Caminin mimarı İsmail Reyhan Esen, “Eğer imkan verilir, hızlı bir şekilde yapılabilirse klasik Osmanlı mimarisinde gördüğümüz tüm süslemeleri bu camiimizde de göreceğiz” diye konuştu.
Edirne Trakya Üniversitesi Camii Yaptırıma ve Yaşatma Derneği Başkanı Rasim Özgün ve Caminin mimarı İsmail Reyhan Esen, caminin çalışmalarıyla ilgili gazetecilere değerlendirmede bulundular.
Derneği Başkanı Rasim Özgün,üniversite camiinin yapımı ekonomik sebeplerden dolayı ağır gittiğini belirterek, Vatandaşın yardımı bizi üzecek derecede. Hiç yardım gelmiyor denilebilir. Birkaç vatandaşımız demir ve betonunu karşıladığı için bu aşamaya getirebildik. Ama beklediğimiz bu değil. Para akışı olmuyor. Bu arada pandemi süreci girdi. O da etkiledi. Esnaf zor durumda. Onu da görüyoruz, hak veriyoruz.” Diye konuştu.
“CAMİ TAMAMEN BAĞIŞ VE YARDIMLARLA YAPILIYOR”
Geçmiş dönemden müteahhite bile borçları olduğunu kaydeden Özgün, bu borcu ödeyemediklerini söyledi. Özgün, “Pandeminin girmesi bize bir mazeret oldu, ama aslında bir mazeret değil tabi. Müteahhitin de kendine göre sıkıntıları var. Biz bu konuda zor durumdayız. Cami tamamen bağış ve yardımlarla yapılıyor. Devlet desteği yok. Diyanet pandemi öncesi biraz yardım gönderdi ama daha sonra o da kesildi. Ümitliyiz. Mutlaka bitireceğiz. Ama uzayacak. 3 yılda bitirmeyi planlıyorduk ama belki de 5 yıla uzayacak. Üniversitenin kendisi bir katkıda bulunmuyor. Üniversitenin de kendine göre mazeretleri var. Kesinlikle ödeme yapamayacaklarını söylüyorlar. Onların hesaplarını onlar biliyor. Bize de söylediklerine inanmak düşüyor. Teknik destek anlamında inşaat dairesi zaman zaman kontrol yapıyorlar. Bu şekilde manevi yardımları oluyor. Manevi yardım yapılıyor ama maddi bir yardım yok.” İfadelerini kullandı.
“10 LİRALIK MAKBUZ DAİR KESEMİYORUZ”
Özgün, “Ama biz daha ziyade hayırsever vatandaşların bu işe rağbet göstereceğini, yakınlık duyacağını ve bu şekilde tarihe ölümsüz bir eser bırakacağımızı düşünerek onlara güveniyorduk. Ya haberleri olmadı ya da onlar da ekonomik krize girdiler diye düşünüyoruz. Bu bir hayır işidir. Bunun parasal bir sınır olmuyor. Milyon veren de oluyor 10 Lira veren de oluyor. Biz bağış veya yardım toplamaya çıktığımızda ciddi sıkıntılar oluyor. Birçok yerden boş dönüyoruz. 10 Liralık makbuz dair kesemiyoruz. Bize ulaşmak isteyenler birkaç yerde olan telefon numaralarımızdan, astığımız afişlerden ulaşabilir. Zaman zaman yerel basın sayesinde gündeme geliyoruz. Ziraat Bankası ve Kuveyt Türk’te hesap numaralarımızın olduğunu söylüyoruz. Eğer bizden istiyorlarsa makbuz kesip kendilerinden alabiliyoruz. Şu ana kadar birkaç tane oldu ama küçük meblağlar. Bizi tatmin etmiyor.” İfadelerine yer verdi.
“KLASİK OSMANLI MİMARİSİNDE GÖRDÜĞÜMÜZ SÜSLEMELER OLACAK”
Üniversitede yapımı devam eden caminin mimarı İsmail Reyhan Esen ise “Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık mezunuyum. Yıldız Üniversitesi’nde de Restorasyon Bölümü’nde master yaptım. Şu anda eski eserler üzerine çalışıyorum. Camimizin mimarisi klasik Osmanlı mimarisi olacak. Yapı olarak benzerliği İstanbul’daki Yavuz Sultan Selim Camii’ne yakın olacak. Tek kubbe üzerine arkasında revakları olan külliye şeklinde bir yapı olacak. Bodrum katı yaklaşık olarak üst katla aynı büyüklükte olacak. Üniversitenin yaklaşık 5 bin cemaatlik bir ihtiyaç belirlemişti. Üst katı yaklaşık olarak bin 500 kişilik, alt katı 3 bin kişilik kapasiteye sahip olacak. Eğer imkan verilir, hızlı bir şekilde yapılabilirse klasik Osmanlı mimarisinde gördüğümüz tüm süslemeleri bu camiimizde de göreceğiz.” Şeklinde konuştu.
(Haber – Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
Edirne Trakya Üniversitesi Camii Yaptırıma ve Yaşatma Derneği Başkanı Rasim Özgün ve Caminin mimarı İsmail Reyhan Esen, caminin çalışmalarıyla ilgili gazetecilere değerlendirmede bulundular.
Derneği Başkanı Rasim Özgün,üniversite camiinin yapımı ekonomik sebeplerden dolayı ağır gittiğini belirterek, Vatandaşın yardımı bizi üzecek derecede. Hiç yardım gelmiyor denilebilir. Birkaç vatandaşımız demir ve betonunu karşıladığı için bu aşamaya getirebildik. Ama beklediğimiz bu değil. Para akışı olmuyor. Bu arada pandemi süreci girdi. O da etkiledi. Esnaf zor durumda. Onu da görüyoruz, hak veriyoruz.” Diye konuştu.
“CAMİ TAMAMEN BAĞIŞ VE YARDIMLARLA YAPILIYOR”
Geçmiş dönemden müteahhite bile borçları olduğunu kaydeden Özgün, bu borcu ödeyemediklerini söyledi. Özgün, “Pandeminin girmesi bize bir mazeret oldu, ama aslında bir mazeret değil tabi. Müteahhitin de kendine göre sıkıntıları var. Biz bu konuda zor durumdayız. Cami tamamen bağış ve yardımlarla yapılıyor. Devlet desteği yok. Diyanet pandemi öncesi biraz yardım gönderdi ama daha sonra o da kesildi. Ümitliyiz. Mutlaka bitireceğiz. Ama uzayacak. 3 yılda bitirmeyi planlıyorduk ama belki de 5 yıla uzayacak. Üniversitenin kendisi bir katkıda bulunmuyor. Üniversitenin de kendine göre mazeretleri var. Kesinlikle ödeme yapamayacaklarını söylüyorlar. Onların hesaplarını onlar biliyor. Bize de söylediklerine inanmak düşüyor. Teknik destek anlamında inşaat dairesi zaman zaman kontrol yapıyorlar. Bu şekilde manevi yardımları oluyor. Manevi yardım yapılıyor ama maddi bir yardım yok.” İfadelerini kullandı.
“10 LİRALIK MAKBUZ DAİR KESEMİYORUZ”
Özgün, “Ama biz daha ziyade hayırsever vatandaşların bu işe rağbet göstereceğini, yakınlık duyacağını ve bu şekilde tarihe ölümsüz bir eser bırakacağımızı düşünerek onlara güveniyorduk. Ya haberleri olmadı ya da onlar da ekonomik krize girdiler diye düşünüyoruz. Bu bir hayır işidir. Bunun parasal bir sınır olmuyor. Milyon veren de oluyor 10 Lira veren de oluyor. Biz bağış veya yardım toplamaya çıktığımızda ciddi sıkıntılar oluyor. Birçok yerden boş dönüyoruz. 10 Liralık makbuz dair kesemiyoruz. Bize ulaşmak isteyenler birkaç yerde olan telefon numaralarımızdan, astığımız afişlerden ulaşabilir. Zaman zaman yerel basın sayesinde gündeme geliyoruz. Ziraat Bankası ve Kuveyt Türk’te hesap numaralarımızın olduğunu söylüyoruz. Eğer bizden istiyorlarsa makbuz kesip kendilerinden alabiliyoruz. Şu ana kadar birkaç tane oldu ama küçük meblağlar. Bizi tatmin etmiyor.” İfadelerine yer verdi.
“KLASİK OSMANLI MİMARİSİNDE GÖRDÜĞÜMÜZ SÜSLEMELER OLACAK”
Üniversitede yapımı devam eden caminin mimarı İsmail Reyhan Esen ise “Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık mezunuyum. Yıldız Üniversitesi’nde de Restorasyon Bölümü’nde master yaptım. Şu anda eski eserler üzerine çalışıyorum. Camimizin mimarisi klasik Osmanlı mimarisi olacak. Yapı olarak benzerliği İstanbul’daki Yavuz Sultan Selim Camii’ne yakın olacak. Tek kubbe üzerine arkasında revakları olan külliye şeklinde bir yapı olacak. Bodrum katı yaklaşık olarak üst katla aynı büyüklükte olacak. Üniversitenin yaklaşık 5 bin cemaatlik bir ihtiyaç belirlemişti. Üst katı yaklaşık olarak bin 500 kişilik, alt katı 3 bin kişilik kapasiteye sahip olacak. Eğer imkan verilir, hızlı bir şekilde yapılabilirse klasik Osmanlı mimarisinde gördüğümüz tüm süslemeleri bu camiimizde de göreceğiz.” Şeklinde konuştu.
(Haber – Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





