Osmanlı döneminin sağlık anlayışını ve tıp eğitimini günümüze taşıyan Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, 2025 yılında yoğun ilgi gördü. Trakya Üniversitesi bünyesinde hizmet veren müzeyi yıl boyunca yaklaşık 160 bin kişi ziyaret etti.
1488 yılında Sultan II. Bayezid tarafından yaptırılan külliye; geçmişte tıp medresesi, darüşşifa ve imarethane olarak kullanıldı. Günümüzde ise Osmanlı’nın sağlık alanındaki yaklaşımını anlatan kapsamlı bir müze olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Uluslararası ödüllere de sahip olan müze, yerli ve yabancı ziyaretçilerin Edirne’de en çok ilgi gösterdiği kültürel mekânlar arasında yer alıyor.
Müzenin darüşşifa bölümünde, Osmanlı döneminde akıl hastalarının su sesi, müzik, koku ve çeşitli uğraşlarla tedavi edilmesine yönelik uygulamalar canlandırmalarla anlatılıyor. Bu bölüm, Osmanlı tıbbının ruh sağlığı alanındaki yenilikçi yaklaşımını gözler önüne seriyor.
Tıp medresesi kısmında dönemin öğrencilerinin eğitim süreçleri ve günlük yaşamları ziyaretçilere aktarılırken, imaret bölümünde ise Osmanlı mutfak kültürü, sosyal yardımlaşma ve dayanışma anlayışı tanıtılıyor.
Tarihi ve kültürel mirasıyla dikkat çeken Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, Osmanlı’nın sağlık ve tıp alanındaki birikimini yansıtarak 2025 yılında da Edirne turizmine önemli katkı sağladı.
Sağlık Müzesi Müdürü Enver Şengül, müzeye gelen ziyaretçilerin ilgisinin her geçen yıl artarak sürdüğünü belirtti.
Müzeye yabancı turistlerinde ilgisinin olduğunu ifade eden Şengül, “Müzemizin bilinirliği ve tanınırlığı sürekli artıyor. 2025 yılında Sağlık Müzesi 160 bin ziyaretçi ağırladı. Bunların yaklaşık 10 bini yabancı ziyaretçiler. Bulgaristan ve Yunanistan başta olmak üzere Almanya'dan Japonya'ya, Güney Kore'den Hindistan'a kadar dünyanın farklı ülkelerinden gelen turistler müzemizi gezdi. Müzeyi gezenler Osmanlı tıbbının ulaştığı noktayı görüyor. Dönemin en ileri tıp uygulamaları ve eğitimi külliyede bulunan Darüşşifa'da veriliyor. Atalarımızın kullandığı yöntemlerin tıp tarihinde önemli bir yeri var. 15. yüzyıldan itibaren burada tedavi gören akıl hastaları musiki, su sesi ve güzel kokularla tedavi edilmiş. O dönemde Batı'da tıbbın bu aşamalarda olmadığını düşünürsek atalarımız çok ileri bir seviyeyle hastalıklarla şifa bulmaya çalışmışlar. Biz de bunu günümzde onu tanıtmaya ve anlatmaya çalışıyoruz. Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Hatipler'in destekleriyle müzemizi en iyi şekilde düzenliyoruz. Tarihteki ruhuna şekilde yapılan canlandırmalar tüm ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.” Şeklinde konuştu.
İstanbul’dan gelen müze ziyaretçisi Mustafa Yılmaz, fotoğraf eğitimi kapsamında her yıl külliyeye geldiklerini söyledi.
Fotoğraf sanatçılarının müzeyi çok beğendiğine dikkat çeken Yılmaz, “Ziyaret sırasında birbirinden güzel fotoğraf kareleri yakaladık. Müze muhteşem bir yer. Gezmekten ve fotoğraf çekmekten zevk aldığımız tarihi bir nokta.” Dedi.
Sultan II. Bayezid Külliyesi
Sultan II. Bayezid'in Akkirman seferine çıkarken 1484'te temelini attığı külliye, 1488'de tamamlandı.
Osmanlı döneminde tıbbiye, şifahane ve imarethane görevleri üstlenen külliyede, 1800'lü yıllardan sonra sadece akıl ve ruh sağlığına yönelik tedaviler gerçekleştirildi. Osmanlı'nın son dönemlerinde Balkan savaşlarından sonra faaliyeti sonlandırılan ve zarar gören külliye, 1978'de Trakya Üniversitesinin yapıyı bünyesine almasıyla 1986'da restorasyon süreciyle ayağa kaldırıldı.
UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ndeki külliyede yer alan ve "Avrupa En İyi Müze Ödülü" ve "En İyi Sunum Ödülü" sahibi Sağlık Müzesi'ne dünyanın pek çok yerinden ziyaretçi geliyor.(Haber. Gülşah AK)





