Edirne’de 48 yıllık ayakkabı üretimi yapan Kunduz, mesleğin can çekiştiğini ifade etti. Ayakkabı ustası Kunduz “Şu an Edirne’de benden başka yeni ayakkabı yapacak usta yok, Belirli bir yıldan sonra bu işin imalatı bitti. Çırakta yetişmiyor” dedi.
Daha önce ayakkabı imalatı yaparak mesleği devam ettirirken, işlerin kötü olmasıyla ayakkabı tamirciliğiyle mesleği sürdüren Kunduz, hiç kimse çocuğunu bir zanaatkârın yanına meslek öğrenmesi için göndermediğini söyledi. Ayakbacılığın son demlerini yaşadığını yakın zamanda çok fazla tamiratının da yapılmayacağını belirten Kunduz, “Meslek can çekişiyor, ölme durumunda çünkü hiç kimse çocuğunu bir zanaat öğrenmeye vermiyor. Ne sanayide motorcuda çırak var, ne kaportacı da, ne berber de, ne de bir terzi dükkanında, çünkü artık bu iler kazandırmıyor. Çünkü iş yok. İş olmayınca dükkanda çırağı ne yapacaksın. Çırağa bir iş öğretemezsin ki. Bir iş te veremezsin. Her meslek çok önemlidir fakat işlerin azalmasından dolayı meslekler son demlerinde. Ben emekli olduğum için işleri idare ediyorum, yoksa ben burada para kazanıp ta ev kirası vereceğim, doğalgaz parası vereceğim, dükkan kirası vereceğim bunlar mümkün değil. Birkaç zaman daha böyle idare edeceğiz. Netice iyi değil. Zanaat bitti.” Şeklinde konuştu.
“EDİRNE’DE BENDEN BAŞKA YENİ AYAKKABI YAPACAK USTA YOK”
Bu mesleklerin yürümesi için imalat olması gerektiğini belirten Kunduz, “Yeni ayakkabı imalatı olması lazım bunlar da artık genelde fabrikasyona döndü, fabrikasyona dönünce bizim gibi ufak tefekler anca tamir yapıyoruz. Yeni ayakkabı yapmamız mümkün değil. Ben yeni ayakkabı imalatında yetiştim. Şu an Edirne’de benden başka yeni ayakkabı yapacak usta yok. Neden yok. Belirli bir yıldan sonra bu işin imalatı bitti. Yeni ayakkabı yapımı bitti. Ondan dolayı çırakta yetişmiyor, öğrenilmiyor da öğrenme de yok. Bu işte ilk okuldan sonra yaptım, her sanata çocuk ilk okulu bitirdikten sonra okumazsa sanata verilirdi. Şimdi okulların 8 yıl olması çocukları sanatlara yönlendirmiyor.” Şeklinde konuştu.
“MÜŞTERİ OLMAYINCA BURAYA GELİP GELMEMEM BİR ANLAM TAŞIMIYOR”
Kunduz, mesleğin can çekiştiğini, eskiye göre ayakkabı işinde taleplerin 4’te 1’e düştüğünü ifade ederek “Bir müddet daha bu mesleği yürüteceğiz. Birkaç sene daha Allah ömür verirse sonra zaten bende bırakmayı düşünüyorum. Zaten şu anda bu meslekler yok. Müşteri yok. Müşteri olmayınca benim buraya gelip gelmemem bir anlam taşımıyor. Dükkana gelmem bir anlam ifade etmiyor. Ben kahve de oturacağıma şimdi gidip dükkanda otururum diyorum geliyorum, müşterilerden gelen olursa işini yapıyorum. Meslek can çekişiyor. Hem meslek can çekişiyor hem ben can çekişiyorum. Parasal olarak bir para kazandığımız yok. Günlük buranın masrafı 50 lira, yeri geliyor 35 lira ile dükkan kapatıyorum. Kilidi vuruyoruz o gün 35 lira hasılat, 80,100 lira oldu mu evimizin harçlığı çıkıyor 30-40 lira böyle idare ediyoruz.” Diye konuştu.
“BEN BU MESLEKTE 3 ÇOCUK OKUTTUM, EVİMİ VE ARABAMI ALDIM”
Kunduz, Kunduracılık mesleği eskiden iyi durumda olduğunu, şu anda mesleğin durumunun kötü olduğunu ifade ederek “Ben 12 yaşında okuldan çıktım. İlkokuldan bitirdikten sonra bu işin çıraklığına girdim. 2-3 yıl çıraklık kalfalık gibi bir şey odu. Arkadan kalfa olduk. Sonra askere gittik. 1979 yılının 6. Ayından beri buradayım. Ogünlerde işlerimiz iyiydi. Ben 3 tane çocuk okuttum bu meslek ile ev yaptım araba aldım ama şu anda karnımızı doyuracak ekmek zor alıyoruz. Meslek buralara geldi. Şu an bitiş noktasında. Bütün meslekler kötü durumda çünkü rağbet yok hem iş açısından rağbet olmadığı için tabi kimsede bu işi yapmak istemiyor. Bu tür işleri kimse yapmak istemiyor. Dedi. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
Daha önce ayakkabı imalatı yaparak mesleği devam ettirirken, işlerin kötü olmasıyla ayakkabı tamirciliğiyle mesleği sürdüren Kunduz, hiç kimse çocuğunu bir zanaatkârın yanına meslek öğrenmesi için göndermediğini söyledi. Ayakbacılığın son demlerini yaşadığını yakın zamanda çok fazla tamiratının da yapılmayacağını belirten Kunduz, “Meslek can çekişiyor, ölme durumunda çünkü hiç kimse çocuğunu bir zanaat öğrenmeye vermiyor. Ne sanayide motorcuda çırak var, ne kaportacı da, ne berber de, ne de bir terzi dükkanında, çünkü artık bu iler kazandırmıyor. Çünkü iş yok. İş olmayınca dükkanda çırağı ne yapacaksın. Çırağa bir iş öğretemezsin ki. Bir iş te veremezsin. Her meslek çok önemlidir fakat işlerin azalmasından dolayı meslekler son demlerinde. Ben emekli olduğum için işleri idare ediyorum, yoksa ben burada para kazanıp ta ev kirası vereceğim, doğalgaz parası vereceğim, dükkan kirası vereceğim bunlar mümkün değil. Birkaç zaman daha böyle idare edeceğiz. Netice iyi değil. Zanaat bitti.” Şeklinde konuştu.
“EDİRNE’DE BENDEN BAŞKA YENİ AYAKKABI YAPACAK USTA YOK”
Bu mesleklerin yürümesi için imalat olması gerektiğini belirten Kunduz, “Yeni ayakkabı imalatı olması lazım bunlar da artık genelde fabrikasyona döndü, fabrikasyona dönünce bizim gibi ufak tefekler anca tamir yapıyoruz. Yeni ayakkabı yapmamız mümkün değil. Ben yeni ayakkabı imalatında yetiştim. Şu an Edirne’de benden başka yeni ayakkabı yapacak usta yok. Neden yok. Belirli bir yıldan sonra bu işin imalatı bitti. Yeni ayakkabı yapımı bitti. Ondan dolayı çırakta yetişmiyor, öğrenilmiyor da öğrenme de yok. Bu işte ilk okuldan sonra yaptım, her sanata çocuk ilk okulu bitirdikten sonra okumazsa sanata verilirdi. Şimdi okulların 8 yıl olması çocukları sanatlara yönlendirmiyor.” Şeklinde konuştu.
“MÜŞTERİ OLMAYINCA BURAYA GELİP GELMEMEM BİR ANLAM TAŞIMIYOR”
Kunduz, mesleğin can çekiştiğini, eskiye göre ayakkabı işinde taleplerin 4’te 1’e düştüğünü ifade ederek “Bir müddet daha bu mesleği yürüteceğiz. Birkaç sene daha Allah ömür verirse sonra zaten bende bırakmayı düşünüyorum. Zaten şu anda bu meslekler yok. Müşteri yok. Müşteri olmayınca benim buraya gelip gelmemem bir anlam taşımıyor. Dükkana gelmem bir anlam ifade etmiyor. Ben kahve de oturacağıma şimdi gidip dükkanda otururum diyorum geliyorum, müşterilerden gelen olursa işini yapıyorum. Meslek can çekişiyor. Hem meslek can çekişiyor hem ben can çekişiyorum. Parasal olarak bir para kazandığımız yok. Günlük buranın masrafı 50 lira, yeri geliyor 35 lira ile dükkan kapatıyorum. Kilidi vuruyoruz o gün 35 lira hasılat, 80,100 lira oldu mu evimizin harçlığı çıkıyor 30-40 lira böyle idare ediyoruz.” Diye konuştu.
“BEN BU MESLEKTE 3 ÇOCUK OKUTTUM, EVİMİ VE ARABAMI ALDIM”
Kunduz, Kunduracılık mesleği eskiden iyi durumda olduğunu, şu anda mesleğin durumunun kötü olduğunu ifade ederek “Ben 12 yaşında okuldan çıktım. İlkokuldan bitirdikten sonra bu işin çıraklığına girdim. 2-3 yıl çıraklık kalfalık gibi bir şey odu. Arkadan kalfa olduk. Sonra askere gittik. 1979 yılının 6. Ayından beri buradayım. Ogünlerde işlerimiz iyiydi. Ben 3 tane çocuk okuttum bu meslek ile ev yaptım araba aldım ama şu anda karnımızı doyuracak ekmek zor alıyoruz. Meslek buralara geldi. Şu an bitiş noktasında. Bütün meslekler kötü durumda çünkü rağbet yok hem iş açısından rağbet olmadığı için tabi kimsede bu işi yapmak istemiyor. Bu tür işleri kimse yapmak istemiyor. Dedi. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





