Hatice ÖZSOY
Yıllar önce pazarcılık yapan Karabacak, ürünlerini çalan hırsızların yakalanamaması üzerine iflas ettikten sonra kendini meslek sahibi etti. Çok hırslı birisi olduğunu söyleyen Karabacak, bilekliği ilk yapmaya başladığında 24 saatte yamuk yumuk yaptığını 17 yıl içerisinde artık bir bilekliği 10 dakikada yaptığını belirtti. Yıllar önce çocuklarının bileğinde dedelerinin hediye olarak ördüğü bileklikleri gördükten sonra o bileklikler sayesinde ailesini kurtardığını söyleyen Karabacak o yılları şu sözlerle anlattı:
“1973 yılında Almanya’da dünyaya geldim. Ben 3 yaşındayken ailem Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. 21 yaşına kadar oraya gitmek gibi bir hakkım varmış fakat benim bir bilgim yoktu. İş işten geçtikten sonra öğrendim, belki gidebilseydim bambaşka bir hayatım olabilirdi fakat böyle olması gerekiyormuş demek ki. Bu işe Edirne’de başladım. Başlamama eşimin babası vesile oldu diyebilirim. O yapıyordu bende ondan gördüm. Ben önceleri pazarcılık yapıyordum, sonra sokak aralarındaki pazarları topladılar şehrin belirli yerinde birleştirdiler. Bu süreçte benim pazarda sattığım mallarım çalındı. Bütün yatırımım onlar üstüneydi. Çalındıktan sonra ben tekrar pazarcılığa dönemedim çünkü batmıştım kendimi toparlamam imkânsızdı. Ne yapacağım ne edeceğim derken çocuklarımın bileklerine baktım. Dedeleri onlara bileklik örmüştü. Sonra gittim bir tane kırmızı bir tane beyaz iplik aldım ve bileklikleri işlemeye başladım. İlk bilekliği 24 saatte ördüm ama yamuk yumuk oldu, isim belli bile olmuyordu diyebilirim. Beni de bir hırs bürüdü ve yapacağım dedim kendimi geliştirdim ve kendi kendimi meslek sahibi yaptım. Edirne’de satmaya ilk başladım seyyar olarak her yere gittim herkes gördüğü için moda haline geldi. Şuan Edirne’de bu bileklikleri yapan tek kişi benim. Bu işe 17 sene önce başladım ilk bilekliğimi 24 saatte yaptım şimdi 10 dakikada kişiye özel isimli bilekliği yapıyorum. Farklı-farklı şehirler gezdim ve satış yaptım. Edirne benim memleketim oldu artık senelerdir burada yaşadığım için geri buraya geldim. Belediyeden iznimi aldım Edirne’nin her yerinde tezgâhımı kurup satışımı yapabiliyorum.”
Konuşmasının ardından insanın başına kötü ne gelirse gelsin her şerden bir hayır çıkartılması gerektiğini ve pes etmenin insanoğluna yakışmadığını söyleyen Karabacak, yıllar sonra çocukları ne okursa okusun onlara bu mesleği öğreteceğini söyledi.
Yıllar önce pazarcılık yapan Karabacak, ürünlerini çalan hırsızların yakalanamaması üzerine iflas ettikten sonra kendini meslek sahibi etti. Çok hırslı birisi olduğunu söyleyen Karabacak, bilekliği ilk yapmaya başladığında 24 saatte yamuk yumuk yaptığını 17 yıl içerisinde artık bir bilekliği 10 dakikada yaptığını belirtti. Yıllar önce çocuklarının bileğinde dedelerinin hediye olarak ördüğü bileklikleri gördükten sonra o bileklikler sayesinde ailesini kurtardığını söyleyen Karabacak o yılları şu sözlerle anlattı:
“1973 yılında Almanya’da dünyaya geldim. Ben 3 yaşındayken ailem Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. 21 yaşına kadar oraya gitmek gibi bir hakkım varmış fakat benim bir bilgim yoktu. İş işten geçtikten sonra öğrendim, belki gidebilseydim bambaşka bir hayatım olabilirdi fakat böyle olması gerekiyormuş demek ki. Bu işe Edirne’de başladım. Başlamama eşimin babası vesile oldu diyebilirim. O yapıyordu bende ondan gördüm. Ben önceleri pazarcılık yapıyordum, sonra sokak aralarındaki pazarları topladılar şehrin belirli yerinde birleştirdiler. Bu süreçte benim pazarda sattığım mallarım çalındı. Bütün yatırımım onlar üstüneydi. Çalındıktan sonra ben tekrar pazarcılığa dönemedim çünkü batmıştım kendimi toparlamam imkânsızdı. Ne yapacağım ne edeceğim derken çocuklarımın bileklerine baktım. Dedeleri onlara bileklik örmüştü. Sonra gittim bir tane kırmızı bir tane beyaz iplik aldım ve bileklikleri işlemeye başladım. İlk bilekliği 24 saatte ördüm ama yamuk yumuk oldu, isim belli bile olmuyordu diyebilirim. Beni de bir hırs bürüdü ve yapacağım dedim kendimi geliştirdim ve kendi kendimi meslek sahibi yaptım. Edirne’de satmaya ilk başladım seyyar olarak her yere gittim herkes gördüğü için moda haline geldi. Şuan Edirne’de bu bileklikleri yapan tek kişi benim. Bu işe 17 sene önce başladım ilk bilekliğimi 24 saatte yaptım şimdi 10 dakikada kişiye özel isimli bilekliği yapıyorum. Farklı-farklı şehirler gezdim ve satış yaptım. Edirne benim memleketim oldu artık senelerdir burada yaşadığım için geri buraya geldim. Belediyeden iznimi aldım Edirne’nin her yerinde tezgâhımı kurup satışımı yapabiliyorum.”
Konuşmasının ardından insanın başına kötü ne gelirse gelsin her şerden bir hayır çıkartılması gerektiğini ve pes etmenin insanoğluna yakışmadığını söyleyen Karabacak, yıllar sonra çocukları ne okursa okusun onlara bu mesleği öğreteceğini söyledi.









