TMO tarafından geçtiğimiz gün açıklanan buğday fiyatları hakkında değerlendirmede bulunan Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, açıklanan fiyatlar ile birlikte tarımın sürdürülebilirliğini tehdit altında olduğunu söyledi. Arabacı, yaptığı açıklamada,“Bu tabloda 45 gün sonra ödeme var. Zaten hasat dönemi gelmiş ve üreticimizin bankaya ya da başka yerlere borcu var. Borçlarını ödemek ya da ürünü satmak için uğraşıyor. Doğal olarak hiç para kazanamayacak ve aldığı parayı borcuna yatıracak ve yetmeyecek. Traktörünü, arabasını ve tarlasını satmak zorunda kalacak. O yüzden bu tarımın sürdürülebilirliğini tehdit eden bir rakam oluştu.”ifadelerini kullandı.
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilere buğday için ton başına 1.750 TL'ye kadar arpa için ton başına 750 TL'ye kadar fark ödemesi desteği verileceğini açıkladı. TMO, makarnalık buğday için ton başı 10 bin TL, ekmeklik buğday ton başına 9 bin 250 TL, arpaya ise ton başına 7 bin 250 TL verileceğini açıkladı. Belirlenen destekle beraber üreticilerin ton başına kazançları makarnalık buğday için 11 bin 750 TL, ekmeklik buğday için 11 bin TL arpa için ise 8 bin TL olacak.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği’ne (TZOB) bağlı 755 Ziraat Odası tarafından çıkarılan ortak buğday üretim maliyetinin 10,87 TL olduğuna dikkat çeken Arabacı; “Maalesef fiyat açıklandı ve üretici olarak hepimizin morali bozuldu. Çünkü üreticinin beklemediği bir fiyat tablosu oluştu. Biliyorsunuz biz uzun zamandır bunu dile getiriyoruz ve Tarım Bakanımıza bizzat hem kendi adıma ilettim hem de birçok oda başkanım maliyet tablolarımızı Sayın Bakanımıza kendileri bizzat iletti. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Türkiye Ziraat Birliği Odaları olarak, 755 tane odanın her birinde maliyet tablosu çalışması oluyor ve biz bu maliyet tablolarını genel merkezimize gönderiyoruz. Genel merkezimiz de bunların ortalamasını alarak bakanlığımıza iletiyor. Bu verilerin ortalamasını aldığımızda, buğdayın yaklaşık 450 kilo birim üzerinden hesaplanınca buğdayın maliyeti 10.87 TL.”sözlerini söyledi.
Arabacı, faiz giderlerinin maliyet tablosuna dahil edilmediğinde, tablonun gerçeği yansıtmayacağını belirtirken; “Maalesef ki biz bunu Bakan Bey’in kendisine de ilettik. Bakan Bey bizim maliyet tablomuzla hemfikir olmadıklarını söyledi. Gerçekten üreticimizin yapmış olduğu masraflar bire bir bu şekilde. Bizim üreticimiz bugün mazotunu, gübresini alırken Tarım Kredi’den, Trakya Birlik’ten alıyor ve bunlarda faiz giderleri oluyor. Maalesef bunları da tabloya yansıtmak zorundayız. Bunları hasat ettiğimizde çıkardığımız ürün ile ödüyoruz. Bunları da faiz giderini maliyete koymayın derseniz, bu bir gerçek maliyet tablosu olmaz. Çünkü Türkiye’deki üreticilerin az yüzde 80’i Tarım Kredi, Trakya Birlik ya da Pancar Kooperatifi gibi birliklerden, şirketlerden dahi alsa veresiye alabiliyor. Çoğu üreticimizin peşin alabilecek gücü yok.”ifadelerini kullandı.
“ÜRETİCİ HİÇ PARA KAZANAMAYACAK VE ALDIĞI PARAYI BORCUNA YATIRACAK”
Primle birlikte 11 TL olarak açıklanan rakam ve 10,87 TL’lik maliyetin tarımın sürdürülebilirliğini tehdit ettiğine vurgu yapan Arabacı; “Böyle bir tabloda 10,87 TL maliyet ortaya koyuyoruz ve açıklanan fiyat; 9 bin 250 TL artı 1750 lira da prim. Bu da 11 lirayı buluyor. Maliyet fiyatı ve buğday fiyatı böyle olursa ki bu tabloda 45 gün sonra ödeme var. Zaten hasat dönemi gelmiş ve üreticimizin bankaya ya da başka yerlere borcu var. Borçlarını ödemek ya da ürünü satmak için uğraşıyor. Doğal olarak hiç para kazanamayacak ve aldığı parayı borcuna yatıracak ve yetmeyecek. Traktörünü, arabasını ve tarlasını satmak zorunda kalacak. O yüzden bu tarımın sürdürülebilirliğini tehdit eden bir rakam oluştu. Bakanlığımıza üreticiler olarak talebimiz; fiyatın tekrardan revize edilmesi ve revize edilerek üreticilerimizin en azından emeğinin karşılığını, maliyetinin karşılığını alabileceği bir fiyat oluşması.” dedi.
Prim zamanında yatmalı
Açıklanan fiyat ile birlikte 1750 liralık primin enflasyona karşı erimemesi için, ürün ödemeleriyle birlikte yatması gerektiğine dikkat çeken Arabacı; “Bu 1 lira 75 kuruş, yani tohumda 1750 lira geçtiğimiz yıl alacağımız primin ilk kısmı ocak ayında ödenmişti. Sonra faturalarını geç teslim edenlerde şu geçtiğimiz ay içerisinde geçtiğimiz günlerde aldı. Bu yıl ürün fiyatıyla birlikte ödenmesini ve enflasyon karşısında o primin yok olmaması için, üreticilerimizin bundan faydalanması için bakanlığımızdan talep ediyorum. İnşallah bakanlığımız üreticilerimizin sesini duyacaktır. Çünkü üreticilerimiz gerçekten zor günler yaşıyor. Mağduriyetlerinin giderilebilmesi, bakanlığımızın üreticilerinin yanında olduğunu göstermesi için fiyatı revize edip tekrardan üreticimizi mutlu edecek bir fiyat bekliyoruz. İnşallah ülkemiz için hayırlısı olur diye düşünüyorum.” sözlerini söyledi.(Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





