Edirne'de yaşayan 47 yaşındaki kispet ustası Adem Kayın, çocukluk yıllarında babasıyla izlemeye başladığı Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ne bugün pehlivanlar için diktiği kispetlerle katkı sunuyor. Yaklaşık 15 yıldır bu mesleği sürdüren Kayın, geleneksel el sanatlarından biri olan kispet ustalığını yaşatarak tarihi mirası gelecek nesillere aktarmaya çalışıyor.
El sanatları öğretmenliği mezunu olan Kayın, deri işleme konusundaki bilgi birikimini kispet yapımına yönlendirdiğini söyledi. Kaybolmaya yüz tutmuş el sanatları üzerine yaptığı araştırmalar sırasında kispet ustalığının da bu meslekler arasında yer aldığını gördüğünü belirten Kayın, bu alanda kendini geliştirmeye karar verdi.
Bu amaçla usta kispetçi Bigalı İrfan Şahin'in yanında yaklaşık altı ay eğitim alan Kayın, daha sonra kendi atölyesinde kispet dikmeye başladı. Kispet yapımının yalnızca teknik bilgiyle değil, ustalık ve tecrübeyle öğrenilebileceğini ifade eden Kayın, yıllardır pehlivanlara özel üretim yaptığını dile getirdi.
Kispetin tarihine de ilgi duyduğunu belirten Kayın, eşiyle birlikte bu alanda akademik çalışma gerçekleştirdiklerini söyledi. Eşinin bitirme tezini kispet üzerine hazırladığını ifade eden Kayın, bu çalışmayı kitaplaştırarak gelecek kuşaklara kaynak bırakmayı hedeflediklerini kaydetti.
Bir kispetin yapımının en az üç gün sürdüğünü belirten Kayın, ürünün ömrünün ise pehlivanın kullanım ve muhafaza şekline bağlı olduğunu söyledi. Güreş sonrası kispetin ılık suyla temizlenip gölgede kurutulması ve hafif yağlanarak saklanması halinde 3 ila 5 yıl kullanılabildiğini aktaran Kayın, uygun koşullarda muhafaza edilmeyen kispetlerin ise kısa sürede zarar görebildiğini ifade etti.
Dana derisinden üretilen kispetlerin 7 bin 500 ile 20 bin lira arasında değişen fiyatlarla satıldığını belirten Kayın, kispet üzerindeki işlemelerin yalnızca süs amacı taşımadığını, deriyi sağlamlaştırmak için yapıldığını vurguladı. Özellikle kasnak bölümünde 6-7 kat deri kullandıklarını söyledi.
Çocukluğundan bu yana takip ettiği Kırkpınar'ın bugün mesleğinin bir parçası olmasının kendisi için büyük gurur olduğunu dile getiren Kayın, "Bu tarihin içinde olmak ayrı bir gurur veriyor. Kırkpınar ile ilgili yazılan kitaplarda ve araştırmalarda adımın geçtiğini görüyorum. Çok mutlu oluyorum. Çocuğuma bırakabileceğim en güzel hediye bu, tarihte adımızın olması." dedi.
Güreşleri izlerken gözünün pehlivanlardan çok kispetlerde olduğunu söyleyen Kayın, kendi diktiği kispeti giyen sporcuların başarısıyla gurur duyduğunu ifade etti. Kispetin yağlı güreşin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Kayın, "Herkes pehlivanları izliyor, ben kispetleri izliyorum. Benim diktiğim kispeti giyen pehlivanın kazanmasını istiyorum. Kispet pehlivanın yol arkadaşıdır. Güreşte bütün oyunlar kispet üzerinden olduğu için sağlam ve güvenilir olması gerekiyor. Ustamdan öğrendiklerimle yaklaşık 150 yıllık bir mirası yaşatmaya devam ediyorum." diye konuştu.(Haber: Gülşah AK)





