Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK
Basın açıklamasına İl Genel Meclis Başkanı Mehmet geçmiş, ADD Başkanı Celil Özcan, Edirne Tekel Bayileri ve Bakkal Odası Başkanı Süleyman Yaşagör, Edirne Şehit Aileleri Derneği Başkanı Faruk Çiftçi, Edirne Tüketici Hakları Derneği Başkanı Murat Kocabaş ve dernek üyeleri katıldı.
Basın açıklamasını okuyan Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) şube Başkanı Mine Hepgüllü, “Bağımsızlık mücadelemizin görkemli ürünü olan, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 96. yılındayız.”Cumhuriyet Bayramımız, Kutlu Olsun." Çağ dışı kurum ve düşünceleri tarihe gömen, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü ve mücadele arkadaşlarını saygıyla anıyoruz.
Emperyalizme karşı verilen Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda, Bağımsız, Özgür, Laik Demokratik Türkiye Mücadelesinde Kadınlar, Mustafa Kemal'in önderliğinde, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla, ellerine silah alarak, savaşa katılmışlardır. Kadınlarımız savaşa katılarak, cephe gerisinde de, hizmet vermişlerdir. Halkı yönlendirmek için, Dernekler kurmuşlar, Basın faaliyetlerinde bulunmuşlar, mitingler düzenleyerek, mitinglerde yer almışlardır. Kahraman Türk Kadınları, işgal altındaki bir coğrafyada , "Ya istiklal, ya Ölüm.”diyerek, kanla, acıyla, gözyaşıyla, azimle, inançla, onurla, Cumhuriyet'in yolunu aydınlatarak, Cumhuriyet'e ulaştılar” dedi.
“BİZ BÖYLE KAZANDIK, CUMHURİYET’İMİZİ”
Hepgüllü, “Biz böyle kazandık, Cumhuriyet’imizi... Halide Edip, Asker Saime, Kılavuz Hatice, Tayyar Rahmiye, Fatma Seher Hanım(Kara Fatma), Gördesli Makbule, Binbaşı Ayşe, Nezahet Hanım, Süreyya Sülün Hanım, Ayşe Hanım, Gaziantepli Yirik Fatma, Nazife Hanım, daha adını anmadığımız binlerce kadın... İşte Böyle kazandık Cumhuriyetlimizi...
Mutafa Kemal Atatürk, 10. Yıl Nutku'nda, Cumhuriyet Bayramı'nı "En büyük Bayramımızdır" diye tanımlıyor. Bu büyüklüğü bir Halkın, Ulusal birlik ve beraberliğinin ürünü" olmasına" bağlıyordu. Emperyalizme karşı direnmek, teslim olmamak ve kendi gücüne güvenerek mücadele etmek, ancak onurlu bir halkın eseri olabilir. Mücadelenin başarıya ulaşmasının koşulu ise, Ulusal birlik ve beraberliktir.
Bugün ise geldiğimiz noktada; Ulusal birlik ve beraberliğimizi, koruyabiliyor muyuz? Cumhuriyet'i sağlamlaştırmak ve yerleştirmek için, art arda gerçekleştirilmiş olan Cumhuriyet Devrimleri'nin neresindeyiz? Ulusal Kurtuluş mücadelemizin, Cumhuriyet'in ilam ile, taçlandığı bu günün üzerinden tam 96 yıl geçti. Neredeyse, bir asra yaklaşan bu süreçte, ülkemiz Cumhuriyet'i bize emanet edenlere layık bir gelişme gösterebildi mi? Cumhuriyet'i var eden tüm Değerler, bir bir elimizden kayıyor. Ulusal birliğimiz ve bağımsızlığımız, ciddi bir tehlike ile karşı karşıya bulunuyor. Ülkenin temel sorunları, ülkenin gereksinimlerine değil, emperyalistlerin plan ve programlarına, uygun olarak çözülmeye çalışılıyor. Dilimizden eğitimimize, tarımımızdan sanayimize, yargımızdan hukukumuza, her şeyde, onların istemlerine uyuluyor. Maddi ve manevi tüm değerlerimiz, ayaklar altına alınmak isteniyor. Aydınlık günlere erişmek için, yine kendi geçmişimize ve önderlerimize kulak vermek zorundayız”dedi.
“TARİH, BÖYLE BİR HADİSEYİ KAYDETMEMİŞTİR”
Mustafa Kemal Atatürk’ün benzer koşullarda sorduğu soru ile cevap veren Hepgüllü, “"Hangi İstiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla, yükselebilsin? Tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir." Tarihin kaydettiği, başka şeyler de vardır. "Kendi gücüne güvenmeyenler, yok olurlar.” Bizler, kendi gücümüze güveneceğiz. Yok, olmayacağız, Halkımızın bölünmesine, birbirine düşman edilmesine, İzin vermeyeceğiz.
Bugün, 96. Yılda; Cumhuriyetimizi ve Değerlerini, savunmaya daha çok ihtiyacımız olduğunu, görüyoruz. Çünkü Cumhuriyet'in bulunduğu sıkıntıları, sorunları kaygıyla, görüyoruz ve yaşıyoruz.
Görev ve sorumluluklarımız çok büyük!..İç ve dış güçlerin iş birliği ve dayatması sonucunda, bağımsızlığımız, ulusal sınırlarımız, Laik Cumhuriyet'imiz, yara üstüne, yara alıyor. Ekonomik sorunlarımızı, sosyal sorunlarımızı, Türkiye'ye yönelik tuzakları, tehditleri, el ele vererek aşacağımıza inanıyoruz.
Cumhuriyet Kadınları Derneği Edirne Şubesi olarak; Atatürk'ün en büyük eseri olan Cumhuriyeti anlamak ve anlatmak, kazanımlarını koruyarak, Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşımak ve Laik Cumhuriyetimizi ve kazanımlarını, sonsuza dek, yaşatacağız. Kararlıyız. Bizim yolumuzu aydınlatan cumhuriyet’tir. Cumhuriyet, bir kadın Devrimidir. Biz, Cumhuriyet'in yollarında yürüdük. Okullarında okuduk, öğrendik, birey olduk. Topluma karıştık, çalıştık, kazandık. Biz Cumhuriyet'in kızları, Kadınları, anneleri olarak, Cumhuriyet ve Değerlerine, geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız. Söz veriyoruz. Saygılarımızla” şeklinde konuştu.
Basın açıklamasına İl Genel Meclis Başkanı Mehmet geçmiş, ADD Başkanı Celil Özcan, Edirne Tekel Bayileri ve Bakkal Odası Başkanı Süleyman Yaşagör, Edirne Şehit Aileleri Derneği Başkanı Faruk Çiftçi, Edirne Tüketici Hakları Derneği Başkanı Murat Kocabaş ve dernek üyeleri katıldı.
Basın açıklamasını okuyan Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) şube Başkanı Mine Hepgüllü, “Bağımsızlık mücadelemizin görkemli ürünü olan, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 96. yılındayız.”Cumhuriyet Bayramımız, Kutlu Olsun." Çağ dışı kurum ve düşünceleri tarihe gömen, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü ve mücadele arkadaşlarını saygıyla anıyoruz.
Emperyalizme karşı verilen Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda, Bağımsız, Özgür, Laik Demokratik Türkiye Mücadelesinde Kadınlar, Mustafa Kemal'in önderliğinde, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla, ellerine silah alarak, savaşa katılmışlardır. Kadınlarımız savaşa katılarak, cephe gerisinde de, hizmet vermişlerdir. Halkı yönlendirmek için, Dernekler kurmuşlar, Basın faaliyetlerinde bulunmuşlar, mitingler düzenleyerek, mitinglerde yer almışlardır. Kahraman Türk Kadınları, işgal altındaki bir coğrafyada , "Ya istiklal, ya Ölüm.”diyerek, kanla, acıyla, gözyaşıyla, azimle, inançla, onurla, Cumhuriyet'in yolunu aydınlatarak, Cumhuriyet'e ulaştılar” dedi.
“BİZ BÖYLE KAZANDIK, CUMHURİYET’İMİZİ”
Hepgüllü, “Biz böyle kazandık, Cumhuriyet’imizi... Halide Edip, Asker Saime, Kılavuz Hatice, Tayyar Rahmiye, Fatma Seher Hanım(Kara Fatma), Gördesli Makbule, Binbaşı Ayşe, Nezahet Hanım, Süreyya Sülün Hanım, Ayşe Hanım, Gaziantepli Yirik Fatma, Nazife Hanım, daha adını anmadığımız binlerce kadın... İşte Böyle kazandık Cumhuriyetlimizi...
Mutafa Kemal Atatürk, 10. Yıl Nutku'nda, Cumhuriyet Bayramı'nı "En büyük Bayramımızdır" diye tanımlıyor. Bu büyüklüğü bir Halkın, Ulusal birlik ve beraberliğinin ürünü" olmasına" bağlıyordu. Emperyalizme karşı direnmek, teslim olmamak ve kendi gücüne güvenerek mücadele etmek, ancak onurlu bir halkın eseri olabilir. Mücadelenin başarıya ulaşmasının koşulu ise, Ulusal birlik ve beraberliktir.
Bugün ise geldiğimiz noktada; Ulusal birlik ve beraberliğimizi, koruyabiliyor muyuz? Cumhuriyet'i sağlamlaştırmak ve yerleştirmek için, art arda gerçekleştirilmiş olan Cumhuriyet Devrimleri'nin neresindeyiz? Ulusal Kurtuluş mücadelemizin, Cumhuriyet'in ilam ile, taçlandığı bu günün üzerinden tam 96 yıl geçti. Neredeyse, bir asra yaklaşan bu süreçte, ülkemiz Cumhuriyet'i bize emanet edenlere layık bir gelişme gösterebildi mi? Cumhuriyet'i var eden tüm Değerler, bir bir elimizden kayıyor. Ulusal birliğimiz ve bağımsızlığımız, ciddi bir tehlike ile karşı karşıya bulunuyor. Ülkenin temel sorunları, ülkenin gereksinimlerine değil, emperyalistlerin plan ve programlarına, uygun olarak çözülmeye çalışılıyor. Dilimizden eğitimimize, tarımımızdan sanayimize, yargımızdan hukukumuza, her şeyde, onların istemlerine uyuluyor. Maddi ve manevi tüm değerlerimiz, ayaklar altına alınmak isteniyor. Aydınlık günlere erişmek için, yine kendi geçmişimize ve önderlerimize kulak vermek zorundayız”dedi.
“TARİH, BÖYLE BİR HADİSEYİ KAYDETMEMİŞTİR”
Mustafa Kemal Atatürk’ün benzer koşullarda sorduğu soru ile cevap veren Hepgüllü, “"Hangi İstiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla, yükselebilsin? Tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir." Tarihin kaydettiği, başka şeyler de vardır. "Kendi gücüne güvenmeyenler, yok olurlar.” Bizler, kendi gücümüze güveneceğiz. Yok, olmayacağız, Halkımızın bölünmesine, birbirine düşman edilmesine, İzin vermeyeceğiz.
Bugün, 96. Yılda; Cumhuriyetimizi ve Değerlerini, savunmaya daha çok ihtiyacımız olduğunu, görüyoruz. Çünkü Cumhuriyet'in bulunduğu sıkıntıları, sorunları kaygıyla, görüyoruz ve yaşıyoruz.
Görev ve sorumluluklarımız çok büyük!..İç ve dış güçlerin iş birliği ve dayatması sonucunda, bağımsızlığımız, ulusal sınırlarımız, Laik Cumhuriyet'imiz, yara üstüne, yara alıyor. Ekonomik sorunlarımızı, sosyal sorunlarımızı, Türkiye'ye yönelik tuzakları, tehditleri, el ele vererek aşacağımıza inanıyoruz.
Cumhuriyet Kadınları Derneği Edirne Şubesi olarak; Atatürk'ün en büyük eseri olan Cumhuriyeti anlamak ve anlatmak, kazanımlarını koruyarak, Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşımak ve Laik Cumhuriyetimizi ve kazanımlarını, sonsuza dek, yaşatacağız. Kararlıyız. Bizim yolumuzu aydınlatan cumhuriyet’tir. Cumhuriyet, bir kadın Devrimidir. Biz, Cumhuriyet'in yollarında yürüdük. Okullarında okuduk, öğrendik, birey olduk. Topluma karıştık, çalıştık, kazandık. Biz Cumhuriyet'in kızları, Kadınları, anneleri olarak, Cumhuriyet ve Değerlerine, geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız. Söz veriyoruz. Saygılarımızla” şeklinde konuştu.





