İnsan nüfusun artması sebebiyle dünyadaki gıdanın ilerleyen yıllarda insanlara yetmeyeceğini düşünen şirketler İngiltere’de 2013 yılında laboratuvar ortamında ilk kez yapay et üretildi.
Edirne Merkez İlçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, Yapay etin hayata sokulmaya planlandığını, Türkiye’de sadece bir Üniversite’nin yapay et teknolojisi üzerine çalışıldığını ifade etti.
Yapay etin üretildiğini ifade eden, Edirne Merkez İlçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, “Yapay et ilk olarak 2013 yılında İngiltere’de üretildi. Hatta yendi de diyebilirim. Bu teknolojide başı çeken ülkeler İsrail, Hollanda, İngiltere ve ABD’dir. 2013 maliyetleri fazla diye piyasaya sürdüremediler. Gelişen süreç te, makale, yazı okudum. Olay çok vahim bir duruma getirilmek isteniyor. Ülkelerde bu teknoloji üzerinde çalışan birtakım üniversiteleri çok ciddi anlamda arkalarında Bil Gates gibi dünya da farklı şeyleri değiştirmeye çalışanlar var. Bunlar paronaya değil.” Sözlerine yer verdi.
‘YAPAY ETİ 2030 YILINDA BÜTÜN HAYATIMIZA SOKMAYI PLANLIYORLAR’
Yapay etin maliyetinin şu anda yüksek olduğunu, 2030 yılına kadar hayata sokulmaya çalıştıklarını belirten Suiçmez, “Yapay ete yatırımcıların çok ciddi paralar yatırdığını hedeflerinin 2025 yılında en geç 2030 yılında bütün hayatımıza sokmayı planlıyorlar. Bu çok tehlikeli bir olay. Bu nasıl yapılıyor okuduğum kadarıyla anlatayım. Herhangi bir canlının kemiğine yakın kaslardan alınan kök hücrelerde bilgisayar ortamında bir takım hormon destekleri ile yapılan seri bir üretim teknolojisi. Singapur’da ilk defa bir lokanta da seviş yapma, tüketme izni verilmiş. Hollanda, İsrail, İngiltere gibi ülkelerde zaten yemde izinleri var. Sadece şu an da maliyetleri yüksek diye maliyetlerini aşağıya çekme yolunda ilerlemişler.” Diye konuştu.
‘YÜZ YILARDAN BERİ DÜNYANIN ATMOSFERİNİ BOZMAYAN CANLILAR ŞİMDİ Mİ BOZDU’
Suiçmez, Türkiye’de sadece bir üniversitenin yapay et teknolojisi üzerine çalışıldığını, yapay et üretenlerin hayvanların sera gazı saldığını atmosferi bozduklarını söylediklerinidile getirdi. Suiçmez, “Ülkemizde de bir üniversitemiz sadece bu teknoloji üzerinde teknolojik anlamda çalışma yapıyor. Teknolojik anlamda çalışma yapmalarında bence hiçbir sakınca yok. İnsan faydasına olan her şeyi biz destekleriz. Ama insanın temel geleceğinle, gıda ile beslenme ile ilgili olduğunda biz buna karşıyız. Mazeretleri de şu ‘bizim kara inek, bizim alaca kuzu çok fazla sera gazı üretiyormuş. Sera ortamı oluşturduğundan bu canlılar dünyanın atmosferini bozuyormuş. Yüz yılardan beri dünyanın atmosferini bozmayan bu canlılar şimdi mi bozdu.” Şeklinde konuştu.
Suiçmez, yapay etin çok sakıncalı olduğunu, milyonlarca besici hayvancılarını, sektörü olumsuz yönde etkileyeceğini söyledi. Suiçmez, yapay gıdanın içerisinde ne olduğu belli olmayan hormon takviyelerinin olduğunu bilim adamlarının konuyu gündeme getirmelerini ifade etti.(Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
Edirne Merkez İlçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, Yapay etin hayata sokulmaya planlandığını, Türkiye’de sadece bir Üniversite’nin yapay et teknolojisi üzerine çalışıldığını ifade etti.
Yapay etin üretildiğini ifade eden, Edirne Merkez İlçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, “Yapay et ilk olarak 2013 yılında İngiltere’de üretildi. Hatta yendi de diyebilirim. Bu teknolojide başı çeken ülkeler İsrail, Hollanda, İngiltere ve ABD’dir. 2013 maliyetleri fazla diye piyasaya sürdüremediler. Gelişen süreç te, makale, yazı okudum. Olay çok vahim bir duruma getirilmek isteniyor. Ülkelerde bu teknoloji üzerinde çalışan birtakım üniversiteleri çok ciddi anlamda arkalarında Bil Gates gibi dünya da farklı şeyleri değiştirmeye çalışanlar var. Bunlar paronaya değil.” Sözlerine yer verdi.
‘YAPAY ETİ 2030 YILINDA BÜTÜN HAYATIMIZA SOKMAYI PLANLIYORLAR’
Yapay etin maliyetinin şu anda yüksek olduğunu, 2030 yılına kadar hayata sokulmaya çalıştıklarını belirten Suiçmez, “Yapay ete yatırımcıların çok ciddi paralar yatırdığını hedeflerinin 2025 yılında en geç 2030 yılında bütün hayatımıza sokmayı planlıyorlar. Bu çok tehlikeli bir olay. Bu nasıl yapılıyor okuduğum kadarıyla anlatayım. Herhangi bir canlının kemiğine yakın kaslardan alınan kök hücrelerde bilgisayar ortamında bir takım hormon destekleri ile yapılan seri bir üretim teknolojisi. Singapur’da ilk defa bir lokanta da seviş yapma, tüketme izni verilmiş. Hollanda, İsrail, İngiltere gibi ülkelerde zaten yemde izinleri var. Sadece şu an da maliyetleri yüksek diye maliyetlerini aşağıya çekme yolunda ilerlemişler.” Diye konuştu.
‘YÜZ YILARDAN BERİ DÜNYANIN ATMOSFERİNİ BOZMAYAN CANLILAR ŞİMDİ Mİ BOZDU’
Suiçmez, Türkiye’de sadece bir üniversitenin yapay et teknolojisi üzerine çalışıldığını, yapay et üretenlerin hayvanların sera gazı saldığını atmosferi bozduklarını söylediklerinidile getirdi. Suiçmez, “Ülkemizde de bir üniversitemiz sadece bu teknoloji üzerinde teknolojik anlamda çalışma yapıyor. Teknolojik anlamda çalışma yapmalarında bence hiçbir sakınca yok. İnsan faydasına olan her şeyi biz destekleriz. Ama insanın temel geleceğinle, gıda ile beslenme ile ilgili olduğunda biz buna karşıyız. Mazeretleri de şu ‘bizim kara inek, bizim alaca kuzu çok fazla sera gazı üretiyormuş. Sera ortamı oluşturduğundan bu canlılar dünyanın atmosferini bozuyormuş. Yüz yılardan beri dünyanın atmosferini bozmayan bu canlılar şimdi mi bozdu.” Şeklinde konuştu.
Suiçmez, yapay etin çok sakıncalı olduğunu, milyonlarca besici hayvancılarını, sektörü olumsuz yönde etkileyeceğini söyledi. Suiçmez, yapay gıdanın içerisinde ne olduğu belli olmayan hormon takviyelerinin olduğunu bilim adamlarının konuyu gündeme getirmelerini ifade etti.(Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)




