TÖS Edirne Kurucu İl Başkanı Celil Özcan, yayınladığı mesajda; “Çocuklarımız, ‘Demokratik ve Devrimci Cumhuriyet’te yaşamalıdır.” İfadelerini kullandı.
Özcan mesajında; “Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından hemen sonra, 6 Mayıs 1920 günü Maarif Vekaleti kurulmuştur. Savaşın en çetin döneminde, Ordumuzun Eskişehir-Kütahya hattından Sakarya hattına çekildiği o endişeli günlerde, 15 Temmuz 1921’de, Ankara’da ilk Maarif Kongresi toplanmıştır. Mustafa Kemal Paşa, kongreyi, cepheden gelerek açmıştır. Yaptığı açılış konuşması ile öğretmenlere Kemalist Devrim’in hedeflerini göstermiştir. TBMM ordusu işgalci emperyalistlerle savaşırken, “İrfan Ordusu” da cehalet karanlığıyla savaşa girişmiştir. Cumhuriyetimiz, bu iki ordumuzun haklı, namuslu ve kararlı savaşının kutlu sonucudur. Devrimler böyle başarılmış, tarihte benzeri görülmemiş kalkınma hamlesi ile yıkılmış bir imparatorluğun enkazından bağımsız, çağdaş, güvenli bir ülke ve 12 milyonluk harap ve bitap düşmüş bir halktan hayatı kadın - erkek birlikte omuzlayan, gururlu, başı dik bir ulus böyle yaratılmıştır. Güçlü bir devleti öngören Atatürk’e göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dayandığı esaslar, tam bağımsızlık ve kayıtsız şartsız millet egemenliğidir. Atatürk, tam bağımsızlığı “siyasi, mali, ekonomik, adli, askeri, kültürel, kısaca her hususta bağımsızlık ve serbestlik” olarak tanımlamaktadır. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin üç büyük “milli” kurumu vardır. Bunlar, Milli eğitim, Milli savunma ve Milli ekonomidir. Ne yazık ki, son yıllarda Cumhuriyetin milli olması gereken kurumları şahıs kurumlarına dönüştürülmüştür. Devrim Yasaları ile yürürlüğe giren ve eğitimde birliği sağlayan Laik ve Bilimsel Milli Eğitim Sistemi’ne en büyük darbe, 4+4+4 kesintili eğitim sistemine geçilmesiyle vurulmuştur. Ulusal, laik ve bilimsel eğitim sistemini yeniden oluşturmak boynumuzun borcudur! Atatürk Cumhuriyeti’nin milli kurumlarını hep birlikte inşa etmek tarihi bir sorumluluktur. Görevimiz: Geçmişimizden ders alarak, akılla, bilimle aydınlanma devrimini sürdürerek, geleceğin tam bağımsız Türkiye’sini kurmaktır. Cumhuriyetçi deneyim ve kadrolarımız ve Atatürkçü potansiyelimizle, Demokratik, devrimci Cumhuriyetin üretim, bağımsızlık ve kalkınma coşkusunu çocuklarımıza yaşatmakta kararlıyız. Çocuklarımız, ‘Demokratik ve Devrimci Cumhuriyet’te yaşamalıdır.” İfadelerine yer verdi. (Haber Merkezi)
Özcan mesajında; “Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından hemen sonra, 6 Mayıs 1920 günü Maarif Vekaleti kurulmuştur. Savaşın en çetin döneminde, Ordumuzun Eskişehir-Kütahya hattından Sakarya hattına çekildiği o endişeli günlerde, 15 Temmuz 1921’de, Ankara’da ilk Maarif Kongresi toplanmıştır. Mustafa Kemal Paşa, kongreyi, cepheden gelerek açmıştır. Yaptığı açılış konuşması ile öğretmenlere Kemalist Devrim’in hedeflerini göstermiştir. TBMM ordusu işgalci emperyalistlerle savaşırken, “İrfan Ordusu” da cehalet karanlığıyla savaşa girişmiştir. Cumhuriyetimiz, bu iki ordumuzun haklı, namuslu ve kararlı savaşının kutlu sonucudur. Devrimler böyle başarılmış, tarihte benzeri görülmemiş kalkınma hamlesi ile yıkılmış bir imparatorluğun enkazından bağımsız, çağdaş, güvenli bir ülke ve 12 milyonluk harap ve bitap düşmüş bir halktan hayatı kadın - erkek birlikte omuzlayan, gururlu, başı dik bir ulus böyle yaratılmıştır. Güçlü bir devleti öngören Atatürk’e göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dayandığı esaslar, tam bağımsızlık ve kayıtsız şartsız millet egemenliğidir. Atatürk, tam bağımsızlığı “siyasi, mali, ekonomik, adli, askeri, kültürel, kısaca her hususta bağımsızlık ve serbestlik” olarak tanımlamaktadır. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin üç büyük “milli” kurumu vardır. Bunlar, Milli eğitim, Milli savunma ve Milli ekonomidir. Ne yazık ki, son yıllarda Cumhuriyetin milli olması gereken kurumları şahıs kurumlarına dönüştürülmüştür. Devrim Yasaları ile yürürlüğe giren ve eğitimde birliği sağlayan Laik ve Bilimsel Milli Eğitim Sistemi’ne en büyük darbe, 4+4+4 kesintili eğitim sistemine geçilmesiyle vurulmuştur. Ulusal, laik ve bilimsel eğitim sistemini yeniden oluşturmak boynumuzun borcudur! Atatürk Cumhuriyeti’nin milli kurumlarını hep birlikte inşa etmek tarihi bir sorumluluktur. Görevimiz: Geçmişimizden ders alarak, akılla, bilimle aydınlanma devrimini sürdürerek, geleceğin tam bağımsız Türkiye’sini kurmaktır. Cumhuriyetçi deneyim ve kadrolarımız ve Atatürkçü potansiyelimizle, Demokratik, devrimci Cumhuriyetin üretim, bağımsızlık ve kalkınma coşkusunu çocuklarımıza yaşatmakta kararlıyız. Çocuklarımız, ‘Demokratik ve Devrimci Cumhuriyet’te yaşamalıdır.” İfadelerine yer verdi. (Haber Merkezi)





