Edirne Barosu tarafından adli yıl açılışı dolayısıyla Atatürk Anıtı’nda tören düzenlendi. Törende konuşan Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Edirne Adliyesi olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da etkin, verimli, hızlı ve tarafsız bir şekilde adli hizmetlerin yerine getirilmesi için var güçleriyle çalışacaklarını vurguladı. Edirne Baro Başkan Vekili Aygün Ulubey Ergüden ise hukuk fakültelerine girişte uygulanan yükseköğretim başarı sıralamasının 100 bine, ardından kademeli olarak 75 bine ve 50 bine çekilmesi gerektiğini ifade ederek, hukuk fakültelerine akreditasyon uygulaması getirilmesi gerektiğini belirtti.
Atatürk Anıtı’nda düzenlenen tören, çelenk sunumlarıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden törende ilk olarak konuşan Baro Başkan Vekili Aygün Ulubey Ergüden, adli yıla üzücü bir haberle başladıklarını belirtti. Ergüden, “Değerli Başkanımız Av. Gökhan Karakoç'un babası, kıymetli büyüğümüz, üstadımız Av. İbrahim Karakoç'u ebediyete uğurlamanın derin hüznü içerisindeyiz. Kendisini hep, bize kattığı mesleki değerlerle anımsıyor olacağız. Tüm hukuk camiamızın başı sağ olsun. Yine yakın veya uzak zamanda ebediyete intikal etmiş olan Hakim, Savcı, Avukat olarak adalete hizmet etmiş tüm meslek büyüklerimi bir kez daha yad ediyorum. Ruhları şad olsun.” Dedi.
“2023-2024 ADLİ YILINI BU SENE DE KAYGIYLA KARŞILIYORUZ”
Yeni adli yılı kaygıyla karşıladıklarını belirten Ergüden, “Ülkemizde hak ve özgürlüklerin teminatı olan avukatların örgütlü gücünü temsil eden bizler, başlangıcında olduğumuz 2023-2024 adli yılını bu sene de kaygıyla karşılıyoruz. Yeni bir adli yılı umutla ve heyecanla değil kaygıyla karşılamamızın sebebi; sadece avukatlara ait meslek sorunu gibi görünen meselelerin, artık ulusal çapta bir hak arama özgürlüğü ve adalete erişimi de içinde barındıran bir krize evirilmiş olmasıdır. Mesleğimizi evrensel insan hakları temelinde ve meslek onuruna yaraşır şekilde icra etmemiz için hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve adil yargılanma hakkı ideallerinin hayata geçirilebilmesi ile savunma hakkına ve avukatlık mesleğine saygı gösterilmesi gerektiği gerçeğinin altını bir kez daha çizme zorunluluğu doğmaktadır. İçinde bulunduğumuz yargı sisteminde, avukatların mesleki tecrübeleri artık yasalardan ve hukuka yaraşır uygulamalardan değil, ulusal çapta gittikçe büyüyen bir şiddet sarmalından, kontrolsüzce açılan hukuk fakülteleri sebebiyle maruz kaldığımız ekonomik sömürü halinden ve adaletin bazen geç, bazen hiç tecelli etmediği bir pratikten gelmektedir. Anılan sorunların ortadan kalkması, ulusal çapta bir adalet arayışının olmazsa olmaz ön koşuludur ve bı da avukatlık mesleğinin güçlendirilmesiyle mümkündür. 2023 yılı sonu itibariyle, Yargı Reformu Strateji Belgesi ve buna istinaden hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı'nın uygulama takviminin artık sonuna gelmiş bulunuyoruz. İnsan Hakları Eylem Planı'nda 'Savunmanın Güçlendirilmesi ve Avukatlık Hizmetlerinde Kalitenin Artırılması' başlığı altında yer alan faaliyet hedeflerine ulaşılamadığını üzülerek tespit ediyoruz özellikle: "Yargıda sosyal devletin bir gereği olarak maddi durumu yetersiz olan kişilere verilen adli yardım hizmetleri için avukatlardan alınan vergi oranı yeniden düzenlenecektir", "Zorunlu müdafi ücretleri artırılacak ve bu ücretlerin gecikmeksizin ödenmesi için evrakların dijital ortamda tamamlanması sağlanacaktır" "Kamu avukatlarının çalışma esaslarına ve özlük haklarına yönelik iyileştirme yapılacaktır" şeklinde dile getirilen hedeflere ilişkin taahhütlerin, 2023 yılı kapanmadan yerine getirilmesini istemek mesleğimiz adına asaleten, savunmasını üstlendiğimiz yurttaşlar adına vekaleten en doğal hakkımızdır. Avukatlık hizmetlerinde kalitenin artırılması hedefine ulaşılabilmesi için ilk atılması gereken adım; hukuk fakültelerine girişte uygulanan yükseköğretim başarı sıralamasının ivedilikle 100 bine, ardından kademeli olarak 75 bine ve 50 bine çekilmelidir. Hukuk fakültelerine akreditasyon uygulaması getirilmeli, akredite olamayan fakültelerin ise verilecek süreye karşın şartları sağlayamaması halinde kapatılması gerekmektedir. Staj eğitimin içeriğini boşaltan yasal düzenlemelerden vazgeçilmelidir. Yine şimdilik varolan Avukatlık sınavının kaldırılmaması ve siyaset malzemesi yapılmaksızın, tereddütsüz uygulanması en temel gereksinimdir. Ulu önder Atatürk'ün "en büyük eserimdir" dediği Cumhuriyetimizin 100. yılına isabet eden yeni adli yılda: stajyer avukatların statülerinin, kamu avukatlarının özlük haklarının, engelli avukatların en temel haklarının güvenceye kavuşturulduğu: bağımsız avukatlık faaliyetinin önündeki kurumsal ve yapısal engellerin kaldırıldığı, bağlı çalışan meslektaşlarımızın haklarının güvence altına alındığı, meslek alanımızın genişletildiği: avukata yönelik ekonomik ve fiziksel şiddeti engelleyecek mali ve idari tedbirlerin alındığı, hakim, savcı meslektaşların siyasi polemiklerin içine çekilmeye çalışılmadığı, kararlarını önlerine gelen dosyadaki mevcut delil durumuna, mevzuata ve vicdanlarına uyar şekilde tesis edebildikleri, sosyal medya mahkemelerinde yapılan sözde yargılamalarla ısmarlama tutuklama, tahliye, tecziye veya beraat kararı vermeye zorlanmadıkları, mesleki teminatlarının tüm yönleriyle sağlandığı tam bağımsız bir yargı düzenine kavuşmaktır idealimiz. Vatandaşların kendilerini hukuki güvenlik içerisinde hissettikleri ülkeleri, diğerlerinden ayıran en temel etmen, bağımsız ve tarafsız bir yargının varlığıdır. Adalet mülkün temeli; adaletin teminatı bağımsız ve tarafsız yargı; adil yargılanma hakkının olmazsa olmazı ise; savunma hakkı ve bağımsız avukatlık yani savunmadır. Yargı bağımsızlığının sorgulandığı, adaletin bazen geç, bazen hiç tecelli etmediği bir adli sistemin devletin temeli olması mümkün olmadığı gibi, savunma hakkına ve avukatlık mesleğine saygı gösterilmeyen bir yargı sisteminden adil bir yargılanma beklenmesi de olanaklı değildir.” Şeklinde konuştu.
“BU YIL DA ETKİN, VERİMLİ, HIZLI VE TARAFSIZ BİR ŞEKİLDE HİZMET VERECEĞİZ”
Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak ise yeni adli yılın yargı çalışanları ve tüm ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu. Çakmak, “Şubat ayı içerisinde 100 yılın felaketini yaşadık. Kahramanmaraş merkezli depremde bizler de ilk günden itibaren oradaki vatandaşlarımızın, meslektaşlarımızın yanında olmaya özen gösterdik. Hem adli anlamda, hem de arama kurtarma faaliyetleri kapsamında Edirne'mizden de Kahramanmaraş ve diğer illere giden mesai arkadaşlarımız oldu. Arama kurtarma faaliyetine giden arkadaşlarımız ilk günden itibaren oradaydı. Yardım etmek için giden vatandaşlarımız da Trakya bölgesi olarak çok güzel bir dayanışma örneği göstererek, tüm Trakya'daki ağır ceza başsavcılıkları, asli ceza başsavcılıkları, ilçe başsavcılıkları olarak çok büyük bir sayı ile orada personel arkadaşlarımızla beraber var olduk ve adli hizmet sunmaya gayret gösterdik. Dolayısıyla orada görev alan tüm meslektaşlarıma şükranlarımı arz ediyorum. Edirne Adliyesi olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da etkin, verimli, hızlı ve tarafsız bir şekilde adli hizmetlerin yerine getirilmesi için var gücümüzle çalışacağız. Bunun için hakim, cumhuriyet savcısı, avukat ve tabii ki personelimizle birlikte gösterdiğimiz gayret aynı ciddiyette devam edecek. Geçen yıl verimli bir adli yıl geçirdiğimizi düşünüyorum. Bu yıl daha da iyisi olacağını umut ediyorum. Yeni adli yılın tüm yargı mensuplarına, yargı çalışanlarına ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” Şeklinde konuştu. (Haber: Ali KARAMAN)




