Edirne’nin 1361 yılında fethedildiğini söyleyen Demirkıran, “91 yıl Osmanlı’ya başkentlik yapmış ve 17/18. Yüzyıla gelindiğinde Avrupa’da 5. Büyük şehir konumuna gelmiştir. 1829 ile 1920 yılları arasında, yaklaşık bir asırlık bir dönemde ise 2’si Ruslar, birisi Bulgarlar ve birisi de Yunanlılar tarafından olmak üzere 4 defa düşman işgaline maruz kalmıştır. İşgal dönemlerinde büyük kayıplar verilmiş, tarifsiz acılar çekilmiştir. Ecdadımız, bağımsızlığın ve özgürlüğün ne demek olduğunu en iyi bilen bir millet olarak ülkesi için gözünü kırpmadan şehitlik mertebesine koşmuş ve Edirne’yi düşman işgalinden kurtararak bizlere emanet etmiştir” açıklamasını yaptı.
Bugün bize düşen Edirne gibi yaklaşık 7 bin yıllık bir tarihi olan ve üzerinde birçok medeniyetlerin kurulduğu bu emanete sahip çıkmak olduğuna vurgu yapan Demirkıran, “İki kıta arasında köprü olan, iki ülkeye de sınırı olan ayrıca ecdat emaneti tarihi eserleri ile Edirne eşine ender rastlanan bir şehirdir.
Bize düşen onu tarihteki hüviyetine kavuşturmaktır. Halkı ile yerel yönetimi ve merkezi yönetimi ile kurtuluş mücadelesine devam etmektir” dedi.
Geçen zaman içerisinde işgalcilerin taktik değiştirdiğine dikkat çekerek ekonomik ve kültürel işgaller konusuna da değinen Demirkıran, “bugün ülkemiz de şehrimiz de yabancı menşeli firmaların, markaların istilasına uğramıştır. Ülkemiz gırtlağa kadar borçlandırılmış, borcunu ödemek için varını yoğunu satan ve her hafta yaklaşık 2,5 milyar lira faiz öder hale gelmiştir. Ayrıca borç, azalmak bir yana sürekli artmaktadır. Bütün bunlar yaşanırken ve içimizi yakarken bir kurtuluş bayramı daha kutluyoruz. Allah, bu millete ‘bir daha fiili işgal yaşatmasın’ duasıyla ekonomik ve kültürel işgallerin de en az askeri işgaller kadar tehlikeli olduğunu hatırlatmayı bir görev biliyoruz” şeklinde konuştu. (Haber Merkezi)
Bugün bize düşen Edirne gibi yaklaşık 7 bin yıllık bir tarihi olan ve üzerinde birçok medeniyetlerin kurulduğu bu emanete sahip çıkmak olduğuna vurgu yapan Demirkıran, “İki kıta arasında köprü olan, iki ülkeye de sınırı olan ayrıca ecdat emaneti tarihi eserleri ile Edirne eşine ender rastlanan bir şehirdir.
Bize düşen onu tarihteki hüviyetine kavuşturmaktır. Halkı ile yerel yönetimi ve merkezi yönetimi ile kurtuluş mücadelesine devam etmektir” dedi.
Geçen zaman içerisinde işgalcilerin taktik değiştirdiğine dikkat çekerek ekonomik ve kültürel işgaller konusuna da değinen Demirkıran, “bugün ülkemiz de şehrimiz de yabancı menşeli firmaların, markaların istilasına uğramıştır. Ülkemiz gırtlağa kadar borçlandırılmış, borcunu ödemek için varını yoğunu satan ve her hafta yaklaşık 2,5 milyar lira faiz öder hale gelmiştir. Ayrıca borç, azalmak bir yana sürekli artmaktadır. Bütün bunlar yaşanırken ve içimizi yakarken bir kurtuluş bayramı daha kutluyoruz. Allah, bu millete ‘bir daha fiili işgal yaşatmasın’ duasıyla ekonomik ve kültürel işgallerin de en az askeri işgaller kadar tehlikeli olduğunu hatırlatmayı bir görev biliyoruz” şeklinde konuştu. (Haber Merkezi)



