Sağlık çalışanları, ‘Kızanlar çok kızıyor. Pahalılıktan ciğer yiyemiyoruz beyaa’ ve ‘2022’de Meriç taşmadı ama sabrımız taştı” yazılı dövizlerle ekonomik sıkıntılara ve alım gücünün düşmesine dikkat çekti.
Sağlık çalışanlarının özlük haklarından mahrum kaldığını ifade eden Arslan; “Yoğun ve fedakar bir şekilde sağlık hizmetinin etkin, verimli ve kesintisiz olarak sunulmasını gerçekleştirmek üzere görevlerini yapmakta olan sağlık çalışanları, siyasi iktidarın hastalı karar ve stratejileri nedeniyle özlük haklarından ve emeklerinin ekonomik karşılığında mahrum kalmaktadırlar” şeklinde konuştu.
Mecliste düzenlenen yasa teklifinin yetersiz olduğuna dikkat çeken Arslan, şu ifadeleri kullandı; “Aralık ayında hazırlanan tasarı ilk dillendirildiğinde Genel Sağlık-İş olarak olumlu ama yetersiz olduğunu ifade etmiştik. Düzenlemenin temel maaş artışı ile birlikte tüm sağlık çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini beklerken üzerinden neredeyse 6 ay geçmiş, kırpıla kırpıla meclise eskisinden de kötü bu 14 maddelik teklif getirilmiştir. 07.06.2022 tarihinden itibaren görüşülmeye başlanan 'Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' de sağlık çalışanlarının özlük haklarının ve ekonomik durumlarının iyileştirilmesi bakımından ihtiyacı karşılayacak nitelikte değildir. Mevcut haliyle bu yasa taslağı Aralık ayında gündeme gelen taslağın gerisinde kalmış, yetersiz düzenlemedir. TBMM Başkanlığına sunulan özlük haklarının düzenlenmesine ilişkin 14 maddelik yasa teklifinin hiçbir değeri olmadığını, adil ve vicdani hiçbir tarafı olmadığını hepimiz gördük. Yasa teklifinde performanstan başka bir şey yoktur. Tavan ek ödeme tutarının arttırılması kimseye bir kazanç getirmeyecektir. Sağlık Bakanlığı'na bağlı kuruluşlarda tavan ek ödeme verebilecek kurum şuan yoktur. Malzeme ihtiyaçlarını bile karşılayamayan pek çok hastane, bırakın tavandan ek ödemeyi taban ek ödeme miktarını bile ödeyemez durumdadır. Sabit ek ödemelerin genel bütçeden ödenecek olması olumlu olmakla birlikte bu düzenleme ek ödemeden mahsuplaşma yapılmadan hayata geçmesi gerekmektedir. Tasarı hekimlere hiçbir getirisi olmadığı gibi hiçbir sağlık çalışanına da, Sağlık Bakanının deyimiyle 'önemli' iyileştirmeler asla getirmemektedir.”
Sağlık çalışanlarının yoksulluk sınırının altında bir yaşam sürdüğünü ifade eden Arslan, taleplerini açıkladı. Arslan; “Sağlığa uzaktan bakan bir Sağlık Bakanı'ndan, çalışana kin ve garez içinde olan bürokrattan ve kamu çalışanının yediği lokmada gözü olan iktidar milletvekilinden sağlık çalışanına bir fayda gelmeyeceği ortadadır. Maaşlarımızın bütçeye yük olduğunu söyleyerek mecliste vekil olarak görev yapanlar, kamu çalışanlarının yoksulluk sınırı altında bir yaşam sürdüğünden bihaberdir. Burada bu fırsatla söylemek istiyorum ki AKP Manisa milletvekili tüm sağlık çalışanlarından özür dilemelidir. Milletvekili dün ekonomik nedenlerle intihar eden sağlık çalışanın ailesinden özür dilemelidir.
Sağlıkta etkin şiddet yasası bir an önce kanunlaşmasını, performansa dayalı ek ödeme sisteminde kalem oyunları değil, temel ücretlerde artış yapılmasını, sağlık çalışanlarına insan onuruna yaraşır emekliliğe yansıyan tek kalem maaş düzenlemesi, kademeli ek gösterge artışının tüm sağlık emekçilerini kapsayacak gerçekçi düzenlemesinin bir an önce hayata geçirilmesini, 5510 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun kaldırılmasını, geçmişe etkili 90 gün yıpranma payı düzenlemesi çok geç olmadan istemekteyiz. Sendikaların ve meslek örgütlerinin görüşlerini almadan yapılacak her türlü düzenlemenin eksik kalacağını ve tek kalemde temel maaşa yapılmayan hiçbir sözde artışı kabul etmediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Sağlık çalışanlarının özlük haklarından mahrum kaldığını ifade eden Arslan; “Yoğun ve fedakar bir şekilde sağlık hizmetinin etkin, verimli ve kesintisiz olarak sunulmasını gerçekleştirmek üzere görevlerini yapmakta olan sağlık çalışanları, siyasi iktidarın hastalı karar ve stratejileri nedeniyle özlük haklarından ve emeklerinin ekonomik karşılığında mahrum kalmaktadırlar” şeklinde konuştu.
Mecliste düzenlenen yasa teklifinin yetersiz olduğuna dikkat çeken Arslan, şu ifadeleri kullandı; “Aralık ayında hazırlanan tasarı ilk dillendirildiğinde Genel Sağlık-İş olarak olumlu ama yetersiz olduğunu ifade etmiştik. Düzenlemenin temel maaş artışı ile birlikte tüm sağlık çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini beklerken üzerinden neredeyse 6 ay geçmiş, kırpıla kırpıla meclise eskisinden de kötü bu 14 maddelik teklif getirilmiştir. 07.06.2022 tarihinden itibaren görüşülmeye başlanan 'Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' de sağlık çalışanlarının özlük haklarının ve ekonomik durumlarının iyileştirilmesi bakımından ihtiyacı karşılayacak nitelikte değildir. Mevcut haliyle bu yasa taslağı Aralık ayında gündeme gelen taslağın gerisinde kalmış, yetersiz düzenlemedir. TBMM Başkanlığına sunulan özlük haklarının düzenlenmesine ilişkin 14 maddelik yasa teklifinin hiçbir değeri olmadığını, adil ve vicdani hiçbir tarafı olmadığını hepimiz gördük. Yasa teklifinde performanstan başka bir şey yoktur. Tavan ek ödeme tutarının arttırılması kimseye bir kazanç getirmeyecektir. Sağlık Bakanlığı'na bağlı kuruluşlarda tavan ek ödeme verebilecek kurum şuan yoktur. Malzeme ihtiyaçlarını bile karşılayamayan pek çok hastane, bırakın tavandan ek ödemeyi taban ek ödeme miktarını bile ödeyemez durumdadır. Sabit ek ödemelerin genel bütçeden ödenecek olması olumlu olmakla birlikte bu düzenleme ek ödemeden mahsuplaşma yapılmadan hayata geçmesi gerekmektedir. Tasarı hekimlere hiçbir getirisi olmadığı gibi hiçbir sağlık çalışanına da, Sağlık Bakanının deyimiyle 'önemli' iyileştirmeler asla getirmemektedir.”
Sağlık çalışanlarının yoksulluk sınırının altında bir yaşam sürdüğünü ifade eden Arslan, taleplerini açıkladı. Arslan; “Sağlığa uzaktan bakan bir Sağlık Bakanı'ndan, çalışana kin ve garez içinde olan bürokrattan ve kamu çalışanının yediği lokmada gözü olan iktidar milletvekilinden sağlık çalışanına bir fayda gelmeyeceği ortadadır. Maaşlarımızın bütçeye yük olduğunu söyleyerek mecliste vekil olarak görev yapanlar, kamu çalışanlarının yoksulluk sınırı altında bir yaşam sürdüğünden bihaberdir. Burada bu fırsatla söylemek istiyorum ki AKP Manisa milletvekili tüm sağlık çalışanlarından özür dilemelidir. Milletvekili dün ekonomik nedenlerle intihar eden sağlık çalışanın ailesinden özür dilemelidir.
Sağlıkta etkin şiddet yasası bir an önce kanunlaşmasını, performansa dayalı ek ödeme sisteminde kalem oyunları değil, temel ücretlerde artış yapılmasını, sağlık çalışanlarına insan onuruna yaraşır emekliliğe yansıyan tek kalem maaş düzenlemesi, kademeli ek gösterge artışının tüm sağlık emekçilerini kapsayacak gerçekçi düzenlemesinin bir an önce hayata geçirilmesini, 5510 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun kaldırılmasını, geçmişe etkili 90 gün yıpranma payı düzenlemesi çok geç olmadan istemekteyiz. Sendikaların ve meslek örgütlerinin görüşlerini almadan yapılacak her türlü düzenlemenin eksik kalacağını ve tek kalemde temel maaşa yapılmayan hiçbir sözde artışı kabul etmediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





