süt hayvanı sırf bu nedenle kesildi. Bu ne demek? Ondan doğacak yavrular da kesiliyor. Yani Türkiye'de hayvan varlığı ileride büyük sıkıntılar yaratacak.” dedi.
“DESTEKLEME EN AZ 1,5 LİRA OLMALI”
Desteklemelerin arttırılması ve çiğ süt fiyatının en az 10,5 lira olması gerektiğini vurgulayan Gaytancıoğlu, şunları söyledi; “Destekleme 20 kuruştan 50 kuruşa çıkarıldı. Sürekli inişli çıkışlı destekleme var. Süt hayvancılığında bir destek vereceksiniz, süt teşvik primi vereceksiniz. Adı üstünde süt üretimini arttırması gerekir bu primin, onun sürekli yukarı çıkacak şekilde güncellenmesi gerekir. 50 kuruşa çıkarttılar, ne zaman ödüyorlar süt teşvik primini? Sütü satacaksın, ondan 6-7 ay sonra hesaplara yatıyor. Süt teşvik primlerini hemen ödemek lazım. 50 kuruş da çok çok az. En az 1.5 lira olması lazım ki, ülkede 18 milyon ton sütün 10 milyon tonu pazara iniyor, bu teşvik primi de dolayısıyla devlet için çok büyük rakamlar değil. Süratle 1.5 liraya çıkartılması lazım ve bu süt hayvanlarının kesilmesini önlemek için de süt fiyatını arttırmak çözüm değil, önemli olan yem fiyatlarını düşürmek lazım. Kısa vadede yemde bir destekleme olabilir. Hükümetin yem fabrikalarıyla temas ederek üreticiye yem fabrikalarını sülpanse edecek bir sistemi kısa vadede yapılabilir. Meraların korunması, geliştirilmesi, korunması, sulanması ve gübrelenmesi yapılabilir. bunlar tabi kısa vadede yapılacak işler. Ama kısa vadede şu hayvanların kesilmesi için süt fiyatlarının arttırılması lazım, 10 ile 10.50 liraya çıkarılması lazım, teşvik priminin de en az 1.5 liraya çıkartılması lazım.” (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Edirne’nin Karaağaç Mahallesi’nde bulunan bir işletmede süt fiyatları ile ilgili açıklamalarda bulunan CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, üreticinin en büyük beklentisinin yem fiyatlarının düşürülmesi olduğunu ifade etti.
Yem maliyetlerinin süt fiyatını geçtiğini söyleyen Gaytancıoğlu, “Süt fiyatlarının artmasını inanın üretici de istemiyor. Üreticinin en büyük beklentisi yem fiyatlarının düşürülmesi, maliyetlerin düşürülmesi. Bir defa süt hayvancılığında olsun, et hayvancılığında olsun, en önemli maliyet gideri yem gideri. Maliyetlerin yüzde 70'i yemdir. Şimdi 1 litre süt 7.5 lira. Peki 1 kilogram yem kaç para? 1 çuval yem nereden bakarsanız bakın, aşağı yukarı 360 - 380 - 400 lira arasında değişiyor. Yani 1 litre sütten pahalı. Yaklaşık 7.5 - 8 lira aralığında 1 kilogram yemin maliyeti var. Böyle olduğunda teknik ve ekonomik olarak hayvancılık yapamaz. Üretici 1 litre süt satarak en az 2 kilogram yem alabilmeli. Bu bütün ziraat fakültelerinin hayvan yetiştirme - hayvan besleme derslerinde okutulur.” diye konuştu.
“1 LİTRE SÜT SATARAK 2 KİLO YEM ALMASI GEREKİR”
Üreticinin 1 lite süt satarak 2 kilo yem alması gerektiğini belirten Gaytancıoğlu, “Sağlıklı, nitelikli bir hayvancılık yapmak istiyorsa süt işletmesi, 1 litre süt satarak 2 kilogram yem alabilmelidir. 1.5 liraya kadar taşıyabilir ama onun altına düştüğünde buradaki işletmede gördüğünüz gibi 30 hayvandan 7 hayvana düşersiniz. Çünkü bu hayvanlar sütü para etmediği için bakılmaz, eti para ettiği için mezbahaya götürülüp satılır. Böylelikle işletme küçülerek yaşamına devam eder. Bu iyi bir şey değil çünkü Türkiye genelinde bütün işletmeler böyle olduğu takdirde Türkiye'deki süt hayvanı sayısı azalır ki azalıyor, son 2 yıldan beri hükümetin uyguladığı yanlış politikadan dolayı. Çünkü dışarıdan hayvan ithalatı var, kemiksiz lop et imalatı var. Besicilik de şu an kârlı değil, süt hayvancılığı da kârlı değil. Çünkü aynı zamanda buzağı maması adı altında Türkiye'ye süt tozu da geliyor. Bununla büyük işletmeler peynir yapıyorlar, yoğurt yapıyorlar. Bu hayvanların sütünü ondan dolayı almak istemiyorlar.” İfadelerini kullandı.
“SÜT HAYVANCILIĞI İŞLETMELERİ CAN ÇEKİŞİYOR”
Fabrikaların yemi vererek süt aldığını kaydeden CHP’li vekil, “Süt hayvancılığı işletmeleri can çekişiyor. Bizim bölgemizin dışındaki bölgelerde neredeyse yemi vererek sütünü alıyor fabrikalar, yani para da ortada yok. Biz de para da var ama işletmeler para kazanamıyor. Dolayısıyla buzağıyı, erkek olduğu zaman bakmak, beslemek için ciddi anlamda yem takviyesi lazım. Dişi olduğu zaman da süt olduğu zamana kadar geçen zaman çok uzun olduğu için en iyisi işletme süt hayvanlarını kesiyor. Bizim hesaplarımıza göre Türkiye'de son 2 yılda 2 - 2.5 milyon civarında süt hayvanı sırf bu nedenle kesildi. Bu ne demek? Ondan doğacak yavrular da kesiliyor. Yani Türkiye'de hayvan varlığı ileride büyük sıkıntılar yaratacak.” dedi.
“DESTEKLEME EN AZ 1,5 LİRA OLMALI”
Desteklemelerin arttırılması ve çiğ süt fiyatının en az 10,5 lira olması gerektiğini vurgulayan Gaytancıoğlu, şunları söyledi; “Destekleme 20 kuruştan 50 kuruşa çıkarıldı. Sürekli inişli çıkışlı destekleme var. Süt hayvancılığında bir destek vereceksiniz, süt teşvik primi vereceksiniz. Adı üstünde süt üretimini arttırması gerekir bu primin, onun sürekli yukarı çıkacak şekilde güncellenmesi gerekir. 50 kuruşa çıkarttılar, ne zaman ödüyorlar süt teşvik primini? Sütü satacaksın, ondan 6-7 ay sonra hesaplara yatıyor. Süt teşvik primlerini hemen ödemek lazım. 50 kuruş da çok çok az. En az 1.5 lira olması lazım ki, ülkede 18 milyon ton sütün 10 milyon tonu pazara iniyor, bu teşvik primi de dolayısıyla devlet için çok büyük rakamlar değil. Süratle 1.5 liraya çıkartılması lazım ve bu süt hayvanlarının kesilmesini önlemek için de süt fiyatını arttırmak çözüm değil, önemli olan yem fiyatlarını düşürmek lazım. Kısa vadede yemde bir destekleme olabilir. Hükümetin yem fabrikalarıyla temas ederek üreticiye yem fabrikalarını sülpanse edecek bir sistemi kısa vadede yapılabilir. Meraların korunması, geliştirilmesi, korunması, sulanması ve gübrelenmesi yapılabilir. bunlar tabi kısa vadede yapılacak işler. Ama kısa vadede şu hayvanların kesilmesi için süt fiyatlarının arttırılması lazım, 10 ile 10.50 liraya çıkarılması lazım, teşvik priminin de en az 1.5 liraya çıkartılması lazım.” (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





