Arzu ÖZDEMİR
Kısa sürede gündemde çalışkanlığı, samimiyeti, doğallığı ve hızı ile yer eden Vali Canalp, sorularımızı cevapladı. Canalp, bir valinin makam koltuğuna hiçbir zaman alışmaması gerektiğini söyledi.
“EN BÜYÜK TEHLİKE MAKAM KOLTUĞU ALIŞMAK”
Vali için en tehlikeli yerin makam koltuğu olduğunu belirten Canalp, “Bir vali için en tehlikeli yer o masanın arkasıdır. Masanın arkasındaki o makam koltuğu çok konforludur, rahattır. O koltukta geçmesi gereken vakit muhakkak vardır. O koltukta olunması gereken zamanlar vardır. Resmi işler, resmi görüşmeler vs. ama bir vali için en tehlikeli yer orasıdır. Oranın konforuna kendisini hiçbir zaman alıştırmamalıdır. Oranın arkasına kendisini hapsetmemelidir. Olmamız gereken esas yer dışarısıdır. Mesela kahveler, millet olarak en fazla zaman geçirilen yerdir. Sohbet vardır, çay vardır. Kahveler insanların aralarında güçlü iletişim kurdukları yerlerdir. Ben geldiğimde kahvelere giderek kendime de iyilik ediyorum aslında. Orada insanlarla oturup sohbet ettiğim zaman kendimi rahat hissediyorum” dedi.
“BİZ HALKIZ”
Canalp, Halkın seviyesine inmek tabirinin çok yanlış olduğunu ifade ederek, “Mesela ‘halkın seviyesine inmek’ diye bir kelime var. Çok tehlikeli bir kelimedir. Halkın seviyesine inmiyoruz. Halkla birlikteyiz. Arada inilecek bir seviye yok zaten. Hiçbir kamu görevlisinin seviye olarak yukarıda bir statüsü de, yeri de yok. Böyle bir anlayış ve felsefe de yok. Biz halk ile beraberiz, kendimizde halkız. Böyle görmek ve böyle düşünmek gerekiyor” şeklinde konuştu.
CANALP’I EN MUTLU EDEN ŞEY
Yapılan işlerde her zaman muhatabıyla birlikte olmanın gerektiğine dikkat çeken Canalp, “Benim çok mutlu olduğum şeyler vardır. Mesela hafta sonlarında bazı daire müdürlerimiz ‘köyleri geziyoruz’ diyorlar. ‘Neredesiniz?’ diyorum, ‘köydeyiz’ diyorlar. En çok duymak istediğim cümleler bunlar. İl Müdürüm köyün işini merkezden yapabilir. Ama diyor ki, köydeyim. Harika bir şey. Olayın bizzat içinde olmak, yaşıyor olmak. Yani olayın bir parçası olabilmek” dedi.
CANALP’IN FELFESEFİ
Edirne’ye ilk geldiğinde ‘Kararları birlikte alacağız’ mesajı veren Canalp, bu mesaja sadık kalacağını belirterek, şunları söyledi:
“Çok güzel bir cümle vardır, çok hoşuma gider; ‘Demokrasi, işlerin en iyi yapıldığı bir rejim olmayabilir, olabilir de belki. Ama kesin olan bir şey var. Demokrasi işlerin beraber yapıldığı bir rejimdir.’ Dolayısıyla işler beraber yapıldığında güzeldir. Köye yönelik bir iş yapacaksın. Mükemmel de olabilir. Ama köylüyle birlikte ortalama bir iş yapın. Ortalama işler her zaman güzeldir. Çünkü onunla birlikte yapmışsınızdır. Uzun vadeli olur, daha yaşanabilir olur. İlk Edirne’ye girdiğimde bir mesaj vermiştim; ‘Kararları birlikte vereceğiz’ olabildiğince sadık kalacağım”
Kısa sürede gündemde çalışkanlığı, samimiyeti, doğallığı ve hızı ile yer eden Vali Canalp, sorularımızı cevapladı. Canalp, bir valinin makam koltuğuna hiçbir zaman alışmaması gerektiğini söyledi.
“EN BÜYÜK TEHLİKE MAKAM KOLTUĞU ALIŞMAK”
Vali için en tehlikeli yerin makam koltuğu olduğunu belirten Canalp, “Bir vali için en tehlikeli yer o masanın arkasıdır. Masanın arkasındaki o makam koltuğu çok konforludur, rahattır. O koltukta geçmesi gereken vakit muhakkak vardır. O koltukta olunması gereken zamanlar vardır. Resmi işler, resmi görüşmeler vs. ama bir vali için en tehlikeli yer orasıdır. Oranın konforuna kendisini hiçbir zaman alıştırmamalıdır. Oranın arkasına kendisini hapsetmemelidir. Olmamız gereken esas yer dışarısıdır. Mesela kahveler, millet olarak en fazla zaman geçirilen yerdir. Sohbet vardır, çay vardır. Kahveler insanların aralarında güçlü iletişim kurdukları yerlerdir. Ben geldiğimde kahvelere giderek kendime de iyilik ediyorum aslında. Orada insanlarla oturup sohbet ettiğim zaman kendimi rahat hissediyorum” dedi.
“BİZ HALKIZ”
Canalp, Halkın seviyesine inmek tabirinin çok yanlış olduğunu ifade ederek, “Mesela ‘halkın seviyesine inmek’ diye bir kelime var. Çok tehlikeli bir kelimedir. Halkın seviyesine inmiyoruz. Halkla birlikteyiz. Arada inilecek bir seviye yok zaten. Hiçbir kamu görevlisinin seviye olarak yukarıda bir statüsü de, yeri de yok. Böyle bir anlayış ve felsefe de yok. Biz halk ile beraberiz, kendimizde halkız. Böyle görmek ve böyle düşünmek gerekiyor” şeklinde konuştu.
CANALP’I EN MUTLU EDEN ŞEY
Yapılan işlerde her zaman muhatabıyla birlikte olmanın gerektiğine dikkat çeken Canalp, “Benim çok mutlu olduğum şeyler vardır. Mesela hafta sonlarında bazı daire müdürlerimiz ‘köyleri geziyoruz’ diyorlar. ‘Neredesiniz?’ diyorum, ‘köydeyiz’ diyorlar. En çok duymak istediğim cümleler bunlar. İl Müdürüm köyün işini merkezden yapabilir. Ama diyor ki, köydeyim. Harika bir şey. Olayın bizzat içinde olmak, yaşıyor olmak. Yani olayın bir parçası olabilmek” dedi.
CANALP’IN FELFESEFİ
Edirne’ye ilk geldiğinde ‘Kararları birlikte alacağız’ mesajı veren Canalp, bu mesaja sadık kalacağını belirterek, şunları söyledi:
“Çok güzel bir cümle vardır, çok hoşuma gider; ‘Demokrasi, işlerin en iyi yapıldığı bir rejim olmayabilir, olabilir de belki. Ama kesin olan bir şey var. Demokrasi işlerin beraber yapıldığı bir rejimdir.’ Dolayısıyla işler beraber yapıldığında güzeldir. Köye yönelik bir iş yapacaksın. Mükemmel de olabilir. Ama köylüyle birlikte ortalama bir iş yapın. Ortalama işler her zaman güzeldir. Çünkü onunla birlikte yapmışsınızdır. Uzun vadeli olur, daha yaşanabilir olur. İlk Edirne’ye girdiğimde bir mesaj vermiştim; ‘Kararları birlikte vereceğiz’ olabildiğince sadık kalacağım”





