Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK
Edirne Halk Eğitim Merkezinde yapılan etkinlilik saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Edirne Sosyal Bilimler Lisesi Tarih Öğretmeni ve Müdür Yardımcısı, “Akif adına yakışır bir hayat yaşayan istiklal şairimizdir, çünkü Akif sözcüğünün anlamlarından biri de "kendini adayan” dır. Sanki sözlüğü açsak karşımıza onun resmi çıkacaktır. Ayrıca yazdıkları ile hayati arasında tam bir uyum vardır ve buna aykırı davranışları affetmeyen bir karakter abidesi olarak bilinir.
Yaşadığı dönemin onu yetiştirdiğini ama onun da tarihsel kırılma noktalarında dönemi olgunlaştırdığını söylersek hiç fazla söylemiş olmayız. Kuşkusuz Akif, yaşadığı çağdan bugünümüze seslenmeyi ziyadesiyle başarmıştır ' 'Doğrudan doğruya Kuran’dan alıp ilhamı ı' asrın idrakine söyletmeyiz İslam' 1” diye yazıp asrın idrakine nüfuz eden, hücrelerini işleyen, üstünden umutlu hayaller devşirdiğimiz mısralarım okuduğumuzda, oturduğumuz yerden doğrulmayı istediğimiz gerçek değil mi?
Yaşadığı dönemde kendi doğrulduğu gibi, uyuyanları da hakikate uyandıran biri oldu Akif AnadoIu'da açılan milli mücadele bayrağı altına ilk koşanlardan biri oydu. Bir bahar günü serin bir akşamüzeri Ankara’ya varan Akif, vakit kaybetmeden doğruca bir ulusun kaderinin tayin edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yolunu tuttu. Acı ve ızdırap dolu bu çetin günlerde canından çok sevdiği Türk ulusunun yanındaydı artık.
Akif Ankara'ya varır varmaz, işe vatanın bağımsızlığı için kolları sıvamakla başladı. Halkı vatanın bağımsızlığı adına cihada, milli mücadele sancağı altında birleşmeye çağırdı. Bu uğurda Anadolu'yu adım adım dolaşan şair gittiği her vatan bucağında:” Bu vatan da kaybedilirse gidilecek yer kalmaz.” diyerek halka milli mücadeleyi anlatarak yüreklere iman ve ümit aşılamaktaydı. Kastamonu Nasrullah camiinde verdiği vaaz bu çabanın en güzel örneklerinden biridir. Bu ünlü vaazında Mehmet Akif ulusların topla, tüfekle, teyyarelerle yıkılmayacağını, aralarındaki bağlar çözüldüğünde. Herkesin kendi çıkarı peşine düştüğünde yıkılacağım vurgulayarak, halkı milli mücadelede birlik ve beraberliğe çağırmaktaydı. İşte tam da o günlerde cephedeki Mehmetçiği şevke getirip coşturacak bir milli marş yazılması fikri konuşulmaya başlar, Maarif Vekâleti bu fikri yerinde bularak bunun için bir yarışma tertip eder. Tek şart, yazılacak marşın milli mücadele ruhunu ifade edebilecek güç ve kudrette olmasıdır. Bu kutsal görevi yerine getirmek adına çok sayıda şair kaleme sarılarak yazdıkları şiirleri Maarif Vekâletine sunarlar ki, bu şiirlerin sayısı yedi yüzü aşkındır. Ama ne var ki gönderilen şiirlerden hiçbiri İstiklal ve milli mücadele ruhunu yansıtacak kudrete sahip değildir. Böyle büyük bir güç ve kudreti barındıracak bir şiiri ancak İmanıyla, yaşantısıyla Anadolu'nun çektiği ızdırabı hissedebilecek, onun için yanıp kavrulan bir kişi yazılabilirdi, O kişi hiç şüphesiz ki milli mücadeleye gönül vermiş, ulusun derdi ile dertlenmiş Akif'ten başkası değildir. Böyle bir kişinin de milli mücadelenin destanını yazmakta güçlük çekmesi zaten düşünülemezdi de. Göğsündeki sonsuz İman, bitip tükenmek bilmeyen vatan ki ve hürriyete olan sonsuz İnancıyla bu marşı sadece ve sadece o yazabilirdi o kişi onun; Korkma. Cehennem Olsa gelen, Göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki hak yoludur, Dönme bilmeyiz. Yürürüz! Dizeleri beklenen marşın çok önceden müjdeleyicisidir,
Sonuçta milletin çektiği acıyı derinden hisseden mücadelenin ruhuna tercüman olan o büyük, eşsiz şiirini gece gündüz gözünü bir an dahi kırpmadan kaleme almıştır ve bir şiir ortaya çıkmıştır ki bu şiir, bir ulusun trajik bir anda var olup olmama noktasında ihtiyaç duyduğu sonsuz gücü ve her türlü değeri taşımaktadır. Büyük Türk ulusunun tarihini, yılmayan mücadele ruhunu yansıtmaktadır. Bir ulusun yok olmama, var olma direncinin sonucudur bu marş adeta. O marş öyle bir marştır ki, şairi bile ölüm döşeğinde:' 'Bu İstiklal marşını kimse yazamaz ben dahi yazamam. AIIah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.' 'diye haykırmıştır. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere kurtuluş savaşımızda şehit düşen tüm kahraman askerlerimizi ve istiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u minnet ve saygıyla anıyoruz. "Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal” şeklinde konuştu.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından Edirne ili ilkokul ve ortaokul öğrencileri arasında düzenlenen İstiklal Marşı ezbere güzel okuma ve ortaöğretim öğrencileri arasında düzenlenen safahattan bir şiir okuma ile ‘Hakkın Sesi Mehmet Akif’ temalı kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödül töreni düzenlendi.
Dereceye giren öğrencilere TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Ahmet Hamdi Zafer, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Çakır ve Garnizon Komutan Vekili Piyade Albay Adem Yelmen hediyelerini takdim etti.
Ödüllerin takdiminin ardından İlkokullar arası İstiklal Marşını ezbere güzel okuma yarışması 1’incisi İpsala Yeni Karpuzlu İlkokulu öğrencisi Hayat Naz Akman İstiklal Marşını ezbere okudu.
Ortaokullar arası İstiklal Marşını ezbere güzel okuma yarışması 1’incisi Edirne Şehit Üsteğmen Efkan Yıldırım Ortaokulu öğrencisi Handan Azra Karabulut İstiklal Marşını ezbere okudu.
Edirne Sosyal Bilimler Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan Hakkın Sesi Mehmet Akif Ersoy temalı programın sunumu yapıldı.
Edirne Halk Eğitim Merkezinde yapılan etkinlilik saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Edirne Sosyal Bilimler Lisesi Tarih Öğretmeni ve Müdür Yardımcısı, “Akif adına yakışır bir hayat yaşayan istiklal şairimizdir, çünkü Akif sözcüğünün anlamlarından biri de "kendini adayan” dır. Sanki sözlüğü açsak karşımıza onun resmi çıkacaktır. Ayrıca yazdıkları ile hayati arasında tam bir uyum vardır ve buna aykırı davranışları affetmeyen bir karakter abidesi olarak bilinir.
Yaşadığı dönemin onu yetiştirdiğini ama onun da tarihsel kırılma noktalarında dönemi olgunlaştırdığını söylersek hiç fazla söylemiş olmayız. Kuşkusuz Akif, yaşadığı çağdan bugünümüze seslenmeyi ziyadesiyle başarmıştır ' 'Doğrudan doğruya Kuran’dan alıp ilhamı ı' asrın idrakine söyletmeyiz İslam' 1” diye yazıp asrın idrakine nüfuz eden, hücrelerini işleyen, üstünden umutlu hayaller devşirdiğimiz mısralarım okuduğumuzda, oturduğumuz yerden doğrulmayı istediğimiz gerçek değil mi?
Yaşadığı dönemde kendi doğrulduğu gibi, uyuyanları da hakikate uyandıran biri oldu Akif AnadoIu'da açılan milli mücadele bayrağı altına ilk koşanlardan biri oydu. Bir bahar günü serin bir akşamüzeri Ankara’ya varan Akif, vakit kaybetmeden doğruca bir ulusun kaderinin tayin edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yolunu tuttu. Acı ve ızdırap dolu bu çetin günlerde canından çok sevdiği Türk ulusunun yanındaydı artık.
Akif Ankara'ya varır varmaz, işe vatanın bağımsızlığı için kolları sıvamakla başladı. Halkı vatanın bağımsızlığı adına cihada, milli mücadele sancağı altında birleşmeye çağırdı. Bu uğurda Anadolu'yu adım adım dolaşan şair gittiği her vatan bucağında:” Bu vatan da kaybedilirse gidilecek yer kalmaz.” diyerek halka milli mücadeleyi anlatarak yüreklere iman ve ümit aşılamaktaydı. Kastamonu Nasrullah camiinde verdiği vaaz bu çabanın en güzel örneklerinden biridir. Bu ünlü vaazında Mehmet Akif ulusların topla, tüfekle, teyyarelerle yıkılmayacağını, aralarındaki bağlar çözüldüğünde. Herkesin kendi çıkarı peşine düştüğünde yıkılacağım vurgulayarak, halkı milli mücadelede birlik ve beraberliğe çağırmaktaydı. İşte tam da o günlerde cephedeki Mehmetçiği şevke getirip coşturacak bir milli marş yazılması fikri konuşulmaya başlar, Maarif Vekâleti bu fikri yerinde bularak bunun için bir yarışma tertip eder. Tek şart, yazılacak marşın milli mücadele ruhunu ifade edebilecek güç ve kudrette olmasıdır. Bu kutsal görevi yerine getirmek adına çok sayıda şair kaleme sarılarak yazdıkları şiirleri Maarif Vekâletine sunarlar ki, bu şiirlerin sayısı yedi yüzü aşkındır. Ama ne var ki gönderilen şiirlerden hiçbiri İstiklal ve milli mücadele ruhunu yansıtacak kudrete sahip değildir. Böyle büyük bir güç ve kudreti barındıracak bir şiiri ancak İmanıyla, yaşantısıyla Anadolu'nun çektiği ızdırabı hissedebilecek, onun için yanıp kavrulan bir kişi yazılabilirdi, O kişi hiç şüphesiz ki milli mücadeleye gönül vermiş, ulusun derdi ile dertlenmiş Akif'ten başkası değildir. Böyle bir kişinin de milli mücadelenin destanını yazmakta güçlük çekmesi zaten düşünülemezdi de. Göğsündeki sonsuz İman, bitip tükenmek bilmeyen vatan ki ve hürriyete olan sonsuz İnancıyla bu marşı sadece ve sadece o yazabilirdi o kişi onun; Korkma. Cehennem Olsa gelen, Göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki hak yoludur, Dönme bilmeyiz. Yürürüz! Dizeleri beklenen marşın çok önceden müjdeleyicisidir,
Sonuçta milletin çektiği acıyı derinden hisseden mücadelenin ruhuna tercüman olan o büyük, eşsiz şiirini gece gündüz gözünü bir an dahi kırpmadan kaleme almıştır ve bir şiir ortaya çıkmıştır ki bu şiir, bir ulusun trajik bir anda var olup olmama noktasında ihtiyaç duyduğu sonsuz gücü ve her türlü değeri taşımaktadır. Büyük Türk ulusunun tarihini, yılmayan mücadele ruhunu yansıtmaktadır. Bir ulusun yok olmama, var olma direncinin sonucudur bu marş adeta. O marş öyle bir marştır ki, şairi bile ölüm döşeğinde:' 'Bu İstiklal marşını kimse yazamaz ben dahi yazamam. AIIah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.' 'diye haykırmıştır. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere kurtuluş savaşımızda şehit düşen tüm kahraman askerlerimizi ve istiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u minnet ve saygıyla anıyoruz. "Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal” şeklinde konuştu.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından Edirne ili ilkokul ve ortaokul öğrencileri arasında düzenlenen İstiklal Marşı ezbere güzel okuma ve ortaöğretim öğrencileri arasında düzenlenen safahattan bir şiir okuma ile ‘Hakkın Sesi Mehmet Akif’ temalı kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödül töreni düzenlendi.
Dereceye giren öğrencilere TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Ahmet Hamdi Zafer, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Çakır ve Garnizon Komutan Vekili Piyade Albay Adem Yelmen hediyelerini takdim etti.
Ödüllerin takdiminin ardından İlkokullar arası İstiklal Marşını ezbere güzel okuma yarışması 1’incisi İpsala Yeni Karpuzlu İlkokulu öğrencisi Hayat Naz Akman İstiklal Marşını ezbere okudu.
Ortaokullar arası İstiklal Marşını ezbere güzel okuma yarışması 1’incisi Edirne Şehit Üsteğmen Efkan Yıldırım Ortaokulu öğrencisi Handan Azra Karabulut İstiklal Marşını ezbere okudu.
Edirne Sosyal Bilimler Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan Hakkın Sesi Mehmet Akif Ersoy temalı programın sunumu yapıldı.





