Hatice ÖZSOY
Edirne’de hayvan haklarını korumada hukuki bir ses olmak istediklerini, her türlü hayvan hakkını ve ihtiyaçlarını savunmada onların yanlarında olacağını söyleyen Edirne Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Görkem Tan, “2018 Şubat sonunda ulusal ve yerel medyada haber olan Edirne Belediyesinin ansızın 500’e yakın sokak köpeğini biranda kaybettiği iddiaları ortaya atıldı. Bu olayın üzerinden neredeyse bir sene geçti fakat bu demek değil ki biz bu olayı unuttuk. Unutmadık unutturmayacağız” dedi.
Tan, 5 Avukatın oluşturduğu komisyon, planladıkları ve en kısa zamanda başlayacağı çalışmaları için ön hazırlıkların tamamlandığını ve 2019 yılına girildiği andan itibaren Edirne Barosu olarak ellerini taşın altına koyacaklarını bildirdi.
UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ
Av. Tan, 95 yıl sonra kurulan bu komisyonda ilk işlerinin 2018 yılının başında katledilen 500 sokak köpeğinin peşine düşeceklerini her ne kadar üstü kapatılmaya çalışılsa da bu olayı unutmadıklarını unutturmayacaklarını söyleyerek konuyla ilgili şu sözlere yer verdi: “1923 yılında kurulmuş çok köklü bir baroyuz, fakat ilk kez 2018 yılında hayvan hakları komisyonumuz kuruldu. Komisyonu 5 kişilik bir ekip ile oluşturduk. 5 meslektaşımızla bundan itibaren hayvan hakları konusunda Edirne’de eksik kalan, tamamlanması gereken ne varsa bizde destek olacağız taşın altına elimizi bizde koyacağız. Bizler böyle bir komisyonun Edirne’de varlığına ihtiyaç olduğunu düşündük. Nitekim yerel yönetimlerin bu yılın başında yapmış oldukları barınaklara yönelik katliam haberlerini hepimiz biliyoruz. Her ne kadar üstü kapatılmaya çalışılsa da biz unutmadık unutturmayacağız ve Edirne’den bu sesin yükselmesine ihtiyaç duyulduğunu düşünerek hukuki bir el olarak bu konuyu araştıracağız. 2018 Şubat sonunda ulusal ve yerel medyada haber olan Edirne Belediyesi’nin ansızın 500’e yakın sokak köpeğini kaybetti iddiaları ortaya atıldı. Bunlar itlaf edildi, birçok dernek hesap sormak için imza kampanyaları gerçekleştirdi. Köpeklerin akıbeti insanlar tarafından oldukça merak konusu oldu. Ve Edirne ulusal medyada bu olayla çalkalandı. Ancak burada biz çok isterdik ki komisyonumuz daha önce kurulmuş olsaydı da bizde avukatlar olarak sesimizi çıkartabilseydik. Biz avukatlar, hayvan haklarını da diğer bütün insan hakları gibi koruyan ve sahip çıkan insanlarız. Burada sesimiz çıkmadı komisyonumuz olmadığı için. Fakat bu demek değil ki bizim biz bu olayı ne unuttuk ne unutturacağız. Belediyenin bundan sonraki attığı her adımın takipçisi olacağız. Yerel seçim öncesi bu olaylar gerçekleştiriliyor, vatandaşı rahatlatmak adı altında veterinerlerle anlaşılırsa zaten bilimsel kısırlaştırma yöntemi kullanılarak onlara bu şekilde yardımcı olunabilir. Onlarda memnun değillerdir bu durumdan. Her hayvan için bir doğum demek ömrünün kısalması demektir. Bilimsel yöntemlerle kısırlaştırarak hayvanın yaşam hakkına olumlu olarak müdahale etmiş oluruz ve bu konuda titiz çalışmalar gerçekleştireceğiz. Bizim her zaman söylediğimiz ortak bir düşüncemiz var; eğer hayvana yönelik her türlü vahşeti engellersek toplumdaki vahşi, Vandal insanlar terbiye edilir. Zoofili de pedofili gibi bir sapkınlıktır. Bir hayvana kim ne yapıyorsa bunu insana yapabileceği anlamına gelir. Diğer komisyon üyelerimiz; başkan yardımcımız Av. Cansın Çoğal, Av. Sinem Çetin Ayaydın, Av. Özge Hazır, Av. Hamza Mert Hazır. Bu komisyonun amacı Edirne ve Trakya çevresindeki hayvanlara yönelik istismar, şiddet, barınaklardaki korkunç şartlar, izinsiz ve prosedüre uymayan avcılık sonucu katledilen doğal yaşamlarındaki hayvanlar ve bunlarla ilgili yasal süreci yakından takip etmek. Hukuki olarak görüş bildirmek ve Edirne Barosunun sesi olmak için bu komisyonu kurduk. Pek çok projemiz var hayata geçirmek istediğimiz. Yeterli çoğunluğa ulaşırsak ve yeterli desteği alırsak sırasıyla hepsini yapmak istiyoruz. En son sel sonucu Oğulpaşa köyünde hayvanlara yönelik komisyonumuz dışında özellikle Komisyon Başkan Yardımcımız Cansın Hanım ve Sinem Hanımın bireysel bazda birçok çalışma yürüttüler ve yardımlar toplayarak kendileri de taşın altına ellerini koydular diyebiliriz. Temel amacımız tabii ki hayvan haklarını koruyarak onları güvenli şartlarda yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamak ve bilimsel kısırlaştırma yöntemi varken belediyelerin ve yerel yönetimlerin toplu halde itlaf etmelerine engel olmak istiyoruz” dedi.
Hayvan Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Cansın Çoğal, planladıkları ve hayata geçirmeyi hedefledikleri çalışmalarından bahsederken şu sözlere yer verdi:
“Hayata geçirmek için planlamasını yaptığımız birkaç projeden bahsetmek istiyorum. Öncelikle bir mobilyacıyla anlaşarak sokak hayvanlarına kulübe yapımında destek istemeyi düşünüyoruz. Özellikle belediyenin de bu kulübelerde bir sembolünün olması önemli kamu malı sayılacağı için insanlar zarar vermeyeceklerdir ve hayvanlar uzun süre onları kullanabileceklerdir. Özel kurum veya şirketlerle görüşerek mama desteği isteyeceğiz. Aylık olabiliyorsa aylık yada yıllık belli bir bütçe ayırmaları için talepte bulunacağız, Mimarlık Fakültesi öğrencileriyle birlikte ‘Kedi Evi Projesi’ gerçekleştirmek istiyoruz, örneğin hocalarının vereceği bir proje ödevini bu konuya ilişkin hale getirip öğrencilerin hepsinden katılım sağlanarak bu projeyi gerçekleştirmek istiyoruz. Bazı restoranlar barınaklara mama desteğinde bulunuyorlar kalan yemeklerden gönderiyorlar, fakat bu yemekler sulu veya kuru ayırt etmeden karıştırılarak gönderiliyor. Bu durum hayvanlar için çok uygun değil ve görüntü olarak da koku itibariyle onlar için kötü bir durum. Belki bu hayvan çöpte daha iyilerini bile bulabilir bu restoranlarla görüşerek en azından yemekleri ayırmalarını isteyeceğiz. Barınaktaki hayvanların doğal yaşamlarının olmayışı ve küçücük kafeslerde tutuluyor olması bizim için üzücü, bu konuda da bazı iyileştirmeler yapmak istiyoruz. Bunun dışında belediyenin veterinerliğini Trakya Üniversitesinde Hayvan Deneyleri ve yerel etik kurulunu ve diğer dernekleri baromuzda ağırlayarak projeleri çalışmaları nedir bilgi almak istiyoruz. Çöpleri ayrıştıran ve karşılığında mama veren bir düzenek varmış sanırım Edirne’de. Birkaç yerde bunu yaygınlaştırmak istiyoruz eğer yoksa da bunu buraya getirmek istiyoruz”
Edirne Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Üyesi Av. Sinem Çetin Ayaydın da, öncelik vermek istediği ve her gördüğünde üzüldüğü Edirne F Tipi Cezaevi mevkiinde bulunan sokak hayvanları için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyerek, “F tipi Cezaevinin orada 50-60 tane sokak hayvanı var ve açlıktan neredeyse karınları kemiklerine yapışmış ve agresif bir durumdalar. Arabalara saldırıyorlar, oradan geçen insanlara dahi saldırıyorlar. Bunun sebebi tamamen bakımsızlık, açlık ve üşümeden kaynaklanıyor. Hiçbir şekilde bir bakım yapılmıyor, hayvanlara öncelikli olarak orasıyla ilgilenerek açlıktan ve neredeyse soğuktan ölmek üzere olan sokak hayvanlarını tekrar yaşama tutundurmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Edirne’de hayvan haklarını korumada hukuki bir ses olmak istediklerini, her türlü hayvan hakkını ve ihtiyaçlarını savunmada onların yanlarında olacağını söyleyen Edirne Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Görkem Tan, “2018 Şubat sonunda ulusal ve yerel medyada haber olan Edirne Belediyesinin ansızın 500’e yakın sokak köpeğini biranda kaybettiği iddiaları ortaya atıldı. Bu olayın üzerinden neredeyse bir sene geçti fakat bu demek değil ki biz bu olayı unuttuk. Unutmadık unutturmayacağız” dedi.
Tan, 5 Avukatın oluşturduğu komisyon, planladıkları ve en kısa zamanda başlayacağı çalışmaları için ön hazırlıkların tamamlandığını ve 2019 yılına girildiği andan itibaren Edirne Barosu olarak ellerini taşın altına koyacaklarını bildirdi.
UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ
Av. Tan, 95 yıl sonra kurulan bu komisyonda ilk işlerinin 2018 yılının başında katledilen 500 sokak köpeğinin peşine düşeceklerini her ne kadar üstü kapatılmaya çalışılsa da bu olayı unutmadıklarını unutturmayacaklarını söyleyerek konuyla ilgili şu sözlere yer verdi: “1923 yılında kurulmuş çok köklü bir baroyuz, fakat ilk kez 2018 yılında hayvan hakları komisyonumuz kuruldu. Komisyonu 5 kişilik bir ekip ile oluşturduk. 5 meslektaşımızla bundan itibaren hayvan hakları konusunda Edirne’de eksik kalan, tamamlanması gereken ne varsa bizde destek olacağız taşın altına elimizi bizde koyacağız. Bizler böyle bir komisyonun Edirne’de varlığına ihtiyaç olduğunu düşündük. Nitekim yerel yönetimlerin bu yılın başında yapmış oldukları barınaklara yönelik katliam haberlerini hepimiz biliyoruz. Her ne kadar üstü kapatılmaya çalışılsa da biz unutmadık unutturmayacağız ve Edirne’den bu sesin yükselmesine ihtiyaç duyulduğunu düşünerek hukuki bir el olarak bu konuyu araştıracağız. 2018 Şubat sonunda ulusal ve yerel medyada haber olan Edirne Belediyesi’nin ansızın 500’e yakın sokak köpeğini kaybetti iddiaları ortaya atıldı. Bunlar itlaf edildi, birçok dernek hesap sormak için imza kampanyaları gerçekleştirdi. Köpeklerin akıbeti insanlar tarafından oldukça merak konusu oldu. Ve Edirne ulusal medyada bu olayla çalkalandı. Ancak burada biz çok isterdik ki komisyonumuz daha önce kurulmuş olsaydı da bizde avukatlar olarak sesimizi çıkartabilseydik. Biz avukatlar, hayvan haklarını da diğer bütün insan hakları gibi koruyan ve sahip çıkan insanlarız. Burada sesimiz çıkmadı komisyonumuz olmadığı için. Fakat bu demek değil ki bizim biz bu olayı ne unuttuk ne unutturacağız. Belediyenin bundan sonraki attığı her adımın takipçisi olacağız. Yerel seçim öncesi bu olaylar gerçekleştiriliyor, vatandaşı rahatlatmak adı altında veterinerlerle anlaşılırsa zaten bilimsel kısırlaştırma yöntemi kullanılarak onlara bu şekilde yardımcı olunabilir. Onlarda memnun değillerdir bu durumdan. Her hayvan için bir doğum demek ömrünün kısalması demektir. Bilimsel yöntemlerle kısırlaştırarak hayvanın yaşam hakkına olumlu olarak müdahale etmiş oluruz ve bu konuda titiz çalışmalar gerçekleştireceğiz. Bizim her zaman söylediğimiz ortak bir düşüncemiz var; eğer hayvana yönelik her türlü vahşeti engellersek toplumdaki vahşi, Vandal insanlar terbiye edilir. Zoofili de pedofili gibi bir sapkınlıktır. Bir hayvana kim ne yapıyorsa bunu insana yapabileceği anlamına gelir. Diğer komisyon üyelerimiz; başkan yardımcımız Av. Cansın Çoğal, Av. Sinem Çetin Ayaydın, Av. Özge Hazır, Av. Hamza Mert Hazır. Bu komisyonun amacı Edirne ve Trakya çevresindeki hayvanlara yönelik istismar, şiddet, barınaklardaki korkunç şartlar, izinsiz ve prosedüre uymayan avcılık sonucu katledilen doğal yaşamlarındaki hayvanlar ve bunlarla ilgili yasal süreci yakından takip etmek. Hukuki olarak görüş bildirmek ve Edirne Barosunun sesi olmak için bu komisyonu kurduk. Pek çok projemiz var hayata geçirmek istediğimiz. Yeterli çoğunluğa ulaşırsak ve yeterli desteği alırsak sırasıyla hepsini yapmak istiyoruz. En son sel sonucu Oğulpaşa köyünde hayvanlara yönelik komisyonumuz dışında özellikle Komisyon Başkan Yardımcımız Cansın Hanım ve Sinem Hanımın bireysel bazda birçok çalışma yürüttüler ve yardımlar toplayarak kendileri de taşın altına ellerini koydular diyebiliriz. Temel amacımız tabii ki hayvan haklarını koruyarak onları güvenli şartlarda yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamak ve bilimsel kısırlaştırma yöntemi varken belediyelerin ve yerel yönetimlerin toplu halde itlaf etmelerine engel olmak istiyoruz” dedi.
Hayvan Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Cansın Çoğal, planladıkları ve hayata geçirmeyi hedefledikleri çalışmalarından bahsederken şu sözlere yer verdi:
“Hayata geçirmek için planlamasını yaptığımız birkaç projeden bahsetmek istiyorum. Öncelikle bir mobilyacıyla anlaşarak sokak hayvanlarına kulübe yapımında destek istemeyi düşünüyoruz. Özellikle belediyenin de bu kulübelerde bir sembolünün olması önemli kamu malı sayılacağı için insanlar zarar vermeyeceklerdir ve hayvanlar uzun süre onları kullanabileceklerdir. Özel kurum veya şirketlerle görüşerek mama desteği isteyeceğiz. Aylık olabiliyorsa aylık yada yıllık belli bir bütçe ayırmaları için talepte bulunacağız, Mimarlık Fakültesi öğrencileriyle birlikte ‘Kedi Evi Projesi’ gerçekleştirmek istiyoruz, örneğin hocalarının vereceği bir proje ödevini bu konuya ilişkin hale getirip öğrencilerin hepsinden katılım sağlanarak bu projeyi gerçekleştirmek istiyoruz. Bazı restoranlar barınaklara mama desteğinde bulunuyorlar kalan yemeklerden gönderiyorlar, fakat bu yemekler sulu veya kuru ayırt etmeden karıştırılarak gönderiliyor. Bu durum hayvanlar için çok uygun değil ve görüntü olarak da koku itibariyle onlar için kötü bir durum. Belki bu hayvan çöpte daha iyilerini bile bulabilir bu restoranlarla görüşerek en azından yemekleri ayırmalarını isteyeceğiz. Barınaktaki hayvanların doğal yaşamlarının olmayışı ve küçücük kafeslerde tutuluyor olması bizim için üzücü, bu konuda da bazı iyileştirmeler yapmak istiyoruz. Bunun dışında belediyenin veterinerliğini Trakya Üniversitesinde Hayvan Deneyleri ve yerel etik kurulunu ve diğer dernekleri baromuzda ağırlayarak projeleri çalışmaları nedir bilgi almak istiyoruz. Çöpleri ayrıştıran ve karşılığında mama veren bir düzenek varmış sanırım Edirne’de. Birkaç yerde bunu yaygınlaştırmak istiyoruz eğer yoksa da bunu buraya getirmek istiyoruz”
Edirne Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Üyesi Av. Sinem Çetin Ayaydın da, öncelik vermek istediği ve her gördüğünde üzüldüğü Edirne F Tipi Cezaevi mevkiinde bulunan sokak hayvanları için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyerek, “F tipi Cezaevinin orada 50-60 tane sokak hayvanı var ve açlıktan neredeyse karınları kemiklerine yapışmış ve agresif bir durumdalar. Arabalara saldırıyorlar, oradan geçen insanlara dahi saldırıyorlar. Bunun sebebi tamamen bakımsızlık, açlık ve üşümeden kaynaklanıyor. Hiçbir şekilde bir bakım yapılmıyor, hayvanlara öncelikli olarak orasıyla ilgilenerek açlıktan ve neredeyse soğuktan ölmek üzere olan sokak hayvanlarını tekrar yaşama tutundurmak istiyoruz” şeklinde konuştu.









