Türkiye’nin kırmızı et açığını kapatabilecek en önemli kaynaklardan biri olarak gösterilen küçükbaş üretimi, son yıllarda artan maliyetler ve destek eksikliği nedeniyle hedeflenen noktaya ulaşamıyor. 2024 yılında kırmızı et fiyatlarının yüzde 75’in üzerinde artış göstermesine karşın, küçükbaş etinin toplam tüketimdeki oranı yüzde 10-15 aralığında kaldı.
Edirne Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği’nde görev yapan Veteriner Hekim Adem Akbay, küçükbaş üretiminin ülke tarımı açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, kırsalda üretici sayısının azalmasının sektörü zayıflattığını söyledi. Akbay, bu alanda kalıcı çözümler için devletin teşvik mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
“Tüketici bilgilendirilmeli”
Türkiye’nin coğrafi yapısının küçükbaş üretimine çok uygun olduğunu dile getiren Akbay, tüketimdeki düşük oranların etin yeterince tanıtılmadığını ortaya koyduğunu söyledi. Özellikle yerli halkın ve turizm sektörünün küçükbaş etinin lezzeti ve besleyici yönleri konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Akbay, “Talebin artırılması halinde sektör hem üretim hem de pazar açısından sürdürülebilir bir hale gelecektir” dedi.
“Finansmana erişim kolaylaştırılmalı”
Küçükbaş yetiştiriciliğinin büyük bölümünü aile işletmelerinin üstlendiğini belirten Akbay, bu işletmelerin en büyük sıkıntısının krediye ulaşmak olduğunu ifade etti. 2024’te yapılan tarım kredi başvurularının yüzde 40’ının teminat yetersizliği nedeniyle reddedildiğini hatırlatan Akbay, maliyetlerin artmasıyla işletmelerin büyüyemediğini söyledi. “Kredi limitleri güncel piyasa koşullarına uyarlanmalı, ayrıca kooperatif teminatı veya kefalet sistemi gibi yeni destek modelleri uygulanmalı” diye konuştu.
“Yeni tebliğ olumlu bir adım oldu”
Son yıllarda destekleme ödemeleriyle ilgili önemli düzenlemeler yapıldığını hatırlatan Akbay, “Hayvan ve Sürü Sağlığı” adıyla yürürlüğe giren yeni tebliğin kapsamlı bir iyileştirme sunduğunu söyledi. Ancak aşılama ve küpeleme giderlerinin üreticiye yük olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade eden Akbay, küpeleme sisteminin hem hayvan refahını koruyan hem de takibi kolaylaştıran bir modele dönüştürülmesi gerektiğini dile getirdi.
“Orman ekosistemine katkı sağlıyorlar”
Koyun ve keçilerin ot tüketimi sayesinde orman altındaki yangın riskini azalttığını belirten Akbay, bu yönüyle küçükbaş hayvancılığın ekolojik fayda sağladığını söyledi. Orman köylüsünün üretimden uzaklaştırılmasının hem doğaya hem de sektöre zarar verdiğini ifade eden Akbay, işletmelere kalıcı yapı yapılmaması şartıyla faaliyet izni verilmesi gerektiğini vurguladı.
“Mera alanları korunmalı”
Akbay, hayvancılığın en temel dayanak noktalarından birinin meralar olduğunu belirterek, bu alanların enerji ve maden projeleriyle zarar görmemesi gerektiğini söyledi. İklim değişikliğine karşı uyum için sulama göletleri, çeşmeler ve alt yapı projeleriyle meraların desteklenmesi gerektiğini aktaran Akbay, bu yatırımların köylüyü ayakta tutacak en önemli adımlar arasında yer aldığını ifade etti.
“Süt ve peynir üretimi de desteklenmeli”
Türkiye’nin mutfak kültüründe özel bir yere sahip olan küçükbaş sütü ve peynir üretiminin de geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Akbay, bu üretimin hem kırsal kalkınmaya hem de Türk mutfağının dünyaya tanıtımına katkı sağlayacağını söyledi. Üreticilerin pazarlama, coğrafi işaret ve markalaşma alanlarında desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Son olarak küçükbaş hayvancılık sektöründe kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini belirten Akbay, “Biz Edirne Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği olarak sektörün güçlenmesini istiyoruz. Üreticinin sorunlarını çözmek sadece onların değil, tüm ülkenin geleceği için önemlidir. Bu alana yapılacak her yatırım ülke ekonomisine değer katacaktır” dedi.(Haber:Hasan Yiğit KONAKLILAR)





