Haber: Hatice ÖZSOY
Mevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri insan vücudunu olumsuz etkileyerek bazı sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bağışıklık sistemini zayıflatan mevsim değişikliklerinin olumsuz etkilerinden en çok da hamileler, yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olanlar etkileniyor. Özel Trakya Hastanesi Dâhiliye Bölümü Uz. Dr. Murat Ülgey mevsim geçişlerinde özellikle dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı.
Uz. Dr. Ülgey, her türlü besin tüketmek, özellikle sebze meyve ve bol sıvı tüketimine dikkat çekerken, “İlkbahara girdiğimiz bu dönemde özellikle havanın gündüz sıcak olup gece ise soğuması nedeniyle sık-sık üst solunum yolu enfeksiyonu dediğimiz; nezle, grip, faranjit gibi hastalıkları sıkça görebiliyoruz. Bu mevsim geçişlerinde bu tür hastalıklarda artış izlenmektedir. Konuyla ilgili dikkat edilmesi gereken şeyler; giyeceklerimiz, yiyeceklerimiz ve uygun ilaç tedavisi. Giyeceklerden başlarsak, hava sıcaklıklarının günün belirli saatlerinde hissedilir derecede artıp azalmasından dolayı bu dönemde genellikle kat-kat giyinilmesini öneriyoruz. Örneğin alta ince bir t-shirt üstüne daha kalın mont diyebileceğimiz kıyafetler giyilmesini öneriyoruz. Gündüz hava sıcaklığında bu montlar çıkarılıp t-shirt akşam soğuk havada ise montu giyerek kendilerini korumalarını tavsiye ediyoruz hastalarımıza. İkinci husus beslenme düzeni. Beslenmede her şeyi yiyebilmek çok önemlidir. Bunların içerisinde; meyve, sebze, et, balık tüm kategorileri katabiliriz. Dengeli beslenmek bizi hastalıklardan olabildiğince uzak tutar. Özellikle ne kadar son zamanlarında olsak da C vitamini açısından zengin olan portakal, mandalina, limon, greyfurt gibi meyvelerin tüketimi ciddi derecede önem taşıyor. Bunların dışında en önemlilerinden dediğimiz bol miktarda sebze ve sıvı tüketimi. Bunun dışında kalabalık ortamlardan olabildiğince uzak kalmalıyız bu dönemde. Hapşuruk, öksürük gibi eylemlerde bulaşan hastalıklardır üst solunum yolu enfeksiyonları. Mümkün olduğunca alışveriş merkezleri, toplu ulaşım, kalabalık çarşılardan uzak kalmak en iyisidir.
“BİLİNÇSİZ ANTİBİYOTİK KULLANILMAMALI”
Nezle grip gibi hastalıkların antibiyotik kullanmadan geçebileceğini belirten Uz. Dr. Ülgey, doktor kontrolünün dışında antibiyotik kullanılmaması gerektiğinin önemini vurguladı.
Ülgey, “Son husus ise doktor kontrolüdür. Bu hastalıklar geçici ve çoğunlukla antibiyotik gerektirmeyen hastalıklardır. Bu yüzden bilinçsiz şekilde antibiyotik kullanılması ilerde daha ağır bir enfeksiyon geliştiğinde buna karşı direnç gelişmesine ve hastalığın ilerlemesine yol açacaktır. Dolayısıyla doktora gitmeden kesinlikle antibiyotik kullanılmamalı. Daha çok nezle ve grip için hafif diyebileceğimiz ateş düşürücü ilaçlar, öksürük şurupları kullanılabilir. Hastalığa yakalanıldıktan sonraki süreçte doktorun verdiği ilaçların dışında en önemli unsurlardan biri istirahat etmek ve bol sıvı tüketimidir” dedi.
KRONİK HASTALIĞI OLANLAR DİKKAT
Kronik hastalığı olanların, ısı kontrol merkezi zorlandığından ısı değişimlerine karşı daha hassas olduklarını, bu nedenle şeker, kalp, koah, tansiyon, böbrek ve astım hastalarının beslenmelerine ayrıca özen göstermeleri gerektiğini söyleyen Ülgey, “Özellikle şeker, kalp, koah, tansiyon, böbrek ve astım hastalarında bu hastalıklar kendi seyrinden daha ağır görülebilir. Bizler bu grup hastalara nezle ve gribi hafife almamalarını öneriyoruz. İlk belirtiler görüldüğünde derhal doktora giderek tedavi sürecine başlanmasını önemli buluyoruz. Saydıklarımdan farklı olarak genellikle bu hastalıklara sahip olanlar hastalığın ilk zamanlarında antibiyotik tedavisine başlıyoruz ki ilerleyen dönemler vücut dirençleri düşerek hastalığın zatürreeye dönüşmesini engellemeye çalışıyoruz. Dediğim gibi bu hastalığa sahip kişilerin en başında doktora gelmeleri ve hafif hastalık diyerek geçiştirmemeleri gerekiyor” şeklinde konştu.





