Öte yandan herkesin ilgisini çeken ise Jandarma’nın Saraçlar caddesinde görev yapması oldu. Saraçlar caddesine çıkan ara sokaklar bariyerlerle kapatılarak, silahlı kolluk kuvveti olan jandarmanın nöbet tutması halkta şaşkınlık yarattı.
11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzalanan İstanbul Sözleşmesi, 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmesin ardından 19 Mart 2021 günüResmi gazete ’de yayımlanan cumhurbaşkanlığı kaldırılmasının ardından Türkiye’nin çeşitli illerinde olduğu gibi Edirne’de kadınlar tepki gösterdi.
İlk olarak Kadın Meclisleri adına Nazlıcan Güzel konuşma yaptı. Açıklamayı okuyan Güzel, İstanbul sözleşmesinin iptalinin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev içi Şiddetin önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi yani bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, düngece yarısı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile feshedildi. Gece yarısı yayınlanan bu üç beş satırlık kararnamelerle halk iradesinin oluşturduğu meclis görmezden gel inerek fiili bir monarşi oluşturulmuştur. Oysa, aynı iktidar tarafından imzalanmış, yürürlüğe konmuş bir sözleşmesidir. Ama gözden kaçan önemli nokta bu kararnamenin yasalar önünde de kadınların gözünde de hiçbir anlamının olmayışıdır. Bu açıkça, hukuka aykırı bir kararnamedir acilen iptal edilmelidir.” Dedi.
‘SÖZLEŞMESİNİN REDDİ KİME HİZMET ETTİĞİ AÇIKTIR.’
Halkın yüzde 17’sinin İstanbul sözleşmesine kaşı olduğunu ifade eden Güzel, “Bir uluslararası sözleşme onaylandıktan sonra kanun hükmindedir ve ancak meclis tarafından feshedilebilir. Cumhurbaşkanının tek taraflı kararı ile sözleşmenin feshedilmesi mümkün değildir. İktidar eliyle yapılan çalışmalarda halkın sadece yüzde 17’si İstanbul Sözleşmesine karşı olduğu, karşı olanların da radikal dini gruplar olduğu ortaya çıkmıştır. Halkın yüzde 83’üne rağmen kadınları yaşatacak adımları içeren İstanbul sözleşmesini tartışmanın ya da reddetmenin kime hizmet ettiği açıktır.
‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN KALDIRILMASI KATİLİN, GÖZÜNDEKİ NEFRET OLMAKTIR’
Güzel, sözleşmeyi mücadele ile kazandıklarını, kadınların öldürülmesine izin vermeyeceklerini sözyledi. İstanbul sözleşmesinin feshinin katilin elindeki silah olduğunu belirten Güzel, “İstanbul sözleşmesinin kaldırılması katilin, gözündeki hınç ve nefret olmaktır. Hep söyledik yine söylüyoruz. Kadın cinayetleri politiktir. İstanbul Sözleşmesini feshetme kararı bu ülkedeki kadınları hiçe saymak, kadın cinayetlerini görmezden gelmektir. Kadınları hayatta tutamayan, tecavüzden şiddetten kurtarmayan iktidarın ülkemizin alnına sürdüğü bir kara lekedir. Değil gece yarısı kararnamesi, yeri yarasız, göğü başımıza geçitseniz haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz. Haklarımızın ve hayatlarımızın teminatı olan İstanbul sözleşmesini savunacağız. İstanbul sözleşmesi yaşatır.” Şeklinde konuştu.
Daha sonra Edirne Kadın Platformu adına Firdevs Selvili basın açıklamasını okudu.
Selvili, cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile feshi edilen İstanbul sözleşmesinin kararını doğru bulmadıklarını sözleşmenin uygulanmasının gerektiğini söyledi.
Selvili, kadına yönelik şiddetin önlenmesini amaçladığını ifade eden Selvili, “İstanbul Sözleşmesi, şiddete maruz kalmış kadınlara yönelik etkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin yürütülmesini ve mevcut şiddetin ortadan kaldırılmasını amaçlayan çerçeve bir sözleşmedir. Kadına karşı şiddetin ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül politikalar üretmeyi ve devletin bu politikaları etkin yürütmesini ve uygulamasını amaçlar.” Diye konuştu.
Selvili, 2 bin 8 yılından beri boşanmak, çalışmak, okumak, evlenmek istemediğinden, kedi hayatına dair kararları almak istediğinden 3 bin 433 kadın öldürüldüğünü vurguladı.
‘MİLYONLARCA KADINI MEYDANLARDAN SİLEMEZSİNİZ’
Selvili, “Kadın cinayetlerinde azalmanın görüldüğü tek yılın 2011 yılı olması tesadüf değildir. 2011 yılında etkin politikalar uygulanarak kadın cinayetlerinin önüne geçilebileceğini ve kadına yönelik şiddetin durdurulabileceğini gördük. Bundan sonra da senelerde de İstanbul sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun etkin uygulansaydı kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin azalabileceğini biliyoruz. Biz Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri olarak yıllardır hastane ve adliye koridorlarında, üniversitelerde, iş yerlerinde, meydanlarda yani hayatın her alanında İstanbul Sözleşmesinin uygulanması için, haklarımız için yan yana mücadele ediyoruz. Siz milyonlarca kadını yok sayarsanız, milyonlarca kadını evlere kapatamaz, sokaklardan ve meydanlardan silemezsiniz. Milyonlarca kadını susturamaz. Biz dünyanın yarsıyız. Kadınları korumakla mükellef olan devlet yetkilileri dün gece İstanbul sözleşmesini fesih kararı aldı. Sözleşmenin hazırlanma dini olan kadınlar olarak bir, sözleşmenin fesih kararını kabul etmiyoruz. Kararı geri çek sözleşmeyi uygula.” Şeklinde konuştu.
Son olarak Eşitlik için Kadın Platformu basın açıklamasını yaptı. Grup adına açıklamasını Şahinde Ağaoğlu yaptı.
(Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzalanan İstanbul Sözleşmesi, 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmesin ardından 19 Mart 2021 günüResmi gazete ’de yayımlanan cumhurbaşkanlığı kaldırılmasının ardından Türkiye’nin çeşitli illerinde olduğu gibi Edirne’de kadınlar tepki gösterdi.
İlk olarak Kadın Meclisleri adına Nazlıcan Güzel konuşma yaptı. Açıklamayı okuyan Güzel, İstanbul sözleşmesinin iptalinin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev içi Şiddetin önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi yani bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, düngece yarısı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile feshedildi. Gece yarısı yayınlanan bu üç beş satırlık kararnamelerle halk iradesinin oluşturduğu meclis görmezden gel inerek fiili bir monarşi oluşturulmuştur. Oysa, aynı iktidar tarafından imzalanmış, yürürlüğe konmuş bir sözleşmesidir. Ama gözden kaçan önemli nokta bu kararnamenin yasalar önünde de kadınların gözünde de hiçbir anlamının olmayışıdır. Bu açıkça, hukuka aykırı bir kararnamedir acilen iptal edilmelidir.” Dedi.
‘SÖZLEŞMESİNİN REDDİ KİME HİZMET ETTİĞİ AÇIKTIR.’
Halkın yüzde 17’sinin İstanbul sözleşmesine kaşı olduğunu ifade eden Güzel, “Bir uluslararası sözleşme onaylandıktan sonra kanun hükmindedir ve ancak meclis tarafından feshedilebilir. Cumhurbaşkanının tek taraflı kararı ile sözleşmenin feshedilmesi mümkün değildir. İktidar eliyle yapılan çalışmalarda halkın sadece yüzde 17’si İstanbul Sözleşmesine karşı olduğu, karşı olanların da radikal dini gruplar olduğu ortaya çıkmıştır. Halkın yüzde 83’üne rağmen kadınları yaşatacak adımları içeren İstanbul sözleşmesini tartışmanın ya da reddetmenin kime hizmet ettiği açıktır.
‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN KALDIRILMASI KATİLİN, GÖZÜNDEKİ NEFRET OLMAKTIR’
Güzel, sözleşmeyi mücadele ile kazandıklarını, kadınların öldürülmesine izin vermeyeceklerini sözyledi. İstanbul sözleşmesinin feshinin katilin elindeki silah olduğunu belirten Güzel, “İstanbul sözleşmesinin kaldırılması katilin, gözündeki hınç ve nefret olmaktır. Hep söyledik yine söylüyoruz. Kadın cinayetleri politiktir. İstanbul Sözleşmesini feshetme kararı bu ülkedeki kadınları hiçe saymak, kadın cinayetlerini görmezden gelmektir. Kadınları hayatta tutamayan, tecavüzden şiddetten kurtarmayan iktidarın ülkemizin alnına sürdüğü bir kara lekedir. Değil gece yarısı kararnamesi, yeri yarasız, göğü başımıza geçitseniz haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz. Haklarımızın ve hayatlarımızın teminatı olan İstanbul sözleşmesini savunacağız. İstanbul sözleşmesi yaşatır.” Şeklinde konuştu.
Daha sonra Edirne Kadın Platformu adına Firdevs Selvili basın açıklamasını okudu.
Selvili, cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile feshi edilen İstanbul sözleşmesinin kararını doğru bulmadıklarını sözleşmenin uygulanmasının gerektiğini söyledi.
Selvili, kadına yönelik şiddetin önlenmesini amaçladığını ifade eden Selvili, “İstanbul Sözleşmesi, şiddete maruz kalmış kadınlara yönelik etkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin yürütülmesini ve mevcut şiddetin ortadan kaldırılmasını amaçlayan çerçeve bir sözleşmedir. Kadına karşı şiddetin ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül politikalar üretmeyi ve devletin bu politikaları etkin yürütmesini ve uygulamasını amaçlar.” Diye konuştu.
Selvili, 2 bin 8 yılından beri boşanmak, çalışmak, okumak, evlenmek istemediğinden, kedi hayatına dair kararları almak istediğinden 3 bin 433 kadın öldürüldüğünü vurguladı.
‘MİLYONLARCA KADINI MEYDANLARDAN SİLEMEZSİNİZ’
Selvili, “Kadın cinayetlerinde azalmanın görüldüğü tek yılın 2011 yılı olması tesadüf değildir. 2011 yılında etkin politikalar uygulanarak kadın cinayetlerinin önüne geçilebileceğini ve kadına yönelik şiddetin durdurulabileceğini gördük. Bundan sonra da senelerde de İstanbul sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun etkin uygulansaydı kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin azalabileceğini biliyoruz. Biz Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri olarak yıllardır hastane ve adliye koridorlarında, üniversitelerde, iş yerlerinde, meydanlarda yani hayatın her alanında İstanbul Sözleşmesinin uygulanması için, haklarımız için yan yana mücadele ediyoruz. Siz milyonlarca kadını yok sayarsanız, milyonlarca kadını evlere kapatamaz, sokaklardan ve meydanlardan silemezsiniz. Milyonlarca kadını susturamaz. Biz dünyanın yarsıyız. Kadınları korumakla mükellef olan devlet yetkilileri dün gece İstanbul sözleşmesini fesih kararı aldı. Sözleşmenin hazırlanma dini olan kadınlar olarak bir, sözleşmenin fesih kararını kabul etmiyoruz. Kararı geri çek sözleşmeyi uygula.” Şeklinde konuştu.
Son olarak Eşitlik için Kadın Platformu basın açıklamasını yaptı. Grup adına açıklamasını Şahinde Ağaoğlu yaptı.
(Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





