Hatice ÖZSOY
Kokeralp kendisinden bahsederken anneannesinin Atatürk’e komşu olduğunu ve ailesinin Atatürk’ün ailesiyle dost olduklarını belirtti.
Kokeralpyaşadığı müddetçe Atatürk’ü daima evinin duvarlarında ve kalbinde yaşatacağını söyleyerek şu sözlere yer verdi:
Kokeralp, “10 Ekim 1938 doğumluyum. Ben 1 aylık bebekken Atatürk ölmüş. Benim Atatürk sevdam ailemden geliyor. Rahmetli annem Selanik göçmeni, babam Makedonya göçmenidir. Benim anneannemin eviyle Atatürk’ün evinin arasında bir ev varmış, seneler önce komşuymuşuz. Benim anneannem Zübeyde Hanım’a komşu anne Ali Rıza Bey’e dayı diyorlarmış. Annem 9 yaşında gelmiş İstanbul’a, Makbule Hanım’la arkadaşlarmış. Benim Atatürkçülüğüm ailemden geliyor anlayacağınız. Bu bir sevda benim için sonu olmayan. Babamın bir kahvesi vardı. Benim evim şuan onun kahvesinden daha üstün fakat oda benim gibi Atatürk’le ilgili her şeyi toplar asarmış kahvesinin duvarlarına kapı girişine. Ben Atatürk resimleri, bardakları, kalemlerinin dışında birçok kitabını da saklıyorum. Onun yazdığı ve onun adına yazılan tüm kitaplar elimde var. Olmayanları da elimden geldiğince almaya çalışıyorum. Ziyaretime gelenlere onunla ilgili hediyeler vermeye çalışıyorum. Yaklaşık 400-450’ye yakın kitap var, bir bu kadarını da hediye etmişimdir. Kitap dışında onun hoşuma giden bir fotoğrafı olduğunda hemen çerçeveletip duvarımda bir yere astırıyorum. Duvarlarda benim yaptırdıklarımın dışında hediye olan çok resmi var.”
“BU SEVDA BEN YAŞADIKÇA DEVAM EDECEK”
Atatürk sevdasının hayatı boyunca son bulmayacağını belirten Kokeralp, “Babam beni nasıl yetiştirdiyse bende evlatlarımı öyle yetiştirdim, benim emanetlerime gözleri gibi bakacaklardır” şeklinde ifadelere yer verdi.
Kokeralp, “Herkes bana Atatürk’le ilgili hediyeler getiriyor ve çok mutlu oluyorum. 81 yaşındayım ve bu sevda ben yaşadıkça devam edecek. Sadece bu oda değil benim evimin her yerinde, dolaplarımda sakladığım ve koyamadığım daha birçok resmi var. Babam beni nasıl yetiştirdiyse bende evlatlarımı, evlatlarımda torunlarımı öyle yetiştirdi. Ben çok isterim ilerleyen zamanlarda torunlarımın da evlerinde böyle bir odaları olsun. Tabii ki kimse biz eskiler gibi yapamaz fakat ona olan sevgilerini hiç yitirmesinler ve sonsuza kadar yaşatsınlar istiyorum. Sadece benim torunlarım değil her Türk gencinin Atatürk sevdası olmalı onu böyle odalar yapmasalar da gönüllerinde bir yerde yerinin olması gerekiyor. Benim bu hayattaki artık tek üzüntüm eğer bana bir şey olursa bayraklarıma, resimlerime ne olacağı. Eminim ki evlatlarım onlara benim baktığım gibi bakacaktır, fakat insan düşünmüyor değil. Gözüm arkada kalmayacak ama hep bunu düşünüyorum. Benim gelmişimde geçmişimde Atatürk, hayatta olduğum müddetçe onu evimin her yerinde yaşatacağım” şeklinde konuştu.
Kokeralp kendisinden bahsederken anneannesinin Atatürk’e komşu olduğunu ve ailesinin Atatürk’ün ailesiyle dost olduklarını belirtti.
Kokeralpyaşadığı müddetçe Atatürk’ü daima evinin duvarlarında ve kalbinde yaşatacağını söyleyerek şu sözlere yer verdi:
Kokeralp, “10 Ekim 1938 doğumluyum. Ben 1 aylık bebekken Atatürk ölmüş. Benim Atatürk sevdam ailemden geliyor. Rahmetli annem Selanik göçmeni, babam Makedonya göçmenidir. Benim anneannemin eviyle Atatürk’ün evinin arasında bir ev varmış, seneler önce komşuymuşuz. Benim anneannem Zübeyde Hanım’a komşu anne Ali Rıza Bey’e dayı diyorlarmış. Annem 9 yaşında gelmiş İstanbul’a, Makbule Hanım’la arkadaşlarmış. Benim Atatürkçülüğüm ailemden geliyor anlayacağınız. Bu bir sevda benim için sonu olmayan. Babamın bir kahvesi vardı. Benim evim şuan onun kahvesinden daha üstün fakat oda benim gibi Atatürk’le ilgili her şeyi toplar asarmış kahvesinin duvarlarına kapı girişine. Ben Atatürk resimleri, bardakları, kalemlerinin dışında birçok kitabını da saklıyorum. Onun yazdığı ve onun adına yazılan tüm kitaplar elimde var. Olmayanları da elimden geldiğince almaya çalışıyorum. Ziyaretime gelenlere onunla ilgili hediyeler vermeye çalışıyorum. Yaklaşık 400-450’ye yakın kitap var, bir bu kadarını da hediye etmişimdir. Kitap dışında onun hoşuma giden bir fotoğrafı olduğunda hemen çerçeveletip duvarımda bir yere astırıyorum. Duvarlarda benim yaptırdıklarımın dışında hediye olan çok resmi var.”
“BU SEVDA BEN YAŞADIKÇA DEVAM EDECEK”
Atatürk sevdasının hayatı boyunca son bulmayacağını belirten Kokeralp, “Babam beni nasıl yetiştirdiyse bende evlatlarımı öyle yetiştirdim, benim emanetlerime gözleri gibi bakacaklardır” şeklinde ifadelere yer verdi.
Kokeralp, “Herkes bana Atatürk’le ilgili hediyeler getiriyor ve çok mutlu oluyorum. 81 yaşındayım ve bu sevda ben yaşadıkça devam edecek. Sadece bu oda değil benim evimin her yerinde, dolaplarımda sakladığım ve koyamadığım daha birçok resmi var. Babam beni nasıl yetiştirdiyse bende evlatlarımı, evlatlarımda torunlarımı öyle yetiştirdi. Ben çok isterim ilerleyen zamanlarda torunlarımın da evlerinde böyle bir odaları olsun. Tabii ki kimse biz eskiler gibi yapamaz fakat ona olan sevgilerini hiç yitirmesinler ve sonsuza kadar yaşatsınlar istiyorum. Sadece benim torunlarım değil her Türk gencinin Atatürk sevdası olmalı onu böyle odalar yapmasalar da gönüllerinde bir yerde yerinin olması gerekiyor. Benim bu hayattaki artık tek üzüntüm eğer bana bir şey olursa bayraklarıma, resimlerime ne olacağı. Eminim ki evlatlarım onlara benim baktığım gibi bakacaktır, fakat insan düşünmüyor değil. Gözüm arkada kalmayacak ama hep bunu düşünüyorum. Benim gelmişimde geçmişimde Atatürk, hayatta olduğum müddetçe onu evimin her yerinde yaşatacağım” şeklinde konuştu.









