Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu(DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, açıklanacak olan asgari ücret ile ilgili Edirne’de basın açıklamasında bulundu. “Gelirde adalet, vergide adalet” sloganı ile yola çıktıkları ifade eden Çerkezoğlu, bu sene DİSK olarak bir ilke imza attıklarını ve olması gereken asgari ücret rakamı belirlemediklerini, “Araştırma dairemiz DİSKAR’ın raporlarını paylaşıyoruz. Bir rakam önerisi hesaplayıp paylaşıyorduk kamuoyunda fakat gerçekten o kadar yüksek enflasyonlu bir sürece girdik ki bugün aldığımızı yarın aynı fiyata alamadığımız bir süreçteyiz. Dolayısıyla bizim Aralık ayında söyleyeceğimiz bir rakam, zamlı asgari ücrete alacağımız 1 Şubat’a kadar bile uçup gidecek.” İfadeleri ile aktardı.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun Edirne’de Saraçlar Caddesi’nde Edirneli DİSK üyeleri ile birlikte gerçekleştirdiği basın açıklamasında üzerinde durulan konu, enflasyon karşısında eriyen işçi maaşlarının belirlenirken insani yaşam şartlarına uygun olması gerektiği oldu. Çerkezoğlu, Fakat gerçekten o kadar yüksek enflasyonlu bir sürece girdik ki bugün aldığımızı yarın aynı fiyata alamadığımız bir sürecin içerisindeyiz. Dolayısıyla, bizim Aralık ayında söyleyeceğimiz bir rakam, zamlı asgari ücreti alacağımız 1 Şubat’a kadar uçup gidecek. O neden biz, artık asgari ücrette rakamların peşinden koşmak istemiyoruz. İnsanca yaşayacak bir ücret istiyoruz. İşçinin ailesi ile yaşayabileceği bir ücret olsun istiyoruz. Türkiye’de hala asgari ücret tek bir işçi üzerinden hesaplanıyor. Oysa hepimizin bir ailesi var. Bir işçinin ailesi ile birlikte geçinebileceği, asgari ücretin insanca yaşanabilecek bir ücret olması için mücadelemizi sürdüreceğiz.” dedi.
Basın mensuplarının kamuoyunda dolaşan rakamlar hakkında ki yorumuna ilişkin soruya Çerkezoğlu, “Kamuoyunda çeşitli rakamlar konuşuluyor, çok önemli bir gündem çünkü. Ama bu konuşulan rakamların, olması gerekenin çok uzağında olduğu çok açık. Bir geçim ücreti dediğimizde, yüksek enflasyon karşısındaki kaybın engellenmesi gerekir dediğimizde, işçinin ailesi ile birlikte geçinebileceği bir ücret olması gerekir dediğimizde ve açlık sınırı, yoksulluk sınırı rakamlarını gördüğümüzde, bu sözü edilen rakamların, olması gerekenin çok uzağında olduğu çok açık. Oysa asgari ücret milyonların meselesidir. Bu ciddiyetle ele alınmalıdır” sözleri ile cevap verdi.
GELİRE GÖRE VERGİ
İşçinin zaten az kazandığını üzerine vergi kesintilerinin yapılması ile birlikte yaşam şartlarının çok zorlaştığını ifade eden Çerkezoğlu, vergi sisteminin gerçekten çok kazanandan çok, aza kazanandan az alınacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. İşçi ve patronun ödediği verginin hemen hemen aynı oluşunu eleştiren Çekezoğlu, “Emekçinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini savunduklarını belirttiği konuşmasında, “Bir yanda yüksek enflasyon karşısında her gün ücretlerimiz geriliyor, alım gücümüz düşüyor. Diğer yandan da adaletsiz vergi sistemiyle kaşık kadar verdiklerini artık kepçeyle değil, kazanla geri aldıkları dönemin içerisindeyiz. Bu ülkenin bütün vergisini işçi sınıfı ve emekçi sınıf ödüyor. İğneden ipliğe satın aldığımız her şeyde, bir kilo patates aldığımızda, en zenginin de en yoksulun da işçinin de patronun da aynı oranda ödediği dolaylı vergiler, devletin topladığı vergilerin 4’te 3’üne ulaşmış durumda. Daha ücretlerimizi almadan, peşin peşin ödediğimiz gelir vergisinin hem oranı çok yüksek hem de vergi dilimleri bilerek, isteyerek düşük belirlendiği için her ay sanki zengin olmuşuz gibi aylar ilerledikçe bir üst vergi dilimine geçiyoruz. Ocak, Şubat, Mart’ta aldığımız ücret, Aralık ayında düştü. Neden; vergiye girdik.” dedi.
“Özel Sektörde asgari ücret ile çalışan oranı yüzde 70’i geçti”
Asgari ücretin ortalama bir ücret olduğunu dünyanın çoğu yerinde asgari ücret ile çalışan küçük bir kesim insan olduğunu belirten Çerkezoğlu, maalesef bu oranın Türkiye’de yüzde 70’lere dayandığını ifade etti. Çerkezoğlu gerçekleştirdiği basın açıklmasında şu ifadelere yer verdi:
“Dünyanın her yerinde, çalışanların çok küçük bir kısmı asgari ücretle geçimini sürdürüyor. Ama bizde asgari ücret bir ortalamadır. Asgari ücretle çalışanların oranı, yüzde 50’yi çoktan geçti. Hatta özel sektörde asgari ücretle çalışanların oranı yüzde 70’i buldu. Kadınlarda asgari ücretle çalışmak daha yüksek. Yani biz, asgari ücreti konuşurken bu ülkedeki ortalama ücreti konuşuyoruz. Asgari ücreti konuşurken, milyonlarca işçinin ailesi ile birlikte geçinmek zorunda olduğu ücreti konuşuyoruz. O nedenle asgari ücretin belirlenmesi süreci, devletin toplumla yaptığı en büyük toplu sözleşme sürecidir. Ama Türkiye’de asgari ücret, kurulan sembolik bir masada 15 kişinin bir masanın etrafında oturup, milyonların hayatı hakkında karar verdiği, son derece antidemokratik bir biçimde belirleniyor. Öncelikle bu ülkede, asgari ücret tespit yönteminin değişmesi gerektiğini söylüyoruz. Asgari ücret, bütün sendikaların, konfederasyonların söz sahibi olduğu ve uyuşmazlık durumunda grev hakkımızın da olduğu gerçek bir toplu pazarlıkla belirlenmelidir.
DİSK olarak diyoruz ki; asgari ücret Türkiye’de ortalama ücret. Gelirde adalet dediğimizde, asgari ücretin belirlenmesi çok önemli. Asgari ücretin ve bütün ücretlerin gerçek enflasyon karşısındaki kaybı giderilmelidir. Gerçek enflasyondan kastedilen; bu ülkede, TÜİK’in açıkladığı son derece yanlış TÜİK enflasyonu değil, gerçek enflasyon. 2 gün önce bir rapor yayınlandı; bütün dünyada OECD ülkeleri içerisinde, resmi enflasyon rakamlarıyla birlikte en yüksek gıda enflasyonunun olduğu ülke Türkiye. Yani dünyanın en yüksek enflasyonunu yaşadığımız bu ülkede asgari ücretin ve diğer ücretlerin, gerçek enflasyon karşısındaki kaybının giderilmesi, o çok övündükleri büyümeden, milli gelir artışından payını alması asgari ücretin, bir işçinin ailesiyle birlikte geçinebileceği bir ücret olarak belirlenmesi ve açlık sınırı, yoksulluk sınırı rakamları ortada, en azından Türkiye’de iki kişi çalıştığı zaman eve yoksulluk sınırı kadar gelir girebilmelidir diyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz”
Basın açıklamasına katılan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Hem belediye olarak hem belediye başkanı olarak hem de bir DİSK Emekli-Sen üyesi olarak Arzu Çerkezoğlu’nun söylediklerinin altına imzamızı atıyoruz. Arzu Başkan’ın söylediklerinin üzerine söylenebilecek söz yok. Gerçekten insanlarımız bir tek insanca yaşama hakkı istiyorlar.” İfadeleri ile DİSK’e olan desteğini gösterdi.(Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





