AK Partinin bir uyanışa ihtiyacı olduğunu belirten Emir, tekrar milletle olan o bağı kuvvetlendirecek herkese elini uzatabilecek, gönlünü açabilecek yeni bir ruh, vizyon, heyecan getirebilecek dertli insanların derdine merhem olabilecek kişilere ihtiyacı olduğunu söyledi. Emir, kimsesizlerin kimi olabilecek, gece gündüz 24 saat sosyal medyadan değil, birebir her haneyle, her esnafla, her basın mensubuyla oturup konuşacak, dertlerini dinleyecek. O dertleri ya hafifletecek ya giderecek ya da giderme için gayret gösterecek kişilere ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Türkiye’yi yara almadan çıkarabilecek siyasi hareketin AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Emir, “Genel manada milletin sesi olarak kurulan bir siyasi hareket. Gücünü milletten aldı ve parti kurulduğu andan itibaren ilk seçimde iktidara geldi. Dolayısıyla AK Parti kuruluş aşamasına baktığımız zaman belki Ankara’da kuruldu ama taşrada bütün tabelalarını millet astı. Millet binasını buldu. Yukarıdakilere sadece prosedürü tamamlamak kaldı. Çıkış noktası millet menşeili olan Ankara’nın sisli, puslu koridorlarında kurulmayan AK Parti bugün geldiğimiz noktada milletin umudu olarak kurulmuştu. Ancak şu anda izlediğimiz kadarıyla eğer bir siyasi hareket umut olmaya devam ediyorsa tekrar iktidar şansı vardır. Son anketlere baktığımız zaman bu anketlerde AK Parti yine birinci parti gözüküyor. Oyları 32-35 mesafesinde gözüküyor. Fakat Türkiye’de eğer iktidar zafiyete uğramışsa iktidara gelecek olan siyasi hareketin ana muhalefet partisi olması gerekiyor. Ama yine anketlere baktığımızda ana muhalefet partisinin de oylarının düştüğü görülüyor. Peki yeni kurulan ve kurulacak siyasi partilerin anketlerdeki oy oranı ne? Onlar da %1-2 civarlarında seyrediyor. Bu tablo neyi gösteriyor? Anketin en aşağısına baktığımız zaman şöyle bir şey görüyoruz. İnsanların %7,5’i ‘Ben sandığa gitmem, protesto ediyorum’ diyor. %12,5’i de ‘Kararsızım’ diyor. Bunları topladığımız zaman Türkiye’de aşağı yukarı %22 civarında kararsızım veya sandığa gitmem diyen bir parti var. Bu parti de şu anda Türkiye’nin ikinci partisi konumunda. Ana muhalefet partisi ikinci değil AK Parti’den sonra gelen parti kararsızlardan oluşuyor. Başka bir ankette şöyle bir tablo var. Türkiye’nin ve dünyanın geçtiği bu sıkıntılı süreçte Türkiye’yi bu süreçten kim çıkarabilir? Yine oraya bakıyoruz. %32 civarında Recep Tayyip Erdoğan çıkıyor. Bütün muhalefet partilerinin bir araya gelmesiyle anca %31 civarında oluyor. Bütün bunlar ne anlatıyor? Millet AK Parti’den umudunu kesmemiştir. İşaret budur. Ancak yine aynı millet diyor ki ‘Pandemiden Türkiye’yi yara almadan çıkarabilecek siyasi hareket AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’dır.’ Ancak bütün bunlara rağmen bir umut olmaya devam ediyor.” Diye konuştu.
Emir, Ak partinin hikayesi olduğunu, hikâye yazarak iktidar olduğunu ezilenlerin nefes alma hikayesi, sessiz yığınların sesini duyurma hikayesi, fakir fukaraya sahip çıkılma hikayesi, Milletle buluşma hikayesi, sürekli millete dayanan bir siyasi davranış içerisinde olma hikayesi, milletle kucaklaşan, tokalaşan, konuşurken gözünün içine bakan, onların sıkıntılarını dinleyen bir Ak Parti’nin olduğunu ilk seçimde iktidara geldiğini söyledi.
Emir, Ak Parti’nin kopuşunun göründüğünü ifade ederek “Şimdi gördüğümüz tablo bu mu diye sorarsanız, gördüğümüz tablo bu değil. Zaten bu olmadığı da anket sonuçlarından belli. Bence siyasette genel geçer bir kaide var. Adam yerine konmak diye bir şey var. Eğer sen İl Başkanı olarak Milletvekili olarak Belediye Meclis Üyesi olarak ya da AK Parti’nin yönetimlerinde bulunan ve AK Parti’yi o bulunduğun yerde temsil eden bir şahıs olarak milletin telefonuna çıkmıyorsan, daha sonra dönmüyorsan, herhangi bir sıkıntısını ilettiği zaman ben bu işlere bakmıyorum diyorsan, beni sık sık aramayın diyorsan burada milletle olan bağ kopmuştur demektir. Zaten bu kopuşun göstergesi anketlerde net olarak görünüyor.” İfadelerini kullandı.
“EĞER BUNLARI KONUŞUYORSAK BİR YERDE ARIZA VAR”
Emir, “O, onu ziyaret etti. Bu, bunu ziyaret etti. Şuraya gittik. Bütün bunlar fotoğraflarda, sosyal medyalarda. Vatandaş şunu söylüyor. Benim derdim olduğu zaman ben derdimi anlatmalıyım. Bu derdim de belediyede meclis üyesi vasıtasıyla çözülmeli. Köyde oturuyorum. Derdimi il genel meclisi üyesine anlatmalıyım. İl genel meclisi üyesi de o problemi çözmek için en azından gayret ettiğini görmeliyim. Ben 24 saat il başkanına ulaşabilmeliyim. 24 saat telefonu açık olmalı. Ulaşamazsam beni sonra arayacak bir il başkanı olmalı. Ben bunları böyle istiyorum diye söylemiyorum. Milletten kopmuş bir AK Parti var. Eğer bunları konuşuyorsak bir yerde arıza var. Bu arıza dalga dalga sokakta kartopu gibi büyüyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘Kibirli olunmayacak. Herkesle istişare olacak. O şehirde daha önce AK Parti’de görev alan arkadaşlarımız ziyaret edilecek. Onların kırılan kalpleri varsa kalpler tamir edilecek. Birlik olacak. Kardeş olacağız.’ Şimdi Edirne’de böyle bir tablo mu var? Böyle bir tablo yok.” Dedi.
“DAVADAN AK PARTİLİLERE BAHSETTİĞİN ZAMAN NE DAVASI DİYOR”
Emir, genel başkanın azminin televizyonda kaldığını belirterek, “Fabrika ayarlarına dönülmesi gerekiyor. O ruhun tekrar gelmesi gerekiyor. AK Parti olarak bir uyanışa ihtiyacımız var. Şu anda bir dirilişe ihtiyacımız var. Göz göze gelmeye ihtiyacımız var. Önce kendi evimizin içerisinde birlik, beraberliği test edeceğiz ki daha sonra komşuyla irtibat kuracaksın. Genel Başkan’ın azmi sadece televizyonda söylemde kalıyor. AK Parti’ye güç veren ve partiyi sırtında taşıyabilecek yeni bir ruha ihtiyaç var. Dertli insanlara ihtiyaç var. Dertli insanları dinleyecek, yaralarına merhem olacak insanlara ihtiyaç var. Eğer bu kongrede giderilemezse bu konuştuğum şeyler hayata geçemiyorsa 2023, 2053, 2071’i hiç kimse konuşmasın. İş aslına, AK Parti’nin kuruluş felsefesine dönecek. Bunun adına dava deniyor. Davadan AK Partililere bahsettiğin zaman ne davası diyor.
5 yıldan beri hiçbir Millettekiyle hiçbir İl Başkanıyla görüşme, yapmadım. Ben 41 yıldır siyasetin içerisindeyim. Hatta lise yıllarımdan itibaren Gençlik Hareketi ile akabinde Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, AK Parti çizgisi içerisinden gelen bir adamım. Bu çizginin mihenk taşı dostluk, kardeşlik ve vefadır. 5 yıldan beri beni hiçbir Milletvekili hiçbir İl Başkanı herhangi bir konu hakkında görüşme, sohbet olmadı. Zaten bütün sıkıntının temeli budur. Bu vatandaşla da esnafla da olmuyor. Böyle bir başka parti olmuş. Parti rayından çıkmış, tren gidiyor ama nereye gidiyor? İl Kongreleri buna bir dur demenin zamanıdır. Bunu da AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan İl Kongreleriyle buna bir dur demenin zamanıdır işaretini son toplantıda mesajı alan almıştır.” Şeklinde konuştu (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
Türkiye’yi yara almadan çıkarabilecek siyasi hareketin AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Emir, “Genel manada milletin sesi olarak kurulan bir siyasi hareket. Gücünü milletten aldı ve parti kurulduğu andan itibaren ilk seçimde iktidara geldi. Dolayısıyla AK Parti kuruluş aşamasına baktığımız zaman belki Ankara’da kuruldu ama taşrada bütün tabelalarını millet astı. Millet binasını buldu. Yukarıdakilere sadece prosedürü tamamlamak kaldı. Çıkış noktası millet menşeili olan Ankara’nın sisli, puslu koridorlarında kurulmayan AK Parti bugün geldiğimiz noktada milletin umudu olarak kurulmuştu. Ancak şu anda izlediğimiz kadarıyla eğer bir siyasi hareket umut olmaya devam ediyorsa tekrar iktidar şansı vardır. Son anketlere baktığımız zaman bu anketlerde AK Parti yine birinci parti gözüküyor. Oyları 32-35 mesafesinde gözüküyor. Fakat Türkiye’de eğer iktidar zafiyete uğramışsa iktidara gelecek olan siyasi hareketin ana muhalefet partisi olması gerekiyor. Ama yine anketlere baktığımızda ana muhalefet partisinin de oylarının düştüğü görülüyor. Peki yeni kurulan ve kurulacak siyasi partilerin anketlerdeki oy oranı ne? Onlar da %1-2 civarlarında seyrediyor. Bu tablo neyi gösteriyor? Anketin en aşağısına baktığımız zaman şöyle bir şey görüyoruz. İnsanların %7,5’i ‘Ben sandığa gitmem, protesto ediyorum’ diyor. %12,5’i de ‘Kararsızım’ diyor. Bunları topladığımız zaman Türkiye’de aşağı yukarı %22 civarında kararsızım veya sandığa gitmem diyen bir parti var. Bu parti de şu anda Türkiye’nin ikinci partisi konumunda. Ana muhalefet partisi ikinci değil AK Parti’den sonra gelen parti kararsızlardan oluşuyor. Başka bir ankette şöyle bir tablo var. Türkiye’nin ve dünyanın geçtiği bu sıkıntılı süreçte Türkiye’yi bu süreçten kim çıkarabilir? Yine oraya bakıyoruz. %32 civarında Recep Tayyip Erdoğan çıkıyor. Bütün muhalefet partilerinin bir araya gelmesiyle anca %31 civarında oluyor. Bütün bunlar ne anlatıyor? Millet AK Parti’den umudunu kesmemiştir. İşaret budur. Ancak yine aynı millet diyor ki ‘Pandemiden Türkiye’yi yara almadan çıkarabilecek siyasi hareket AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’dır.’ Ancak bütün bunlara rağmen bir umut olmaya devam ediyor.” Diye konuştu.
Emir, Ak partinin hikayesi olduğunu, hikâye yazarak iktidar olduğunu ezilenlerin nefes alma hikayesi, sessiz yığınların sesini duyurma hikayesi, fakir fukaraya sahip çıkılma hikayesi, Milletle buluşma hikayesi, sürekli millete dayanan bir siyasi davranış içerisinde olma hikayesi, milletle kucaklaşan, tokalaşan, konuşurken gözünün içine bakan, onların sıkıntılarını dinleyen bir Ak Parti’nin olduğunu ilk seçimde iktidara geldiğini söyledi.
Emir, Ak Parti’nin kopuşunun göründüğünü ifade ederek “Şimdi gördüğümüz tablo bu mu diye sorarsanız, gördüğümüz tablo bu değil. Zaten bu olmadığı da anket sonuçlarından belli. Bence siyasette genel geçer bir kaide var. Adam yerine konmak diye bir şey var. Eğer sen İl Başkanı olarak Milletvekili olarak Belediye Meclis Üyesi olarak ya da AK Parti’nin yönetimlerinde bulunan ve AK Parti’yi o bulunduğun yerde temsil eden bir şahıs olarak milletin telefonuna çıkmıyorsan, daha sonra dönmüyorsan, herhangi bir sıkıntısını ilettiği zaman ben bu işlere bakmıyorum diyorsan, beni sık sık aramayın diyorsan burada milletle olan bağ kopmuştur demektir. Zaten bu kopuşun göstergesi anketlerde net olarak görünüyor.” İfadelerini kullandı.
“EĞER BUNLARI KONUŞUYORSAK BİR YERDE ARIZA VAR”
Emir, “O, onu ziyaret etti. Bu, bunu ziyaret etti. Şuraya gittik. Bütün bunlar fotoğraflarda, sosyal medyalarda. Vatandaş şunu söylüyor. Benim derdim olduğu zaman ben derdimi anlatmalıyım. Bu derdim de belediyede meclis üyesi vasıtasıyla çözülmeli. Köyde oturuyorum. Derdimi il genel meclisi üyesine anlatmalıyım. İl genel meclisi üyesi de o problemi çözmek için en azından gayret ettiğini görmeliyim. Ben 24 saat il başkanına ulaşabilmeliyim. 24 saat telefonu açık olmalı. Ulaşamazsam beni sonra arayacak bir il başkanı olmalı. Ben bunları böyle istiyorum diye söylemiyorum. Milletten kopmuş bir AK Parti var. Eğer bunları konuşuyorsak bir yerde arıza var. Bu arıza dalga dalga sokakta kartopu gibi büyüyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘Kibirli olunmayacak. Herkesle istişare olacak. O şehirde daha önce AK Parti’de görev alan arkadaşlarımız ziyaret edilecek. Onların kırılan kalpleri varsa kalpler tamir edilecek. Birlik olacak. Kardeş olacağız.’ Şimdi Edirne’de böyle bir tablo mu var? Böyle bir tablo yok.” Dedi.
“DAVADAN AK PARTİLİLERE BAHSETTİĞİN ZAMAN NE DAVASI DİYOR”
Emir, genel başkanın azminin televizyonda kaldığını belirterek, “Fabrika ayarlarına dönülmesi gerekiyor. O ruhun tekrar gelmesi gerekiyor. AK Parti olarak bir uyanışa ihtiyacımız var. Şu anda bir dirilişe ihtiyacımız var. Göz göze gelmeye ihtiyacımız var. Önce kendi evimizin içerisinde birlik, beraberliği test edeceğiz ki daha sonra komşuyla irtibat kuracaksın. Genel Başkan’ın azmi sadece televizyonda söylemde kalıyor. AK Parti’ye güç veren ve partiyi sırtında taşıyabilecek yeni bir ruha ihtiyaç var. Dertli insanlara ihtiyaç var. Dertli insanları dinleyecek, yaralarına merhem olacak insanlara ihtiyaç var. Eğer bu kongrede giderilemezse bu konuştuğum şeyler hayata geçemiyorsa 2023, 2053, 2071’i hiç kimse konuşmasın. İş aslına, AK Parti’nin kuruluş felsefesine dönecek. Bunun adına dava deniyor. Davadan AK Partililere bahsettiğin zaman ne davası diyor.
5 yıldan beri hiçbir Millettekiyle hiçbir İl Başkanıyla görüşme, yapmadım. Ben 41 yıldır siyasetin içerisindeyim. Hatta lise yıllarımdan itibaren Gençlik Hareketi ile akabinde Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, AK Parti çizgisi içerisinden gelen bir adamım. Bu çizginin mihenk taşı dostluk, kardeşlik ve vefadır. 5 yıldan beri beni hiçbir Milletvekili hiçbir İl Başkanı herhangi bir konu hakkında görüşme, sohbet olmadı. Zaten bütün sıkıntının temeli budur. Bu vatandaşla da esnafla da olmuyor. Böyle bir başka parti olmuş. Parti rayından çıkmış, tren gidiyor ama nereye gidiyor? İl Kongreleri buna bir dur demenin zamanıdır. Bunu da AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan İl Kongreleriyle buna bir dur demenin zamanıdır işaretini son toplantıda mesajı alan almıştır.” Şeklinde konuştu (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





