Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanışının 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla Trakya Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta, antlaşmanın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki önemi, diplomatik yönü ve günümüze uzanan etkileri değerlendirildi. Akademisyenler ve davetlilerin katıldığı programda, Lozan'ın yalnızca bir barış antlaşması olmadığı, Türkiye'nin bağımsızlığını uluslararası alanda kabul ettiren tarihi bir belge olduğu vurgulandı.
Trakya Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Konferansa akademisyenler, öğrenciler ve davetliler yoğun ilgi gösterdi.
Programın konuşmacılarından Trakya Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Şallı, Lozan Barış Antlaşması'nın hazırlanış sürecini tarihsel belgeler ışığında değerlendirdi. Lozan Konferansı'nın son derece zorlu siyasi ve diplomatik şartlar altında yürütüldüğünü belirten Şallı, dönemin uluslararası dengeleri ile büyük devletlerin Anadolu üzerindeki ekonomik ve stratejik hedeflerine dikkat çekti.
Anadolu'nun sahip olduğu doğal kaynaklar, demiryolları, limanlar ve madenler üzerinde birçok ülkenin çıkar hesapları bulunduğunu ifade eden Şallı, tüm bu baskılara rağmen Türk heyetinin kararlı mücadelesi sayesinde Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası hukuk çerçevesinde kabul edildiğini söyledi.
Lozan görüşmelerinde zaman zaman ciddi krizlerin yaşandığını dile getiren Şallı, müzakerelerin kesilme noktasına geldiği dönemler bulunduğunu belirtti. Süreç boyunca Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile başdelegasyon başkanı İsmet Paşa arasında gerçekleştirilen yazışmaların müzakerelerin yönünü belirleyen önemli belgeler arasında yer aldığını ifade eden Şallı, İsmet Paşa'nın sergilediği kararlı diplomatik duruşun antlaşmanın başarıyla sonuçlanmasında önemli rol oynadığını kaydetti.
Konferansta söz alan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler de Lozan Barış Antlaşması'nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin uluslararası alandaki en önemli kazanımlarından biri olduğunu belirterek, tarih bilincinin gelecek nesillere doğru şekilde aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.(Haber:Refik USLUY)





