Haber: Gülşah AK
Ülke genelinde son 5 yılın öğrenci ve özel okul rakamlarında ciddi artışlar yaşandığını söyleyen Zobar, aynı artışın Edirne içinde geçerli olduğunu söyledi. Zobar, “Ülkemizdeki özel okul ve özel okula devam eden öğrenci sayısı, yakaladığı artış endeksi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Son 5 yılda hem okul hem de öğrenci sayılarının iki katına ulaştığı görülmektedir. Bu artışta; dershanelerin temel liselere dönüşümü, devletin kendi kamu okullarına vermediği teşvikleri özel okullara aktarması, eğitim sisteminde sürekli yaşanan değişikliklerin yarattığı tedirginlik, devlet okullarının fiziki şartlarının düzeltilmemesi ve teknolojik alt yapı eksiklikleri, sınıf mevcutlarının fazla olması ile liseye devamda adrese dayalı sistemin yürürlüğe girmesi önemli etkenlerdir. Özellikle anaokulları ve ilkokullarda çeşitli vakıflar ve Diyanetle yapılan protokollerle “değerler eğitimi” adı altında dini eğitimin verilmeye başlanması da laik eğitim isteyen velilerin, çocuklarını özel okula gönderme sebeplerinden biri olabilmektedir. Ülke genelinde görülen, bu yeni eğitim sisteminin olumsuz sonuçları ilimiz Edirne’de de yaşanmaktadır. İl genelindeki özel okul sayısının artışı dikkat çekicidir. Edirne’de özel okul sayısı 31’dir. Bu rakam beş yıl öncesinin neredeyse iki katıdır ve son 5 yılda özel okulların artış oranı yüzde 100’ün üzerinde gerçekleşmiştir. Kademelere göre son 5 yılda özel okullara devam eden öğrenci sayılarındaki artış ise; yüzdelik olarak okul öncesinde yüzde 69, ilkokulda yüzde 10, ortaokulda yüzde 34, lisede yüzde 256’dır” dedi.
“SAYISAL ARTIŞIN SEBEBİ MEVCUT OKULLARIN NİTELİKLİ VE NİTELİKSİZ OLARAK AYRILMASI”
Edirne’de özellikle özel liselerdeki bu sayısal artışın en önemli nedenlerini; Mevcut devlet okullarının nitelikli ve niteliksiz gibi sınıflamalarla ayrılmasının veli ve öğrenci üzerinde yarattığı olumsuz psikolojik baskıya neden olması olduğunu söyleyen Zobar, “Eğitimciler tarafından bile çözülemediği proje okulları, Devlet okullarındaki müfredatın üniversite giriş sınav sistemi soru tarzıyla uyuşmaması dolayısıyla, eskiden dershanelerle doldurulan boşluğun kapatılamaması ve kısmen dershaneciliğe devam eden temel liselerin varlığı, Özel okulların müfredatı esnek tutmak gibi bir olanağı olması sebebiyle öğrencilerin özel okullarda sınav odaklı bir eğitim görebilmeleri, Anadolu liselerindeki sınıf mevcut yoğunluğunun yaşanması, olarak söyleyebiliriz. Edirne’de sınavsız öğrenci alan toplam 4 Anadolu lisesinde sınıf mevcudu bu sene 30 civarındadır. Bu sayının gelecek sene, sekiz yıl önce okula başlama yaşının 60 aylığa kadar düşürülmesi ile okula erken başlayan öğrencilerin liseye geçmesi nedeniyle, 40 civarına yükseleceği beklenmektedir. 80. Yıl Anadolu Lisesi, İlhami Ertem Lisesi ile birlikte aynı binada öğretimini sürdürmekte ve bu konuda henüz gözle görülür bir çalışma yapılmamaktadır. Edirne’de nüfusun yoğun olduğu bölgeye Kavgaz, Binevler, Şükrü Paşa Mahallesi’nin ortak bir noktası gibi bir ortaokul ve bir Anadolu Lisesinin yapılması zorunluluktur. Sınıf mevcudu yoğunluğunun velileri özel okula daha da yönlendireceği bir gerçektir. Bununla ilgili önlem alınması ise İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sorumluluğundadır. Zorunlu eğitimin kamusal, parasız ve nitelikli olmasını sağlamak ise devletin en öncelikli görevidir” dedi.
“ÖZEL OKULLARIN EN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ İSE KREŞLER VE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARI OLUŞTURMAKTADIR”
Edirne merkez olarak devlete ait olan bu tür okullar sayısal olarak çok yetersiz kaldığını söyleyen Zobar, “Var olanlar da sadece yarım gün eğitim öğretime devam edebilmektedir. Hatta okul öncesi eğitimi sadece özel okullar ya da kreşlerle mümkün olabilmektedir, diyebiliriz. Çalışan aileler için okul öncesi dönemde yarım gün okul büyük engel teşkil etmekte günün diğer yarısında işteyken çocuğunun ne olacağını düşünen ebeveynler özel okullara yönelmektedir. Bu konuda sadece Milli Eğitim Müdürlüğü değil, Edirne Belediyesi ve kamu kuruluşları da çalışmalarını başlatmalıdır.
Edirne’deki özel okullarının sayısındaki artış Edirne kamuoyuna ve İl Milli Eğitim’e ne anlatmaktadır? Kamuoyunun aklındaki soru şudur: İş adamları devletin açık bıraktığı alanlarda kar marjlarını yükseltmek için yatırım yaparlar. Edirne’de yeni dersliklere ve okullara ihtiyaç olduğu bilinmesine rağmen, devlet tarafından bunların yapılmayacağına bu kadar emin olmasalardı yine de bu okulları inşa ederler miydi?
EĞİTİM-İŞ olarak diyoruz ki; eğitim ve öğretim niteliğine tam sahip, fiziki yeterliliğe ulaşmış, sınıf mevcutları uygun, parasız eğitim veren kamu okullarımız tabii ki velilerin her zaman önceliği olacaktır. Bu şartlara ulaşılmasını sağlamak, Eğitim-İş’in amacı ve mücadelesinin sebebidir” dedi.
Ülke genelinde son 5 yılın öğrenci ve özel okul rakamlarında ciddi artışlar yaşandığını söyleyen Zobar, aynı artışın Edirne içinde geçerli olduğunu söyledi. Zobar, “Ülkemizdeki özel okul ve özel okula devam eden öğrenci sayısı, yakaladığı artış endeksi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Son 5 yılda hem okul hem de öğrenci sayılarının iki katına ulaştığı görülmektedir. Bu artışta; dershanelerin temel liselere dönüşümü, devletin kendi kamu okullarına vermediği teşvikleri özel okullara aktarması, eğitim sisteminde sürekli yaşanan değişikliklerin yarattığı tedirginlik, devlet okullarının fiziki şartlarının düzeltilmemesi ve teknolojik alt yapı eksiklikleri, sınıf mevcutlarının fazla olması ile liseye devamda adrese dayalı sistemin yürürlüğe girmesi önemli etkenlerdir. Özellikle anaokulları ve ilkokullarda çeşitli vakıflar ve Diyanetle yapılan protokollerle “değerler eğitimi” adı altında dini eğitimin verilmeye başlanması da laik eğitim isteyen velilerin, çocuklarını özel okula gönderme sebeplerinden biri olabilmektedir. Ülke genelinde görülen, bu yeni eğitim sisteminin olumsuz sonuçları ilimiz Edirne’de de yaşanmaktadır. İl genelindeki özel okul sayısının artışı dikkat çekicidir. Edirne’de özel okul sayısı 31’dir. Bu rakam beş yıl öncesinin neredeyse iki katıdır ve son 5 yılda özel okulların artış oranı yüzde 100’ün üzerinde gerçekleşmiştir. Kademelere göre son 5 yılda özel okullara devam eden öğrenci sayılarındaki artış ise; yüzdelik olarak okul öncesinde yüzde 69, ilkokulda yüzde 10, ortaokulda yüzde 34, lisede yüzde 256’dır” dedi.
“SAYISAL ARTIŞIN SEBEBİ MEVCUT OKULLARIN NİTELİKLİ VE NİTELİKSİZ OLARAK AYRILMASI”
Edirne’de özellikle özel liselerdeki bu sayısal artışın en önemli nedenlerini; Mevcut devlet okullarının nitelikli ve niteliksiz gibi sınıflamalarla ayrılmasının veli ve öğrenci üzerinde yarattığı olumsuz psikolojik baskıya neden olması olduğunu söyleyen Zobar, “Eğitimciler tarafından bile çözülemediği proje okulları, Devlet okullarındaki müfredatın üniversite giriş sınav sistemi soru tarzıyla uyuşmaması dolayısıyla, eskiden dershanelerle doldurulan boşluğun kapatılamaması ve kısmen dershaneciliğe devam eden temel liselerin varlığı, Özel okulların müfredatı esnek tutmak gibi bir olanağı olması sebebiyle öğrencilerin özel okullarda sınav odaklı bir eğitim görebilmeleri, Anadolu liselerindeki sınıf mevcut yoğunluğunun yaşanması, olarak söyleyebiliriz. Edirne’de sınavsız öğrenci alan toplam 4 Anadolu lisesinde sınıf mevcudu bu sene 30 civarındadır. Bu sayının gelecek sene, sekiz yıl önce okula başlama yaşının 60 aylığa kadar düşürülmesi ile okula erken başlayan öğrencilerin liseye geçmesi nedeniyle, 40 civarına yükseleceği beklenmektedir. 80. Yıl Anadolu Lisesi, İlhami Ertem Lisesi ile birlikte aynı binada öğretimini sürdürmekte ve bu konuda henüz gözle görülür bir çalışma yapılmamaktadır. Edirne’de nüfusun yoğun olduğu bölgeye Kavgaz, Binevler, Şükrü Paşa Mahallesi’nin ortak bir noktası gibi bir ortaokul ve bir Anadolu Lisesinin yapılması zorunluluktur. Sınıf mevcudu yoğunluğunun velileri özel okula daha da yönlendireceği bir gerçektir. Bununla ilgili önlem alınması ise İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sorumluluğundadır. Zorunlu eğitimin kamusal, parasız ve nitelikli olmasını sağlamak ise devletin en öncelikli görevidir” dedi.
“ÖZEL OKULLARIN EN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ İSE KREŞLER VE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARI OLUŞTURMAKTADIR”
Edirne merkez olarak devlete ait olan bu tür okullar sayısal olarak çok yetersiz kaldığını söyleyen Zobar, “Var olanlar da sadece yarım gün eğitim öğretime devam edebilmektedir. Hatta okul öncesi eğitimi sadece özel okullar ya da kreşlerle mümkün olabilmektedir, diyebiliriz. Çalışan aileler için okul öncesi dönemde yarım gün okul büyük engel teşkil etmekte günün diğer yarısında işteyken çocuğunun ne olacağını düşünen ebeveynler özel okullara yönelmektedir. Bu konuda sadece Milli Eğitim Müdürlüğü değil, Edirne Belediyesi ve kamu kuruluşları da çalışmalarını başlatmalıdır.
Edirne’deki özel okullarının sayısındaki artış Edirne kamuoyuna ve İl Milli Eğitim’e ne anlatmaktadır? Kamuoyunun aklındaki soru şudur: İş adamları devletin açık bıraktığı alanlarda kar marjlarını yükseltmek için yatırım yaparlar. Edirne’de yeni dersliklere ve okullara ihtiyaç olduğu bilinmesine rağmen, devlet tarafından bunların yapılmayacağına bu kadar emin olmasalardı yine de bu okulları inşa ederler miydi?
EĞİTİM-İŞ olarak diyoruz ki; eğitim ve öğretim niteliğine tam sahip, fiziki yeterliliğe ulaşmış, sınıf mevcutları uygun, parasız eğitim veren kamu okullarımız tabii ki velilerin her zaman önceliği olacaktır. Bu şartlara ulaşılmasını sağlamak, Eğitim-İş’in amacı ve mücadelesinin sebebidir” dedi.





