Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürüldü. Milletvekilliğinin düşürülmesinin ardından Atalay’ın avukatları bir kez daha Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurmaya hazırlanıyor. Edirne İl Genel Meclisi Şubat ayı 1’inci toplantısında Başkan Mehmet Geçmiş, konun yerelde tartışılması üzere gündem dışı olarak meclise sundu. Konu hakkında gerçekleştirdiği konuşmada Geçmiş, “. Türkiye’de hukuk diye saygı duyduğumuz 2 resmi kuruluşun çelişkili tavırları ve almış olduğu kararlar var. Bu kararlar neticesinde Türkiye’de yaşayan birçok vatandaşın yargıya olan güveni sarsılmaya başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hepimiz görüyoruz ki yukarıda hukuk ile ilgili çelişkiler yaşanmaktadır.” dedi.
Edirne İl Genel Meclisi Şubat ayı 1’inci toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı Edirne İl Özel İdaresi’nde bulunan Meclis Toplantı Salonu’nda Mehmet Geçmiş Başkanlığı’nda gerçekleştirildi. Geçmiş toplantıda gündem dışı madde olarak Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesini tartışmaya açtı. Meclis üyelerinden önce konu ile alakalı olarak kendi görüşünü de belirten Geçmiş, “Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda büyük bir çelişki yaşadı. Bununla ilgili Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu bir karar var. Fakat Yargıtay’ın da bunun aksi vermiş olduğu bir karar var. Türkiye’de hukuk diye saygı duyduğumuz 2 resmi kuruluşun çelişkili tavırları ve almış olduğu kararlar var. Bu kararlar neticesinde Türkiye’de yaşayan birçok vatandaşın yargıya olan güveni sarsılmaya başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hepimiz görüyoruz ki yukarıda hukuk ile ilgili çelişkiler yaşanmaktadır. Bu çelişkiler yargıya olan güveni azaltmakta, vatandaşın yargıya olan güvenini en alt seviyeye indirmektedir.” İfadelerini kullandı.
“YENİ HUKUK REFORMU GERÇEKLEŞTİRİLMELİ”
Hukukun verdiği karara herkesin saygı duyması gerektiğini belirten Geçmiş, huuka olan güvenin tekrar sağlanabilmesi için reform gerektiğini söyledi Geçmiş, “. Biz öyle istiyoruz ki; karar ne olursa olsun hukuk işlesin ve hukukun verdiği karara herkes saygı duysun. İki anayasal kuruluşu olan 2 büyük kuruluş iki çelişkili karar veriyor. Birinin verdiği kararı diğeri uymuyor,bunlar yargıya olan güveni sarsmakta. Yeni bir hukuk reformu gerçekleştirilmeli ve Türk vatandaşlarının da hukuka olan güveni en yüksek seviyeye çıkarılmasını temenni ediyorum.” dedi.
“BU BİR HUKUK DARBESİDİR”
Konu ile ilgili söz alan Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Grup Başkanvekili Şenol Kılıç, alınan kararın bir hukuk darbesi olduğunun altını çizerken, “Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlar tartışılamaz. Anayasa Mahkemesi, Can Atalay ile ilgili iki defa karar verdi. Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararı en altta ki yerel mahkeme kabul etmedi. Bu bir hukuk darbesidir. Yargıtay ile ilgili tabi ki en üst mahkemelerden birisidir fakat, Anayasa Mahkemesi’nin üzerinde değildir. Meclise bu konunun getirilmesi ayrı bir skandaldır. Orada ki olayı izledik. Milletvekilliği onaylanmamış bir kişinin seçimden dokuz ay sonra milletvekilliğinin meclis tarafından düşürülmesi sağlandı. Madem milletvekili değil, neden TBMM’de oylaması yapılıyor. Ya da madem milletvekili o zaman milletvekilinin tutuklu olarak kalması ayrı bir olay. Yargı krizinin TBMM’ye taşınması gerekirdi. Bu konuda maalesef yargı olarak sınıfta kaldık. Yargı bir erktir, kalkıp yürütmenin emrinde olamaz. Yasayı yapan TBMM’dir. Bu yasayı meclis yaptı. Kendi yaptığı yasayı kendisinin tanımaması hoş olmamıştır. Bu bizim için, geleceğimiz için tehlikeli bir olaydır.” dedi.
“BURADA TARTIŞILMASI ETİK DEĞİL”
AK Parti Grup Başkanvekili Nedret Akbulut, konunun yerel mecliste konuşulmasının anlamsız olduğunu söyledi. Konu hakkında detaylı bir açıklamada bulunmayan Akbulut, Can Atalay davasının Gezi olayları ile ilgili olduğunu ve kendilerinin Gezi olaylarına karşı olduklarını söyledi. Akbulut, “TBMM’nin yapmış olduğu Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu karar ve Yargıtay arasında ki sözüm ona anlaşmazlık meselesi geldi. Bu İl Genel Meclisi’ni ilgilendirmeyen bir konudur. Cumhurbaşkanı Necdet Sezer’in zamanında attığı bir kitap memleketi ne hale getirdi. Yüzde 700 devülasyonlar , enflasyonlar getirdi. Anayasa kitapçığını atmak kimseye bir şey kazandırmaz. Bu meclisin yapmış olduğu yasaların toplanıp burada ki kararlar ile ülkenin idame ettirilmesidir.
Gezi olayları bu konunun nedeni. Biz Gezi olaylarını tasvip etmeyen kişileriz. Yanlış işler bunlar. Memleketi bir anda paralelciler ile bir anda yangın yeri haline çevirmeye çalışan bir zihniyetin çıkış noktasıdır. O zaman bir deneme yapıldı. Anarşi ve terör estirilmek istendi. Seçildi madem neden tutuklu diye sorular. Süreç devam ettiği için tutukluluğu devam etti. Anayasa Mahkemesi de Yargıtay da önemli kurumlardır.
Can Atalay denilen arkadaşımızın mahkemeler tarafından suçlu görülmesinin sebebi Gezi olaylarına karışması ve terör ile ilişkilendirilmesidir. Mahkemede bu arkadaş ile ilgili bir karar verdi. Ancak burası onun yeri değil. Biz kendimiz ne yaptık, bölgemize ne kazandırdık bunu konuşalım. Burada tartışılması etik değil. Biz kendi işimize bakalım.” Sözlerini söyledi.
“TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEN ENGEL KALKTI”
Başkan Geçmiş’ten söz alarak Konu hakkında ki görüşlerini belirten Mustafa Suiçmez, Can Atalay davasının Türkiye’nin gündeminde bir engel olduğunu ve bu engelin artık sonuçlanarak ortadan katlığını belirterek, “İçimizde bir tane avukat yok. Bu mesele ülkenin önünde büyük bir engel. Hukukidir değildir aramızda hukukçu olmadığı için ben hukukçu olmadığım için bir şey diyemem. Anayasayı yapan yasama organı böyle bir yanlış karar almaz. Türkiye’nin önünden bu engel kalktı. Benim şahsi fikrim iki, iki buçuk yıldan beri Anayasa Mahkemesi’nin önünde HDP ile ilgili terörle ilişkileri ispatlanmış bir kapatma davası var. Sayın Anayasa Mahkemesi üyeleri bunu gündeme alamamış ancak ne hikmetse Can Atalay davasını 15 günde bir gündemine alıyor. Senin önünde çok ciddi bir kapatma davası var ancak Anayasa mahkemesi bunu gündeme almıyor. Can Atalay’ın 18 yıl kesinleşmiş kararı var. Demokrasi demokrasi diyoruz çok güzel ama bu yasalar adaletsizliği getiriyorsa meclis yapıyor bu yasaları. 1924 yasasından kalma maddeler var. Türkiye Cumhuriyeti’nin toprağına, bayrağına kasteden ve bu fikrini beyan eden Demirtaş gibi Osman Kavala gibi bu şahısların bile haksız yere yattığını savunanlar var. Dağda ki teröristlere selam gönderenler var. Bana göre çok yanlış bir görüş. Türkiye’nin gündeminde olan bu yapay bir krizi kaldırıp çöpe attı.” İfadelerini kullandı.(Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





