Edirne Olgunlaşma Enstitüsü’nde yürütülen çalışmalarla kentin tarihi ve kültürel mirası sanat eserlerine dönüştürülüyor. Enstitü bünyesindeki atölyelerde görev yapan öğretmenler ve usta öğreticiler, Edirne’nin tarihi yapılarından ilham alarak hazırladıkları Edirnekâri eserlerle geleneksel sanatların yaşatılmasına katkı sağlıyor.
Atölyelerde gerçekleştirilen çalışmalarda, başta Selimiye Camii olmak üzere kentin simgesi haline gelen birçok tarihi yapı tuvallere ve ahşap yüzeylere işleniyor. Hazırlanan tablolar ve dekoratif ahşap ürünlerde Edirne’nin mimari dokusu ile geleneksel motifler bir araya getiriliyor.
Görsel Sanatlar Öğretmeni Merve Yazıcı, atölyede yapılan çalışmaların büyük bölümünde Edirne’nin tarihi yapılarının konu edildiğini belirterek, hazırlanan eserlerde ekip çalışmasının önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Selimiye Camii’nin yanı sıra Muradiye Camii ve Kaleiçi gibi tarihi noktaların da resimlerde yer aldığını dile getiren Yazıcı, eserlerin çoğunlukla akrilik boya kullanılarak hazırlandığını söyledi.
Çalışmaların hazırlık sürecinde öncelikle araştırma ve görsel kaynak taraması yapıldığını belirten Yazıcı, bu süreçten sonra tasarımların oluşturulduğunu ve çoğunlukla ahşap yüzeyler üzerinde uygulandığını aktardı. Eserlerin kenar kısımlarında Edirne’ye özgü motiflerin yer aldığını, merkez bölümünde ise Selimiye gibi tarihi yapıların tasvir edildiğini ifade etti.
Hazırlanan eserlerin satışa da sunulduğunu belirten Yazıcı, Olgunlaşma Enstitüsü mağazasında özellikle mahya temalı çalışmaların ilgi gördüğünü ve bu yönde siparişler aldıklarını söyledi.
Edirnekâri Atölyesi Usta Öğreticisi Nilüfer Eren ise tabloların görsel bölümünün resim öğretmenleri tarafından hazırlandığını, kendilerinin ise motif ve süsleme aşamasında görev aldığını ifade etti. Motiflerin Selimiye Camii, Eski Camii ve Muradiye Camii’nde yer alan süslemelerden esinlenilerek hazırlandığını belirten Eren, bu motiflerin birebir kopyalanmadığını, özgün tasarımlarla yeniden yorumlandığını dile getirdi.
Atölyede son dönemde doğal ve toprak boyaların kullanımına ağırlık verdiklerini aktaran Eren, bu boyaların hem sağlık açısından hem de dayanıklılık bakımından avantaj sağladığını söyledi. Masif ahşap üzerine uygulanan doğal boya ve verniklerin ürünlerin uzun ömürlü olmasına katkı sunduğunu ifade etti.
Usta Öğretici Fersan Öztuna da atölyede geleneksel yöntemlerle hazırlanan sandık ve çeşitli ahşap ürünler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Üretim sürecinde doğal malzemelerin tercih edildiğini dile getiren Öztuna, kök boyalar ve doğal boyaların ürünlerin estetik görünümünü güçlendirdiğini söyledi.
Edirne Olgunlaşma Enstitüsü’nde hazırlanan eserler, kentin tarihini ve kültürel değerlerini sanat aracılığıyla yansıtırken aynı zamanda geleneksel el sanatlarının gelecek nesillere aktarılmasına da katkı sunuyor. (Haber: Hasan Yiğit KONAKLILAR)





