Diyabetin sinir sistemi üzerinde uzun vadede oluşturduğu hasar, diyabetik nöropati olarak bilinen ciddi bir sağlık sorununa dönüşebiliyor. Halk arasında “sinirsel şeker hastalığı” diye anılan bu durum, özellikle ayak ve bacaklarda yanma, karıncalanma, uyuşma, ağrı ve his kaybı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Dr. İlkay Uzunca, söz konusu şikâyetlerin zamanında fark edilmemesi halinde hastalığın ilerleyerek kalıcı sinir hasarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Dr. Uzunca, diyabetik nöropatinin başlangıç aşamasında çoğu hastada ayaklarda yanma hissiyle ortaya çıktığını, ilerleyen dönemde ise damar yapısından kalbe ve sindirim sistemine kadar birçok işlevi olumsuz etkileyebildiğini belirtti. Ayak ve bacaklarda his kaybı, kramp, keskin ağrı ve yanma yaşayan kişilerin bu durumu hafife almaması gerektiğini vurgulayan Uzunca, bu belirtilerin çoğu zaman diyabetik polinöropati adı verilen sinir hasarının ilk işaretleri olduğunu söyledi.
Uzun süre kontrolsüz seyreden kan şekerinin sinir hücrelerinde geri dönüşü olmayan tahribata yol açabildiğine dikkat çeken Uzunca, “Ayaklarda uyuşma veya yanma hissi ortaya çıktığında bunu sadece yorgunluk ya da dolaşım bozukluğu olarak değerlendirmeyin. Bu bulgular ilerleyebilen ciddi bir nörolojik sorunun başlangıcı olabilir” ifadelerini kullandı.
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte hastaların ayaklarında oluşan küçük yaraları dahi fark edemediğini belirten Uzunca, bu durumun enfeksiyon riskini artırdığını ve iyileşmeyen yaraların ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Bu nedenle diyabet hastalarının düzenli ayak kontrolünü ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.
Tanıda nörolojik muayenenin yanı sıra EMG (Elektronöromiyografi) incelemesinin önemli olduğuna değinen Dr. Uzunca, tedavide sinir koruyucu ilaçlar, kan şekeri kontrolünün sıkı takibi ve yaşam tarzı düzenlemelerinin etkili olduğunu söyledi. Uzunca, şikâyeti olan tüm diyabet hastalarını zaman kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurmaya çağırdı.
“Diyabetik nöropati doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilir. Belirtilerin erken fark edilmesi ve tedavi sürecine hızlı başlanması, sinir hasarının ilerlemesini durdurmada büyük avantaj sağlar” diyerek hastalara uyarıda bulundu.(Haber:HasanYiğit KONAKLILAR)





