TÖS Edirne İl Başkanı Gökay Bilgin, sendika adına yaptığı yazılı açılamada, tüm işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı.
Bilgin mesajında şu ifadeleri kullandı; “Türkiye İşçi sınıfı, birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı çok ağır koşullar altında karşıladı. Böylesine bir süreçte yüzü bağımsızlıktan, demokrasiden, özgürlükten yana olan tüm emekçiler kol kola girmelidir. Birleşerek, birlikte hareket etmenin neler kazandıracağını artık çok iyi biliyoruz. Gün, etnik ve dinsel kimliklerin öne çıkarıldığı gün değil, sınıf dayanışmasının öne çıkarılacağı; sömürgeciliğe karşı bağımsızlık bayrağının dalgalandırılacağı; emperyalizme karşı dayanışma içinde olacağımız gündür. 1 Mayıs; İşçi sınıfının sınıfsız bir toplum kurma mücadelesi, etnik, dini, siyasi, ırk, dil, din ayrılıklarını yok ederek yaratacağımız sınıf dayanışmasının sembolüdür. Bu Mücadele'yi birlikte başaracağız.
İktidarı süresince emeğe saldıran, Emekçilerin tüm kazanımlarını yok eden, memurların iş güvencesine, işçilerin kıdem tazminatına gözünü diken siyasal iktidarının yanlış politikaları; Tüm sendikaların, Emek güçlerinin, Cumhuriyet güçlerinin, Demokrasi güçlerinin, topyekün tüm halkımızın birlikte ortak bir tavır almasıyla değişebilir. İktidarın sağlık politikaları, eğitim politikaları, içişleri, dış ilişkiler, tarım politikaları çökmüş işsizlik artmıştır. Daha da kötüsü “borç alan, emir alır” sözü ışığında milli politikalar belirlenemez hale gelmiştir. Tüm politikalarımızı yabancılar belirlemeye başlamıştır. 6 Mart 1922 de Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi; “Efendiler! hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!”
Bunlar İktidarın uyguladığı (vatandaşı sadece vergi mükellefi gören, piyasayı kendi kaderine terk eden) yanlış politikalarının sonuçlarıdır. Bu politikalar işçiyi alınıp-satılabilen bir meta olarak görmüş, işçiyi işverenin insafına terk etmiştir. Sıcak paraya ve borçlanmaya dayalı büyüme yerine, üretime ve milli sanayiye dayalı büyüme tercih edilseydi, ne dış borçlarımız ödenemez seviyelere çıkardı, nede tüm kurumlarımızı (Cumhuriyetin yarattığı tüm fabrikalar, köprüler, sanayi tesisleri, bankalar vs.) satmamıza rağmen ekonomik veriler bu kadar kötü olmazdı.
Bütün bu yanlış politikaların sonuçları öncelikle alt gelir guruplarına yansımaktadır. İşsizliği büyütmekte, enflasyonu körüklemektedir. Emeğiyle geçinenler, asgari ücretliler, emekliler, köylüler, işçiler, memurlar yani ülkenin çoğunluğunu oluşturan kesim, iktidarın uyguladığı yanlış politikaların mağdurudur.
Buradan çıkış, üretime dayalı büyüme, denk bütçe ve milli ekonomi politikalarıdır. Biz birlikte olursak, Bu politikaların esas alındığı iktidarları görebilir, bu sıkıntılardan kurtulabiliriz. 1 Mayıs tüm çalışanların “Birliği, dayanışması ve mücadelesinin” sembolüdür.
Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi; “Kendi kişisel çıkarları için yabancılarla işbirliğine giren ve gücünü halktan almayan küçük bir azınlığın dışındaki tüm güçler, aralarındaki etnik, dini ve siyasi ayrımları erteleyerek ulusal kurtuluş mücadelesi yolunda birleşmelidir.” İşte bu söz yolumuzu aydınlatmalı ve her alanda tüm güçlerimiz birleşmelidir. Irk, dil, din, mezhep, siyaset farkı gözetmeksizin birliğimizi büyütmek ve daha sıkı bir arada olmamız zorunludur.
Biliyoruz ki; zafer boyun eğenlerin değil, birleşerek direnenlerin olmuştur. Her türlü faşizme dur demek için, emperyalist politikaları, sömürüyü ve kapitalizmi yıkmak için, kamu emekçilerinin iş güvencesiz, siyasi iktidarın memuru ve koşulsuz kapıkulu yapılmasına karşı çıkmak için, işsizliği, yoksulluğu, güvencesiz istihdamı ve tekelci anlayışı ortadan kaldıracak, Milli gelirin paylaşımında adalet ve eşitliğin sağlandığı sosyal devleti yeniden tesis etmek için, birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek eşit, özgür, laik, demokratik, hukukun üstünlüğünün esas alındığı, emekten yana bir düzeni yaratmak için, doğru tarım politikalarıyla üretici çiftçinin korunduğu, yerli üretimin ve üreticinin desteklendiği, yeniden kendi kendine yeten bir ülke için, etnik kimlik ve mezhepsel ayrışmaya neden olacak, parlamenter demokrasi yerine tek adamlığı getiren emek düşmanı yeni anayasa dayatmasına karşı durmak için, halkımızın ve dünya halklarının baş düşmanı, savaş kışkırtıcısı, yağmacı emperyalizme direnmek için, savaşa karşı, yurtta ve dünyada barışı savunmak için, grevli, toplu sözleşmeli sendikal hakların özgürce kullanılabilmesi için, emekten yana ve emekçilerin haklı taleplerine duyarlı bir iktidar için. Cumhuriyetimizin kazanımları, ülkenin birliği bütünlüğü ve tam bağımsız Türkiye için. Yolsuzluğa-yoksulluğa-faşizme karşı birlikte direneceğiz. Yaşasın 1 Mayıs.” (Haber Merkezi)





