Muharrem ayında MHP Edirne İl Yönetimi, cem vakfı eğitim ve kültür merkezi vakfı Edirne şubesini ziyaret etti. MHP Edirne İl Başkanı Zakir Tercan, ailevilere yönelik art niyetli ve itibarsızlaştırma düşünceleri ülkeye yapılacak kötülük olduğunu belirtti. Tercan, Aleviyle sünni kardeş olduğunu vurguladı. Tercan cemevi ziyareti sonrasında yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“Türkiye’de Alevi-Sünlü kavgası çıkarmaya çalışmak emperyalizm laboratuvarlarının yıllardır en gözde planları arasındadır. 1980 öncesi Alevi-Sünni kavgası çıkarmak için kanlı tezgahları defalarca denediler. 1990 sonrası da bu plandan asla vazgeçmediklerini gösterdiler. Alevi vatandaşlarımızın kapısına kırmızı boyayla çarpı işareti çizmek, cemevlerine çeşitli aralıklarla saldırılar düzenlemek güncelliğini hiç kaybetmedi. Emperyalizm odakları ve içimizdeki uşakları bu planı hep ellerinin altında tutuyor.
Alevi-Sünlü çatışması çıkarmak için, birileri düğmeye basmış olup, ülkemizde kaos ortamı yaratmak ve kardeşi kardeşe düşürmek ve kırdırmak için her türlü Bizans oyunu oynuyorlar. MHP ve Ülkücü camia olarak bu bölücülere fırsat vermeyeceğiz. Çünkü; Alevi-Sünlü özbeöz kardeştir, ayrım yapan kalleştir.
Alevi Vatandaşlarımız ve kardeşlerimiz; Öyle güzel insanlar ki, gülünce çiçekler açar yüzlerinde, konuşunca bal akar dudaklarından. Özleri sözlerine kefildir. Kalpleri temiz, vicdanları pektir. Güzellik ve iyilik kötülüğü mutlaka yenecektir. Onlar, Sarıkamış ‘da zemheri de, Çanakkale’de dört mevsimde, Millî Mücadele de' ise her Cephededirler. Karadeniz'de ‘Çepni’ Doğu da ‘Türkmen’, Ege'de ‘Tahtacı’, Anadolu'da kimi zaman ‘Aşiret’, Ecek kimi zaman ‘Kızılbaş’, kimi zaman da Alevı̇ dediklerimiz Türk'ün özbe öz oğuz boyu dan olan güzide insanlardır. Hz. Muhammed'i "peygamber", Hz. Ali'yi ‘Pı̇r’, On iki imamı ‘düstur’ Ehlibeyti ‘şiar " edinmişlerdir.
Düşüncelerin de sosyal ve içtimai yaşantılarında İslam Tasavvuf Felsefesinin inanç̧ ve ahlak boyutuna fazlasıyla önem vererek, ‘eline, beline, diline’ hakim olma şuuru ile yaşamayı ve yasatmayı ilke edinmişlerdir.
Hassasiyet ve Adalet anlayışları, Cem Evlerindeki icra ettikleri Musahiplik Cemı̇'nde, kapılarını ve Gönüllerini ‘hırsıza, katile, yolsuza ve de düşküne tamamen kapatarak camianın kirlenmesine asla müsaade etmezler. Sazın sözün ve muhabbetin, semah dönerek vücut bulması, Muhammed ve Ali'nin isimleri her geçtiğin de dökülen gözyaşları, İslam’a bağlılık ve hürmetlerinin en Güzel tezahürüdür. Alevı̇ler, bu mübarek coğrafyada içinde yasattıkları, vatan ve memleket sevgisi ile yoğrulmuş̧, Türk’ün örf ve adetini özümsemiş̧, ı̇slamı kendi kültür ve değerleriyle güzelleştirerek inancımızın zenginleşmesine neden olmuşlardır. Tarihin hiçbir döneminde Milletine ve Devleti'ne asla ihanet, delalet etmeden ve husumet beslemeden etle tırnak olmayı bilmişlerdir.
Alevi Kardeşlerimiz ve dostlarımız hakkında, art niyetli ve önyargılı itibarsızlaştırma düşünceleri ve çirkin politikalara meze edilmek istenmeleri bu Ülkeye yapılacak en büyük kötülük olarak görmekteyim. Onlar bizim gözümüz de, Hacı Bektaşı̇ Velı̇ 'nin Anadolu'yu "Türkleştirmek ve islamlaştırmak" üzere çıktığı bu Mübarek yolunu yol bilenlerle, Pı̇r Sultan'ın hakka teslimiyetin deki incelik şuuruyla "Evveli Muhammed, Ahirim Ali" diyen Can’lardır.
Hepimiz insan sevgisine önem veren dini, insancı, yaşantısı, kültürü̈ neyse saygı duyar, her kesime kapılarını açan ve kucaklayan duygu ve düşünceye sahibiz. Türküyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle ile bütünleşmiş, bağrına basmış̧ ve her kesimi bir bütün olarak kabul etmiş̧ bir yapıya sahibiz. Çünkü̈; Alevi kardeşlerimiz bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olup, bu ülke için çok bedeller ödeyen asil ruhlu, erdemli ve vatan severlerdir. Alevi de bizim Sünni de bizimdir! Cami de bizim Cemevi de bizimdir. Ayrımcılık yapanlar asırlar geçse de Yezid’in safından hala ve henüz çıkmayanlardır.
Türk milleti dün olduğu gibi, bugünlerde de aynı feraseti, aynı hassasiyeti göstererek tüm bu emperyalist oyunları bozmaya etmelidir. Bir ülkede iç karışıklığın olması o ülkenin dış müdahalelerle daha açık hale geldiği gerçeği örnekleriyle ortadadır. Irak, Suriye, Libya, Mısır, Tunus, Afganistan ve daha birçok ülke her yönüyle bunun örneği durumundadır.
MHP olarak; Cem Evimizi ve Canlarımızı ziyaret ettik. Ziyaretimiz esnasında bize göstermiş oldukları ilgiye, alakaya, misafirperverliklerine ve ikramlarına çok teşekkür ediyoruz.
Muharrem Ayı'nın Milletimize, İslam Alemine, Türk dünyasına; sağlık, huzur, mutluluk, bereket, barış, kardeşlik, birlik ve beraberlik getirmesini; tutulan oruçların ve yapılan ibadetlerin Allah katında kabul olmasını diliyor, saygılar sunuyorum.” (Haber Merkezi)
“Türkiye’de Alevi-Sünlü kavgası çıkarmaya çalışmak emperyalizm laboratuvarlarının yıllardır en gözde planları arasındadır. 1980 öncesi Alevi-Sünni kavgası çıkarmak için kanlı tezgahları defalarca denediler. 1990 sonrası da bu plandan asla vazgeçmediklerini gösterdiler. Alevi vatandaşlarımızın kapısına kırmızı boyayla çarpı işareti çizmek, cemevlerine çeşitli aralıklarla saldırılar düzenlemek güncelliğini hiç kaybetmedi. Emperyalizm odakları ve içimizdeki uşakları bu planı hep ellerinin altında tutuyor.
Alevi-Sünlü çatışması çıkarmak için, birileri düğmeye basmış olup, ülkemizde kaos ortamı yaratmak ve kardeşi kardeşe düşürmek ve kırdırmak için her türlü Bizans oyunu oynuyorlar. MHP ve Ülkücü camia olarak bu bölücülere fırsat vermeyeceğiz. Çünkü; Alevi-Sünlü özbeöz kardeştir, ayrım yapan kalleştir.
Alevi Vatandaşlarımız ve kardeşlerimiz; Öyle güzel insanlar ki, gülünce çiçekler açar yüzlerinde, konuşunca bal akar dudaklarından. Özleri sözlerine kefildir. Kalpleri temiz, vicdanları pektir. Güzellik ve iyilik kötülüğü mutlaka yenecektir. Onlar, Sarıkamış ‘da zemheri de, Çanakkale’de dört mevsimde, Millî Mücadele de' ise her Cephededirler. Karadeniz'de ‘Çepni’ Doğu da ‘Türkmen’, Ege'de ‘Tahtacı’, Anadolu'da kimi zaman ‘Aşiret’, Ecek kimi zaman ‘Kızılbaş’, kimi zaman da Alevı̇ dediklerimiz Türk'ün özbe öz oğuz boyu dan olan güzide insanlardır. Hz. Muhammed'i "peygamber", Hz. Ali'yi ‘Pı̇r’, On iki imamı ‘düstur’ Ehlibeyti ‘şiar " edinmişlerdir.
Düşüncelerin de sosyal ve içtimai yaşantılarında İslam Tasavvuf Felsefesinin inanç̧ ve ahlak boyutuna fazlasıyla önem vererek, ‘eline, beline, diline’ hakim olma şuuru ile yaşamayı ve yasatmayı ilke edinmişlerdir.
Hassasiyet ve Adalet anlayışları, Cem Evlerindeki icra ettikleri Musahiplik Cemı̇'nde, kapılarını ve Gönüllerini ‘hırsıza, katile, yolsuza ve de düşküne tamamen kapatarak camianın kirlenmesine asla müsaade etmezler. Sazın sözün ve muhabbetin, semah dönerek vücut bulması, Muhammed ve Ali'nin isimleri her geçtiğin de dökülen gözyaşları, İslam’a bağlılık ve hürmetlerinin en Güzel tezahürüdür. Alevı̇ler, bu mübarek coğrafyada içinde yasattıkları, vatan ve memleket sevgisi ile yoğrulmuş̧, Türk’ün örf ve adetini özümsemiş̧, ı̇slamı kendi kültür ve değerleriyle güzelleştirerek inancımızın zenginleşmesine neden olmuşlardır. Tarihin hiçbir döneminde Milletine ve Devleti'ne asla ihanet, delalet etmeden ve husumet beslemeden etle tırnak olmayı bilmişlerdir.
Alevi Kardeşlerimiz ve dostlarımız hakkında, art niyetli ve önyargılı itibarsızlaştırma düşünceleri ve çirkin politikalara meze edilmek istenmeleri bu Ülkeye yapılacak en büyük kötülük olarak görmekteyim. Onlar bizim gözümüz de, Hacı Bektaşı̇ Velı̇ 'nin Anadolu'yu "Türkleştirmek ve islamlaştırmak" üzere çıktığı bu Mübarek yolunu yol bilenlerle, Pı̇r Sultan'ın hakka teslimiyetin deki incelik şuuruyla "Evveli Muhammed, Ahirim Ali" diyen Can’lardır.
Hepimiz insan sevgisine önem veren dini, insancı, yaşantısı, kültürü̈ neyse saygı duyar, her kesime kapılarını açan ve kucaklayan duygu ve düşünceye sahibiz. Türküyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle ile bütünleşmiş, bağrına basmış̧ ve her kesimi bir bütün olarak kabul etmiş̧ bir yapıya sahibiz. Çünkü̈; Alevi kardeşlerimiz bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olup, bu ülke için çok bedeller ödeyen asil ruhlu, erdemli ve vatan severlerdir. Alevi de bizim Sünni de bizimdir! Cami de bizim Cemevi de bizimdir. Ayrımcılık yapanlar asırlar geçse de Yezid’in safından hala ve henüz çıkmayanlardır.
Türk milleti dün olduğu gibi, bugünlerde de aynı feraseti, aynı hassasiyeti göstererek tüm bu emperyalist oyunları bozmaya etmelidir. Bir ülkede iç karışıklığın olması o ülkenin dış müdahalelerle daha açık hale geldiği gerçeği örnekleriyle ortadadır. Irak, Suriye, Libya, Mısır, Tunus, Afganistan ve daha birçok ülke her yönüyle bunun örneği durumundadır.
MHP olarak; Cem Evimizi ve Canlarımızı ziyaret ettik. Ziyaretimiz esnasında bize göstermiş oldukları ilgiye, alakaya, misafirperverliklerine ve ikramlarına çok teşekkür ediyoruz.
Muharrem Ayı'nın Milletimize, İslam Alemine, Türk dünyasına; sağlık, huzur, mutluluk, bereket, barış, kardeşlik, birlik ve beraberlik getirmesini; tutulan oruçların ve yapılan ibadetlerin Allah katında kabul olmasını diliyor, saygılar sunuyorum.” (Haber Merkezi)





