Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a çağrıda bulunan Öztunç, “Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kurum eğer siz ergenenin temiz olduğuna inanıyorsanız buyurun gelin ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin son seçimlere göre Türkiye’nin ikinci büyük partisinin Çevre ve Doğa haklarından sorumlu genel başkan yardımcısı olarak hazırım. Gel beraber Ergene’de istediğin yerde çimelim, istediğin yerde yüzelim.” İfadelerini kullandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevreden sorumlu Genel Başkan yardımcısı Ali Öztunç ve beraberindekiler CHP İl Başkanlığını ziyaret ederek burada basın toplantısı gerçekleştirdi. Öztunç, deniz ortamında oluşan mikroorganizmaların aşırı artış göstererek ortama salgıladıkları organik bileşikler sonucunda oluşan deniz salyaların etkenlerden birinin küresel ısınma ve insanlar olduğunu belirtti. Ergene Nehri’nin kirli aktığını söyleyen Öztunç, bölgede yaşayan insanların kokudan etkilendiğini ifade etti. Öztunç, “ Deniz salyası günlerdir gündemde biliyorsunuz. Tekirdağ ve Kırklareli’nde çalışmalar yaptık. Bugünde Edirne’deyiz gün içinde Uzunköprü’ye geçeceğiz. Neden Trakya? Ergene Nehri nedeniyle Trakya, Ergene’de yaşanan kirlilik nedeniyle Trakya’dayız. Ergene konusunda incelemelerde bulunuyoruz. Günlerdir Türkiye deniz salyasını konuşuyor, balıkçıların tabiriyle kaykay meselesini konuşuyor. Biraz gecikmiş vaziyette konuşuyor. Özellikle balıkçılar yıllardır uyarıyorlar denizde salya var, bu daha da büyüyecek, daha da artacak diye feryat ediyorlar idi. Hükümet bu konuyu hiç umursamadı kulağının üstüne yattı, aman ne olacak ki dedi. Geldiğimiz nokta da hepimizin ekranlardan izlediği, bölgede yaşayan insanların canlı olarak yaşadığı bu görüntüler yaşandı. Bu görüntüye ne sebep oluyor? Şüphesiz küresel ısınma, iklim değişikliği bunlar en büyük etkenlerden birisi. Ama bir başka etkende insan yani Marmara denizinin kirletilmiş olması. Kimyasal atıklar var, evsel atıklar var, kanalizasyon atıklarıyla bu şekilde kirletiliyor. Ergene kirli akıyor. Dün Çorlu’da sağlık mahallesine gittik ve gördük. Kokudan duramazsınız. İnanılmaz derece de kirli akan bir su var. Hükümet bunun temiz olduğunu iddia ediyor. 13 Kasım’da Sayın Cumhurbaşkanı kongre yapıyor, video konferans yönetimiyle bölgeye bağlanıyor, oradaki yetkililere ergene nasıl akıyor temiz değil mi diye soruyor. Yetkililer evet temiz Sayın Cumhurbaşkanım diye cevap veriyor. Temiz değil kardeşim kirli akıyor. Gelsinler görsünler. İnsanların orada yaşaması evinde oturması bile çok tehlikeli. Dün Tekirdağ ve Kırklareli’nde açık çağrı yaptık. Bugün bir çağrıda Edirne’den yapmak istiyorum. Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum eğer siz ergenenin temiz olduğuna inanıyorsanız buyurun gelin ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin son seçimlere göre Türkiye’nin ikinci büyük partisinin Çevre ve Doğa haklarından sorumlu genel başkan yardımcısı olarak hazırım. Gel beraber ergene’de istediğin yerde çimelim, istediğin yerde yüzelim. Gelir mi? Gelmez. Gelemez çünkü kendi kabahatleri. Sayın Cumhurbaşkanı önceki gün çıkıyor televizyonda ergenenin suçlusu ve sorumlusu çevresindeki CHP’li belediyeler diyor. Onlar denetleyip, temizlemiyorlar diyor. Sayın Cumhurbaşkanı yönettiği ülkenin kanunlarını bilmiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın denetleyip, temizlemesi gerekiyor. Çevre ve Şehircilik il müdürlükleri aracılığıyla denetlemesi gerekiyor o fabrikaları. Sayın Cumhurbaşkanı işin kolayına kaçıyor ve maalesef her zaman olduğu gibi yine işi bi yerlere ihale etmeye çalışıyor. Marmara denizinin kirliliği balıkçıları bitiriyor. Balıkçılık ekonomiyi bitirir. Sadece 16 milyon İstanbul’da etkilenecek diye bakmayın. Bu işten tüm Türkiye etkilenir. Marmara denizi bir iç denizdir. Eğer böyle giderse Marmara denizi iç denizden iç çöle dönecek, bataklık haline gelecek. Feryat ediyoruz bir an evvel tedbir alınmalı diyoruz. Ergeneye akan o kimyasalların temizlenmesi gerekiyor.” Şeklinde konuştu.
“MARMARA DENİZİNİ BİTİRME PROJESİDİR”
Gündeme dair açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevreden sorumlu Genel Başkan yardımcısı Ali Öztunç, yapılması planlanan Kanal İstanbul Projesi’nin Marmara denizini bitireceğini savundu. Öztunç, “Kanal İstanbul diye bir ucube çıkardılar. Allah korusun o proje gerçekleşirse Marmara denizinin üstündeki tabuta son çivi çakılmış olur. Yazık edilir. Kanal İstanbul yani ‘Talan İstanbul’ Marmara denizini bitirme projesidir. Bu konuda uyarıyoruz bu amaçla buradayız. Bu konuyu Ankara’ya dönünce TBMM’nin gündemine getireceğiz. Sayın bakan Pazar günü toplantı yapacak. Marmara’ya kıyısı bulunan illerin belediye başkanlarını davet etmişler. Güzel, kutluyoruz doğru ama geç kaldınız. Günaydın uyanın balığa gidelim. Balık kaldıysa tabi. Umarım bu Sayıştay da verimli bir sonuç alınır. Saros körfezine gideceğiz malum saros körfezindeki çevre katliamına ilişkin bir çalışma yapacağız. Edirne milletvekillerimiz, Trakya vekillerimiz meclis gündemine getiriyordu. Bizde getirmeye devam edeceğiz.” Diye konuştu.
‘MAFYA’DAN AYLIK 10 BİN DOLAR ALAN SİYASETÇİ KİM?’ PANKARTI
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanlığı "128 milyar dolar nerede?" pankartının ardından bu kez de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun açıkladığı "Sedat Peker'den ayda 10 bin dolar alan bir siyasetçi var" sözlerini pankartlara taşıyarak, il başkanlığı binasına astı. Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Genel Başkan yardımcısı Ali Öztunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop’a çağrıda bulundu. Öztunç,”Bir yandan da yolsuzluklar devam ediyor. Her yerden soruyoruz. 128 milyar dolar nerede? 128 milyar doları ne yaptınız? Fakir fukaranın, tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan emeği olan bu memleketin bu milletin birikimi olan 128 milyar doları nerede? Açıklayamıyorlar. Açıklayamadığı gibi belli ki artık gece rüyalarına da giriyor. 128 rakamı giriyor Tayyip bey’in rüyalarına. Anayasa ile ilgili hazırladığımız teklif 128 maddeden olacak diyor. Tayyip Erdoğan her şeyi 128’e bağlıyor. Devam edeceğiz peşini bırakmayacağız. 128 milyar nerede diye sormaya devam edeceğiz. 128 milyar doların hesabını sormaya devam edeceğiz. Başka bugün il başkanlığımıza bir başka pankart astık. Mafya’nın her ay 10 bin dolar rüşvet verdiği milletvekili kim? Ben söylemiyorum, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu söylüyor. Bu devletin İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu çıktı devletin televizyonunda dedi ki; ‘Bu mafya her ay bir milletvekiline 10 bin dolar rüşvet veriyor’ dedi. Meclis başkanı Mustafa Şentop, Trakyalı Mustafa Şentop, sana bu bölgeden Trakya’dan sesleniyorum. 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçi kim? Kaçamazsın bu sorunun cevabından. Bu konuyla ilgili kim muhatap berber Ahmet mi muhatap? Pakistan meclis başkanımı muhatap? Kime soracağız? Sana soracağız kardeşim. Sen meclis başkanısın TBMM’nin onurunu ve itibarını korumak zorunda olan sensin.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevreden sorumlu Genel Başkan yardımcısı Ali Öztunç ve beraberindekiler CHP İl Başkanlığını ziyaret ederek burada basın toplantısı gerçekleştirdi. Öztunç, deniz ortamında oluşan mikroorganizmaların aşırı artış göstererek ortama salgıladıkları organik bileşikler sonucunda oluşan deniz salyaların etkenlerden birinin küresel ısınma ve insanlar olduğunu belirtti. Ergene Nehri’nin kirli aktığını söyleyen Öztunç, bölgede yaşayan insanların kokudan etkilendiğini ifade etti. Öztunç, “ Deniz salyası günlerdir gündemde biliyorsunuz. Tekirdağ ve Kırklareli’nde çalışmalar yaptık. Bugünde Edirne’deyiz gün içinde Uzunköprü’ye geçeceğiz. Neden Trakya? Ergene Nehri nedeniyle Trakya, Ergene’de yaşanan kirlilik nedeniyle Trakya’dayız. Ergene konusunda incelemelerde bulunuyoruz. Günlerdir Türkiye deniz salyasını konuşuyor, balıkçıların tabiriyle kaykay meselesini konuşuyor. Biraz gecikmiş vaziyette konuşuyor. Özellikle balıkçılar yıllardır uyarıyorlar denizde salya var, bu daha da büyüyecek, daha da artacak diye feryat ediyorlar idi. Hükümet bu konuyu hiç umursamadı kulağının üstüne yattı, aman ne olacak ki dedi. Geldiğimiz nokta da hepimizin ekranlardan izlediği, bölgede yaşayan insanların canlı olarak yaşadığı bu görüntüler yaşandı. Bu görüntüye ne sebep oluyor? Şüphesiz küresel ısınma, iklim değişikliği bunlar en büyük etkenlerden birisi. Ama bir başka etkende insan yani Marmara denizinin kirletilmiş olması. Kimyasal atıklar var, evsel atıklar var, kanalizasyon atıklarıyla bu şekilde kirletiliyor. Ergene kirli akıyor. Dün Çorlu’da sağlık mahallesine gittik ve gördük. Kokudan duramazsınız. İnanılmaz derece de kirli akan bir su var. Hükümet bunun temiz olduğunu iddia ediyor. 13 Kasım’da Sayın Cumhurbaşkanı kongre yapıyor, video konferans yönetimiyle bölgeye bağlanıyor, oradaki yetkililere ergene nasıl akıyor temiz değil mi diye soruyor. Yetkililer evet temiz Sayın Cumhurbaşkanım diye cevap veriyor. Temiz değil kardeşim kirli akıyor. Gelsinler görsünler. İnsanların orada yaşaması evinde oturması bile çok tehlikeli. Dün Tekirdağ ve Kırklareli’nde açık çağrı yaptık. Bugün bir çağrıda Edirne’den yapmak istiyorum. Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum eğer siz ergenenin temiz olduğuna inanıyorsanız buyurun gelin ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin son seçimlere göre Türkiye’nin ikinci büyük partisinin Çevre ve Doğa haklarından sorumlu genel başkan yardımcısı olarak hazırım. Gel beraber ergene’de istediğin yerde çimelim, istediğin yerde yüzelim. Gelir mi? Gelmez. Gelemez çünkü kendi kabahatleri. Sayın Cumhurbaşkanı önceki gün çıkıyor televizyonda ergenenin suçlusu ve sorumlusu çevresindeki CHP’li belediyeler diyor. Onlar denetleyip, temizlemiyorlar diyor. Sayın Cumhurbaşkanı yönettiği ülkenin kanunlarını bilmiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın denetleyip, temizlemesi gerekiyor. Çevre ve Şehircilik il müdürlükleri aracılığıyla denetlemesi gerekiyor o fabrikaları. Sayın Cumhurbaşkanı işin kolayına kaçıyor ve maalesef her zaman olduğu gibi yine işi bi yerlere ihale etmeye çalışıyor. Marmara denizinin kirliliği balıkçıları bitiriyor. Balıkçılık ekonomiyi bitirir. Sadece 16 milyon İstanbul’da etkilenecek diye bakmayın. Bu işten tüm Türkiye etkilenir. Marmara denizi bir iç denizdir. Eğer böyle giderse Marmara denizi iç denizden iç çöle dönecek, bataklık haline gelecek. Feryat ediyoruz bir an evvel tedbir alınmalı diyoruz. Ergeneye akan o kimyasalların temizlenmesi gerekiyor.” Şeklinde konuştu.
“MARMARA DENİZİNİ BİTİRME PROJESİDİR”
Gündeme dair açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevreden sorumlu Genel Başkan yardımcısı Ali Öztunç, yapılması planlanan Kanal İstanbul Projesi’nin Marmara denizini bitireceğini savundu. Öztunç, “Kanal İstanbul diye bir ucube çıkardılar. Allah korusun o proje gerçekleşirse Marmara denizinin üstündeki tabuta son çivi çakılmış olur. Yazık edilir. Kanal İstanbul yani ‘Talan İstanbul’ Marmara denizini bitirme projesidir. Bu konuda uyarıyoruz bu amaçla buradayız. Bu konuyu Ankara’ya dönünce TBMM’nin gündemine getireceğiz. Sayın bakan Pazar günü toplantı yapacak. Marmara’ya kıyısı bulunan illerin belediye başkanlarını davet etmişler. Güzel, kutluyoruz doğru ama geç kaldınız. Günaydın uyanın balığa gidelim. Balık kaldıysa tabi. Umarım bu Sayıştay da verimli bir sonuç alınır. Saros körfezine gideceğiz malum saros körfezindeki çevre katliamına ilişkin bir çalışma yapacağız. Edirne milletvekillerimiz, Trakya vekillerimiz meclis gündemine getiriyordu. Bizde getirmeye devam edeceğiz.” Diye konuştu.
‘MAFYA’DAN AYLIK 10 BİN DOLAR ALAN SİYASETÇİ KİM?’ PANKARTI
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanlığı "128 milyar dolar nerede?" pankartının ardından bu kez de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun açıkladığı "Sedat Peker'den ayda 10 bin dolar alan bir siyasetçi var" sözlerini pankartlara taşıyarak, il başkanlığı binasına astı. Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Genel Başkan yardımcısı Ali Öztunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop’a çağrıda bulundu. Öztunç,”Bir yandan da yolsuzluklar devam ediyor. Her yerden soruyoruz. 128 milyar dolar nerede? 128 milyar doları ne yaptınız? Fakir fukaranın, tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan emeği olan bu memleketin bu milletin birikimi olan 128 milyar doları nerede? Açıklayamıyorlar. Açıklayamadığı gibi belli ki artık gece rüyalarına da giriyor. 128 rakamı giriyor Tayyip bey’in rüyalarına. Anayasa ile ilgili hazırladığımız teklif 128 maddeden olacak diyor. Tayyip Erdoğan her şeyi 128’e bağlıyor. Devam edeceğiz peşini bırakmayacağız. 128 milyar nerede diye sormaya devam edeceğiz. 128 milyar doların hesabını sormaya devam edeceğiz. Başka bugün il başkanlığımıza bir başka pankart astık. Mafya’nın her ay 10 bin dolar rüşvet verdiği milletvekili kim? Ben söylemiyorum, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu söylüyor. Bu devletin İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu çıktı devletin televizyonunda dedi ki; ‘Bu mafya her ay bir milletvekiline 10 bin dolar rüşvet veriyor’ dedi. Meclis başkanı Mustafa Şentop, Trakyalı Mustafa Şentop, sana bu bölgeden Trakya’dan sesleniyorum. 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçi kim? Kaçamazsın bu sorunun cevabından. Bu konuyla ilgili kim muhatap berber Ahmet mi muhatap? Pakistan meclis başkanımı muhatap? Kime soracağız? Sana soracağız kardeşim. Sen meclis başkanısın TBMM’nin onurunu ve itibarını korumak zorunda olan sensin.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





