Hafta sonu Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan Yıldırım Kaya, Cemil Kılıç, Feray Aydoğan ve Ünal Özmen’in konuşmacı olduğu toplantıya CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu da katıldı.
Toplantıyı sunan Kezban Demir’den sonra Veli Der Başkanı Benay Gürsel toplantının amaçlarını ve grup olarak Edirne’de neler yaptıklarını anlattı.
“EĞİTİMİN ZORUNLU, LAİK VE KAMUSAL OLMASINI SAVUNMAK ZORUNDAYIZ”
Birgün Gazetesi yazarı ve Eleştirel Pedagoji Dergisi Editörü Ünal Özmen, eğitimin zorunlu, laik ve kamusal olmasını savunmak zorunda olduklarını ifade etti.
Özmen, “Kişisel gelişim adı altında eğitimin özel alan olduğu algısı öne çıkarılıyor. Kişisel gelişim ile birey dayatılıyor. Kişilerin kendi maddi dünyalarına yönelip sosyal becerilerinden uzaklaşması isteniyor. Bireysel başarılar, kazanımlar, yalnızlaşmalar öne çıkarılıyor. AB gibi gelişmiş ülkeler eğitimin kamuya yurttaş, insan yetiştirmesi amacından vaz geçmedi. Bizlerde bunu sonuna kadar savunmak ve eğitimin zorunlu, laik ve kamusal olmasını sonuna kadar savunmak zorundayız.” dedi.
“EĞİTİM TAMAMEN DİNSELLEŞTİ”
İlahiyatçı, Yazar, Eğitimci Cemil Kılıç ise “ 1946’da seçmeli başlayan dinin eğitime müdahaleleri 1980 sonrasında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olarak zorunlu hale getirildi. 1990’larda gayri Müslümler hukuk mücadelesi ile kendileri bu dersten muaf oldular. Herkesin bu dersi almasını savunanlar bu derslerde tüm dinlerin öğretildiğini söylüyorlardı ancak ders kitaplarının incelenmesinden de anlaşıldı ki tek din ve tek mezhep öğretisi egemendi. AİHM gayri Müslümleri haklı buldu. İktidar yeni manevralarla DKHB dersi yanında seçmeli olarak yeni dersleri müfredata koydular. Eğitim tamamen dinselleşti. İfadelerini kullandı.
“BAKANLIĞIN TÜM BİRİMLERİ TİCARİ İŞLETMELERE DEVREDİLDİ”
Eğitimci Feray Eytekin ise şunları söyledi; “ Son yirmi yılda eğitimden günlük yaşama, ne yiyeceğimizden ne zaman eğleneceğimize hepsi değişti ve tümüne bir kişi karar verir oldu. Muhaliflerin bile eğitim yapboz tahtasına döndü eleştirisinden çok bir arada olmamızı engelleyen yapılanmalar gidildi.Bu yapılanmaların temellerinde 2010 referandumu ve 4+4+4 gibi kararlar sonuçtur. Bizlerin yitirdiği iktidarın kazandığı adımlarıdır. Bu kararlara karşı bizler kamusallığı savunurken laikliği öteledik. İktidar kanadında 1920’leri eleştirenler; 2012 yılında işgal ordularının yapamadığını cumhuriyet yaptı, bizler bunu kindar ve dindar nesillerle yeneceğiz, diyebilmişlerdir. Okullar ticarileşti, içerik dinselleşti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın tüm birimleri ticari işletmelere devredildi. Eğitim programları yandaş vakıf ve kurumlara, eğitimciler yandaş sendikalara yönlendirildi.”
CHP Ankara Milletvekili ve Eğitim Sen Kurucu Başkanı Yıldırım Kaya, “Biz CHP olarak Cumhuriyetin Geleceği İçin Eğitim Çalıştayı ve 2. Yüzyılda Eğitimin Hedefleri toplantısını yaptık. Bu toplantılarda sadece açılışları partili olarak yaptık. Tüm sunular demokratik Kitle Örgütleri, sendikalar ve bağımsız kurumlardı. Bu günkü Milli Eğitim Şûralarının temeli 1921 Temmuz şûrasına dayanır. Sakarya’da kurtuluş savaşı yapılırken Mustafa Kemal Ankara’da Öğretmenler Şûrası toplamıştır. Öğretmene verilen değeri buradan anlayabiliriz. Cumhuriyetin temeli eğitim ile atılmıştır. Bu nedenle de 1946 sonrasında önce eğitimin temelini, laik ve kamusal eğitimi yok ettiler.”
Toplantı soru yanıtlarla devam etti. İki saat olarak planlanan toplantı üç buçuk saat sürmesine rağmen heyecanlı, dikkatli ve merakla izlendi. (Haber Merkezi)





