Haber-Fotoğraf: Hatice ÖZSOY
Saraçlar caddesinde sorulara yanıt veren Metin Turan, “ Ben eşimle birlikte yalnız yaşıyorum. Bir oğlum var, İstanbul Tuzla’da gemi tersanesinde çalışıyor. Gemi mühendisi kendisi, onunla ilgili hayallerim çok. Daha da yükselsin, hayat şartları ve imkânları daha da fazla olsun istiyorum. Benim babam şairmiş zamanında. Şiiri çok severmiş. Bende ondan el almışım. Hep yazarım okurum. Türk sanat müziği korosunda, Türk halk müziği korusunda yıllarca hem beste yazdım hem söyledim. Evde yazılmış binlerce şiirlerim var. Bu saatten sonra tek hayalim bir gün o şiirlerimin arasından aşkla ilgili olanları alıp bir kitap oluşturulması. Benden aşka bakış açımla ilgili bir iz kalsın isterim dünyaya” dedi.
Mehmet Çamlı, “Bizim hayalimiz güzel bir Türkiye’de yaşamak ve geçimimizi ona göre sağlamak. Ülkemizde borcu olan çok vatandaşımız var. Borçsuz bir gelecek istiyorum ben. 3 çocuğum var iki kızım evli biride üniversite okuyacak şimdi. Onların mutlu yuvaları olsun ağızlarının tadı bozulmasın başka bir şey istemiyorum” dedi.
Şerafettin Akan, “Ben 49 yaşındayım, emekliyim. Bu zamana kadar yaşadık yaşayacağımızı. Benim hayalim çocuklarımın mutlu olması. Devletimiz milletimizi güzel yönetsin, ekonomik açıdan herkes rahatlasın ki insanlar mutlu olsun. Hayat pahalı olmasın. Her isteyen gitsin istediğini alabilsin. Çok büyük şeyler değil hayat şartları standart olsun. 4 evladım var, hepsinin geleceğini ayrı ayrı düşünüyorum. Ben bir babayım onlar bir şey istediğinde ben yapamadığımda gücüme gidiyor. İnşaat ustalığı yapıyorum. Zamanında iyi para kazanırdık şimdi öyle değil. İnşallah evlatlarımız böyle olmaz” dedi.
Zeki Çayla, “Ben evlenmedim, 64 yaşındayım. Ağabeyim ve validemle yaşıyorum. Hiç arabaya merak etmedim zamanında. Ama elimden gelse böyle deniz kenarında bir ev isterdim. Yazın tatillerde gideriz denize. Eğleniriz. Bu saatten sonra zaten sağlıkla yaşamımızı devam ettirmekten başka bir derdimiz sorunumuz yok. İmkânlar dâhilinde huzurlu bir hayat” dedi.
“HAYALLERİMİZİ ELİMİZDEN ALDILAR”
Gülümser Yılmaz, “Bizim geleceğe dair pek hayalimiz yok. Hayal kurulacak bir ülkede yaşamıyoruz. Sağlık yok, eğitim yok, iş yok, gelecek yok. Olmayan bir gelecekle ilgili nasıl hayal kurabiliriz ki. Hayallerimizi elimizden aldılar. İki çocuğum var. Onların geleceği için iyi umutlar beslemek istiyorum fakat bu biraz polyannacılık oluyor. Her şey çok çabuk unutuluyor. Şuan gündemde deprem var 1 hafta sonra unutulacak. Çözülmesi gereken çok sorun var. Hayal demeyelim ama temennim bu sorunların biran önce çözülmesi” dedi.
Saraçlar caddesinde sorulara yanıt veren Metin Turan, “ Ben eşimle birlikte yalnız yaşıyorum. Bir oğlum var, İstanbul Tuzla’da gemi tersanesinde çalışıyor. Gemi mühendisi kendisi, onunla ilgili hayallerim çok. Daha da yükselsin, hayat şartları ve imkânları daha da fazla olsun istiyorum. Benim babam şairmiş zamanında. Şiiri çok severmiş. Bende ondan el almışım. Hep yazarım okurum. Türk sanat müziği korosunda, Türk halk müziği korusunda yıllarca hem beste yazdım hem söyledim. Evde yazılmış binlerce şiirlerim var. Bu saatten sonra tek hayalim bir gün o şiirlerimin arasından aşkla ilgili olanları alıp bir kitap oluşturulması. Benden aşka bakış açımla ilgili bir iz kalsın isterim dünyaya” dedi.
Mehmet Çamlı, “Bizim hayalimiz güzel bir Türkiye’de yaşamak ve geçimimizi ona göre sağlamak. Ülkemizde borcu olan çok vatandaşımız var. Borçsuz bir gelecek istiyorum ben. 3 çocuğum var iki kızım evli biride üniversite okuyacak şimdi. Onların mutlu yuvaları olsun ağızlarının tadı bozulmasın başka bir şey istemiyorum” dedi.
Şerafettin Akan, “Ben 49 yaşındayım, emekliyim. Bu zamana kadar yaşadık yaşayacağımızı. Benim hayalim çocuklarımın mutlu olması. Devletimiz milletimizi güzel yönetsin, ekonomik açıdan herkes rahatlasın ki insanlar mutlu olsun. Hayat pahalı olmasın. Her isteyen gitsin istediğini alabilsin. Çok büyük şeyler değil hayat şartları standart olsun. 4 evladım var, hepsinin geleceğini ayrı ayrı düşünüyorum. Ben bir babayım onlar bir şey istediğinde ben yapamadığımda gücüme gidiyor. İnşaat ustalığı yapıyorum. Zamanında iyi para kazanırdık şimdi öyle değil. İnşallah evlatlarımız böyle olmaz” dedi.
Zeki Çayla, “Ben evlenmedim, 64 yaşındayım. Ağabeyim ve validemle yaşıyorum. Hiç arabaya merak etmedim zamanında. Ama elimden gelse böyle deniz kenarında bir ev isterdim. Yazın tatillerde gideriz denize. Eğleniriz. Bu saatten sonra zaten sağlıkla yaşamımızı devam ettirmekten başka bir derdimiz sorunumuz yok. İmkânlar dâhilinde huzurlu bir hayat” dedi.
“HAYALLERİMİZİ ELİMİZDEN ALDILAR”
Gülümser Yılmaz, “Bizim geleceğe dair pek hayalimiz yok. Hayal kurulacak bir ülkede yaşamıyoruz. Sağlık yok, eğitim yok, iş yok, gelecek yok. Olmayan bir gelecekle ilgili nasıl hayal kurabiliriz ki. Hayallerimizi elimizden aldılar. İki çocuğum var. Onların geleceği için iyi umutlar beslemek istiyorum fakat bu biraz polyannacılık oluyor. Her şey çok çabuk unutuluyor. Şuan gündemde deprem var 1 hafta sonra unutulacak. Çözülmesi gereken çok sorun var. Hayal demeyelim ama temennim bu sorunların biran önce çözülmesi” dedi.





