Hatice ÖZSOY
Gürkan, Sosyal Denge sözleşmesini imzalamak için Tüm Yerel Sen Edirne Şube Temsilcileri ve belediye çalışanlarıyla birlikte Edirne Belediyesi Eski Nikâh salonunda toplantı düzenledi.
Aralık ayında asgari ücretin 2 bin 20 TL olarak açıklanmasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aldığı kararla ilgili konuşan Gürkan, “Sigortalı olarak çalışan arkadaşlarımıza tavanı verirken 657’ye tabi arkadaşlarımıza da bunun altında vermemiz çalışma barışına uygun düşmez, adaletli de olmaz. Bu nedenle sizlerle sözleşmemizi tavan ücretten imzalayacağız; Bin 240 TL. Bunun üstü yok” şeklinde ifadelere yer vererek emekçinin yanında olduğunu gösterdi.
Tüm Yerel-Sen Edirne Şube Başkanı Savaş Çerkez, her zaman emeğin ve emekçinin yanında olduğunu söylediği Gürkan’a teşekkür ederken aynı zamanda 2018 yılının emekçilerin yılı olmadığının da altını çizdi.
Çerkez, “Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, göreve seçildiği günden bu yana imzaladığımız toplu sözleşmelerle bizlere bir nebze olsun rahat nefes aldırmıştır. Bizlere katkıları büyük olmuştur. Bu anlamda kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Biliyoruz ki inanıyoruz ki; bir sonraki dönemde Başkanımızın destekleri devam edecektir. 31 Mart yerel seçimlerinde değerli başkanımıza başarılar diliyoruz” dedi.
2018 yılında yaşanılan krizle ilgili konuşan Gürkan, “Elbette çalışma yaşamı; çalışma barışı olursa anlamlıdır. Eğer bir yerde çalışma barışı yoksa huzur yoksa belki çok maaş alabilirsiniz ama bazen tek başına anlamlı değildir. 2018 yılında içinde çıkamadığımız bir kriz yaşadık. Bu tür krizler en çok çalışanları etkiler. Sadece maaşıyla çalışan, sadece maaşıyla kendi yaşamını kurmaya çalışan insanların, çocuklarını okutmaya çalışanların başka bir maaşı olmadığı için en küçük bir kriz çalışanı vurur. Hep olumsuz etkiler. Uzun yıllarca ben de kendi maaşıyla geçinmeye çalışan bir kamu görevlisiydim, öğretmendim” dedi.
Sendika kurmak için verdikleri mücadeleyi anlatan Gürkan, “Bir grup arkadaşla 1986 yılında sendika kurma çalışmalarına başladık. Ama sendika kurmadan önce bu insanları bir araya getirmeyi planladık. Emekli Eğitimciler Derneği adı altında bir dernek kurduk. ABC diye bir dergi çıkartmaya başladık. Bu dergiyle beraber çevremizi genişlettik ve ülke geneline yaydık. 1989 yılında sendika kurma aşamasına geçtik. 1961 Anayasası Türkiye’nin en özgürlükçü anayasasıdır. Ve memurlara sendika hakkı verilmiştir. Birçok memur grubu kendi alanlarında çeşitli sendikalar da kurmuşlardır. Daha sonra yönetime gelenler askerlerin de telkiniyle hemen anayasayı değiştirirler. Anayasada ilk değiştirilen maddelerden biri de kamu görevlilerin sendika kurmasının yasaklanmasıdır. 1971’de sendika kurma hakkı memurların elinden alınınca; memurlar Cumhuriyet’in kurulduğundan beri bu toplumun en okumuş, en aydın kesimidir. Memurlar yeni bir çözüm bulurlar ve derneklerin etrafında toplanmaya başlarlar. Ama 1970’li yıllarda sağ-sol tartışması başlar. 12 Eylül 1980’de yapılan darbeyle hepsi kapatılır, yöneticileri zulümlere, işkencelere maruz kalırlar ve 1971’den sonra Türkiye’de ne bir sendika ne de bir dernek kurulabilir. İşte bir grup arkadaşımızla birlikte 1986’da başlattığımız çaba bunun çabalarından biriydi. Çünkü insanlar bir araya gelmezse bir hak almak çok mümkün değildir. 28 Mayıs 1990 Türkiye’nin ilk kamu sendikasını kurduk. Onun adı Eğitim-İş’ti, Ben Eğitim-İş’in ilk kurucu başkanıyım. Bunu niçin söylüyorum; mutlaka örgütlü olmanız gerekiyor. Bu bir siyasi parti değildir. Sendikalarda siyaset yoktur. Örgütlü olduğu iş yerinde tüm çalışanları üye yapmayı hedefler. Ama sadece almak değil, bir sendikacı aynı zamanda en örnek çalışan da olmalıdır, en başarılı çalışan da olmalıdır. Ben sadece özlük haklarımı alayım ama işimi de layıkıyla yapmayayım dediğinizde o sendika başka bir sendika olur” dedi.
BEN HER ŞEYİ BİLİRİM
Kendilerini takip etmediklerini düşünenlere ben her şeyi takip ederim kimin ne yaptığından mutlaka haberim olur diyen Gürkan, “Onlar belki takip etmediğimi düşünüyor ama ben her şeyi takip ederim. Herkes ne yapıyor, bilirim. Bunu hepiniz için söylüyorum. Hepinizin ne yaptığından da ne yapmadığından da mutlaka haberim olur. Sadece ekonomik haklar için mücadele etmiyorlar, üyelerinin özlük ve sosyal hakları için de mücadele ediyorlar ama bunu da yaparken toplumun temel değerlerini korumak için de mücadele ediyorlar. Bunu çok takdir ediyorum” şeklinde konuştu.
1 NİSAN’DA KALAN SÜREYİ İMZALAYACAĞIZ
31 Mart yerel seçimleri sebebiyle protokolü kanun gereği 3 aylık imzalayabildiklerini söyleyen Gürkan, “Ben biliyorum ki, 1 Nisan’da kalan süreyi de tekrar imzalayacağız. Biliyorsunuz Aralık ayında asgari ücret 2 bin 20 TL olarak açıklandı. Ama biz Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun almış olduğu bir kararla asgari ücretle çalışanlarımıza asgari ücret ve diğer tazminatlarla birlikte vereceğiz. Dolayısıyla sigortalı olarak çalışan arkadaşlarımıza tavanı verirken 657’ye tabi arkadaşlarımıza da bunun altında vermemiz çalışma barışına uygun düşmez, adaletli de olmaz. Bu nedenle sizlerle sözleşmemizi tavan ücretten imzalayacağız; 1240 TL. Bunun üstü yok. Devletin belirlediği tavan ücret bu, hepinize hayırlı olsun. Yolunuz açık, yolunuz aydınlık olsun” dedi.
Gürkan, Sosyal Denge sözleşmesini imzalamak için Tüm Yerel Sen Edirne Şube Temsilcileri ve belediye çalışanlarıyla birlikte Edirne Belediyesi Eski Nikâh salonunda toplantı düzenledi.
Aralık ayında asgari ücretin 2 bin 20 TL olarak açıklanmasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aldığı kararla ilgili konuşan Gürkan, “Sigortalı olarak çalışan arkadaşlarımıza tavanı verirken 657’ye tabi arkadaşlarımıza da bunun altında vermemiz çalışma barışına uygun düşmez, adaletli de olmaz. Bu nedenle sizlerle sözleşmemizi tavan ücretten imzalayacağız; Bin 240 TL. Bunun üstü yok” şeklinde ifadelere yer vererek emekçinin yanında olduğunu gösterdi.
Tüm Yerel-Sen Edirne Şube Başkanı Savaş Çerkez, her zaman emeğin ve emekçinin yanında olduğunu söylediği Gürkan’a teşekkür ederken aynı zamanda 2018 yılının emekçilerin yılı olmadığının da altını çizdi.
Çerkez, “Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, göreve seçildiği günden bu yana imzaladığımız toplu sözleşmelerle bizlere bir nebze olsun rahat nefes aldırmıştır. Bizlere katkıları büyük olmuştur. Bu anlamda kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Biliyoruz ki inanıyoruz ki; bir sonraki dönemde Başkanımızın destekleri devam edecektir. 31 Mart yerel seçimlerinde değerli başkanımıza başarılar diliyoruz” dedi.
2018 yılında yaşanılan krizle ilgili konuşan Gürkan, “Elbette çalışma yaşamı; çalışma barışı olursa anlamlıdır. Eğer bir yerde çalışma barışı yoksa huzur yoksa belki çok maaş alabilirsiniz ama bazen tek başına anlamlı değildir. 2018 yılında içinde çıkamadığımız bir kriz yaşadık. Bu tür krizler en çok çalışanları etkiler. Sadece maaşıyla çalışan, sadece maaşıyla kendi yaşamını kurmaya çalışan insanların, çocuklarını okutmaya çalışanların başka bir maaşı olmadığı için en küçük bir kriz çalışanı vurur. Hep olumsuz etkiler. Uzun yıllarca ben de kendi maaşıyla geçinmeye çalışan bir kamu görevlisiydim, öğretmendim” dedi.
Sendika kurmak için verdikleri mücadeleyi anlatan Gürkan, “Bir grup arkadaşla 1986 yılında sendika kurma çalışmalarına başladık. Ama sendika kurmadan önce bu insanları bir araya getirmeyi planladık. Emekli Eğitimciler Derneği adı altında bir dernek kurduk. ABC diye bir dergi çıkartmaya başladık. Bu dergiyle beraber çevremizi genişlettik ve ülke geneline yaydık. 1989 yılında sendika kurma aşamasına geçtik. 1961 Anayasası Türkiye’nin en özgürlükçü anayasasıdır. Ve memurlara sendika hakkı verilmiştir. Birçok memur grubu kendi alanlarında çeşitli sendikalar da kurmuşlardır. Daha sonra yönetime gelenler askerlerin de telkiniyle hemen anayasayı değiştirirler. Anayasada ilk değiştirilen maddelerden biri de kamu görevlilerin sendika kurmasının yasaklanmasıdır. 1971’de sendika kurma hakkı memurların elinden alınınca; memurlar Cumhuriyet’in kurulduğundan beri bu toplumun en okumuş, en aydın kesimidir. Memurlar yeni bir çözüm bulurlar ve derneklerin etrafında toplanmaya başlarlar. Ama 1970’li yıllarda sağ-sol tartışması başlar. 12 Eylül 1980’de yapılan darbeyle hepsi kapatılır, yöneticileri zulümlere, işkencelere maruz kalırlar ve 1971’den sonra Türkiye’de ne bir sendika ne de bir dernek kurulabilir. İşte bir grup arkadaşımızla birlikte 1986’da başlattığımız çaba bunun çabalarından biriydi. Çünkü insanlar bir araya gelmezse bir hak almak çok mümkün değildir. 28 Mayıs 1990 Türkiye’nin ilk kamu sendikasını kurduk. Onun adı Eğitim-İş’ti, Ben Eğitim-İş’in ilk kurucu başkanıyım. Bunu niçin söylüyorum; mutlaka örgütlü olmanız gerekiyor. Bu bir siyasi parti değildir. Sendikalarda siyaset yoktur. Örgütlü olduğu iş yerinde tüm çalışanları üye yapmayı hedefler. Ama sadece almak değil, bir sendikacı aynı zamanda en örnek çalışan da olmalıdır, en başarılı çalışan da olmalıdır. Ben sadece özlük haklarımı alayım ama işimi de layıkıyla yapmayayım dediğinizde o sendika başka bir sendika olur” dedi.
BEN HER ŞEYİ BİLİRİM
Kendilerini takip etmediklerini düşünenlere ben her şeyi takip ederim kimin ne yaptığından mutlaka haberim olur diyen Gürkan, “Onlar belki takip etmediğimi düşünüyor ama ben her şeyi takip ederim. Herkes ne yapıyor, bilirim. Bunu hepiniz için söylüyorum. Hepinizin ne yaptığından da ne yapmadığından da mutlaka haberim olur. Sadece ekonomik haklar için mücadele etmiyorlar, üyelerinin özlük ve sosyal hakları için de mücadele ediyorlar ama bunu da yaparken toplumun temel değerlerini korumak için de mücadele ediyorlar. Bunu çok takdir ediyorum” şeklinde konuştu.
1 NİSAN’DA KALAN SÜREYİ İMZALAYACAĞIZ
31 Mart yerel seçimleri sebebiyle protokolü kanun gereği 3 aylık imzalayabildiklerini söyleyen Gürkan, “Ben biliyorum ki, 1 Nisan’da kalan süreyi de tekrar imzalayacağız. Biliyorsunuz Aralık ayında asgari ücret 2 bin 20 TL olarak açıklandı. Ama biz Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun almış olduğu bir kararla asgari ücretle çalışanlarımıza asgari ücret ve diğer tazminatlarla birlikte vereceğiz. Dolayısıyla sigortalı olarak çalışan arkadaşlarımıza tavanı verirken 657’ye tabi arkadaşlarımıza da bunun altında vermemiz çalışma barışına uygun düşmez, adaletli de olmaz. Bu nedenle sizlerle sözleşmemizi tavan ücretten imzalayacağız; 1240 TL. Bunun üstü yok. Devletin belirlediği tavan ücret bu, hepinize hayırlı olsun. Yolunuz açık, yolunuz aydınlık olsun” dedi.





