Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK
Dikiş makinesi tamirciliği yapan Kaynarca, “En eski bana gelen 155 yaşında makine oldu. Daha eskileri de var ama millet kıymetini bilmedi attı onları. Elinde olanda getiriyor, elimizde kalan eski parçalardan tamirini yapıyoruz. Onunla da uğraşmak ayrı bir zevk. Eski makineyi canlandırmak farklı bir şey oluyor. Yeni model çıktıkça eskilerin değeri kalmadı” dedi.
1980’den beri 40 yıldır dikiş makinesi tamirciliği yapan 54 yaşındaki Zeki Kaynarca, “Eski sürece göre yeni makineler çıktı. Bu yeni modellerle müşterilerin kullanımı daha kolay hale geldi. Dolaplı, ayaklı makine kalmadı. Kullanımları da pratik. Eskileri gibi yağlamıyorsun da. Şuanda kullanımı daha da arttı. Eskiden durmuştu, şimdi yeni modellerle daha da arttı. Şimdi insanlar kendi dikiş, nakış işini yapmak istiyorlar. Makineler de uygun, kullanımı da güzel, talep iyi. Kullanım kolaylığı gelince makinelere, bayanlar artık makinelerini her yere götürüyor. Denize bile giden, ben makinesiz duramam diyerek makinesini alıp yazlık bölgede kıştan biriktirdiği parçaları dikip, biçiyor” dedi.
“BANA GELEN 155 YAŞINDA MAKİNE OLDU”
Asırlık makineler tamir ettiğini ama eskisi gibi kıymetlerinin bilinmediğini ifade eden Kaynarca, “En eski bana gelen 155 yaşında makine oldu. Daha eskileri de var ama millet kıymetini bilmedi attı onları. Elinde olanda getiriyor, elimizde kalan eski parçalardan tamirini yapıyoruz. Onunla da uğraşmak ayrı bir zevk. Eski makineyi canlandırmak farklı bir şey oluyor. Yeni model çıktıkça eskilerin değeri kalmadı. Annesinden, kayınvalidesinden kalma varsa hoşuna giden kenara ayırıyor. Bazıları var kıyamazsın çok güzel. Süslemeleri olsun, işçiliği olsun çok güzel” şeklinde konuştu.
“AKLIM OLSA KIZIMA ÖĞRETİRDİM BU TAMİRİ”
Dikiş makinesi tamirciliğine tamamen merakla başladığını söyleyen Kaynarca, “insan yetişir mi bu meslekten, yetişmez. Daha kapıdan girerken kaç para vereceksin diyor, sigorta yapacak mısın. Gel ben sana bir meslek öğreteyim. Herkes okuyup da masa başında çalışmayacak. Benden sonra sen devam et. Hele şimdiki makineler eskiye göre daha iyi. Daha rahat tamiri, daha kolay. Ben şimdiki aklım olsa kızıma öğretirdim bu tamiri. Çok daha güzel ve eğlenceli bir meslek. Ben çocuklarımı bu meslekten kazandığımla büyüttüm. Okuttum, ev geçindirdim, bağ kur ödedim, dükkan çevirdim. Buna şükür” ifadelerini kullandı.
“BU İŞİ YAPACAK İNSAN YOK”
Dikiş makinesi tamirciliğini yapacak kalmadığını söyleyen Kaynarca, “9-10 sene önce Saraçlar Caddesi’nde bir makineci abimiz vardı. Vefat etti, ondan sonra yapan yok. Bu bölgede sadece ben varım, bir de Uzunköprü de abim var. Edirne ve ilçelerine biz bakıyoruz. Bu işi yapacak insan yok, yetişmezde bitti. Dikiş makinesi tamirciliği gözlerde para kazanılmayacak meslek olarak görülüyor ama bereket versin. Asgari ücretle sürünmektense bu işi yaparım. Makine da ilk baş arıza tespiti yaparız. Kaça yapılacak, değişecek parça var mı söyleriz. Müşteri bütçesine göre değerlendirir. Bakar ya alır gider, ya da yaptırır. Baktık diye para alacak değiliz. En çok mekik yatak bölümü dediğimiz, dişli plakaları bozuluyor. Maliyet işçilikle beraber 70’den başlıyor, 150 liraya kadar da gidiyor. Bakmışsın yemek yapı bulaşmış, sök, temizle, ilaçla ona göre fiyat yazıyorsun zamanınızı alıyor. Elimizde çoğu makinenin parçası var. Yurtdışından gelen makine bile olsa oturur, uğraşırız. Çünkü insanlar artık tamir edeceğime at yenisini alalım demeye başladı. Makinesini yaptırmak isteyende o makineye alışmış istemiyor başka bir şey” dedi.
“10 BİN ÜZERİNDE DİKİŞ MAKİNESİ TAMİR ETMİŞLİĞİMİZ VARDIR”
10 bin üzerinde dikiş makinesi tamir ettiğini söyleyen Kaynarca, “1980 yılından beri uğraşıyorum, 10 bin üzerinde dikiş makinesi tamir etmişliğimiz vardır. Tamir olarak da geliyor, sormaya da geliyor. Benim işim gücüm bayanlarla. Onlara anlatıyorum, tarif ediyorum. Eşi parayı verir gider. Makinenin kullanım kursları Halk Eğitim’de var. Nakış kursu, giyim kursunda bayanlar eğitim alıyor. Çeşit çeşit işler çıkıyor. Mayıs, haziran sonuna doğru sergiler oluyor. Güzel işler çıkıyor onlardan da tabi ki. Bizim terzi makineleri ile pek işimiz yok. Biz ev tipi makineleri tamir ediyoruz. Onların makinelerine biz sanayi tipi makine diyoruz. Onlar kolay kolay bozulacak bir makine değil. Zaten kendiişlerini, tamirlerini hallediyor onla. Gelse de yardımcı oluyoruz gene ama bizim işimiz ev tipi makine” şeklinde konuştu.
Dikiş makinesi tamirciliği yapan Kaynarca, “En eski bana gelen 155 yaşında makine oldu. Daha eskileri de var ama millet kıymetini bilmedi attı onları. Elinde olanda getiriyor, elimizde kalan eski parçalardan tamirini yapıyoruz. Onunla da uğraşmak ayrı bir zevk. Eski makineyi canlandırmak farklı bir şey oluyor. Yeni model çıktıkça eskilerin değeri kalmadı” dedi.
1980’den beri 40 yıldır dikiş makinesi tamirciliği yapan 54 yaşındaki Zeki Kaynarca, “Eski sürece göre yeni makineler çıktı. Bu yeni modellerle müşterilerin kullanımı daha kolay hale geldi. Dolaplı, ayaklı makine kalmadı. Kullanımları da pratik. Eskileri gibi yağlamıyorsun da. Şuanda kullanımı daha da arttı. Eskiden durmuştu, şimdi yeni modellerle daha da arttı. Şimdi insanlar kendi dikiş, nakış işini yapmak istiyorlar. Makineler de uygun, kullanımı da güzel, talep iyi. Kullanım kolaylığı gelince makinelere, bayanlar artık makinelerini her yere götürüyor. Denize bile giden, ben makinesiz duramam diyerek makinesini alıp yazlık bölgede kıştan biriktirdiği parçaları dikip, biçiyor” dedi.
“BANA GELEN 155 YAŞINDA MAKİNE OLDU”
Asırlık makineler tamir ettiğini ama eskisi gibi kıymetlerinin bilinmediğini ifade eden Kaynarca, “En eski bana gelen 155 yaşında makine oldu. Daha eskileri de var ama millet kıymetini bilmedi attı onları. Elinde olanda getiriyor, elimizde kalan eski parçalardan tamirini yapıyoruz. Onunla da uğraşmak ayrı bir zevk. Eski makineyi canlandırmak farklı bir şey oluyor. Yeni model çıktıkça eskilerin değeri kalmadı. Annesinden, kayınvalidesinden kalma varsa hoşuna giden kenara ayırıyor. Bazıları var kıyamazsın çok güzel. Süslemeleri olsun, işçiliği olsun çok güzel” şeklinde konuştu.
“AKLIM OLSA KIZIMA ÖĞRETİRDİM BU TAMİRİ”
Dikiş makinesi tamirciliğine tamamen merakla başladığını söyleyen Kaynarca, “insan yetişir mi bu meslekten, yetişmez. Daha kapıdan girerken kaç para vereceksin diyor, sigorta yapacak mısın. Gel ben sana bir meslek öğreteyim. Herkes okuyup da masa başında çalışmayacak. Benden sonra sen devam et. Hele şimdiki makineler eskiye göre daha iyi. Daha rahat tamiri, daha kolay. Ben şimdiki aklım olsa kızıma öğretirdim bu tamiri. Çok daha güzel ve eğlenceli bir meslek. Ben çocuklarımı bu meslekten kazandığımla büyüttüm. Okuttum, ev geçindirdim, bağ kur ödedim, dükkan çevirdim. Buna şükür” ifadelerini kullandı.
“BU İŞİ YAPACAK İNSAN YOK”
Dikiş makinesi tamirciliğini yapacak kalmadığını söyleyen Kaynarca, “9-10 sene önce Saraçlar Caddesi’nde bir makineci abimiz vardı. Vefat etti, ondan sonra yapan yok. Bu bölgede sadece ben varım, bir de Uzunköprü de abim var. Edirne ve ilçelerine biz bakıyoruz. Bu işi yapacak insan yok, yetişmezde bitti. Dikiş makinesi tamirciliği gözlerde para kazanılmayacak meslek olarak görülüyor ama bereket versin. Asgari ücretle sürünmektense bu işi yaparım. Makine da ilk baş arıza tespiti yaparız. Kaça yapılacak, değişecek parça var mı söyleriz. Müşteri bütçesine göre değerlendirir. Bakar ya alır gider, ya da yaptırır. Baktık diye para alacak değiliz. En çok mekik yatak bölümü dediğimiz, dişli plakaları bozuluyor. Maliyet işçilikle beraber 70’den başlıyor, 150 liraya kadar da gidiyor. Bakmışsın yemek yapı bulaşmış, sök, temizle, ilaçla ona göre fiyat yazıyorsun zamanınızı alıyor. Elimizde çoğu makinenin parçası var. Yurtdışından gelen makine bile olsa oturur, uğraşırız. Çünkü insanlar artık tamir edeceğime at yenisini alalım demeye başladı. Makinesini yaptırmak isteyende o makineye alışmış istemiyor başka bir şey” dedi.
“10 BİN ÜZERİNDE DİKİŞ MAKİNESİ TAMİR ETMİŞLİĞİMİZ VARDIR”
10 bin üzerinde dikiş makinesi tamir ettiğini söyleyen Kaynarca, “1980 yılından beri uğraşıyorum, 10 bin üzerinde dikiş makinesi tamir etmişliğimiz vardır. Tamir olarak da geliyor, sormaya da geliyor. Benim işim gücüm bayanlarla. Onlara anlatıyorum, tarif ediyorum. Eşi parayı verir gider. Makinenin kullanım kursları Halk Eğitim’de var. Nakış kursu, giyim kursunda bayanlar eğitim alıyor. Çeşit çeşit işler çıkıyor. Mayıs, haziran sonuna doğru sergiler oluyor. Güzel işler çıkıyor onlardan da tabi ki. Bizim terzi makineleri ile pek işimiz yok. Biz ev tipi makineleri tamir ediyoruz. Onların makinelerine biz sanayi tipi makine diyoruz. Onlar kolay kolay bozulacak bir makine değil. Zaten kendiişlerini, tamirlerini hallediyor onla. Gelse de yardımcı oluyoruz gene ama bizim işimiz ev tipi makine” şeklinde konuştu.






Ustamin dükkanı nerede