Uzman Psikolog M. Utku Tohumcu, mutluluk yalnızca bir duygu ya da ulaşılması gereken bir hedef olmadığını söyledi. Mutluluğun genetik faktörlerden etkilendiğini ifade eden Tohumcu, büyük ölçüde kişinin düşünme biçimi, yaşam tarzı ve bakış açısıyla şekillendiğini vurguladı.
Mutluluk yalnızca bir duygu ya da ulaşılması gereken bir hedef değil uzmanlara göre öğrenilebilen bir yaşam becerisi.
Mutluluk kavramının geçmişten bu yana tartışıldığını belirten Tohumcu, filozofların da mutluluğu bir süreç olarak tanımladığını dile getirdi.
Yapılan araştırmalara göre mutluluk düzeyinin yaklaşık yarısı genetik. Ancak Tohumcu’ya göre bu durum değiştirilemez olduğu anlamına gelmiyor. “Kişilik yapısı, olaylara verilen anlam, sosyal çevre ve değerler mutluluğun öğrenilebilir kısmını oluşturuyor. Kişi bakış açısını değiştirdiğinde mutluluk kapasitesini artırabilir” ifadelerini kullandı.
Yapılan çalışmalar mutluluk düzeyinin yaklaşık yarısının genetik faktörlerle belirlendiğini belirten Tohumcu, “Ancak bu durum, diğer yarısının tamamen bizim kontrolümüzde olduğu anlamına geliyor. Kişilik yapımız, olayları algılama biçimimiz, sosyal çevremiz ve yaşam felsefemiz mutluluğun öğrenilebilir kısmını oluşturuyor. Kısacası, genetik altyapımız bize bir “mutluluk eşiği” veriyor ama bu eşik sabit değil. Çaba, farkındalık ve alışkanlıklarla yukarı taşınabiliyor. Kişi karamsar bir mizaca sahip olsa bile, bilinçli bir şekilde bakış açısını değiştirdiğinde ve yeni düşünme biçimlerini benimsediğinde mutluluk kaslarını güçlendirebiliyor. Mutluluk iki farklı katmanda ele alınabilir. Anlık mutluluk, sevdiğimiz bir yemek, güzel bir iltifat, yeni bir başarı gibi dışsal uyaranlarla ortaya çıkar. Ancak kısa sürelidir. Kalıcı mutluluk ise daha derin bir içsel doyumdur. Anlam duygusuna, değerlerimize, ilişkilerimize ve minnettarlığa dayanır. Kalıcı mutluluk, dışarıda yaşanan olaylardan çok, onlara verdiğimiz anlamla ilgilidir. Mutluluk, öğrenilebilen bir beceridir. Sonuç olarak; mutluluk büyük ölçüde öğrenilebilir bir beceridir. Şansa ya da genetiğe bırakılacak bir duygu değildir. Doğru farkındalıkla beslenebilir, geliştirilebilir ve sürdürülebilir bir hale getirilebilir. Her birey, mutluluk düzeyini fark edip onu güçlendirecek yöntemleri öğrenebilir.” Dedi.(Haber:Erkan KARAMAN)





