Yorulmaz maske kullanımı ile ilgili olarak, “Maskeler 4-6 saat sonra amacını yerine getirmiş olacak. Alınan solukla ıslanmış, dış ortamda yüzeyi kirlenmiş olacak. Dolayısıyla bunların kullanımının sonlandırılması gerek” dedi.
Yorulmaz, son günlerde ülkeyi etkisi altına alan korona virüsünde halk sağlığının önemine vurgu yaparak, hastalığın henüz bilinmediğinden izlenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Halk sağlığının korona virüsünde daha geniş çerçevede incelenmesini ve planlanmasını sağladığını söyleyen Yorulmaz, sürreans yöntemiyle hastalanan kişilerin özelliklerinin ortaya koyulması ve yeni çeşit izleme çalışmalarının yapıldığının da altını çizdi.
Yorulmaz, “Pandemiyle mücadele etmek için korona virüs pozitif olan vatandaşlarımızı tedavi ederek bir yandan da geri kalan vatandaşlarımızı koruyarak bu durumu kontrol altına alabiliriz. Bu anlamda ne yazık ki halk sağlığı hizmetleri bir parça da olsa ihmal edilmiş gibi görünüyor. Geçmişte üniversitemizde hekim olan bir yöneticimiz halk sağlığının tıp alanı içerisinde yer almasının tartışılmasını söylemişti. Ne yazık ki bu bakış açısı halk sağlığı hizmetlerinin tedavi edici hizmetlerinin yanında ihmalini getirmiş oldu. Bu anlamda halk sağlığı hizmetleri önemli hele ki böyle bir durumda, aşısı olmayan ve tedavisiyle ilgili kesin ve tedavi edici ilaçların olmadığı bir hastalık için korunma çok daha büyük önem taşıyor. Halk sağlığı bu işin daha geniş çerçevede görünmesini sağlayan bir alan. Zonguldak örneğinde olduğu gibi; kimi zaman çevresel faktörler hava kirliliğinin olduğu bir ortam olduğu için çok daha büyük oranda akciğerleri etkileyebilecek hastalıkların daha ciddi sorunlara yol açabileceği biliniyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın da o anlamda bir takım önlem almıştı ve madenlerin durdurulması seyahat yasağı getirilmesi vb. Bu çerçeveyi bir bütün olarak görmemiz gerekiyor. Bu sağlık sorunu hangi koşullarda ortaya çıkıyor, hangi ölçüde neler bu virüste pay sahibi, bu sorunun ciddileşmesinin altında yatan nedenler neler bunları bilmemiz gerek. Çok önemli bir iş yapıyor halk sağlığının uygulama alanı. Bu da bir vaka bulunduğu zaman bu vakanın temasları kimler, bu temasların karantina etkenini aldığından kuşkulandığımız insanların toplumdan ayrılma süreci hasta kişinin toplumdan ayrılması izolasyondur. Sürreans, hastalanan kişilerin özelliklerinin ortaya koyulması yani bir çeşit izleme çalışmasındır. Bu anlamda bu virüsle ilgili sürreans çalışmasını da halk sağlığı birimleri yapıyor” dedi.
“MASKELER 4-6 SAAT KULLANIMIN ARDINDAN KONTROLLÜ ŞEKİLDE ATILMALI”
Son dönemde çıkan siperliklerle ilgili konuşan Yorulmaz, virüse hangi şartta ve ne şekilde maruz kalındığının siperliği kullanma aşamasında etkin rol oynadığını söyledi.
Yorulmaz, “Virüse ne kadar ve hangi şartlarda maruz kaldığımıza göre değişkenlik gösterir bunları kullanım alanlarımız. Kuşkusuz siperlik sizi çok daha fazla koruyacaktır. Fakat doğrudan öksürük veya aksırığa maruz kalmayacağınız bir ortamdaysanız, çok kalabalık bir ortama girmeyecekseniz yada yaptığınız iş gereği çok kalabalık veya yakın temas olmayan bir işete değilseniz siperlik çokta gerek olmayan bir malzeme. Maske ise bildiğimiz cerrahi maske amacı yerine getirmek için yeterlidir. O maskeler 4-6 saat sonra amacını yerine getirmiş olacak. Alınan solukla ıslanmış, dış ortamda yüzeyi kirlenmiş olacak. Dolayısıyla bunların kullanımının sonlandırılması gerek. Yıkayıp tekrar kullanmak gereksiz, hele ki ücretsiz hale gelmesinin ardından buna gerek yok. Bu maskeler kullanıldıktan sonra çıkartılmalı, çıkartılırken de özel gösterilir. Maskenin önüne de içine de dokunulmamalı. Bir başkasının temas etmeyeceği şekilde tercihen plastik poşet içerisine koyulup ağzı kapatılarak çöpe atılmalı. Çok tercih ettirmesek te eldiveni kullananlarımız var. O eldivenler için de aynı önlemleri alarak çıkartmak gerekiyor. Özellikle çöpe atılan ürünlerin hayvanlara temas etmesi veya çöplerden bir şeyler toplayan vatandaşlarımızın da virüse maruz kalmaması için dikkat edilmeli” dedi. Haber-Fotoğraf: Hatice ÖZSOY
Yorulmaz, son günlerde ülkeyi etkisi altına alan korona virüsünde halk sağlığının önemine vurgu yaparak, hastalığın henüz bilinmediğinden izlenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Halk sağlığının korona virüsünde daha geniş çerçevede incelenmesini ve planlanmasını sağladığını söyleyen Yorulmaz, sürreans yöntemiyle hastalanan kişilerin özelliklerinin ortaya koyulması ve yeni çeşit izleme çalışmalarının yapıldığının da altını çizdi.
Yorulmaz, “Pandemiyle mücadele etmek için korona virüs pozitif olan vatandaşlarımızı tedavi ederek bir yandan da geri kalan vatandaşlarımızı koruyarak bu durumu kontrol altına alabiliriz. Bu anlamda ne yazık ki halk sağlığı hizmetleri bir parça da olsa ihmal edilmiş gibi görünüyor. Geçmişte üniversitemizde hekim olan bir yöneticimiz halk sağlığının tıp alanı içerisinde yer almasının tartışılmasını söylemişti. Ne yazık ki bu bakış açısı halk sağlığı hizmetlerinin tedavi edici hizmetlerinin yanında ihmalini getirmiş oldu. Bu anlamda halk sağlığı hizmetleri önemli hele ki böyle bir durumda, aşısı olmayan ve tedavisiyle ilgili kesin ve tedavi edici ilaçların olmadığı bir hastalık için korunma çok daha büyük önem taşıyor. Halk sağlığı bu işin daha geniş çerçevede görünmesini sağlayan bir alan. Zonguldak örneğinde olduğu gibi; kimi zaman çevresel faktörler hava kirliliğinin olduğu bir ortam olduğu için çok daha büyük oranda akciğerleri etkileyebilecek hastalıkların daha ciddi sorunlara yol açabileceği biliniyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın da o anlamda bir takım önlem almıştı ve madenlerin durdurulması seyahat yasağı getirilmesi vb. Bu çerçeveyi bir bütün olarak görmemiz gerekiyor. Bu sağlık sorunu hangi koşullarda ortaya çıkıyor, hangi ölçüde neler bu virüste pay sahibi, bu sorunun ciddileşmesinin altında yatan nedenler neler bunları bilmemiz gerek. Çok önemli bir iş yapıyor halk sağlığının uygulama alanı. Bu da bir vaka bulunduğu zaman bu vakanın temasları kimler, bu temasların karantina etkenini aldığından kuşkulandığımız insanların toplumdan ayrılma süreci hasta kişinin toplumdan ayrılması izolasyondur. Sürreans, hastalanan kişilerin özelliklerinin ortaya koyulması yani bir çeşit izleme çalışmasındır. Bu anlamda bu virüsle ilgili sürreans çalışmasını da halk sağlığı birimleri yapıyor” dedi.
“MASKELER 4-6 SAAT KULLANIMIN ARDINDAN KONTROLLÜ ŞEKİLDE ATILMALI”
Son dönemde çıkan siperliklerle ilgili konuşan Yorulmaz, virüse hangi şartta ve ne şekilde maruz kalındığının siperliği kullanma aşamasında etkin rol oynadığını söyledi.
Yorulmaz, “Virüse ne kadar ve hangi şartlarda maruz kaldığımıza göre değişkenlik gösterir bunları kullanım alanlarımız. Kuşkusuz siperlik sizi çok daha fazla koruyacaktır. Fakat doğrudan öksürük veya aksırığa maruz kalmayacağınız bir ortamdaysanız, çok kalabalık bir ortama girmeyecekseniz yada yaptığınız iş gereği çok kalabalık veya yakın temas olmayan bir işete değilseniz siperlik çokta gerek olmayan bir malzeme. Maske ise bildiğimiz cerrahi maske amacı yerine getirmek için yeterlidir. O maskeler 4-6 saat sonra amacını yerine getirmiş olacak. Alınan solukla ıslanmış, dış ortamda yüzeyi kirlenmiş olacak. Dolayısıyla bunların kullanımının sonlandırılması gerek. Yıkayıp tekrar kullanmak gereksiz, hele ki ücretsiz hale gelmesinin ardından buna gerek yok. Bu maskeler kullanıldıktan sonra çıkartılmalı, çıkartılırken de özel gösterilir. Maskenin önüne de içine de dokunulmamalı. Bir başkasının temas etmeyeceği şekilde tercihen plastik poşet içerisine koyulup ağzı kapatılarak çöpe atılmalı. Çok tercih ettirmesek te eldiveni kullananlarımız var. O eldivenler için de aynı önlemleri alarak çıkartmak gerekiyor. Özellikle çöpe atılan ürünlerin hayvanlara temas etmesi veya çöplerden bir şeyler toplayan vatandaşlarımızın da virüse maruz kalmaması için dikkat edilmeli” dedi. Haber-Fotoğraf: Hatice ÖZSOY





