Dalkılıç, erken uyarı sitemi bizi kurtaracak denerek hareket edilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri her yıl belli dönemde temiz su kaynaklarına erişim sağlayamadığını dile getiren Dalkılıç suyun veremli bir şekilde kullanılıp israf edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO)’nü kuran sözleşmenin 23 Mart 1950 günü yürürlüğe girmesi ile birlikte bugünü anmak için tüm 23 Mart dünya meteoroloji günü olarak kutlanıyor. Metroloji günü ilk 1961 tarihinden kutlanmaya başlandı. Dünya meteoroloji gününde her yıl bir konu ele alınarak etkinlikler düzenleniyor. Bu yıl ki konu ‘Erken Uyarı ve Erken Eylem’ olarak belirlendi. TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Edirne İl Temsilcisi Bilhan Dalkılıç, ‘Erken Uyarı ve Erken Eylem ’in tüm dünyayı ilgilendiren çok önemli bir konu odluğunu ifade etti. Doğanın kendini ifade ettiği belirten Dalkılıç doğanın güzelliğe hayran kalmamak elde olmadığını dile getirdi.
Gelişen teknolojiler ile birlikte erken uyarı sistemlerinin arttığını belirten Dalkılıç, “Doğal afetlerden nasıl daha etkin olarak korunabiliriz? Hiç şüphesiz ‘Erken Uyarı’ bu soruya verilebilecek cevaplardan en önemlisidir. Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Servisleri gelişmiş erken uyarı sistemlerinin istenilen başarıya ulaşmasındaki en büyük katkıyı sağlayan unsurlardır. Erken uyarılar sonucunda, erken önlem alınmasını sağlayan ve afet riskini ve zararlarını azaltmakla sorumlu diğer kurum ve kuruluşların başarıları da Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Servislerinin katkıları ile doğru orantılıdır. Gelişen teknoloji ile birlikte hiç şüphesiz Bütünleşik Erken Uyarı Sistemlerinin başarıları da artmaktadır. Bununla birlikte Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Servislerinin asıl hedefi, erken uyarılara en çok ihtiyacı olan en savunmasız kişilere zamanında ulaşmaktır.” Sözlerine yer verdi.
Dalkılıç, dünyada ve ülkemizdeki sıcaklığın artmasının olumsuz eğilimlerinin devam etmesini beklediklerini ifade eden Dalkılıç, bu beklentilerinin sebebinin tüm dünyada sera gazının rekor seviyede seyretmesi olduğunu söyledi. İklim değişikliğinin bir anda sonlandırılamadığını belirten Dalkılıç, iklim değişikliğine uygun adımların atılması gerektiğini belirtti. Dalkılıç, Yaşanan afetlerinin asıl nedenin iklim delikliğinden kaynaklanmadığını iklime uygun binaların yapılmamasından kaynaklandığını vurguladı Dalkılıç, “Dünya Meteoroloji Teşkilatı (WMO) “Son 50 Yılın Afet İstatistikleri” hakkında bir rapor yayınladı. Bu rapor; hava durumu, iklim ve su ile ilgili olarak 11.000’den fazla afet olduğunu, neredeyse her gün bir afet meydana geldiğini ve bunun sonucunda da 2 milyonu aşkın ölüm meydana geldiğini ortaya koydu. Diğer bir ifade ile son elli yılda günde 115 kişi doğal afetler nedeniyle yaşamını kaybetti.” Dedi.
Son 50 yılda affet sayısının 5 kat arttığını belirte Dalkılıç, afetler sebebiyle oluşan can kayıplarında bir azalma olduğunu ifade etti.
Teknolojik cihazlar sayesinde hava durumun önceden tahmin edilebildiğini ifade eden Dalkılıç hava durumuna göre uygun pozisyon alınabildiğine söyledi. Dalkılıç, “Süper bilgisayarlar, uydular, radar teknolojisindeki ve bilimdeki gelişmeler, artan gözlem istasyonlarının sayısı ve kalitesi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hava tahminlerimizin doğruluğunu çok büyük ölçüde artırdı. Cep telefonu uyarıları ve hava durumu uygulamaları en uzak bölgelere bile saniyeler içinde ulaşabilir hale geldi. Bununla birlikte WMO artık havanın nasıl olacağını ve ne yapacağına dair “Etki Temelli Tahminleri” teşvik ve tavsiye etmektedir. Bu şekilde, hava durumuna bağlı olan vatandaşlar, firmaların kurum ve kuruluşların hazırlıklarını ve erken eylemlerini oluşturabilmeleri, geliştirebilmeleri için önemlidir. “Erken Uyarı ve Erken Eylem” konusunda hem dünyada hem ülkemizde daha yapılması gereken çok şeyin olduğu söylenebilir. 193 WMO Üyesi ülkeden sadece yarısına yakınında çoklu tehlike erken uyarı sistemleri mevcuttur. Ayrıca etki temelli tahmin için Üye ülkelerin büyük bir bölümünde tahmin becerilerinin geliştirilmesine ihtiyaç vardır. MGM’nin son yıllarda yaptığı yatırımlar ile hem denizlerimizde hem de kara sınırlarımız üzerinde gözlem ağımız genişlemiştir. Üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşlar nedeniyle meteorolojik uydu teknolojilerimiz ve tüm ülkemizi kapsayan çeşitli tip ve kapasitedeki radar gözlemlerimiz ile dünyada sayılı bir noktadayız.” Diye konuştu.
WMO, hava durumuyla ilgili bir felaketten önce ve sonra insani yardımı optimize edebilmek için BM insani yardım kuruluşlarına güvenilir ve güvenilir bilgiler sağlamak için bir destek mekanizması geliştirmektedir. WMO; Erken uyarı hizmetlerine daha fazla kaynak ayırmak ve yatırımların sürdürülebilirliğini sağlamak için Dünya Bankası, Avrupa Birliği, UNDP, Yeşil İklim Fonu gibi finansman kuruluşlarıyla birlikte çalışmaktadır.
Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri her yıl belli dönemde temiz su kaynaklarına erişim sağlayamadığını dile getiren Dalkılıç suyun veremli bir şekilde kullanılıp israf edilmemesi gerektiğini belirtti
Erken uyarı sistemi bizi kurtarır denerek hareket edilmemesi gerektiğini ifade eden Dalkılıç, “Meteorolojik parametreler dikkate alınarak, olağan meteorolojik olayların afete/felakete dönüşmesine neden olmayacak şekilde arazi kullanım planlarının ve uygulamalarının yapılması esas olmalıdır. Arazi kullanımlarının meteorolojik olaylara uygun planlanmasının ve yapılmasının erken uyarı sisteminden daha etkin olduğu da unutulmamalıdır. “Nasılsa erken uyarı var, bizi kurtarır” diyerek yeni bir yanlışa düşülmemesi gerektiği de hiç unutulmamalıdır. Her erken uyarının da kurtaramayacağı durumlar olacaktır.” Şeklinde konuştu. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





