Hatice ÖZSOY
Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Abdullah Bülbül yeni yılla birlikte başlanan poşet uygulamasının ardından şuan taslak aşamasında olan içecek şişelerinin depozitolu olmasıyla ilgili vatandaşın uygulamayı seveceğini söylerken aynı zamanda çevre ve doğa kirliliğine karşı alınan bu önlemler ve atılan bu adımlardan sonra su kirliliği içinde yapılacak birçok şeyin olduğunu ve konuyla ilgili toplantıların yapıldığını dile getirdi.
Paralı poşet uygulamasında marketlerden veya bakkallardan alışveriş yaptıklarında poşete ücret ödediklerini fakat bu uygulamayla aldıkları içeceklerin ambalajlarını toplama merkezi veya şişematik gibi yerlere götürerek karşılığında ücret alacaklarını söyleyen vatandaş poşet uygulamasından daha çok sevileceğini benimseneceğini dile getirdi. Konuyla ilgili konuşan Ali Tamer Kuday, “Toplanılan şişelerin ve kutuların geri dönüşümü sağlanırsa eğer doğaya çok büyük katkısı olur. Nasıl ki plastik poşet uygulaması başlatıldığı ilk günden itibaren yüzde 70 poşet kullanımı azaldıysa bunda da geri dönüşümden kişiler ücret aldığı takdirde karşılığında bu çok az bir miktar olsa da kutuları toplarlar ve şişe matiklerin içerisine atarlar. Hatta kendi şişeleri değil dışarıda yolda gördüğü çöpü de toplayıp atarlar. Böylelikle çevre temizliği de sağlanır. Fakat toplatılan bu şişeler toplanıp belli merkezde mi geri dönüşü mü olacak? Yoksa her ile bir geri dönüşüm için yer mi yapacaklar? Daha öncesinde biliyoruz ki uygulanan yöntemlerden bir tanesi de Bulgaristan’da pet şişerler poşetler ayrıştırılıyor ve plastik iplik elde ediyorlar. Her il ya da bölge için bir geri dönüşüm merkezi yapılırsa çok iyi olur” dedi.
Turhan Kesiyer, “Çok güzel bir uygulama. Her alanda çevre temizliği ve doğa temizliğinin arkasındayım. Milletçe doğaya verdiğimiz bu zararın önüne geçmek için elimizden geleni yapmalıyız. Hatta biz poşetleri parayla aldıktan sonra tekrar marketlere götürelim geri verelim. Ya da bu ayrıştırma yapılan yerlere poşette atalım. Parasını verdik diye doğaya tekrar göndermeyelim kirletmeyelim onlarda ayrıştırılsın. Uygulanması konusunda ne kadar katılım sağlanır bilemiyorum ama çevreci birçok insan uygulamayı destekleyecektir. Her şeye zam geldi. 10 kuruş, 5 kuruş deyip uğraşmazlık yapmaz insanlar, nereden kar elde ederiz diye düşünürler bence” dedi.
Cansu Günaydın, “Alkol şişelerindeki depozito olayını şimdi plastik şişeler içecek kutularında da yapacaklar. Bu şuan için geç kalınmış bir uygulama bile diyebiliriz. Poşet uygulamasının bir getirisi yok insanlara poşet alırken para veriyorlar, fakat bu uygulama da az da olsa insanlar geri dönüşüme verdikleri çöp kutuların karşılığında cüzi bir miktar da olsa para alacak. Yani daha mantıklı bir uygulama, asgari ücretli bir aile için paraya dönüşmesi daha mantıklı. Herkes uğraşır mı bilmiyorum tabii ki. Doğadaki kirliliğin önüne geçilmesi adına güzel bir uygulama. Katılım inşallah yoğun olur ama burası Türkiye insanlar üşengeç ne kadar katılırlar tartışılır. Sadece parayı geri alamaya ihtiyacı olan insanlar asgari ücretle çalışanlar değil, parası olduğu ve 10 kuruşa ihtiyacı olmadığı halde çevre duyarlılığı olan insanların da buna katılması gerekiyor” dedi.
ÇEVRE KİRLİLİĞİNDEN SONRA SU KİRLİLİĞİNE DE EL ATILACAK
Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Abdullah Bülbül 2 seneden beri DSİ Bölge Müdürlüğü ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile düzenli olarak yapılan toplantılar sonucunda tarım ilaçlarında kullanılan pestisitin toprağa ve suya verdiği zarardan bahsederek sudaki zararının hayvanların ölümüne kadar sonuçlandığını belirtti.
Tarımla uğraşan insanların ilaçlama ve temizlenmesi konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığı nı ve ilerleyen zamanlarda bu konuda da önemli adımlar atılacağını söyleyen Bülbül, “ Yeni yıldan sonra uygulamaya geçilen paralı poşet ile ülke genelinde poşet kullanımında ciddi azalma yaşandı. İnsanlar bez torbalara ve filelere yöneldi. Ben kendimde file ve bez torba kullanıyorum. 2023 yılına kadar ki süreçte taslak aşamasında olan birkaç projemiz daha var. Bunun içinde bu yıl uygulanmaya geçecek olan içecek kutularının depozitolu olması. Dediğim gibi şuan taslak aşamasında fakat yüksek ihtimalle mahalle aralarına, caddelere, sokaklara şişematik benzeri kutular koyulacak ve bu kutular atılan şişe ya da içecek kutularına karşılık belli bir miktar ücret ya da başka bir şey verir. Çevre duyarlılığı olan herkes bu uygulamadan çok memnun, uğraşmak istemeyenler olacaktır karşıt fikirli insanların olması çok doğal. Bu kısımda da karşılık almaları giriyor devreye. Az da olsa bir karşılık aldıkları takdirde insanlar daha duyarlı davranacaktırlar. Bunun dışında 2 seneden beri DSİ Bölge Müdürlüğüyle yaptığımız toplantılarda sularımızın kirliliğiyle ilgili konuştuk. Sularımızda plastik poşet, içecek kutuları gibi birçok pislik var. Bunun dışında su kirliliğine hatta zehirli suya gelecek noktaya vardı sularımız. Tarımda kullanılan ve pestisitlerle ilgili bir geri dönüşüm yapılması gerekir. Tarımda kullanılan ilaçlamaların başında pestisit bulunuyor. Bunlar tarımla uğraşan kişiler tarafından yetiştireceği ürüne ilaçlama adına kullanılıyor fakat toprağı zehirliyor. Bununla birlikte ilacın dolu olduğu ilaçlama marinasını gidip nehirde yıkıyor, dışarıda bulunan çeşmede yıkıyor. Bunlar nehirlere akıyor, çeşme kenarından su içen hayvanlarımız zehirleniyor. Nehirlere aktığında balıklar ölüyor. Bu konuda tarımla uğraşan herkesin iyi bir eğitim alması ve ona göre hareket etmesi gerekiyor. Doğayla savaşmamıza gerek yok. Doğa bize bütün güzellikleri zaten veriyor. Önemli olan bizim onları yok etmemiz. Plastik poşet uygulamasının ardından bu sene başlanacak olan depozitolu içecek kutuları ile çevre duyarlılığı ve çevre bilincini olabildiğince insanlara aşılayarak torunlarımıza ve onların torunlarına daha temiz bir dünya bırakabiliriz. Tarım alanındaki iyileştirmeler ve suların daha az zehirlenmesi konusunda da çalışmalar başlandığı ve duyarlılık arttığı sürece çok büyük adımlar atmış olacağız” dedi.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Abdullah Bülbül yeni yılla birlikte başlanan poşet uygulamasının ardından şuan taslak aşamasında olan içecek şişelerinin depozitolu olmasıyla ilgili vatandaşın uygulamayı seveceğini söylerken aynı zamanda çevre ve doğa kirliliğine karşı alınan bu önlemler ve atılan bu adımlardan sonra su kirliliği içinde yapılacak birçok şeyin olduğunu ve konuyla ilgili toplantıların yapıldığını dile getirdi.
Paralı poşet uygulamasında marketlerden veya bakkallardan alışveriş yaptıklarında poşete ücret ödediklerini fakat bu uygulamayla aldıkları içeceklerin ambalajlarını toplama merkezi veya şişematik gibi yerlere götürerek karşılığında ücret alacaklarını söyleyen vatandaş poşet uygulamasından daha çok sevileceğini benimseneceğini dile getirdi. Konuyla ilgili konuşan Ali Tamer Kuday, “Toplanılan şişelerin ve kutuların geri dönüşümü sağlanırsa eğer doğaya çok büyük katkısı olur. Nasıl ki plastik poşet uygulaması başlatıldığı ilk günden itibaren yüzde 70 poşet kullanımı azaldıysa bunda da geri dönüşümden kişiler ücret aldığı takdirde karşılığında bu çok az bir miktar olsa da kutuları toplarlar ve şişe matiklerin içerisine atarlar. Hatta kendi şişeleri değil dışarıda yolda gördüğü çöpü de toplayıp atarlar. Böylelikle çevre temizliği de sağlanır. Fakat toplatılan bu şişeler toplanıp belli merkezde mi geri dönüşü mü olacak? Yoksa her ile bir geri dönüşüm için yer mi yapacaklar? Daha öncesinde biliyoruz ki uygulanan yöntemlerden bir tanesi de Bulgaristan’da pet şişerler poşetler ayrıştırılıyor ve plastik iplik elde ediyorlar. Her il ya da bölge için bir geri dönüşüm merkezi yapılırsa çok iyi olur” dedi.
Turhan Kesiyer, “Çok güzel bir uygulama. Her alanda çevre temizliği ve doğa temizliğinin arkasındayım. Milletçe doğaya verdiğimiz bu zararın önüne geçmek için elimizden geleni yapmalıyız. Hatta biz poşetleri parayla aldıktan sonra tekrar marketlere götürelim geri verelim. Ya da bu ayrıştırma yapılan yerlere poşette atalım. Parasını verdik diye doğaya tekrar göndermeyelim kirletmeyelim onlarda ayrıştırılsın. Uygulanması konusunda ne kadar katılım sağlanır bilemiyorum ama çevreci birçok insan uygulamayı destekleyecektir. Her şeye zam geldi. 10 kuruş, 5 kuruş deyip uğraşmazlık yapmaz insanlar, nereden kar elde ederiz diye düşünürler bence” dedi.
Cansu Günaydın, “Alkol şişelerindeki depozito olayını şimdi plastik şişeler içecek kutularında da yapacaklar. Bu şuan için geç kalınmış bir uygulama bile diyebiliriz. Poşet uygulamasının bir getirisi yok insanlara poşet alırken para veriyorlar, fakat bu uygulama da az da olsa insanlar geri dönüşüme verdikleri çöp kutuların karşılığında cüzi bir miktar da olsa para alacak. Yani daha mantıklı bir uygulama, asgari ücretli bir aile için paraya dönüşmesi daha mantıklı. Herkes uğraşır mı bilmiyorum tabii ki. Doğadaki kirliliğin önüne geçilmesi adına güzel bir uygulama. Katılım inşallah yoğun olur ama burası Türkiye insanlar üşengeç ne kadar katılırlar tartışılır. Sadece parayı geri alamaya ihtiyacı olan insanlar asgari ücretle çalışanlar değil, parası olduğu ve 10 kuruşa ihtiyacı olmadığı halde çevre duyarlılığı olan insanların da buna katılması gerekiyor” dedi.
ÇEVRE KİRLİLİĞİNDEN SONRA SU KİRLİLİĞİNE DE EL ATILACAK
Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Abdullah Bülbül 2 seneden beri DSİ Bölge Müdürlüğü ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile düzenli olarak yapılan toplantılar sonucunda tarım ilaçlarında kullanılan pestisitin toprağa ve suya verdiği zarardan bahsederek sudaki zararının hayvanların ölümüne kadar sonuçlandığını belirtti.
Tarımla uğraşan insanların ilaçlama ve temizlenmesi konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığı nı ve ilerleyen zamanlarda bu konuda da önemli adımlar atılacağını söyleyen Bülbül, “ Yeni yıldan sonra uygulamaya geçilen paralı poşet ile ülke genelinde poşet kullanımında ciddi azalma yaşandı. İnsanlar bez torbalara ve filelere yöneldi. Ben kendimde file ve bez torba kullanıyorum. 2023 yılına kadar ki süreçte taslak aşamasında olan birkaç projemiz daha var. Bunun içinde bu yıl uygulanmaya geçecek olan içecek kutularının depozitolu olması. Dediğim gibi şuan taslak aşamasında fakat yüksek ihtimalle mahalle aralarına, caddelere, sokaklara şişematik benzeri kutular koyulacak ve bu kutular atılan şişe ya da içecek kutularına karşılık belli bir miktar ücret ya da başka bir şey verir. Çevre duyarlılığı olan herkes bu uygulamadan çok memnun, uğraşmak istemeyenler olacaktır karşıt fikirli insanların olması çok doğal. Bu kısımda da karşılık almaları giriyor devreye. Az da olsa bir karşılık aldıkları takdirde insanlar daha duyarlı davranacaktırlar. Bunun dışında 2 seneden beri DSİ Bölge Müdürlüğüyle yaptığımız toplantılarda sularımızın kirliliğiyle ilgili konuştuk. Sularımızda plastik poşet, içecek kutuları gibi birçok pislik var. Bunun dışında su kirliliğine hatta zehirli suya gelecek noktaya vardı sularımız. Tarımda kullanılan ve pestisitlerle ilgili bir geri dönüşüm yapılması gerekir. Tarımda kullanılan ilaçlamaların başında pestisit bulunuyor. Bunlar tarımla uğraşan kişiler tarafından yetiştireceği ürüne ilaçlama adına kullanılıyor fakat toprağı zehirliyor. Bununla birlikte ilacın dolu olduğu ilaçlama marinasını gidip nehirde yıkıyor, dışarıda bulunan çeşmede yıkıyor. Bunlar nehirlere akıyor, çeşme kenarından su içen hayvanlarımız zehirleniyor. Nehirlere aktığında balıklar ölüyor. Bu konuda tarımla uğraşan herkesin iyi bir eğitim alması ve ona göre hareket etmesi gerekiyor. Doğayla savaşmamıza gerek yok. Doğa bize bütün güzellikleri zaten veriyor. Önemli olan bizim onları yok etmemiz. Plastik poşet uygulamasının ardından bu sene başlanacak olan depozitolu içecek kutuları ile çevre duyarlılığı ve çevre bilincini olabildiğince insanlara aşılayarak torunlarımıza ve onların torunlarına daha temiz bir dünya bırakabiliriz. Tarım alanındaki iyileştirmeler ve suların daha az zehirlenmesi konusunda da çalışmalar başlandığı ve duyarlılık arttığı sürece çok büyük adımlar atmış olacağız” dedi.









