İriş, “Yerli malı kullanımı ile kalkınmak, markette menşei yabancı olmasına rağmen ‘yerli‑ üretim’ etiketiyle pazar oluşturulmasına benzemez. Yerli üretim ile gelişmek, çiftçimizin gülmesi, tarlalarımızın canlanması, fabrikalarımızın açılarak ürettiklerimizin pazar bulması ve halkımızın da ülkemizin vatanımızın malına sahip çıkması ile hayat bulur.” Dedi. İriş, mutfaklarda ülkenin mahsulünü kullanmak istediklerini belirtti.
Saadet Partisi Edirne İl Kadın Kolları Başkanı Güler İriş, 1929 yılında başbakan İsmet İnönü’nün ülke ekonomisinin gelişmesi için yerli malı üretimi ve tüketiminin önemine dikkat çektiğini o haftanın Tutum, Yatırım ve Yerli‑ Malı Haftası olarak kabul edildiğini belirtti. İriş, tutum, yatırım yerli malı haftasının amacı milli kaynakların milli teşebbüsle ile işlenmesi olduğunu vurguladı. İriş, Bir bir satılan fabrikalar ile birlikte ülkenin tüm zenginliğine rağmen dışarıdan ürün ithal edildiğini ifade etti. İriş, mutfakta ülkenin mahsulünü kullanmak istediğini belirtti.
İriş, yerli malı haftası ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“Ülkemizde yıllardır Yerli Malı Haftası adıyla sadece okullarımızda kutlanmaktan öteye gidemeyen bugünün asıl adı Tutum Yatırım ve Yerli Malı Haftasıdır. Bugün burada
Olmamızın sebebi, yerli malının önemini vurgulamanın yanında aynı zamanda tutum ve yatırımın da yerli olması gerektiğine dikkat çekmektir.
Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda Türkiye, savaştan ağır yaralı çıkmış fakir ve çağın gerisinde kalmış, sanayileşmemiş bir ülkeydi. Bu durumun kısa süre içinde düzenlenmesi için iktisat kongreler yapıldı. Ülkenin dört bir yanından sanayiciler, büyük çiftçiler toplantıya katıldı. Toplumsal üretimde yerli malı kullanılmasına karar verildi. İthalatın azaltılması, mümkün olduğunca yerli üretimin kullanılması teşvik edildi. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü 1929 yılında mecliste yaptığı konuşmada ülke ekonomisinin gelişmesi için yerli malı üretimi ve tüketiminin önemine dikkat çekti. İşte bu konuşmanın yapıldığı 12 Aralık ve o günü takip eden bu hafta Tutum, Yatırım ve Yerli‑ Malı Haftası olarak kabul edildi.
Bir insan tutumlu davranma alışkanlığını küçük yaslardan itibaren kazanır. Tutumlu davranış alışkanlığını kazandıktan sonra bunu hayat boyunca başarıyla uygular. Okul dönemlerinde zamanı bile tasarruflu yani dengeli kullanmayı öğrenen çocuklar bu alışkanlıklarını ömürleri boyunca bırakmazlar. Bu yüzden bir insana küçüklükten itibaren tasarruf eğitiminin verilmesi ve bu alışkanlığını kazandırılması gerekir. Tutumlu olmak, insanın para ve eşya gibi değerli maddeleri kullanırken kendi ihtiyacı kadarını kullanıp aşırıya kaçmaması anlamına gelir. Cimrilikle karıştırılmaması gerekir. Tutumlu insan, parasını ve eşyasını ve çağımızın en önemli sorunu haline gelen zamanı bile boşa harcamaz. Her şeyi düzeni ve gerektiği biçimde kullanır. Hayatını verimli bir şeklide devam ettirir.
Yatırım, birikim, tutumluluk sadece insanların hayatını değil, devletleri de etkileyen bir unsurdur. İnsanların davranışı devletleri, devletlerin tutumu da milletini
Etkilemektedir. Devletler de tıpkı insanlar gibi gelir gider dengesine göre varlıklarını sürdürebilir. Bu dengenin sağlanması için gereken şey, uzun vadeli planlar yaparak yatırımları buna göre değerlendirmek, elde bulunan para ve değerli eşyayı doğru bir şeklide kullanmaktır. Bir devlet bunu düzeni bir şeklide uygularsa kalkınmasını sürdürür ve
diğer devletlere bağımlı kalmaktan kurtulur. Bugün yerli malı dediğimizde aklımıza sadece mandalina, portakal değil, yerli ve milli sanayimiz geliyor. Yerli üretim kaynaklarımız geliyor. Bir bir satılan fabrikalarımız, özelleştirmelerimiz ve bunun yanında ülkemizin tüm zenginliğine rağmen ithal ederek tükettiğimiz bakliyatlarımız geliyor. Bir ülkenin zenginliği ancak ve ancak milli gelirini kendi faydasına kullanması ile mümkündür.
Tutum, Yatırım ve Yerli Malı Haftasının amacı, milli kaynakların mili teşebbüsle
işletilmesidir. Bu hafta okullarda tüketim maddelerinin iç pazardan karşılanmasının ekonomimizi olumlu etkileyeceği üzerine konuşmalar yapılır.
Bizler buradan seslenmek istiyoruz, bu mesele yalnızca okullarda şiir okunup kutlanmanın ötesine geçmelidir. 2021 yılında geldiğimiz nokta şunu gösteriyor, bu hafta kutlama yapılarak değil oturup düşünülerek değerlendirilmesi gereken bir haftadır.
Yerli malı kullanımı ile kalkınmak, markette menşei yabancı olmasına rağmen ‘yerli‑
Üretim’ etiketiyle pazar oluşturulmasına benzemez. Yerli üretim ile gelişmek,
Çiftçimizin gülmesi, tarlalarımızın canlanması, fabrikalarımızın açılarak ürettiklerimizin
pazar bulması ve halkımızın da ülkemizin vatanımızın malına sahip çıkması ile hayat bulur.
(Haber Merkezi)





