TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Edirne İl Temsilcisi Erdoğan Yanılmaz, oda binasında yaptığı basın açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan buğday ve arpa fiyatlarını değerlendirdi.
Ucuz buğday temininin 3 ay daha devam edeceğini ifade eden Yanılmaz; “Toprak Mahsulleri Ofisi, Eylül 2021’den beri sürdürdüğü un sanayicilerine yönelik ucuz buğday teminine 1 Haziran itibari ile 3 ay daha devam edeceğini duyurdu. Ofis, pirim dahil üreticiden tonunu 7 bin 50 liradan alacağı buğdayı un sanayicilerine 4 bin 500 liradan satacak. Böylece biz tüketicileri koruma yönündeki ve Ekmek fiyatlarındaki artışı önlemeye yönelik bu uygulama için içerden buğday alamazsa ithal buğday ile yapacaktır.Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, alım fiyatlarını açıklarken buğdayda Türkiye’nin kendine yeterli olduğunu, buğday ithalatının un ve makarna ihracatı için yapıldığını özellikle vurguladı. 2021’de, 2022’de olduğu gibi buğday üretiminin 20 milyon tonun altında gerçekleştiği zaman Türkiye’nin kendine yeterli olmadığı görmekteyiz. Dolayısıyla bu yıl da Türkiye’nin üretimdeki düşüşe bağlı olarak kendi ihtiyacı için iç piyasada tüketmek üzere en az 2-3 milyon ton buğday ithalatı yapacağı bu verimlerden ve kendi kendimize yetmediğimizden anlaşılmaktadır. Buğday fiyatının artması un, ekmek, makarna, bulgur unlu mamuller ve buğdayın kullanıldığı tüm ürünlere mutlaka zam olarak yansıyacaktır. Ayrıca hem buğday hem de arpa fiyatının artması, aynı zamanda yem hammaddesi olarak da kullanıldığı için besicilerin, süt hayvancılığı yapanların maliyetleri önemli oranda artacak. Buna bağlı olarak da et, süt, yoğurt, ayran, peynir gibi süt ve süt ürünleri ile et ve et ürünlerinin de zamlanmasına neden olacaktır. Hayvancılık sektörü açısından büyük sıkıntı olacaktır” ifadelerini kullandı.
“GÜBRE, MAZOT VE DİĞER GİRDİLERİN FİYATLARI SÜREKLİ ZAMLANIYOR”
Girdi fiyatları arttıkça, maliyetler yükseldikçe tarımsal desteklerin devreye girmesi gerektiğinin altını çizen Yanılmaz; “Açıklanan fiyatlar enflasyona göre değerlendirildiğinde veya geçen seneki fiyatlarla karşılaştırıldığında çok yüksekmiş gibi görünebilir. Fakat girdi fiyatları daha fazla yükseldiğini hatırlatmak gerekir. Örneğin mazot, gübre gibi girdi fiyatlarında artış oranları taban fiyat artışlarının çok çok üzerindedir. Bu fiyat ile buğday, arpa satan çiftçi hem borçlarını kapatacak, hem geçimini sağlayacak, hem de önümüzdeki sonbaharda buğday ekimi için gübre, mazot, tohum, ilaç v.b gibi temel girdileri alacak ve üretim yapmaya devam edecektir. Gübre, mazot ve diğer girdilerin fiyatları sürekli zamlanıyor. Geçen yıl olduğu gibi girdi zamlarıyla verilen alım fiyatı erirse çiftçi üretim yapmakta zorlanacak bu nedenle özellikle gübre, mazot, tohum ve ilaç gibi girdilerde çiftçimizin artan maliyetini karşılayacak düzeyde desteklerin sağlanması gerekmektedir. Bu desteklerin de şimdiden açıklanması ve üretici buğday ekimine başlamadan, tohum tarlaya düşmeden ödenmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Ucuz buğday temininin 3 ay daha devam edeceğini ifade eden Yanılmaz; “Toprak Mahsulleri Ofisi, Eylül 2021’den beri sürdürdüğü un sanayicilerine yönelik ucuz buğday teminine 1 Haziran itibari ile 3 ay daha devam edeceğini duyurdu. Ofis, pirim dahil üreticiden tonunu 7 bin 50 liradan alacağı buğdayı un sanayicilerine 4 bin 500 liradan satacak. Böylece biz tüketicileri koruma yönündeki ve Ekmek fiyatlarındaki artışı önlemeye yönelik bu uygulama için içerden buğday alamazsa ithal buğday ile yapacaktır.Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, alım fiyatlarını açıklarken buğdayda Türkiye’nin kendine yeterli olduğunu, buğday ithalatının un ve makarna ihracatı için yapıldığını özellikle vurguladı. 2021’de, 2022’de olduğu gibi buğday üretiminin 20 milyon tonun altında gerçekleştiği zaman Türkiye’nin kendine yeterli olmadığı görmekteyiz. Dolayısıyla bu yıl da Türkiye’nin üretimdeki düşüşe bağlı olarak kendi ihtiyacı için iç piyasada tüketmek üzere en az 2-3 milyon ton buğday ithalatı yapacağı bu verimlerden ve kendi kendimize yetmediğimizden anlaşılmaktadır. Buğday fiyatının artması un, ekmek, makarna, bulgur unlu mamuller ve buğdayın kullanıldığı tüm ürünlere mutlaka zam olarak yansıyacaktır. Ayrıca hem buğday hem de arpa fiyatının artması, aynı zamanda yem hammaddesi olarak da kullanıldığı için besicilerin, süt hayvancılığı yapanların maliyetleri önemli oranda artacak. Buna bağlı olarak da et, süt, yoğurt, ayran, peynir gibi süt ve süt ürünleri ile et ve et ürünlerinin de zamlanmasına neden olacaktır. Hayvancılık sektörü açısından büyük sıkıntı olacaktır” ifadelerini kullandı.
“GÜBRE, MAZOT VE DİĞER GİRDİLERİN FİYATLARI SÜREKLİ ZAMLANIYOR”
Girdi fiyatları arttıkça, maliyetler yükseldikçe tarımsal desteklerin devreye girmesi gerektiğinin altını çizen Yanılmaz; “Açıklanan fiyatlar enflasyona göre değerlendirildiğinde veya geçen seneki fiyatlarla karşılaştırıldığında çok yüksekmiş gibi görünebilir. Fakat girdi fiyatları daha fazla yükseldiğini hatırlatmak gerekir. Örneğin mazot, gübre gibi girdi fiyatlarında artış oranları taban fiyat artışlarının çok çok üzerindedir. Bu fiyat ile buğday, arpa satan çiftçi hem borçlarını kapatacak, hem geçimini sağlayacak, hem de önümüzdeki sonbaharda buğday ekimi için gübre, mazot, tohum, ilaç v.b gibi temel girdileri alacak ve üretim yapmaya devam edecektir. Gübre, mazot ve diğer girdilerin fiyatları sürekli zamlanıyor. Geçen yıl olduğu gibi girdi zamlarıyla verilen alım fiyatı erirse çiftçi üretim yapmakta zorlanacak bu nedenle özellikle gübre, mazot, tohum ve ilaç gibi girdilerde çiftçimizin artan maliyetini karşılayacak düzeyde desteklerin sağlanması gerekmektedir. Bu desteklerin de şimdiden açıklanması ve üretici buğday ekimine başlamadan, tohum tarlaya düşmeden ödenmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





