Haber: Özge BAYKAL
Trakya’nın 3 ilinde aynı saatte TMMOB’a ait mekânlarda basın toplantısı düzenlendi.
TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Edirne Temsilciliği Salonu’nda yapılan toplantıda Trakya Platformu’nun açtığı davalar sonucunda, Danıştay 6. Dairesi tarafından emsal bir karar alınarak Kömürlü Termik Santral’lerin Trakya bölgesinde kurulamayacağı kararı verildiği açıklandı.
Trakya Platformu Hukuk Kurulu üyesi ve TP sözcüsü Av. Bülent Kaçar toplantıda yaptığı konuşmada, ’’Siyasi iktidarın hazırlayıp onaylamış olduğu bölge planında kömürlü termik santraller yasaklı sanayi türü olmasına karşın kömürlü termik santral kurulması için planlarda ısrarla değişiklikler yapılması hukuksuzluğun ötesinde vicdansızlıktır’’ ifadelerinde bulunarak Danıştay’ın aldığı kararla birlikte Malkara ve Marmaraereğlisi’ne termik santral kurulmayacağının bilgisini paylaştı. Kaçar, Şarköy, Vize, Çerkezköy, Kapaklı, Kırklareli-Dokuzhöyük, Ergene, Büyükkarıştıran ilçelerinin ise halen termik santral tehdidi altında olduğunu söyledi.
“KİMSE ÖLMEK İÇİN ÜRETMEZ”
Trakya’nın verimli tarım topraklarına sahip olduğunu ifade eden Kaçar, “ İnsanın; hürriyet, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşamak temel hakkıdır. Ekonomik faaliyet, yaşayabilmek için üretme eylemidir. Yaşayabilmek için üretme faaliyeti, kendi varlık zemini olan "yaşama" faaliyetini ortadan kaldıracak bir edime dönüştüğü anda ekonomik bir faaliyet olmaktan çıkar. Kimse ölmek için üretmez. Yaşamak için üretir. Yaşamak için üretebilmek için de yaşam kaynaklarının sürekliliğinin sağlanması gerekir.Anayasa'ya göre herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu siyasi iktidar unutamaz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sesleniyoruz; hukuka ve yargı kararlarına aykırı olduğu defalarca tescillenen tüm plan değişikliklerinden derhal vazgeçin. Danıştay kararlarındaki hukuksal ve idari uyarılar, hükümler kurumlarca görmezden gelinemez.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı son Danıştay 6.Dairesi kararı gereğince Trakya Bölgesi'ndeki tüm termik santral plan değişikliklerini ve projelerini derhal iptal etmelidir. Danıştay kararları göstermektedir ki Trakya halkına ve hukuka rağmen bölgemizde hiçbir şey yapılamaz. Bakanlıklar kamu vicdanı ve kamu yararı dışında hiçbir amaç taşıyamazlar.Planlama adı altında yapılan plan değişiklikleri ile bölgemize kurulmak istenen termik santraller ölüm projeleridir. Trakya halkı ölüm santrallerini istemiyor. Bakanlık neden doğayı korumak, sağlıklı ve dengeli bir yaşam hakkını sağlamak yerine yatırımların önünü açan plan değişiklikleri peşinde koşmaya devam etmektedir? Günümüzde Trakya ekolojisi birçok yıkım tehdidi altındadır. 40 yıldır kirletilen ve sermayeye karşı siyasi irade gösterilemediği için hayata dönemeyen Ergene nehrinin yanı sıra kurulan ve sürekli genişletilen Organize Sanayi Bölgeleri ve Enerji Üretim Bölgeleri ile artık sanayi havzasına dönüştürülmek istenmektedir. Trakya'da yaşamımıza kasteden her tür projeye karşı olan Trakya Platformu, yürüttüğü hukuki süreçler, yaptığı bilimsel çalışmalarla, toplumsal mücadeleye önemli nitelikler ve deneyimler kazandırmaya çalışıyor.Bu karar ile ülkemizin önemli bir tarım ve hayvancılık bölgesi olan Trakya'da halk sağlığı, temiz hava hakkı, sağlıklı beslenme, gıda güvenliği, su hakkına yönelik ciddi bir tehdit unsuru olan ve yaşam hakkına kastedecek olan kömürlü termik santral macerasına son verilmiştir.Elde ettiğimiz son Danıştay kararı ile hukuken kanıtlandığı gibi Trakya'ya asla kömürlü termik santral kurulamaz. Trakya’mızın, insanımızın bir kez daha gözü aydın, gönlü ferah olsun.” dedi.
Kaçar Danıştay 6. dairesinin verdiği gerekçeli iptal kararı hakkında ise şu bilgilere yer verildi:
“1/100.000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı'nda sanayi gelişiminin sınırlandırılması bir ana ilke olmasına karşın, planın vizyon ve ilkeleri ile taban tabana zıt ve aykırı biçimde tarım toprakları aleyhine ve yeraltı su rezervlerine zarar verebilecek şekilde kömür çıkarılmasını öngören ve çevre kirliliğine yol açma potansiyeli bulunan sanayi/enerji yatırımlarını destekleyen hükümlerin anılan ilkelerle uyumlu olmadığı;
Kömüre dayalı termik santralin, Marmara Bölgesi ve Ergene Havzasında tükenme sürecine giren yeraltı su rezervlerinin en büyük özenle korunması gereken doğal kaynaklar listesinin başında yer aldığından, sürdürülebilirlik ilkesi gereğince yeraltı sularının, ancak yüzey sularının yeterli olmadığı dönemlerde ve zorunlu durumlarda kullanılması, birden çok termik santral inşa edilebileceği de dikkate alındığında, bu rezervlerin tükenmesi sürecini hızlandırabileceğinden planlama ilkelerine uygun olmadığı;
Dava konusu 1/100.000 Ölçekli Plan değişikliği ile ithal ve/veya yerli kaynaklı ve mevcut kömür rezervinin kullanılmasına dönük olarak, 2. ve 3. maddelerde ifade edilen alanlarda da Ergene Havzasının başta gelen çevre sorunu haline gelen yeraltı su kaynaklarındaki hızlı azalışı nedeniyle yeraltı suyu kullanacak yeni sanayilerin kurulmasına izin verilmeyen ve bu kapsamda bulunan kömüre dayalı termik santral (soğutma sistemi yönünden bir ayrım yapılmaksızın) kurulmasına olanak sağlayan dava konusu plan değişikliklerinin Ergene Havzası açısından sürdürülebilirlik ilkesi, planlama esasları ve kamu yararı ile hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır”
Toplantıya, Trakya Platformu Hukuk Kurulu üyesi ve TP sözcüsü Av. Bülent Kaçar, Trakya Platformu Edirne Yürütmesinden Yılmaz Eren, Nihat Çolak, Ziya Gökerküçük ve Trakya Platformu Bilim Kurulu’ndan Muzaffer Eskiocak, Sevgi Eskiocak, Ahmet Yaraş, Osman Candeğer katıldı. Ayrıca birçok yaşam savunucusu yanında destek olarak Keşan Kent Konseyi Başkanı Necmettin Baygül ve Hasan Karagöz’de toplantıda bulundu.
Trakya’nın 3 ilinde aynı saatte TMMOB’a ait mekânlarda basın toplantısı düzenlendi.
TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Edirne Temsilciliği Salonu’nda yapılan toplantıda Trakya Platformu’nun açtığı davalar sonucunda, Danıştay 6. Dairesi tarafından emsal bir karar alınarak Kömürlü Termik Santral’lerin Trakya bölgesinde kurulamayacağı kararı verildiği açıklandı.
Trakya Platformu Hukuk Kurulu üyesi ve TP sözcüsü Av. Bülent Kaçar toplantıda yaptığı konuşmada, ’’Siyasi iktidarın hazırlayıp onaylamış olduğu bölge planında kömürlü termik santraller yasaklı sanayi türü olmasına karşın kömürlü termik santral kurulması için planlarda ısrarla değişiklikler yapılması hukuksuzluğun ötesinde vicdansızlıktır’’ ifadelerinde bulunarak Danıştay’ın aldığı kararla birlikte Malkara ve Marmaraereğlisi’ne termik santral kurulmayacağının bilgisini paylaştı. Kaçar, Şarköy, Vize, Çerkezköy, Kapaklı, Kırklareli-Dokuzhöyük, Ergene, Büyükkarıştıran ilçelerinin ise halen termik santral tehdidi altında olduğunu söyledi.
“KİMSE ÖLMEK İÇİN ÜRETMEZ”
Trakya’nın verimli tarım topraklarına sahip olduğunu ifade eden Kaçar, “ İnsanın; hürriyet, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşamak temel hakkıdır. Ekonomik faaliyet, yaşayabilmek için üretme eylemidir. Yaşayabilmek için üretme faaliyeti, kendi varlık zemini olan "yaşama" faaliyetini ortadan kaldıracak bir edime dönüştüğü anda ekonomik bir faaliyet olmaktan çıkar. Kimse ölmek için üretmez. Yaşamak için üretir. Yaşamak için üretebilmek için de yaşam kaynaklarının sürekliliğinin sağlanması gerekir.Anayasa'ya göre herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu siyasi iktidar unutamaz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sesleniyoruz; hukuka ve yargı kararlarına aykırı olduğu defalarca tescillenen tüm plan değişikliklerinden derhal vazgeçin. Danıştay kararlarındaki hukuksal ve idari uyarılar, hükümler kurumlarca görmezden gelinemez.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı son Danıştay 6.Dairesi kararı gereğince Trakya Bölgesi'ndeki tüm termik santral plan değişikliklerini ve projelerini derhal iptal etmelidir. Danıştay kararları göstermektedir ki Trakya halkına ve hukuka rağmen bölgemizde hiçbir şey yapılamaz. Bakanlıklar kamu vicdanı ve kamu yararı dışında hiçbir amaç taşıyamazlar.Planlama adı altında yapılan plan değişiklikleri ile bölgemize kurulmak istenen termik santraller ölüm projeleridir. Trakya halkı ölüm santrallerini istemiyor. Bakanlık neden doğayı korumak, sağlıklı ve dengeli bir yaşam hakkını sağlamak yerine yatırımların önünü açan plan değişiklikleri peşinde koşmaya devam etmektedir? Günümüzde Trakya ekolojisi birçok yıkım tehdidi altındadır. 40 yıldır kirletilen ve sermayeye karşı siyasi irade gösterilemediği için hayata dönemeyen Ergene nehrinin yanı sıra kurulan ve sürekli genişletilen Organize Sanayi Bölgeleri ve Enerji Üretim Bölgeleri ile artık sanayi havzasına dönüştürülmek istenmektedir. Trakya'da yaşamımıza kasteden her tür projeye karşı olan Trakya Platformu, yürüttüğü hukuki süreçler, yaptığı bilimsel çalışmalarla, toplumsal mücadeleye önemli nitelikler ve deneyimler kazandırmaya çalışıyor.Bu karar ile ülkemizin önemli bir tarım ve hayvancılık bölgesi olan Trakya'da halk sağlığı, temiz hava hakkı, sağlıklı beslenme, gıda güvenliği, su hakkına yönelik ciddi bir tehdit unsuru olan ve yaşam hakkına kastedecek olan kömürlü termik santral macerasına son verilmiştir.Elde ettiğimiz son Danıştay kararı ile hukuken kanıtlandığı gibi Trakya'ya asla kömürlü termik santral kurulamaz. Trakya’mızın, insanımızın bir kez daha gözü aydın, gönlü ferah olsun.” dedi.
Kaçar Danıştay 6. dairesinin verdiği gerekçeli iptal kararı hakkında ise şu bilgilere yer verildi:
“1/100.000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı'nda sanayi gelişiminin sınırlandırılması bir ana ilke olmasına karşın, planın vizyon ve ilkeleri ile taban tabana zıt ve aykırı biçimde tarım toprakları aleyhine ve yeraltı su rezervlerine zarar verebilecek şekilde kömür çıkarılmasını öngören ve çevre kirliliğine yol açma potansiyeli bulunan sanayi/enerji yatırımlarını destekleyen hükümlerin anılan ilkelerle uyumlu olmadığı;
Kömüre dayalı termik santralin, Marmara Bölgesi ve Ergene Havzasında tükenme sürecine giren yeraltı su rezervlerinin en büyük özenle korunması gereken doğal kaynaklar listesinin başında yer aldığından, sürdürülebilirlik ilkesi gereğince yeraltı sularının, ancak yüzey sularının yeterli olmadığı dönemlerde ve zorunlu durumlarda kullanılması, birden çok termik santral inşa edilebileceği de dikkate alındığında, bu rezervlerin tükenmesi sürecini hızlandırabileceğinden planlama ilkelerine uygun olmadığı;
Dava konusu 1/100.000 Ölçekli Plan değişikliği ile ithal ve/veya yerli kaynaklı ve mevcut kömür rezervinin kullanılmasına dönük olarak, 2. ve 3. maddelerde ifade edilen alanlarda da Ergene Havzasının başta gelen çevre sorunu haline gelen yeraltı su kaynaklarındaki hızlı azalışı nedeniyle yeraltı suyu kullanacak yeni sanayilerin kurulmasına izin verilmeyen ve bu kapsamda bulunan kömüre dayalı termik santral (soğutma sistemi yönünden bir ayrım yapılmaksızın) kurulmasına olanak sağlayan dava konusu plan değişikliklerinin Ergene Havzası açısından sürdürülebilirlik ilkesi, planlama esasları ve kamu yararı ile hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır”
Toplantıya, Trakya Platformu Hukuk Kurulu üyesi ve TP sözcüsü Av. Bülent Kaçar, Trakya Platformu Edirne Yürütmesinden Yılmaz Eren, Nihat Çolak, Ziya Gökerküçük ve Trakya Platformu Bilim Kurulu’ndan Muzaffer Eskiocak, Sevgi Eskiocak, Ahmet Yaraş, Osman Candeğer katıldı. Ayrıca birçok yaşam savunucusu yanında destek olarak Keşan Kent Konseyi Başkanı Necmettin Baygül ve Hasan Karagöz’de toplantıda bulundu.









